Tüp Bebek

Sperm hareketliliği kaç olmalı

Sperm Hareketliliği Kaç Olmalı?

Sperm hareketliliği kaç olmalı sorusu özellikle infertilite tanısı konduğunda gündeme geliyor. Çünkü kısırlık sadece kadın üreme hücreleri ile ilgili olarak ortaya çıkmaz. Erkek üreme hücreleri olan spermlerin hareketleri ve sayısı da hamilelikte son derece önemlidir.

Erkek infertilite nedenleri incelendiğinde sperm hücrelerinin sayısının yetersiz olması ya da hareketlerinin idealden daha düşük olması gibi faktörler de sıklıkla karşımıza çıkıyor. İşte bu nedenle sperm hareketliliği kaç olmalı gibi soruların yanıtları bebek sahibi olmak isteyen çiftler için büyük önem taşıyor. Tüp bebek tedavisi gibi yardımcı üreme tekniklerinde de sperm hareketliliğinin ve sperm sayısının önemli olduğunun altını çizmek gerekir.

Normal Morfoloji Sperm Yüzdesi Kaç Olmalı?

Kısırlık konusunda büyük önem taşıyan sperm hareketliliği kaç olmalı gibi soruların yanıtları Kruger kriterleri kapsamında değerlendiriliyor. Buna göre sperm yapısının yani sperm hücrelerinin morfolojisinin % 4 ve üzerinde olması gerektiğini belirtebiliriz. Bu konuda yapılan androloji çalışmalarının sonuçları zaman zaman Dünya Sağlık Örgütü tarafından da yayınlanıyor. Bu kılavuzlar sperm sayısı ne kadar olmalı gibi konuları da kapsıyor ve bir anlamda rehber niteliği taşıyor da denebilir.

Yapılan son derece önemli araştırmaların sonuçları dikkate alınarak yayınlanan son kılavuz incelendiğinde normal sperm değerleri nasıl olması sorusunun yanıtı da karşımıza çıkıyor. Buna göre sperm hücrelerinin sayısının mililitrede 15 milyon ve toplam semen örneğinde de 40 milyon olması gerektiğini belirtmek mümkün. Bu değerlerin daha altında bir tablo mevcut olduğunda da hamilelik mümkün olabilir. Fakat daha altında bir sperm sayısı mevcut olduğunda bebek sahibi olma sürecinin bir hayli uzamasının da söz konusu olabileceğini belirtmek gerekiyor.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-fiyatlari

Hareketsiz Sperm Sayısı Kaç Olmalıdır?

Hareketsiz sperm sayısı

Hareketsiz sperm sayısı ile sperm hareketliliği kaç olmalı konusu birbirine paraleldir çünkü sorunun yanıtı aslında hareketsiz sperm sayısının üst limitini de ortaya koyuyor. Sperm hücreleri incelendiğinde normal sperm değerleri söz konusu olabilmesi için bu hücrelerinin minimum % 32’sinin ileri hareket eder nitelikte olması gereklidir. Kimi zaman erkek üreme hücrelerinde hareket bozukluğu da olabiliyor. Böyle bir şüphe doğduğunda ise bazı ileri tetkiklerin yapılmasına gereksinim doğuyor. Dolayısıyla sperm hareketliliği kaç olmalı konusu sadece net bir veriyi kapsamaz.

Örneğin Sperm DNA hasarı, iltihap sorunu ya da varikosel gibi durumların mevcudiyetinin saptanabilmesi için bu ileri tetkiklerin gerçekleştirilmesi ve sonuçlarının da bir arada değerlendirilmesi gerekir. Hastalar genellikle sperm sayısı ne kadar olmalı gibi konular üzerinde duruyor.

Ancak yardımcı üreme teknikleri ile artık istenen nitelikteki sperm hücrelerinin kullanılması mümkün hale geldi. Bazı hastalara uygulanan sperm testlerinde sperm hücrelerinin hareketliliği istenen durumda olmayabilir ve sperm hareketliliği kaç olmalı konusu daha fazla önem taşıyabilir.

Bu hastanın testislerinden de örnek alınıp incelenebilir çünkü aynı hastada testislerden alınan sperm hücrelerinin hareketlilik düzeyinin daha iyi noktada olduğu anlaşılabiliyor. Sonuç olarak sperm hareketliliği kaç olmalı konusu elbette çok önemli ancak bu konuda artık ilerleyen tıp teknolojisinden daha fazla faydalanıldığının da altını çizmek gerekir.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-sonrasi-adet

Tüp Bebek İçin Sperm Sayısı Kaç Olmalıdır?

Çiftler doğal yolla gebelik elde edemediklerinde ilk olarak kısırlık tedavileri uygulanıyor. Bu tedavilerin de sonuç vermemesi üzerine tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleri devreye giriyor. Döllenme konusunda sperm sayısı ne kadar olmalı sorusunun yanıtı çok büyük önem taşıyor ve bu durum tüp bebek tedavisinde de geçerlidir. Döllenme henüz gerçekleşmeden çok sayıda sperm hücresinin yok olması, sperm sayısının önemini tek başına net bir şekilde ortaya koyuyor.

Sperm sayısı da en az sperm hareketliliği kaç olmalı konusu kadar önem taşıyor. Tüp bebek tedavisi için sadece tek bir sperm hücresinin bulunması yeterlidir. Elbette sayının fazla olması döllenme ihtimalinin de yükselmesi anlamına geliyor. Sperm sayısında ideal oranın mililitrede 39 milyonun üzeri olduğunu söyleyebiliriz. Zira bu rakamın altında olunması durumunda infertiliteden söz edilebiliyor. Çünkü normal sperm değerleri mevcut diyebilmek için sperm sayısının da normal düzeyde olması gerekiyor.

Sperm Hareketliliği Hakkında

Hastalarda sperm hareketliliği kaç olmalı konusunun akılları bir hayli karıştırdığını söyleyebiliriz. Elbette sperm sayısı ne kadar olmalı sorusunun yanıtı hastalar tarafından merak ediliyor ancak bu rakamların tek başına önemi olsa da sperm testlerindeki tüm verilerin bir arada değerlendirildiğinin unutulmaması gerekiyor.

Sperm hareketliliğinin % 50 ve üzerinde olması ideal oran olarak kabul ediliyor. Elbette yapılan testlerde elde edilen diğer veriler de önemli ve bu nedenle normal sperm değerleri kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından bir arada değerlendirilir. Sonuç olarak sperm hareketliliği kaç olmalı sorusunun yanıtı da mevcut sperm sayısından bağımsız düşünülmemelidir.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/amh-hormonu-testi

Normal Sperm Değerleri

Normal sperm değerleri

Öncelikle normal sperm değerleri konusunda parametrelerin Kruger kriterlerine göre belirlendiği bilgisini aktaralım. Aynı zamanda sperm sayısı ne kadar olmalı gibi soruların yanıtları da normal değerler dikkate alınarak belirlenir. Bu nedenle sperm hareketliliği kaç olmalı konusunda normal değerleri de şu şekilde aktarabiliriz:

  • Miktar(volüm): 2.0 ml ve üzeri
  • pH: 7.2 ve üzeri
  • Mililitrede sperm sayısı: 15 milyon/ml ve üzeri
  • Toplam sperm sayısı: 30 milyon/ml ve üzeri
  • Hareketlilik: % 50 ve üzeri
  • A+B derecesinde hareket ya da A derecesinde % 25 ve üzeri derecelendirme
  • +4 veya A: Hızlı ileri hareket
  • +3 veya B: yavaş ileri hareket
  • +2 veya C: yerinde hareket
  • +1 veya D: hareketsiz
  • Morfoloji: % 4 ve üzeri
  • Canlılık: % 75 ve üzeri
  • Lökosit: 1 milyon/mililitrenin altında

Hangi Besinler Sperm Sayısını Artırır?

Hangi besinler sperm sayısını arttırır

Yine sperm sayısı ne kadar olmalı konusunda sıklıkla merak edilen konulardan biri de hangi gıdaların tüketilmesi durumunda sperm sayısının artacağı oluyor. Ancak düzenli olarak tüketilmesi halinde normal sperm değerleri elde etmeyi sağlayan bir gıda grubunun olmadığını belirtmek gerekir. Sadece sağlıklı ve düzenli beslenme vücudun da daha sağlıklı olmasını sağlar ve dolayısıyla sağlıklı sperm hücrelerinin üretimi olasılığı da artar. Beslenme dolaylı yoldan da olsa sperm hücreleri üzerinde etkilidir.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/yumurta-toplama-islemi-nedir

Sperm Sayısını Artırmak Mümkün mü?

Hastalar sperm hareketliliği kaç olmalı ya da hareketlilik nasıl arıtılır gibi soruların yanıtlarını da merak edebiliyor. Aynı zamanda sperm sayısı ne kadar olmalı ve nasıl sperm sayısı artırılabilir sorularıyla da karşılaşabiliyoruz. Ancak erkeklerde anatomik ya da kalıtsal bazı sorunlardan kaynaklı olarak sperm sayısında düşüklük varsa artırmak mümkün olmayabilir.

Bu sorunun yanıtı her hastada aynı değildir da diyebiliriz. Sperm sayısının artırılmasında hastaların mevcut sağlık durumları kadar anatomik sorunların olup olmadığı ve aile öyküsü de önem taşıyor. Doktorunuz ile konuyu görüşmeniz durumunda normal sperm değerleri nasıl elde edilebileceği konusunda da bilgi alabilirsiniz.

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Tüp bebek fiyatları

Tüp Bebek Fiyatları Ne Kadar?

Tüp bebek fiyatları infertilite tanısı konan çiftlerin en çok araştırdığı konulardan biridir. Fiyatlar pek çok farklı unsura bağlı olarak değişkenlik gösterdiğinden net bir rakamdan söz etmek yanıltıcı olabilir. Günümüzde tüm dünya genelinde en çok tercih edilen yardımcı üreme tekniklerinden biri olan tüp bebek tedavisi aynı zamanda başarı oranının yüksek olmasıyla da dikkat çekiyor. Ülkemizde de son derece başarılı bir şekilde uygulanan bu tedavi ile çok sayıda çift anne ve baba olma hayaline kavuştu.

Genel olarak tüp bebek fiyatları hakkında bir rakam aralığından söz etmek de oldukça güçtür. Tüp bebek tedavisi maliyeti oldukça yüksek bir uygulamadır. Sadece kullanılan ilaçların bile maliyetli olduğunun altını çizmek gerekir. Bununla birlikte çiftlere sunulan imkanlar, hizmetler gibi unsurlar da göz önünde bulundurulduğunda tedavi için farklı rakamlar karşınıza çıkabilir. Fiyatların son derece farklı olması gayet normal bir durumdur. Önemli olan tüp bebek tedavisinde deneyimli bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanından hizmet alınmasıdır.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-sonrasi-adet

Tüp Bebek Fiyatları Neye Göre Değişir?

