Mol Gebelik (Üzüm Gebelik) Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Mol Gebelik

Mol Gebelik (Üzüm Gebelik) Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Mol gebelik halk arasında üzüm gebeliği olarak da bilinen ve oldukça nadir görülen bir kadın hastalığıdır. Mol gebeliği nedenleri hakkında net olarak veriler olmasa genetik faktörlerin hastalığın oluşmasında önemli rol oynadığı düşünülmektedir

Mol gebeliği hastalığında döllenme sırasında genetik bir aksaklık meydana gelir ve bu durumun sonucunda da rahim içinde anormal dokular oluşur. Normal seyrinde devam eden döllenme sonrasında trofoblast hücreleri, sağlıklı bir plesanta oluşturur. Ancak mol gebeliği meydana geldiğinde plasenta tıpkı açık üzüm salkımı gibi bir doku yığınına dönüşür ve gebelik esnasında rahimden üzüm tanesine benzer parçalar düşer.

Mol gebelikte beta hcg değeri nedir?

Mol gebelik çeşitleri tam mol gebelik ve kısmi mol gebeliği olmak üzere 2 türde ele alınır. Tam molar gebelik meydana geldiğinde plasental doku normaldir ve ultrasonda sıvı dolu şişkin kitleler görünür ancak fetal oluşumu söz konusu değildir. Tam mol gebeliğinde bizi en iyi ön tanı koyamaya yönlendiren şey ultrason görüntüleridir. Ultrasonda gebelik kesesi görünmez ancak rahim inde kar yağı görüntüsü denen su keseciklerinin oluşturduğu alışılagelmişin dışında bir manzara görülür. Gebelik kesesi görünmemesine rağmen hastanın betaHCG değerleri 100 bin üzerindedir.

Kısmi molar gebelikte ise normal plasenta dokusu görünür ve anormal bir görünümden bahsedilemez. Ultrason muayenesinde gebelik kesesi göründüğünden dolayı normal gebelik ile karıştırılabilmektedir. Mol gebeliği şüphesi var ise plasentanın detaylı biçimde incelenmesi gerekir. BetaHCG değerleri de tam mol gebeliği kadar yüksek olmayabilir.  Bu nedenle tam mol gebelik teşhisi, kısmi molar gebeliğe göre çok daha kolay olmaktadır. Mol gebeliğin en belirgin özelliği ciddi kanamalara neden olmasıdır. Mol gebeliğin kesin tanısı sadece patoloji ile mümkündür.

Mol gebelik (Üzüm Gebelik) belirtileri nelerdir?

Üzüm gebelik belirtileri nelerdir

Molar gebelikte düşük en sık karşımıza çıkan semptomdur. Ancak gebeliğe dair materyallerin fazla olmasından dolayı zaman geçirilmeden hastanın kürtaja alınması gerekir. Fetüs oluşumu olabilir, ancak fetus hayatta kalamaz ve genellikle hamileliğin erken döneminde düşük meydana gelir. Düşük olayı gerçek bir düşük değildir. Kanama ile meydana gelen düşük, esasında büyüyüp genişlemiş ve üzüm salkımı halini almış hücrelerin dökülmesidir.

Normal bir döllenmede yumurta hücresinin içine sadece bir sperm hücresi girer ve hücre kendini kapatır.  Anormal bir gebelik şekli olan molar gebelikte oosit adını verdiğimiz yumurta hücresinin içerisine birden çok sperm hücresi girmiş haldedir. Oosit içinde birden fazla sperm olması durumunda her spermin 23 kromozom olan genetik bilgileri, yumurta hücresinin çekirdeği içerisinde birleşir. Sonuç olarak da yumurta hücresinin kendine ait genetik bilgileri yok olur. Normal insanın kromozom sayısı 46’dır. Parsiyel (kısmi) Mol gebelikte her ne kadar fetüs oluşmuş olsa da bebekte 69 kromozom vardır. Bu da bebeğin yaşama şansının olmadığı anlamına gelir.

Hamilelikte kanama yaşayan ve bu nedenle doktora başvuran kadınlar, şikayetlerini anlatırken üzüm tanesine benzer damlalar halinde kanama yaşadıklarını dile getirirler. Tasvir edilen bu kanama mol veziküllerinin rahim dışına atılmasından kaynaklanan bir kanamadır ve bazen hafif bazen de çok şiddetli olabilmektedir.

Mol gebelik tanısı kesinleştiğinde acilen gebelikle ilgili materyallerinin tamamen tahliye edilmesi gerekir. Tahliye sonrasında betaHCG değerlerinin takip edilmesi gerekir. Hormon seviyesinin hızla düşmesi oldukça önemlidir. Molar gebelik tahliyesi sonrasında betaHCG değerlerinde düşüş olmaması akla ilk olarak kanserleşmeyi getirir ve hayati risk taşır. Hormon seviyesi düşmeyen hastalara acilen akciğer grafisi çekilmesi de oldukça önemlidir.