Tüp bebek fiyatları neye göre değişir

Öncelikle çiftlerde kısırlık problemine yol açan unsurların farklı olabildiğini unutmamak gerekiyor. Bu nedenle uygulanan tedavi prosedüründe küçük değişiklikler yapılabilir. Bu da tüp bebek fiyatları üzerinde farklılaşmalara neden olur. Kaç embriyonun transfer edileceği elbette fiyatlar üzerinde etkili olan bir unsurdur. Ancak ülkemizde tüp bebek tedavisinin çeşitli yasalarla düzenlendiğini unutmamak gerekiyor. Kaç adet embriyonun transfer edileceğine hasta ya da tedaviyi uygulayan hekim karar vermiyor.

Yasalar kapsamında 35 yaş altında olan hastalarda tüp bebek tedavisinin ilk iki uygulamasında sadece tek bir embriyo transfer edilebiliyor. 35 yaş üstünde olan ya da ilk iki uygulamada başarı elde edilemeyen hastalarda ise iki embriyonun transfer edilmesine müsaade ediliyor. Bu durum tüp bebek fiyatları üzerinde etkili olan unsurlardan sadece biridir. Fiyatların yalnızca kaç embriyonun transfer edileceğine bağlı olarak belirlenmediğini belirtmek gerekir.

Kullanılan ilaçlar her hastada aynı olmayabilir. Hastanın hormon seviyesi gibi bazı faktörler göz önünde bulundurularak tedavi kapsamında kullanılacak olan ilaçlar hekim tarafından belirlenir ve bu ilaçların fiyatları da tüp bebek fiyatları üzerinde etkili oluyor.

Kimi zaman hastanın öncelikle hormon tedavisi görmesi gerekebilir. Bu durumda tedavi süresi uzar ve bu durum da tahmin edebileceğiniz gibi fiyatlara yansır. Dolayısıyla hastalar fiyatlara dair araştırma yaptıklarında karşılarına çok farklı rakamların çıkması mümkündür. Önemli olan fiyattan ziyade bu tedavide başarısını kanıtlamış bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanından yardım almanızdır.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/amh-hormonu-testi

Tüp Bebek Fiyatları 2020

Tüp bebek fiyatları 2020

Halk arasında 2020 yılı ile birlikte tüp bebek fiyatları yükseldi şeklinde bir inanış var. Ancak fiyatlar sanıldığı gibi çok yüksek rakamlara tekabül etmiyor. Bir diğer deyişle toplumda düşünüldüğü gibi fiyatlarda devasa bir artış olmadı. Elbette döviz kurları gibi unsurlar da tedavinin fiyatlarına yansıma yapıyor.

Bununla birlikte tedavide hangi yöntemlerin kullanıldığı gibi faktörler de fiyatlar üzerinde etkili olabiliyor. Tüp bebek tedavisinden faydalanmak isteyenler için tedavi prosedürünün belirlenmesinden önce bazı test ve tetkiklerin yapılması gerekiyor. Böylelikle nasıl bir tedavi uygulanacağı belirleniyor ve ardından çiftlere fiyat bilgisi iletiliyor.

Ülkemizde tüp bebek fiyatları pek çok ülke ile kıyaslandığında çok daha düşük rakamlardan oluşuyor. Kimi zaman hastalar bu tedaviden faydalanmak için rotasını yurt dışına çevirmeyi tercih edebiliyor ancak fiyatların özellikle Avrupa ülkelerinde daha yüksek olduğunun bilinmesinde fayda olacaktır. Zira seyahat ve konaklama giderlerinin de eklenmesi ile birlikte çiftler için maliyet çok daha yüksek rakamlara ulaşıyor. Bunun yerine çiftlerin Türkiye’de bu tedaviden faydalanması özellikle ekonomik anlamda daha akılcı bir tercih olabilir.

Türkiye’de tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların ortalama 3.500 TL ile 4.000 TL arasında olduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte tüp bebek tedavisinin de 12.000 TL ile 20.000 TL arasında olduğunu belirtmek mümkün. Ancak bu fiyatların her tedavi merkezinde aynı olmayabileceğinin de altını çizmek gerekiyor. Seçilen tüp bebek tedavi merkezine bağlı olarak daha yüksek ya da daha düşük bir fiyatla da karşılaşabilirsiniz.

İstanbul Tüp Bebek Fiyatları

İstanbul, ülkenin nüfusu en kalabalık şehridir. Bundan kaynaklı olarak da tüp bebek tedavisinin en yoğun şekilde uygulandığı kentlerin başında İstanbul geliyor. Bu şehirde yaşayanlar deneyimli ve kolaylıkla iletişim kurabilecekleri, tüp bebek tedavisini uygulayabilecek bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bulmakta zorlanmıyor.

Elbette tüp bebek fiyatları bu şehirde de farklı rakamlara tekabül edebilir ve bu durum gayet normaldir. Ancak fiyatların ülkenin diğer kentleri ile kıyaslandığında daha yüksek olduğunu da düşünmemek gerekir. Bu tedavide fiyatlar kente göre belirlenmiyor. Hangi şehirde tedaviden faydalandığınızın fiyat konusunda hiçbir önemi yok. Dolayısıyla yaşadığınız şehirden ayrılmadan, İstanbul’da da gönül rahatlığı ile tüp bebek tedavisinden faydalanabilirsiniz.

Bu süreçte anne adayının stresten uzak durması büyük önem taşıyor. Şehir değişikliği yapıldığında bu durum anne adaylarını strese sokabiliyor. Oysa çiftlerin süreci kendi yaşam alanlarında geçirmeleri, çok daha konforlu bir seçenektir. İstanbul’da ikamet edenler yurt dışına ya da yurt içinde farklı bir şehre gitmeden, kendi evlerinin konforundan ödün vermeden tüp bebek tedavisinden rahatlıkla faydalanabilir ve bebek sahibi olabilir.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-nasil-yapilir

Fiyatları Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Fiyatları etkileyen faktörler

Genel olarak tüp bebek fiyatları üzerinde etkili olan unsurların sayısı bir hayli fazladır. Tedaviyi gerçekleştirecek olan doktorun deneyimi, sağlık personelinin deneyimi, kullanılan ilaçlar ve hasta için uygulanacak tedavi teknikleri fiyatlar üzerinde en çok etkili olan unsurların başında geliyor. Özellikle ilaçların yurt dışında geliyor olması, fiyatların hızla değişmesine sebebiyet verebiliyor. Çünkü bu durumda döviz kurları da devreye giriyor ve hastalar fiyat araştırması yaptıklarında farklı dönemlerde farklı rakamlar ile karşılaşabiliyor.

Ayrıca bu tedavide kullanılan tıbbi cihazların da yurt dışından geldiğinin unutulmaması gerekiyor. Dolayısıyla tüp bebek fiyatları cihaz fiyatlarının yüksek olmasından da kaynaklanabiliyor. Çiftlerin bebek sahibi olabilmek için maddi ve manevi anlamda biraz fedakarlık yapmaları gerekiyor.

Bu noktada tüp bebek tedavisinin başarı oranının son derece yüksek olduğunu hatırlatmak gerekir. İlk denemede hastaların hamile kalma olasılığı % 35 ila % 40 dolaylarındadır. Bu nedenle tüp bebek tedavisinden faydalanan çiftlerin yarıya yakınının ikinci denemeye ihtiyacı olmuyor ve bu tedavi için yeniden bir bütçe ayrılmasına da gerek kalmıyor.

Tüp Bebek Fiyatlarına Neler Dahildir?

Tüp bebek tedavisinden faydalanmak isteyen çiftler tüp bebek fiyatları kadar nelerin bu fiyatlara dahil olduğunu da merak edebiliyor. Ancak hangi kliniği ya da kadın hastalıkları ve doğum uzmanını tercih ettiğinize bağlı olarak fiyata dahil olan hizmetlerin değişebileceğini bilmenizde fayda var. Bununla birlikte tedaviye başlanmadan önce bir dizi test ve tetkik yaptırmanız gerekecek.

Erkekler için sperm testleri, kadınlar için jinekolojik muayene, kan testleri gibi tetkiklerin gerçekleştirilmesi, tedaviye en doğru prosedürle başlanması ve çiftlerin durumunun değerlendirilmesi bakımından önem taşıyor. Kimi zaman hastalardan daha ileri tetkikleri yaptırmaları da istenebiliyor.

Bu testler genellikle tüp bebek fiyatları kapsamına alınmaz. Çünkü her çiftin yaptırması gereken testlerin yanı sıra bazı hastalardan daha farklı tetkikler de istenebiliyor. Bununla birlikte jinekolojik muayenenin de genellikle fiyata dahil edildiğini söyleyebiliriz.

Embriyonun dondurulması ise fiyata dahil edilmeyen hizmetlerden biridir. Her hastada embriyonun dondurulmasına ihtiyaç olmayabilir. Ancak bazı hastalarda sağlıklı üreme hücrelerini muhafaza etmek gerekebiliyor ve bu durumda devreye embriyonun dondurulması işlemi giriyor. Elbette bu durumda tedavi için ayrılması gereken bütçenin bir miktar daha yüksek olabileceğinin de bilinmesi gerekiyor.

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Tüp bebek sonrası adet

Tüp Bebek Sonrası Adet (Regl) Düzensizliği

Tüp bebek sonrası adet düzensizliği hemen hemen her tüp bebek tedavisi gören kadında görülen ve genelde geçici olan bir sorundur. Tüp bebek, doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlerin çocuk sahibi olması için uygulanan yardımcı bir kısırlık tedavisi yöntemidir.

1 yılı aşkın zamandır korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin oluşamaması durumunda kısırlıktan şüphelenilir. Çocuk sahibi olamama nedeni ile doktora başvuran çiftlere bazı testler yapılarak sorunun kaynağı araştırılır.

Kısırlık testi sonuçları, incelendiğinde genelde tüp bebek tedavisinden önce diğer yardımcı üreme tedavilerine başvurulur. Bu tedavilerden sonuç elde edilemezse tüp bebek tedavisine geçilebilmektedir. Bazen de sonuçlar sadece tüp bebek tedavisine işaret eder. Bu durumda zaman kaybetmeden acilen tedaviye başlanır.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-fiyatlari

Tüp Bebek Sonrası Adet Gecikmesi

Tüp bebek sonrası adet gecikmesi

Tüp bebekten sonra adet gecikmesi sık görülen bir durumdur. Tüp bebek tedavisi görürken adet gecikmesi yaşandığında akla ilk gelen şey tedavinin başarılı olduğudur. Tüp bebek sonrası adet görülmez ise genelde sonuç pozitiftir. Tüp bebek transferinden sonra gebelik testi için 12 gün beklenmelidir. Embriyo transferinden 12 sonra yapılan gebelik testinde sonuç pozitif ise işlem başarılı olmuş demektir. Fakat test sonucu negatif ise kadının bir sonraki adet tarihinde adet görmesi gerekir.

Tüp bebek sonrası adet gecikmesi nedenleri arasında eğer gebelik oluşmamış ise tedavi sırasında uygulanan hormon tedavilerinin vücudun hormon dengesini değiştirmesi yer alır. Aynı zamanda tedavi süresince yaşanan stres de adet gecikmesine neden olmaktadır. Tüp bebek sonrası adet gecikmesi 2 haftayı geçer ise bu konuda doktorunuzu bilgilendirmeniz önem taşır.

Tüp Bebek Sonrası Adet Kanaması

Tüp bebek tedavisi öncesinde bazı ilaçlar kullanılır. Bu ilaçların çoğu hormon içerikli ilaçlardır ve gebelik oluşması için rahmi ve diğer üreme organlarını hazırlar. Tüp bebek tedavisine başlandığında öncelikle anne adayına yumurta geliştirici ilaç tedavisi uygulanır. Bu sayede yumurta kalitesi ile birlikte sayısı da arttırılır. Tüp bebek tedavisinin en önemli kriteri yumurta kalitesidir. Bir yumurta ne kadar kaliteli ise laboratuvar ortamında döllenen ve anne karnına yerleştirilen embriyonun tutunması da o kadar kolaylaşır.

İstenen yumurta sayısı ve kalitesi sağlandıktan sonra anne adayı, yumurta toplama işlemine alınır. Toplanan yumurtaların içinden en sağlıklı olan yumurtalar seçilir. Baba adayından alınan sperm hücreleri ile birlikte laboratuvar ortamında döllendirilen yumurtalar arasında en sağlıklı olanlar ayıklanır ve birkaç gün içinde anne adayının rahmine yerleştirilir.

Embriyo yerleştirme işleminden sonraki 12 gün oldukça önemlidir. Bu süreçte anne adaylarını mümkün olduğunca stresten uzak durmaları sağlanmalıdır. Embriyo transferi sonrası hamilelik testi için 12 gün beklenmesi gerekir bu süreden önce yapılan gebelik testi sonucu doğru çıkmayacağı için bu süreden önce gebelik testi yapılmaması gerekir.

Embriyo transferinden sonra hamilelik belirtileri ne zaman başlar sorusuna verilen cevap da 12 gün sonrasıdır. Tüp bebekte 12. gün beta HCG değerleri yükselmeye başlar ise gebelik oluşmuş demektir. Tüp bebek ve adet arasındaki ilişki de bu 12 gün içerisindeki sürece bağlıdır. 12 gün geçtikten sonra gebelik testi negatif ise kadının normal rutininde adet olması beklenir.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/amh-hormonu-testi

Tüp Bebekten Sonra Adet Düzensizliği

Tüp bebek sonrası adet düzensizliği

Tüp bebek sonrası adet gecikmesi gibi adet düzensizliği de tüp bebek tedavisinin zorlu ve stresli geçmesinden kaynaklı olabilmektedir. Embriyo transferinden 12 gün sonra test yapmak adet düzensizliğinin nedenini anlamak için oldukça önemli bir ipucudur. Bu süreçte anne adayına uygulanan hormon tedavileri kısa sürede olsa adet dengesinde şaşmalara neden olabilir. Ancak adet düzensizliği geçicidir ve ilaçların etkisi vücuttan atıldığında adet süreci normale  döner.

Tüp bebek sonrası adet düzensizliği korkulacak bir durum değildir ve genelde ek bir tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden normale döner. Ancak tüp bebek sonrası adet düzensizliği 1-2 ay içerisinde normale dönmezse doktorunuza başvurarak soruna neden olan sebep ya da sebepleri öğrenmeniz gerekir.

Tüp Bebek Tedavisinden Sonra Adet Görme

Tüp bebek sonrasında adet görme ne yazık ki tedavinin başarısız olduğunu ve gebelik oluşmadığını gösterir. Tüp bebek transferi sonrası ya da gebelik oluştuğunda yerleşme kanaması da bazen adet ile karıştırılabilmektedir. Bu nedenle adet ile bu tür kanamaların çok iyi ayırt edilmesi büyük önem taşır.

Bazı kadınların rahim dokusu kanamaya çok daha müsaittir ve embriyo transferinden kısa süre sonra damlama ya da akıntı gibi kısa kanamalar görülebilir. Ancak bu kanama sürekli ve yoğun ise acilen doktora başvurmak gerekir. Rahme yerleştirilen embriyo rahime tutunamamış yani düşmüş olabilir.

Tüp bebek tedavisi sonrası kanama nedenleri her zaman düşük ya da tedavinin olumsuz olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle embriyo transferinden sonra kullandığınız ilaçlarınızı kanama başlar başlar bırakmak, istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Doktorunuzun önerisi dışında bu süreçte ilaç kullanımını bırakmak ya da bir ilaca başlamak sizin için çok sakıncalı sonuçlara yola açabileceğinden dolayı kanama oluşması durumunda yapmanız gereken ilk şey doktorunuza haber vermek ve gerekli ise kontrole gitmektir.

Tüp bebek transferi sonrası kahverengi lekelenme görülmesi son derece normal bir durumdur ve endişe edilmeden akıntı takip edilmelidir. Eğer akıntı uzun sürerse ve artarsa durumu doktorunuza bildirmeniz gerekir.

Tüp bebek sonrası adet ile çokça karıştırılan bu durum sanılan aksine daha çok implantasyon yani fetüsün rahme yerleşmesine bağlı bir akıntıdır. Tüp bebek sonrası adet kanaması karıştırılan bu tür kanlı akıntıları renk, yoğunluk, süre gibi faktörlerle adet kanamasından ayrılır.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/yumurta-toplama-islemi-nedir

Tüp Bebekte Risk Ne Zaman Biter?

Tüp bebekte risk ne zaman biter

Her gebeliğin riski vardır ancak bu risk tüp bebek tedavisi gören kadınlarda daha fazladır. Bu nedenle tüp bebek tedavisi ile gebelik elde edilmesi sonucunda gebeliğin sıkı takibi yapılmalı ve özellikle de ilk 3 ay içerisinde takiplerin sıklığı daha fazla olmalıdır.

Tüp bebeğin riskleri kadının yaşına ve genel sağlık durumuna göre değişkenlik gösterir. Bu da her tüp bebek tedavisi olan kadının sorunlu bir gebelik geçirmeyeceği demektir. Ancak her hâlükârda tüp bebek tedavisi uygulanan anne adaylarını yakından takip edilmesi tedavinin sürekliliği için büyük önem taşır.

Tüp Bebekte Başarı Oranları

Başarı oranı oldukça yüksek olan bir gebelik yöntemi olsa da bazı çiftlerde ne yazık ki olumsuz sonuçlar da alınabilmektedir. Tüp bebekteki amaç her zaman anne baba olmak isteyen çiftlerin şans oranını olabildiğince yükseltmektir. Bu nedenle de tüp bebek şansını arttıran faktörler bizim için bu tedavinin en kilit noktasını oluşturmaktadır:

  • Tedavi öncesi interfilite yani kısırlık nedenleri iyi belirlenmelidir. Sorunu bilmek bizi her zaman çözüme çok daha yaklaştıracaktır.
  • Aşılama, ERA testi, Embriyoskop, Mikroenjeksiyon gibi ileri seviye yöntemler kullanmak sonucun başarısını daha da arttırmayı sağlayacaktır.

 

Detaylı bilgi için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz:

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

AMH Hormonu

AMH Hormonu Testi (Anti-Müllerian Hormon)

AMH Hormonu: Yumurtalık, tüpler, rahim, rahim ağzı ve vajina gibi kadınlık organlarının bulunduğu kanala müller kanalı denir. Gebeliğin oluşması ile birlikte fetüsün cinsiyeti erkekse testislerinde yer alan sertoli hücreleri, bebeğin anne karnındaki gelişimi süresince hormon salgılayarak erkek bebekte müller kanalının oluşmasını engelleyerek cinsiyetin belirlenmesinde önemli bir rol oynar.

Fetüs eğer dişi ise fizyolojik olarak bir testis dokusu bulunmaz ve var olan müller kanalı gelişmeye devam eder. Dişilik organlarının gelişimi sırasında karşıt bir hormon salgılanmadığından müller kanalı bebek doğana kadar gelişmeye devam eder. Dişi fetüs 36 haftalık iken yumurtalıkların bulunan granülosa hücreleri Anti-Müllerian hormonu üretmeye başlar.

Glikoprotein yapısında var olan ve dişi fetüsün daha anne karnında iken başlayan bu serüveni menopoza girene kadar yani yumurtalık rezervi tükenene kadar devam eder. Bundan dolayı, anti hormon olan Anti-Müllerian kadınlarda, erkeklere kıyasla çok daha az bulunur.

AMH hormonu, kadınlarda yumurta kesesi hücreleri olarak bilinen foliküller tarafından salgılanır. AMH hormonu, yumurtlama sürecinde de önemli role sahiptir. Yumurta hücrelerinin büyüme hızını ve seçiciliği de yine bu hormon tarafından belirlenir. Yumurta rezervi tükenene dek folikül seçiminde de görev alan bu hormon Preantral foliküller denen küçük yumurta hücrelerinin büyümelerini sağlar. Antral foliküle dönüşen preantral foliküller sonucunda da yumurtlama gerçekleşir.

Menopoz ile yumurtalıklar, işlevlerini kaybeder ve kadının üreme dönemi sona erer. Anti-Müllerian hormonu, menopoz sonrası ölçülemeyecek seviyelere geriler. AMH ölçümü ile tüp bebek tedavisinde başarı oranı belirlenebilir. Bu sayede ve kısırlık tedavisi tedavi seçenekleri arasından en uygun olanı seçilebilir.

AMH hormonu testi tüp bebek tedavisi seçeneklerinin belirlenmesinin yanı sıra menopoz belirtileri olan kadınlarda kalan over rezervini görmek için de kullanılır. FSH testi ile over rezerv ölçümü yerine tercih edilen AMH hormonu ölçümü çok daha net sonuçlar vermesi sebebi ile en çok kullanılan testlerden biridir.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-fiyatlari

amh testi

Anti-Müllerian Testi Neden Yaptırılır?

Anne karnında iken her kadını yumurtalık sayısı bellidir. Kadını ergenlik dönemine girmesi ile yumurtalıklar işlevlerini yerine getirmeye başlar ve döllenme olmadığı müddetçe her adet döneminde dışarı atılır. Menopoz testi için de en sık başvurulan hormon testi olan AMH, Polikistik Over Sendromu teşhisi için de kullanılır.