Çünkü üzüm gebeliği kanser ile ilişki bir hastalıktır ve bazı hastalarda molar gebelik sonrası kanser görülebilir. Mol gebelik sonrası Gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) adı verilen bir kanser türü ortaya çıkabilir. Gestasyonel trofoblastik tümör hızlı ilerleyen bir hastalıktır ve vajen ile akciğere metastaz yani sıçrama yapması da olasıdır. Bu nedenle akciğer grafisi ile ön tanı konularak gerekli erken tedaviye başlanmalıdır.

Gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) nedir?

Gestasyonel Trofoblastik Neoplaszi Nedir

Bazı mol gebeliği başkalaşım geçirerek Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi (GTN) hastalığı da denen bir kansere dönüşebilir. Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi, vücudun farklı organ ve dokularına yayılabilen veya rahim içerisinde tekrarlayabilen kötü huylu bir hastalıktır. Bu nedenle mol gebelik teşhisi alan bir hastanın sıkı takibe alınması şarttır. Mol gebeliğin tekrarlama riskinden dolayı hasta sık sık kontrol edilmeli ve en az 1 yıl boyunca gebelikten korunması için gerekli tedbirleri alması sağlanmalıdır. Bu süreçte korunma için en çok kullanılan yöntem doğum kontrol hapı olsa da sizin için en doğru kararı hekimiz verecektir. Her 3 ayda bir hasta jinekolojik muayene, ultrason ve gerekli tüm kan testleri ile kontrol edilir ve hastalığın nüks yapıp yapmadığı değerlendirilir.

Gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) tedavisi nedir?

Mol gebelik sonrası yapılan test ve diğer tanı yöntemleri Gestasyonel trofoblastik neoplaziyi işaret ediyorsa tüm vücut görüntüleme yöntemleri ile taranır. Bir yaylım söz konusu ise ya da değilse buna göre tedavi planlaması yapılır. Hastalığın şiddetine göre hastaya kemoterapi ve radyoterapi tedavisi uygulanabilir. Gestasyonel trofoblastik neoplazi kanser tedavisi oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.

Mol gebelik tedavisi mümkün müdür?

Mol gebelik tedavisi mümkün müdür

Mol gebelikte doğum olayı söz konusu değildir. Hastalık tespit edilir edilmez acilen kürtaj yapılarak rahim temizlenir. Molar gebelik tedavi sonrası dahi tam anlamı ile sona ermez. Bu nedenle hastanın değerleri 1 yıl boyunca takip edilmelidir.

Mol gebelikten sonra ne zaman hamile kalınır?

Mol gebelik sonrası hamilelik için hekimler hastanın en az 1 yıl boyunca doğum kontrol yöntemlerini kullanmasını önermektedir. Kısa sürede yeniden gebelik oluşması üzüm gebeliği nüksünü arttıracağından dolayı belirtilen süreye uyulması önemlidir.

Mol gebelik kaçıncı haftada belli olur?

Mol gebeliği döllenmeden birkaç hafta sonra fark edilebilen bir hastalıktır. BetaHCG değerlerinin normalden fazla olması akla çoğul gebeliği ya da mol gebeliğini getirir. Ultrason ile yapılan incelemede görüntüden tanı konabilir. Doktor mol gebelikten şüpheleniyorsa patolojiye gönderilmek üzere biyopsi almak isteyecektir.

 

 

Konu ile alakalı benzer makalelerimiz:
Hamilelikte Sigara ve Zararları

Hamilelikte Beslenme Nasıl Olmalı

Cinsiyet Belirleme Nasıl Yapılır

Rahim Ağzında Yara Neden Olur

 

Konu ile alakalı yabancı kaynak:
https://mayocl.in/2NJnj29

Mol Gebelik ile ilgili detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
dr.ismetyildirim@hotmail.com

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Zevk suyundan hamile kalınır mı

Zevk Suyu Hamile Bırakır mı?

Zevk suyu hamile bırakır mı konusunda aktif bir cinsel yaşamı olan hem kadınların hem de erkeklerin bilgi sahibi olması …

Ertesi gün hapı

Ertesi Gün Hapı Nedir? Nasıl Kullanılır?

Ertesi gün hapı: Korunmadan cinsel ilişkiye girilmesi durumunda, kadınların hamile kalmamak için kullandıkları bir …

Hamilelikte idrar rengi

Hamilelikte İdrar Rengi Nasıl Olmalıdır?

Hamilelikte idrar rengi: Gebelik süresi boyunca vücudun bazı tepkileri, sağlık durumunuz hakkında da size ipuçları …