Bunun yanı sıra over kanseri şüphesi ya da herhangi bir kanser türünün tedavisi sırasında kullanılan kemoterapi gibi kanser ilaçları ve radyoterapi (özellikle karın bölgesine alınan ışın tedavisi) gibi tedavilerden, yumurtalıkların ne kadar etkilendiğini görebilmek için de bu teste başvurulur. Çocuklarda erken ve geç ergenlik durumlarının belirlenmesi için de bu teste başvurulmaktadır.

Anti-Müllerian Testi Nasıl Yapılır?

AMH hormonu testi klasik şekilde koldan vs. alınan kan testi ile yapılır. Kan verirken diğer hormon testlerindeki gibi adetli olma zorunluluğu yoktur. Laboratuvar ortamında yapılan test kısa sürede sonuçlanır.

Yaşa Göre AMH Değerleri Ne Kadar Olmalıdır?

Gebeliğin 36. hastasında iken anne karnındaki dişi fetüsün, yumurtalıklarında ve granülosa hücrelerinde Anti-Müllerian hormonu üretilmeye başlar. Anne karnında başlayan bu süreç fetüsün dünyaya gelişi ve menopoza girişine kadar devam eder.

Anti-Müllerian hormonu yani AMH hormonu hem kadınlar da hem de erkeklerde bulunur. Fertilite yani kısırlık şikâyeti ile gelen hastaların öncelikle hormon seviyeleri kontrol edilerek, üremeye engel olan bir durum olup olmadığı tespit edilir. Over rezervi ölçümü için yapılan bu test basit bir testtir klasik kan verme şeklinde yapılır. Test sonucu anne adayının yumurtalık rezervi ve yumurtalık fonksiyonları hakkında detaylı bilgiler verir.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-sonrasi-adet

AMH Referans Değerleri Nasıl Olmalıdır?

AMH için kesin belirlenmiş uluslararası kabul görmüş bir referans yöntemi yoktur bu da sonuçların değerlendirmesini zorlaştırmaktadır. AMH testi 38 yaşından önce yapılmışsa 2.6 – 6.8 ng /ml aralığında olması beklenir. Polikistik over sendromu yaşayan kadınların AMH değerleri çoğunlukla beklenen değerlerin 2-3 katı daha fazla çıkar. Bunun nedeni bu sendromun her adet döneminde birden çok yumurta gelişimine neden olmasıdır. Yani polikistik yumurtalığa sahip olan kişilerde yumurta rezervi çok daha hızlı tükenir ve menopoz yaşı genele göre daha erken başlar.

Bu değer kadının yaşı, menopozal durumu, hormonal hastalıkları, kalıtımsal durumlar gibi birçok nedenden etkilenebilir. Aynı yaşta iki kadında yapılan AMH testi çoğunlukla birbirine yakın değerlerde çıksa da aynı olması beklenmez. Bu durum kadının yumurtalık rezervi ile alakalıdır. Ender de olsa AMH düşüklüğü ile hamile kalanlar da vardır. Ancak genel popülasyonda tahlil sonucu bize kadının gebelik şansını gösterir.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-nasil-yapilir

amh testi değerleri nasıl olmalı

Anti-Müllerian Düşüklüğü Nedir?

AMH hormonu testi birçok nedenle yapılsa da en sık kullanım nedeni tabii ki tüp bebekte gebelik şansı oranlarını görebilmektir. Gebelik tedavisi için başvuran kadınların kan testinde AMH’nin 1’den az çıkması demek yumurta rezervlerinin bitmek üzere olduğunu ve menopozun yakın olduğunu gösterir. Bu gibi durumlarda gebelik şansı düşüktür ve zaman içinde daha da düşecektir. Bu nedenle hamilelik tedavisine acilen başlamak gerekir. Anne adayının yaşı gençse ve ileride de çocuk planlanıyorsa rezervler tükenmeden yumurta dondurma işlemi yapılması tavsiye edilir.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/yumurta-toplama-islemi-nedir

Anti-Müllerian Değeri Nasıl Yükseltilir?

Yumurtalık rezervinin azalması geri döndürülemez bir durumdur ve herhangi bir tedavi ile yükselmesi mümkün değildir. AHM düşüklüğü tedavisi yoktur fakat hormonun azaldığı teşhis edildiğinden gebelik şansı düşük de olsa halen devam ediyor demektir. Hamile kalma şansı ve gerekli tedavi için doktorunuz sizi bilgilendirecektir.

AMH Testi Fiyatı 2020 Ne Kadar?

AMH testi, devlet hastanelerinde, tüp bebek merkezlerinde, özel hastanelerde ve daha birçok sağlık merkezinde yapılabilen bir testtir. AMH testinin yapıldığı merkeze göre fiyatlar değişkenlik göstermektedir.

 

Konu ile alakalı yabancı kaynaklar:
http://www.yourhormones.info/hormones/anti-muellerian-hormone/

 

Detaylı bilgi için bizlere ulaşabilirsiniz

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Tüp bebek nasıl yapılır

Tüp Bebek Nasıl Yapılır? Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Tüp bebek nasıl yapılır sorusu doğal yollarla bebek sahibi olamayan çiftleri çok yakından ilgilendiriyor. Uzun zamandır kullanılan yardımcı üreme tekniklerinden biri olan bu tedavi, kısırlık tanısı konan çiftler için de adeta bir umut ışığı oluyor. Türkiye’de her 7 çiftten biri doğal yollarla bebek sahibi olmakta zorlanıyor. Bu nedenle tüp bebek tedavisinin ülkemizde sıklıkla gerçekleştirildiğini belirtebiliriz. Hatta dünya genelinde en çok tüp bebek tedavisinin yapıldığı ülkeler sıralamasında 10. sırada bulunuyoruz.

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de yaklaşık olarak 2 milyon çift, çeşitli nedenlere bağlı olarak bebek sahibi olamıyor. Bununla birlikte ülkemizde yılda yaklaşık olarak 42 bin tüp bebek tedavisi gerçekleştiriliyor. Bu rakam bizi Avrupa sıralamasında 6. yapıyor. Dünya genelinde her yıl 400 bin bebek, tüp bebek tedavisi neticesinde dünyaya geliyor. Hem ülkemizde hem de dünya genelinde gün geçtikçe daha fazla sayıda çift rotasını tüp bebek nasıl yapılır sorusuna çeviriyor.

Tüp Bebek Tedavi Süreci Neleri Kapsar?

Tüp bebek tedavi süreci

Genel olarak tüp bebek nasıl yapılır ya da süreç hangi aşamalardan oluşur konusu da merak ediliyor. Tüp bebek tedavisinde genel prosedürün 4 aşamada gerçekleştirildiğini belirtebiliriz.

  • Hormon uyarımı
  • Yumurtaların toplanması
  • Döllenme
  • Embriyo Transferi

Bu aşamaların her biri, bir diğeri kadar önemlidir. Süreç boyunca kimi zaman ultrason ve kan testi gibi çeşitli tetkiklere de ihtiyaç duyulur. Ayrıca aşamaların ve toplam sürecin her çift için aynı zaman diliminde tamamlanması da mümkün olmaz. Bu nedenle tüp bebek tedavisinin ne kadar sürdüğüne net bir yanıt verilemez. Genellikle toplam sürenin 30 gün ila 45 gün arasında değiştiğinden söz edebiliriz.

Ayrıca tüp bebek nasıl yapılır sorusunun da iki farklı şekilde yanıtlanması gerekir. Tedavi, in-vitro fertilizasyon (IVF) ve intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) olmak üzere iki farklı teknikle uygulanabiliyor. Türkiye’de ve dünya genelinde yaygın olarak kullanılan ise mikroenjeksiyon olarak da bilinen ICSI tekniğidir. Her iki teknikte de tedavi süresi hastadan hastaya değişebilir.

Hangi Durumlarda Tüp Bebek Tedavisi Yapılır?

Tüp bebek nasıl yapılır hangi durumlarda

Günümüzde bu tedavinin pek çok durumda devreye girdiğini belirtebiliriz. Özellikle toplumda yaygın görülen bir sorun olan rahimdeki tüplerin tıkalı olması durumunda devreye tüp bebek tedavisi girebiliyor. Tüplerin herhangi bir nedenle tıkalı olması durumunda sperm hücreleri doğal yolla rahimdeki yumurtaya ulaşamıyor.

Döllenme gerçekleşemediği için gebelik oluşamıyor. Ancak tüp bebek tedavisinde tüplerin tıkalı olup olmaması önem taşımaz. Zira tüp bebek nasıl yapılır konusunda detaylı bilgi sahibi olunduğunda, tüplerdeki tıkanıklığın bu tedavide önemini kaybettiğini anlayabilirsiniz.

Kadınlarda görülen yumurta problemleri durumunda da söz konusu tedavi tercih edilebiliyor. Yumurtanın döllenmeye müsait olmaması, kalınlığı nedeniyle çatlamaması gibi pek çok farklı sorundan kaynaklı olarak çiftler bebek sahibi olamıyor. Bu durumda tüp bebek nasıl yapılır şeklinde bir arayış başlıyor. Yumurta rezervinin belirgin bir şekilde azalmaya başladığı durumlarda da doğal yolla hamilelik için beklemek istemeyen çiftler çareyi tüp bebek tedavisinde bulabiliyor.

Erkeğe ait sperm sayısında bir azalma olması ya da sperm hareketlerinin idealden daha az olması durumunda da uygulanabilen tüp bebek tedavisi erkeklerin menisinde hiç sperm bulunmadığı azoospermi durumunda da uygulanabiliyor.

Dolayısıyla tüp bebek nasıl yapılır konusu sadece kadınlarla ilgili üreme sorunları durumunda değil, erkeklerle ilgili problemler olduğunda da önem taşıyor. Kimi zaman kısırlığın nedeni anlaşılamaz. Bu durumda da tüp bebek tedavisinden istifade edilebiliyor. Söz konusu yöntemin tercih edilmesi için mutlaka bebek sahibi olamama nedeninin tıbbi anlamda net bir şekilde belirlenmiş olması gerekmiyor.

Tüp Bebek Tedavisi Kaç Yaşına Kadar Uygulanabilir?

Tüp bebek kaç yaşına kadar uygulanır

En az tüp bebek nasıl yapılır konusu kadar önem taşıyan bir diğer unsur da yaş faktörüdür. Maalesef kadının yaşı tüp bebek tedavisinin başarısında oldukça etkili bir unsurdur. Tıbbi açıdan bakıldığında tüp bebek tedavisinin, erkekte sperm hücresi ve kadında yumurta rezervi olması halinde, her yaşta uygulanabilen bir prosedür olduğunu söyleyebiliriz. Ancak tedavide başarı oranının ilerleyen yaşlarda ciddi düzeyde düştüğünün de altını çizmekte fayda var. Özellikle 45 yaş sonrasında başarılı bir tedavi uygulanması oldukça güçtür.

Kadınlarda doğurganlık 28 yaşından sonra azalmaya başlar. Söz konusu azalma yaşa paralel bir seyir izlemez. Bir düşme eğrisi grafiğinden söz edecek olursak, kadınlar 35 yaşı geçtiklerinde bu düşme eğrisi, grafikte çok daha dik bir konum alır. Özellikle 39 yaşın ardından düşme eğrisinin dikliği daha da artar. Haliyle tüp bebek nasıl yapılır konusu ile birlikte kaç yaşlarında bu tedaviden faydalanmak gerekir sorusu da önem taşıyor.

Yardımcı Üreme Teknolojisi Derneği’nin verilerine göre tüp bebek tedavisinden faydalanan 35 yaş altı kadınların % 47’lik gibi yüksek bir oranı bebeğini kucağına alabiliyor. Kadının yaşı 36 ya da 37 olduğunda bu oran birden % 38’lere geriliyor. 38 ila 40 yaş aralığında ise oran artık % 28’lere kadar gerilemiş oluyor.

Kadın 41 ya da 42 yaşına geldiğinde oran % 16 olurken 42 yaş üzerinde de maalesef % 8’in de altına düşmüş oluyor. Bebek sahibi olmayı planlayan kadınların yaş faktörünü de dikkate alarak yönlerini tüp bebek nasıl yapılır sorusuna çevirmekte geç kalmaması gerekiyor.

Erkekler İçin Tüp Bebekte Yaş Sınırı Var mıdır?

Bu konuda erkeklerin daha şanslı olduğundan söz edebiliriz. Çünkü erkeklerde testis hemen her yaşta sperm üretebiliyor ve bundan kaynaklı olarak da erkekler için tüp bebek tedavisinde bir yaş sınırı bulunmuyor. Günümüzün tıp bilgileri kapsamında, erkeğin yaşlanmasının tüp bebek ile bebek sahibi olmasında etkili bir unsur olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu nedenle erkekler için tüp bebek nasıl yapılır konusu, yaş noktasında bir strese de dönüşmüyor.

Çoğul Gebelik Riski Var mı?

Çoğul gebelik riski varmı

Öncelikle bu tedavide çoğul gebeliklerin transfer edilen embriyo sayısı ile ilgili olduğunu belirtmek gerekir. Ancak kimi zaman transfer edilen tek bir embriyo bölünerek ikiz gebelik oluşmasına sebebiyet verebiliyor. Elbette tüp bebek nasıl yapılır noktasında herkesin merak ettiği embriyo transferinde amaç aslında tek bir embriyo ile sağlıklı bir gebelik elde etmektir. Ancak kimi hastalarda gebelik şansının daha yüksek olması için daha fazla sayıda embriyo transferi yapılabiliyor.

Transfer edilen embriyo sayısı gebelik şansını yükseltiyor. Sonuç olarak çoğul gebelik riskinin olmadığını belirtemeyiz. Günümüzde tüp bebek gebeliklerine bakıldığında 6’da 1’inin çoğul gebelik olduğu göze çarpıyor. Artık tüp bebek nasıl yapılır konusunda büyük önem taşıyan embriyo transferinde sayının daha az tutulduğunu da belirtmek gerekiyor. Çoklu gebeliklerin bazı riskler de taşıması nedeniyle çok sayıda embriyo transferi sadece ender durumlarda tercih ediliyor.

Tüp Bebek Kimler İçin Gerekli?

Tüp bebek tedavisinin kimler için gerekli olduğu aslında oldukça kabarık bir listedir. Genel olarak bebek sahibi olmak isteyen ancak çeşitli tıbbi sorunlar nedeniyle bebek sahibi olma hayalini gerçekleştiremeyen yani doğal yolla hamileliğin oluşmadığı çiftlerin bu listenin başında yer aldığını belirtelim. Zira tüp bebek nasıl yapılır ya da başarı oranı nedir gibi konular en çok bu çiftlerin ilgisini çekiyor.

Bununla birlikte yumurta rezervi azalmaya başlayan kadınlar da rotasını tüp bebek nasıl yapılır sorusuna çevirebiliyor. Çünkü hızlı bir rezerv azalması durumunda kadınlar doğal yolla gebelik oluşmasını beklemek istemiyor. Bir anlamda rezervlerin tükenmesi riskini göze almak istemiyor da diyebiliriz. Erkeklerde sertleşme sorunları ya da testis travmaları gibi nedenlerle sperm kalitesi düşebiliyor ve bu durumda da devreye tüp bebek tedavisi girebiliyor.

Adım Adım Tüp Bebek Tedavisi

Adım adım ıvf tedavisi

Seçilen prosedüre bağlı olarak tüp bebek tedavisine reglin 2. ya da 3. günü başlanabildiği gibi bir önceki reglin 21. gününde de başlanabiliyor. Karından yapılan bazı iğneler ile vücuda ilaç gönderilmesi tüp bebek nasıl yapılır sorusunun ilk aşaması oluyor. Enjeksiyon günde 1 defa yapılıyor ve 10 ila 15 gün boyunca devam ediyor. Bu sürenin sonunda yumurtalıklarda büyüyen folliküller takip ediliyor ve ideal olgunluğa geldiğinde çatlatma iğnesi yapılıyor.

Çatlatma iğnesinin yapılmasının ardından tüp bebek nasıl yapılır sorusunun yanıtı daha farklı bir boyut alıyor. Enjeksiyonun üzerinden 36 saat geçmesinin ardından hastaya anestezi uygulanıyor ve yumurtalar toplanıyor. Bu aşamada erkekten sperm de alınıyor ve yumurtanın içerisine sperm enjekte ediliyor. Sonrasında döllenmenin gerçekleşmesi için bir süre beklenmesi gerekiyor.  Bu sürenin genellikle 4 ila 5 gün olduğunu belirtebiliriz.

Döllenmenin gerçekleşmesinin ardından tüp bebek nasıl yapılır sorusunun yanıtı artık embriyo seçimi ile devam ediyor. Özel bir ortamda en iyi embriyolar seçiliyor ve rahim içerisine transfer ediliyor. Transferin üzerinden 12 gün geçmesi, kanda gebelik testinin yapılabilmesi için yeterli bir süredir.

Çünkü embriyo transferi tüp bebek nasıl yapılır sorusunun artık son aşamasıdır diyebiliriz. Elbette transfer sonrasında da bazı ilaçların kullanımı gerekiyor. Transfer sonrasında özellikle birkaç gün kafeinden uzak durmak, vücudu çok zorlayan hareketlerden kaçınmak, cinsel ilişkiye girmemek ve alkol almamak büyük önem taşıyor.

Tüp Bebek ile Ne Kadar Şansınız Var?

Tüp bebek ile ne kadar şansınız var

Bebek sahibi olamayan çiftler için son bir umut olarak görülen bu tedavide tüp bebek nasıl yapılır konusu kadar başarıyı etkileyen faktörlerin de bilinmesi önemlidir. Tüp bebek tedavisinde başarı şansının her çiftte aynı olmadığını belirtmek gerekiyor. Daha önce de değindiğimiz gibi kadının yaşı başarı oranında son derece etkilidir. Bununla birlikte doktorun deneyimi gibi çeşitli faktörler de bu tedavinin başarısında belirleyici bir unsur olduğunu söyleyebiliriz.

Özellikle tüp bebek uygulanmasının nedeni yani kadında ya da erkekte üreme ile ilgili yaşanan sağlık sorunu da tedavinin başarısında belirleyici unsurlardan biridir. Genellikle tüp bebek nasıl yapılır konusunu araştıran çiftler bunun sadece tek bir deneme ile sınırlı olduğunu düşünür. Oysa bu tedavi tekrarlanabilir ve gebelik ikinci ya da üçüncü denemede de gerçekleşebilir. Ancak 3 denemede gebelik elde edilemediğinde artık tedavinin başarısızlığından söz edilebilir.

Tüp Bebek Tedavisinin Riskleri

Elbette bu tedavide pek çok farklı ilaç kullanılabiliyor ve yumurta toplanması gibi çeşitli aşamalar söz konusu oluyor. Tüm bunlar bazı riskleri de beraberinde getirebiliyor. Dolayısıyla tüp bebek nasıl yapılır ve yan etkileri ya da riskleri nelerdir gibi konularda da bilgi sahibi olunmalıdır. Bu tedavide oluşabilecek yan etkiler ya da riskleri şu şekilde gruplandırabiliriz:

Tedavide Kullanılan İlaçların Riskleri

  • Alerjik reaksiyon
  • Karın ağrısı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • İshal
  • Ovaryan Hiperstimülasyon Sendrom (yumurtaların aşırı uyarılması)

Yumurta Toplama İşleminin Riskleri

  • Pelvik damarlarda ve yumurtalıklarda kanama
  • Pelvik enfeksiyon
  • Orta şiddette ağrı

Embriyo Transferinin Riskleri

  • Kanama
  • Hafif şiddette ağrı

Çoğul Gebelik Oluşmasına Bağlı Riskler

  • Gestasyonel diyabet
  • Erken doğum
  • Kandaki yüksek basınç
  • Maternal kanama

 

 

İlginizi çekebileceğimizi düşündüğümüz diğer makalelerimiz:

Tüp bebek sonrası adet

AMH hormonu testi nedir

Tüp bebekte yumurta toplama

Konu ile alakalı dış kaynaklar:

https://rmanetwork.com/fertility-treatment/in-vitro-fertilization-ivf/

 

IVF tedavisi hakkında detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Tüp bebekte era testi

Tüp Bebekte ERA Testi Nedir? Nasıl Uygulanır?

Tüp bebekte ERA testi son yıllarda tüp bebek tedavisindeki en önemli yeniliklerden biri olarak kabul ediliyor. ‘Endometrial receptivity assay’ yani kısaltılmış adıyla ERA testi ‘endometrial alıcılık testi’ olarak da adlandırılabilir. Elbette tüp bebek tedavisi başarısızlık ile sonuçlandığında bu sonucu doğuran unsurları tespit etmek her zaman mümkün olmuyor.

Fakat bu test sayesinde implantasyon şansını optimize etmek mümkün olabiliyor. Özellikle gayet iyi kalitede embriyo elde edilmiş olmasına karşın tüp bebek döngüsünün başarısız olması durumunda ERA testinden rahatlıkla faydalanılabiliyor.

Endometriyumun en uygun durumda olması tüp bebek tedavisinde embriyonun rahme tutunma olasılığını da güçlendiriyor. Burada rahim içi dokunun uygun olmasından kast edilen, dokunun belirli bir kalınlığa ulaşmış olması ve aynı zamanda lokal kan akışının da artmasıdır.  Rahim içi dokunun uygun olduğu dönem oldukça kısa bir zaman aralığıdır.

Bu aşama ‘implantasyon penceresi’ olarak da adlandırılıyor. Yumurtlama gününden sonraki 6 gün ile 10 gün arası embriyonun tutunması için de uygun olan zaman dilimidir. İşte bu noktada devreye giren ERA testi implantasyon penceresi aşamasının beklenen zamanda olup olmadığının belirlenmesini sağlıyor.

Bu sayede embriyo transferi için çok daha doğru bir zaman dilimi planlaması gerçekleştirilebiliyor. ERA testinin başarı oranından söz edeceğiz ve tüp bebek tedavisinin başarısını ne oranda etkilediğini açıklayacağız. Ancak öncesinde bu testin nasıl yapıldığına değinelim.

ERA Testi Nasıl Uygulanır?

Era testi nasıl uygulanır

Özellikle kadınlar tüp bebekte ERA testi nasıl uygulanıyor sorusunun yanıtını merak ediyor. Bu test tüp bebek döngüsünün belirli bir aşamasında yapılır. Endometriyal dokudan küçük bir parça alınması, söz konusu testin gerçekleştirilmesi için yeterli oluyor. Prosedürün ise şu şekilde gerçekleştirildiğini söyleyebiliriz:

  • Serviks ve rahim içerisinde ince bir yapıya sahip olan katater yerleştirilir
  • Tıbbi bir alet kullanılarak rahim içi dokudan küçük bir parça katatere alınır
  • Doku parçası analizin yapılması için laboratuvar ortamına gönderilir

Yapılan bu işlemin ardından çok hafif düzeyde olmak kaydıyla sızı ya da lekelenme şeklinde kısa süreli bir kanama olabilir. Bu durum tıbben gayet normaldir ve endişe edilmesine gerek olmaz. Alınan doku parçası moleküler ve genetik tanı yöntemleri kullanılarak belirli bir analizden geçiriliyor.

Söz konusu analiz kapsamında embriyonun rahme tutunmasında etkili olan 200’den fazla genin aktivitesine dair ölçüm yapılıyor. Bu ölçümün sonuçları değerlendiriliyor ve böylelikle hastanın rahim dokusunun embriyoyu kabul etme potansiyeli de gözden geçirilmiş oluyor. Tüp bebek tedavisinde embriyonun hangi gün transfer edileceği, bu test sonuçlarına göre belirleniyor. Hasta için zorlayıcı bir işlem olmadığını, genel anesteziye çoğu zaman ihtiyaç duyulmadığını da belirtelim.

Bilgin olsun –> https://www.drismetyildirim.com/sperm-hareketliligi-kac-olmali

Tüp Bebekte ERA Testi Başarı Oranı

İyi kalitede olan embriyonun anne adayına transfer edilmesi bakımından tüp bebekte ERA testi çok büyük bir önem taşıyor. Çok sayıda çiftin bebek sahibi olma şansını artırıyor olması bile başlı başına bu testin önemini net bir şekilde ortaya koyuyor. Dolayısıyla son yıllarda bu test artık daha sık gerçekleştiriliyor.

Embriyo transferinin doğru planlanmasını sağlayan bu test, tüp bebek yönteminin gebelik ile sonuçlanma oranını % 50 ile % 60 oranlarında artırabiliyor. Çünkü embriyo transferinin doğru planlanması ve doğru zamanda transfer edilmesine yardımcı olan bir analizdir.

Embriyo transferinin yapılacağı gün rahimden doku örneği alınması ve incelenmesi, embriyonun taşınmasını sağlayacak olan genler açısından önemlidir. Sağlıklı bir gebelik oluşması için önemli olan tek unsur embriyonun kalitesi değil. Aynı zamanda embriyonun tutunacağı rahim içi dokusu da sağlıklı bir gebelikte belirleyici olan faktörler arasında yer alıyor.

Tüp Bebekte ERA Testi Fiyatları

Tüp beebkte era testi fiyatları

Çiftler tüp bebekte ERA testi fiyatlarını da merak edebilir ancak fiyat belirtmemiz doğru olmaz. Doktorun deneyimi, doku parçasının hangi laboratuvarda inceleneceği gibi pek çok farklı unsura bağlı olarak fiyatlar da değişkenlik gösterir. Öncelikle randevu almanız gerekiyor. Bu sayede şayet söz konusu testin yapılmasına ihtiyaç duyulursa test öncesinde tarafınıza fiyat bilgisi de iletilecektir.

İlginizi çekebilir –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-transferi-sonrasi

ERA Testi Sonucu Nasıl Belirlenir?

Tüp bebek tedavisinden faydalanan ve tüp bebekte ERA testi yaptırılan çiftler için test sonuçları akılları karıştırabiliyor. Yapılan analizde gen ekspresyon seviyeleri incelemeden geçiriliyor ve sonrasında alınan numune ‘alıcı’ ya da ‘alıcı olmayan’ şeklinde sınıflandırılıyor. ‘Alıcı’ olarak değerlendirilen netice, embriyo transferinin yapılabileceği anlamına geliyor.

Sonuç olarak bu testin alınan numune aracılığı ile rahim içi dokunun embriyonun tutunmasına uygun olup olmadığını değerlendirmeyi sağladığını ve bu nedenle de sonucun ‘alıcı’ ya da ‘alıcı olmayan’ şeklinde tanımlandığını söyleyebiliriz. Bu sonuçları ‘embriyoyu kabule uygun’ ya da ‘embriyoyu kabule uygun değil’ şeklinde de yorumlamak mümkün olabilir.

Test sonuçlarının ne zaman çıktığı da merak edilebiliyor. Testin gerçekleştirildiği laboratuvarın yoğunluğuna bağlı olarak bu süre değişebilir ancak genel olarak 1 hafta ile 2 hafta arasında değişen bir sürede testin sonuçlandığını belirtebiliriz.

ERA testinin basamaklarını ise şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Messenger RNA (mRNA) ekstraktının çıkarılması
  • Elde edilen mRNA kalitesinin belirlenmesi
  • İşaretlenen mRNA’nın ERA ile hibridizasyonu
  • mRNA saflaştırılması ve işaretlenmesi
  • Yıkama işlemi ve array okuması
  • Array sinyal yoğunluğunun ölçülmesi ve sistem ile sınıflandırmanın gerçekleştirilmesi
  • Raporun hazırlanması

ERA Testi Kimler İçin Uygundur?

Era testi kimler için uygulanır

Tüp bebek tedavisinden faydalanarak bebek sahibi olmak isteyen çiftler tüp bebekte ERA testi işleminin her zaman yapılıp yapılmadığını da merak ediyor. Ancak bu teste her çift için ihtiyaç duyulmaz. Embriyo kalitesinden kaynaklanmadığı bilinen ancak embriyo implantasyon başarısızlığının tekrarladığı durumlarda devreye ERA testinin girebildiğini söyleyebiliriz. Bu sayede söz konusu çiftler için gerçekleştirilen tüp bebek tedavisinde başarı oranının biraz daha artırılması da mümkün hale geliyor.

Okumanı öneririz –> https://www.drismetyildirim.com/mikroenjeksiyon-nedir

ERA Testinin Avantajları Nelerdir?

Çeşitli açılardan değerlendirildiğinde tüp bebekte ERA testi güvenilir sonuçlar veren analizden biridir. İmplantasyon penceresinin belirlenmesinde kullanılan bu test sayesinde tüp bebek tedavisinin başarısızlıkla sonuçlanma olasılığı da düşüyor. Test sayesinde implantasyon olasılığının artması da mümkün olabiliyor ve haliyle çiftlerin bebek sahibi olma hayallerinin gerçeğe dönüşmesinin önündeki engellerden bazıları kalkmış oluyor.

Elbette bu test sayesinde tüp bebek tedavisinde başarı elde etme olasılığının yükselmesi finansal açıdan da çiftler için avantajlı olabiliyor. Bir dizi döngünün gereklilikleri sona eriyor ve dolayısıyla çiftlerin bu tedavi için yeniden bir bütçe ayırmalarına gerek kalmayabiliyor.

Konuya dair yapılan bazı araştırmalar bu testin avantajlarının ortaya çıkması bakımından önem taşıyor. Örneğin bu testin uygulandığı ve tekrarlayan implantasyon başarısızlığı olan hastaların % 25’inde alıcı olmayan rahim dokusu olduğu tespit edildi.

Rahim içi dokusunun implantasyona uygun olan günlerde embriyo transferinin gerçekleştirilmesi haliyle tüp bebek tedavisinin başarı şansını da yükseltiyor. Bu arada implantasyon penceresi günlerinin kısa bir süre içerisinde değişme olasılığı bulunmuyor.

Bu nedenle daha sonra gerçekleştirilen tüp bebek döngülerinde, bazı spesifik durumlar dışında söz konusu testin tekrar yapılmasına da ihtiyaç duyulmuyor diyebiliriz. ERA testinin çok yüksek duyarlılığa ve özgüllüğe sahip olduğunu unutmamak gerekiyor. Tüp bebek tedavisinde uygulanan ERA testi hakkında sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-fiyatlari

 

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com
Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97

Tüp bebek transferi sonrası

Tüp Bebek Transferi Sonrası Neler Yapılmalı?

Tüp bebek transferi sonrası 2 haftalık süreç çiftler için son derece heyecanlı ve merak içerisinde geçiyor. Embriyo transferi gerçekleştirildikten sonra ‘acaba hamile kalacak mıyım’ düşüncesi heyecanlı bir bekleyişe dönüşüyor. Elbette bu süreçte bazı hususlara da dikkat edilmesinde fayda var. Doğal yolla hamilelik elde edemeyen çiftlerin başvurduğu yardımcı üreme tekniği tüp bebek tedavisine adet döneminin ikinci ya da üçüncü günü başlanıyor. Tedavi yaklaşık olarak 16 ila 17 günde tamamlanıyor. Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenleri de sizlere aktaracağız.

Embriyonun transfer edilmesinden sonra 12 ila 13 gün beklemek gerekiyor ve sonrasında gebelik testi uygulanıyor. Hamileliğin elde edilip edilmediği yapılan gebelik testi ile kolaylıkla anlaşılabilir. Ancak gebelik elde edilmediğinde tedavinin tekrarlanması da mümkündür. Tüp bebek tedavisi sadece bir kez uygulanan bir yöntem değil. Defalarca uygulanabilir ve ilk denemede gebelik elde edilememiş olsa da sonraki denemelerin hamilelik ile sonuçlanma olasılığı da bulunur.

Bilgin olsun –> https://www.drismetyildirim.com/sperm-hareketliligi-kac-olmali

Transfer Sonrası Kaç Gün Yatmalı?

Tüp bebek transferi sonrası neler yapılmalı

Halk arasında tüp bebek transferi sonrası mutlaka yatılması ve istirahat edilmesi gerektiği yönünde bir inanış var. Oysa sadece bazı durumlarda kadın hastalıkları ve doğum uzmanları transferin ardından istirahat öneriyor. Embriyonun transferi gerçekleştirildikten sonra sadece 20 dakika istirahat etmek yeterli olabiliyor. Anne adayının kendini iyi hissetmesi durumunda 20 dakika sonrasında ayağa kalkmasında ve günlük hayatına geri dönmesinde hiçbir sakınca bulunmadığını belirtmek gerekiyor.

Bununla birlikte tüp bebek transferi sonrası iş hayatına da ara vermek gerekmediğini belirtelim. Şayet anne adayı, vücudu çok fazla zorlayan, çok fazla efor gerektiren bir işte çalışmıyorsa, transfer sonrasında iş hayatına ara vermesine de gerek olmuyor. Sonuç olarak tüp bebek tedavisinde ‘transfer sonrasında ne kadar dinlenirsem, yatarsam hamile kama olasılığım da o kadar artar’ düşüncesi doğru değildir.

Dinlenmek ile hamile kalmak arasında bir ilişki bulunmuyor. Sadece bazı spesifik durumlarda doktorunuz 10 ila 12 gün boyunca yatmanızı isteyebilir. Bu durumda da doktorun önerisine harfiyen uyulması tüp bebek tedavisinde başarı elde edilmesi bakımından büyük önem taşıyor.

Dr. İsmet Yıldırım der ki…

Tüp bebek işleminde transfer aşamasından sonra muhakkak yapılması gereken bazı durumlar vardır. İşlemden hemen sonra hafif bir ağrı olabilir ve ağrı kesici alabilir. 20 dakika sonra hasta evine gidebilir. Transfer işlemini desteklemek amacıyla muhakkak verilen hormon tedavisi ve antibiyotik tedavisinin harfiyen yapılması gerekir. İlaç kullanımı konusu ile ilgili bir sorun olduğunda muhakkak doktorunuz ile görüşmelisiniz.

Transfer işleminden On gün sonra kanda gebelik testi yapılır. Sonucun pozitif veya negatif olma durumuna göre ilaç tedavisine devam edilir veya kesilir. Transferden yaklaşık 17-18 gün sonra rahim içinde gebelik kesesini ultrasonografi de görmek gerekir. Transfer işleminden sonra özel bir durum yok ise hastanın dinlenmesine gerek yoktur normal günlük aktivitesine devam edebilir…

Tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-fiyatlari

Tüp Bebek Transferi Sonrası Hamilelik Belirtileri

Tüp bebek transferi sonrası hamilelik belirtileri

Hamilelik belirtileri bakımından doğal yolla gebe kalmak ile tüp bebek tedavisi ile gebe kalmak açısından bir fark bulunmaz. Bir başka deyişle tüp bebek transferi sonrası hamile kalındığında ortaya çıkan belirtilerin doğal yolla hamile kalındığında görülen belirtilerden hiçbir farkı yoktur. Tüp bebek tedavisine özel bir gebelik belirtisi bulunmuyor. Hamilelik belirtilerini ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Adet gecikmesi
  • Göğüslerde hassasiyet
  • Meme uçlarında hassasiyet
  • Baş dönmesi
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Halsiz ve bitkin hissetme
  • Kokulara karşı hassasiyet
  • Sırt ve bel ağrısı
  • Karın bölgesinde şişkinlik
  • Vajinal akıntı
  • Yerleşme kanaması
  • Meme uçlarının koyu bir renk alması
  • Vücut sıcaklığının yükselmesi

Elbette tüp bebek transferi sonrası bu belirtilerin tamamı hemen ortaya çıkmaz. Bebek haberi alma konusunda sabırsız davranan anne adayları belirtilerin tamamının bir an önce görülmesini de arzulayabiliyor. Ancak bu belirtilerin bir bölümü henüz ortaya çıkmadan önce zaten kanda gebelik testi yapılıyor ve gebelik elde edilip edilmediği anlaşılıyor. Mide bulantısı, kusma, kokulara karşı hassasiyet gibi belirtiler bir süre geçtikten sonra yaşanan gebelik belirtileridir.

Faydası olur öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-nasil-yapilir

Transfer Sonrası Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Transfer sonrası dikkat edilmesi gerekenler

Anne adaylarının tüp bebek transferi sonrası bazı kritik unsurlara dikkat etmesi gerekiyor. Elbette bu unsurlar anne adaylarının günlük hayatını ya da iş hayatını ciddi anlamda sıkıntıya sokan durumlar değildir. Dikkat edilmesi gerekenleri bir tedbir olarak düşünebilirsiniz. Transfer işleminin ne kadar sürdüğüne de değineceğiz ancak öncesinde dikkat edilmesi gereken unsurları gözden geçirelim.

  • Anne adayları tüp bebek transferi sonrası ciddi bir sıkıntı yaşamaz. Çünkü zorunlu durumlar olmadıkça narkoz uygulaması yapılmadan transfer işlemi gerçekleştiriliyor. Bu nedenle transferin yapıldığı gün araç kullanılmasında da bir sakınca görülmüyor.
  • Transferin ardından birkaç gün çok uzun süren araç yolculuğu yapılmamalıdır.
  • Transferin gerçekleştirildiği gün duş alınmamalıdır.
  • Basit ev işleri yapmanın hiçbir sakıncası bulunmuyor. Ayrıca halk arasında sanıldığı gibi hapşırma ya da öksürme gibi durumlar embriyoyu etkilemez ve hamile kalma şansını da asla düşürmez. Bu tür konularda gereksiz bir endişeye kapılmamalısınız.
  • Embriyo transferinin ardından ağır spor aktivitelerinden uzak durulmalıdır. Yürüyüş yapılmasında hiçbir sakınca bulunmuyor. Ancak hızlı tempo ile koşma, vücudu aşırı derecede zorlama gibi hareketlerden de kaçınmakta fayda olacaktır.
  • Transfer işleminin ardından kesinlikle alkol alınmamalı, sigara içilmemelidir.
  • Hafif kahverengi lekelenmeler görülmesi son derece normal ve beklenen bir durumdur. Aynı zamanda kasık bölgesinde hafif derecede ağrı olması da normaldir.
  • Embriyo transferinin ardından asitli içecekler, kahve, bitki çayları tüketilmesi tavsiye edilmez. Aşırı yağlı ve şeker içerikli gıdalardan da uzak durulmasında fayda olacaktır.
  • Doktorun onayı olmadan basit ağrı kesici ilaçların bile kullanılmaması gerekiyor. Bu nedenle tüp bebek tedavisine başlandığında düzenli kullandığınız ilaçlar varsa doktorunuza mutlaka bilgi vermelisiniz.
  • Transfer sonrasında enfeksiyon riski nedeniyle sauna, hamam, deniz ve havuza girilmemelidir.
  • Gebelik testi yapılana kadar cinsel ilişkiye girilmemesi gerekir.
  • Stres ve gerginlik vücudu da olumsuz etkilediğinden anne adayları olabildiğince sakin kalmaya çalışmalı ve her türlü stresten, endişeden arınmalıdır. Yapılan embriyo transferinin hamile kalmak için tek şans olduğu düşünülmemelidir.

Tüp Bebek Transferi Ne Kadar Sürer?

Genellikle embriyo transferinin zorlayıcı ve uzun süren bir işlem olduğu düşünülüyor. Oysa transfer işlemi yaklaşık 10 dakikada tamamlanıyor. Öncesinde anestezi işlemine de gerek duyulmadığından embriyo transferine hazırlık sürecinin de çok uzun sürmediğini belirtebiliriz. Bu arada işlemin acıya da ağrıya neden olmadığını da belirtebiliriz. Zira transfer öncesinde anesteziye ihtiyaç duyulmaması da bundan kaynaklanıyor. Sadece tüp bebek transferi sonrası hafif düzeyde bir ağrı hissedilebilir.

Merak edenler için –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-sonrasi-adet

Tüp Bebek Transferi Sonrası Kasıklarda Ağrı

Tüp bebek transferi sonrası kasıklarda ağrı

Kasık bölgesinde tüp bebek transferi sonrası ağrı olabilir ve bu durum normaldir. Anne adayları kasık bölgesinde ağrı olduğunda hamile kaldığı ve bebeğin düştüğü endişesine kapılabiliyor. Bu ağrıyı farklı şekillerde yorumlayabiliyor. Ancak ağrı endişelenmenizi gerektirecek bir durum değildir. Gayet normal ve beklenen bir durumdur. Şayet dayanılamayacak kadar şiddetli bir karın ya da kasık ağrısı yaşarsanız derhal doktorunuza bilgi vermelisiniz.

Transfer Sonrası Kanama Olur Mu?

Yapılan tüp bebek transferi sonrası işlemin üzerinden yaklaşık 15 gün geçtikten sonra hafif lekelenme şeklinde bir kanama olabilir. Bu kanamada kanın rengi genellikle kahverengiye yakındır. Söz konusu kanamanın gebelik durumunda meydana gelen implantasyon yani yerleşme kanaması olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bir de transfer sonrasında luteal faz kanaması meydana gelebiliyor.

Hastadan hastaya değişkenlik gösterebilen bu kanama çoğunlukla birkaç gün içerisinde kendiliğinden duruyor. Kanamaya neden olan ise transfer öncesinde yumurtaların toplanmasıdır. Kanama olması transferin başarısız olacağı anlamına gelmez. Bu nedenle anne adaylarının embriyo transferi sonrasında kanama olmasını da olumsuz değerlendirmemesin de fayda var.

 

Konu ile alakalı yabancı kaynaklar:
https://progyny.com/education/ivf-facts/embryos-dont-fall-out/

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com
Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97

tüp bebek tedavisinde bilinmesi gerekenler

Tüp Bebek Tedavisinde Bilinmesi Gerekenler

Tüp bebek tedavisinde bilinmesi gerekenler nelerdir? Doğal yollardan çocuk sahibi olamayan çiftler için en başarı yardımcı üreme yöntemi tüp bebek tedavisidir. Günümüzde tüp bebek tedavisi, teknolojik imkanlar ve tıbbi gelişmeler sayesinde oldukça ilerlemiş ve yaklaşık olarak %80’e varan kısırlık sorunlarını çözebilmektedir. Günümüzde her yüz çiftten 15’i çocuk sahibi olabilmek için tüp bebek tedavi yöntemlerine başvurduğu için tüp bebek tedavisi ile
Devamını Oku

mikroenjeksiyon yöntemi

Mikroenjeksiyon Nedir? Nasıl Uygulanır?

Tüp bebek tedavi yöntemleri, kısırlık sorunlarının %80’inin çözülebildiği bir yardımcı üreme yöntemidir. Mikroenjeksiyon da, tüp bebek tedavisi kapsamında uygulanan bir döllendirme yöntemidir. Ülkemizde 3 milyondan fazla tüp bebek tedavisi sonucu dünyaya gelmiş sağlıklı bebek bulunmaktadır. ICSI yöntemi özellikle şiddetli erkek kısırlıkların da devrim niteliğinde sayılmaktadır.

Mikroenjeksiyon ile tüp bebek yönteminin farkları nelerdir?

Mikroenjeksiyon yani ICSI yönteminde, seçilen en kaliteli sperm hücresi, en kaliteli yumurtanın içerisine enjekte edilir. Yani döllendirme, uzman eliyle yapılır. Klasik yani IVF yönteminde ise yumurta hücresinin etrafına çok sayıda sperm hücresi koyulur ve bu spermlerden birinin yumurtayı kendiliğinden döllemesi beklenir.

Klasik yöntemde gerçekleşen döllenme, anne adayının vücudunda gerçekleşen döllenmeyle aynıdır, yalnızca laboratuar ortamında gerçekleşmektedir. Mikroenjeksiyon yönteminde ise yumurtanın sperm tarafından döllenmesi beklenmeden içerisine enjekte edilir. Bu sayede döllenme oluşur. Bu aşamada dışında tüp bebek tedavisi aynı şekilde devam eder.

Mikroenjeksiyonun avantajları nelerdir?

Mikroenjeksiyon yönteminde döllenme şansı daha yüksektir. Sperm sayısı ya da kalitesi yetersiz olan erkeklerde başarı şansı klasik tüp bebek yöntemine göre daha fazladır. Azospermi hastalarında menide sperm hiç olmadığı halde testisten Mikro TESE gibi yöntemlerde sperm alınabilir ve ICSI yöntemiyle gebelik sağlanabilir.

ICSI nasıl uygulanır?

Mikroenjeksiyon yönteminin uygulanması için elde edilen sperm hücreleri arasından en kalitelisi seçilir. Ardından seçilen sperm hücresi, en kalite yumurtanın içerisine enjekte edilir. Bu enjekte işlemi, mikroskopik enjektörler yardımı ile yapılmaktadır. Ardından döllenme oluşur ve oluşan embriyo laboratuar ortamında muhafaza edilir.

Hangi hastalar mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi için uygundur?

  • Sperm sayısı yetersiz olanlar,
  • Azospermi sorunu olan erkekler,
  • Mikro TESE yöntemi ile sperm elde edilmiş kişiler,
  • Kısırlık sorunu antisperm-antikorlar olan kişiler,
  • Klasik tüp bebek tedavisiyle döllenme başarısızlığı yaşamış çiftler,
  • Genetik tanı yöntemleri uygulanacak kişiler,
  • Sebebi bilinemeyen kısırlık problemi olan çiftler.

ICSI yöntemi sayesinde döllenme kesinlikle gerçekleşir mi?

Mikroenjeksiyon yönteminde döllenme şansı daha fazladır. Ancak yüzde yüz döllenme garantisi söz konusu değildir. Yumurta ya da sperm hücresi kalitesiz ise döllenme gerçekleşmeyebilir. Bununla beraber laboratuar imkanları ve embriyologun ne kadar deneyimli olduğu da döllenme şansını etkileyen en önemli faktörlerin başında gelir.

Mikroenjeksiyon yöntemi ile gebelik şansı nedir?

ICSI yani mikroenjeksiyon yönteminde döllenme ve gebelik şansı, klasik tüp bebek yöntemine göre nispeten fazladır. Ancak mikroenjeksiyon yönteminde de başarı şansını en fazla etkileyen faktör anne adayının yaşı ve yumurtalık rezervlerinin durumudur. Çiftin kısırlık sebebine ve yaşa göre değişmekle beraber ICSI yönteminde başarı oranı %50-80 arasında değişir.

ICSI yöntemi yeni bir uygulama mıdır?

Bu yöntemi 1992’de Belçika’da uygulanmaya başlamıştır. Ancak başarı şansı ve uygulama yöntemi sayesinde kısa sürede rutin bir uygulama olarak tüm tüp bebek merkezlerine yayılmıştır. Mikroenjeksiyon yönteminden sonra özellikle azospermi sorunu olan erkeklerin baba olma şansı yükselmiştir.

Mikroenjeksiyon yöntemiyle dünyaya gelen bebeklerde anomali riski fazla mıdır?

ICSI yöntemiyle doğan bebekler birçok bilimsel araştırmaya tabii tutulmuştur. Ancak anomali riskinin artması ya da düşük oranları, uygulanan mikroenjeksiyon yöntemi ile ilgili değildir. Bu durumlar daha çok sperm ve yumurta kalitesiyle ilgilidir. Sperm sayısının az olması durumunda genetik olarak bozukluklar meydana gelebilir.

Bu sebeple de bebekte bu risk artabilir. ICSI yönteminde, en kaliteli ve en sağlıklı sperm seçilmektedir. Ancak baba adayının sperm sayısı az ise genetik açıdan en kaliteli sperm bile risk grubunda olabilir. Bu sebeple de mutlaka genetik tarama yöntemlerinde başvurulması gerekmektedir.

İlginizi çekebilir –> https://www.drismetyildirim.com/yumurta-toplama-islemi-nedir

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com
Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97

Yumurta toplama işlemi

Yumurta Toplama İşlemi Nedir? Nasıl Yapılır?

Yumurta toplama işlemi tüp bebek tedavisinin aşamalarından biridir. Tüp bebek tedavisi erkek ve kadın üreme hücrelerinin laboratuvar ortamında buluşturulması ve döllenen yumurtanın yani embriyonun anne adayının rahmine transfer edilmesi prosedürüne dayalıdır.

Çeşitli aşamalar halinde değerlendirilmesi gereken bu tedavi yönteminde öncelikle yumurtaların belirli bir olgunluğa erişmesi gerekiyor. İstenen olgunluğa eriştiğinde ise çatlatma iğnesi devreye giriyor. Bu aşama, tüp bebek tedavisinde çiftlerin heyecanla beklediği embriyo transferinden hemen önceki aşamadır. Yumurta toplama işleminin toplamda ne kadar sürdüğüne ya da anne adayı için zorlu bir işlem olup olmadığına değineceğiz. Ancak öncesinde işlemin nasıl yapıldığını biraz daha ayrıntılı bir şekilde ele alalım.

Yumurta Toplama İşlemi Nasıl Yapılır?

Yumurta toplama işlemi nasıl yapılır

Yumurtaların istenen olgunluğa erişip erişmediği kontrol edilir ve istenen olgunluk elde edildiyse anne adayına çatlatma iğnesi yapılır. Çatlatma iğnesinin yapılmasını takiben 36 saat sonrasında ise yumurta toplama işlemi gerçekleştirilir. Bu işlem için anne adayı jinekolojik muayene masasına alınır. Üzeri steril bir örtü ile örtülür ve vajen bölgesi özel bir solüsyon ile temizlenir. Sonrasında anestezi uygulaması yapılır ve hemen ardından vajinal ultrasonografi işlemine geçilir. Ultrasonografi yardımı ile uç kısmında küçük bir prob olan iğne ile yumurtalara erişim sağlanır.

Yumurtanın içerisinde bulunduğu kese aspiratör ile boşaltılır ve foliküller yani yumurtalar dikkatli bir şekilde toplanarak laboratuvar ortamına gönderilir. Yumurtaların toplanması ile birlikte döllenme aşamasına geçilir ancak döllenme laboratuvar ortamında gerçekleştirildiği için anne adayı yumurtalar toplandıktan sonra evine gidebilir. Anne adayının bir sonraki gelişi embriyonun transferi içindir ve bu işlem de yumurta toplandıktan 1 ile 2 gün sonrasında gerçekleştirilir. Bu birkaç günlük süre içerisinde anne adayına herhangi bir işlem yapılmasına gerek duyulmaz.

Yumurta Toplama İşlemi Ne Kadar Sürer?

Halk arasında yumurta toplama işlemi için uzun zaman ayırmak gerektiği düşünülüyor. Oysa bu işlem sadece 15 ile 20 dakika arasında tamamlanan bir uygulamadır. İşlemin ardından klinik istirahate ya da ev istirahatine gerek olmaz. Anne adayı kendini iyi hissettiğinde günlük hayatına geri dönebilir.

Ayrıca yumurta toplanması nedeniyle anne adayının iş hayatına ara vermesine gerek olmadığını da belirtmeliyiz. Sadece yumurta toplanmasının ardından hijyene maksimum düzeyde dikkat edilmeli ve aynı gün cinsel ilişkiye girmekten kaçınılmalıdır. İşlemin ardından dikkat edilmesi gerekenler konusunda doktorunuz size detaylı bilgi aktaracaktır. Önerilere ve uyarılara dikkat etmeniz tedavinin başarısı açısından çok büyük bir önem taşıyor.

Bilgin olsun –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-asamalari

Yumurta Toplama İşlemi Sonrası Banyo

yumurta toplama işlemi sonrası banyo

Anne adaylarının çok gerekmedikçe yumurta toplama işlemi ile aynı gün banyo yapması önerilmez. Mümkün olduğunda bir gün sonrasında ayakta duş şeklinde banyo yapılmasına özen gösterilmelidir. Aynı zamanda işlemin yapıldığı gün ve sonrasında vajinal temizlik için kozmetik ürünler, parfüm içerikli ürünler ya da vajinal jeller kullanılmaması gerekiyor. Enfeksiyon riskini göz önünde bulundurarak olabildiğince su ve sabun dışında bir malzeme kullanmadan vajinal temizlik yapılmasını sağlamalısınız.

Tüp Bebekte Yumurta Toplama İşlemi Kaçıncı Günde Yapılır?

Tüp bebek tedavisinde yumurta toplama işlemi ne zaman yapılıyor sorusundan önce tedavinin aşamalarını gözden geçirmekte fayda olacaktır.

  • Danışmanlık
  • Yumurta geliştirme
  • Yumurta toplama
  • Döllenme
  • Embriyo transferi

Yumurtanın toplanması aşamasına geçilebilmesi için öncelikle yumurtaların belirli bir olgunluğa erişmiş olması gerekiyor. Her kadında bu süre aynı olmayabilir ve bu nedenle ‘tüp bebek tedavisine başlanmasından kaç gün sonra yumurta toplanır’ sorusuna net bir gün belirterek yanıt verilemez. Elbette tedaviye başlanmadan önce doktorunuz bazı testler yaptırmanızı da isteyecek. Bu testlerin sonuçlarının ne zaman çıkacağı da tüp bebek için yaptığınız başvurudan kaç gün sonra yumurtanın toplanacağı sorusunun yanıtını etkiliyor.

Genel olarak yumurta geliştirme aşamasının yaklaşık 15 gün sürdüğünü belirtebiliriz. Sonrasında yumurta çatlatma iğnesi yapılıyor ve 36 saat sonrasında da yumurtalar toplanıyor. Döllenme aşaması laboratuvar ortamında gerçekleştiriliyor ve 1 ile 2 gün sürüyor. Döllenmenin gerçekleşmesinin hemen ardından embriyo transferi aşamasına geçilir. Gebelik testi ise embriyo transferini takiben 12 gün sonrasında yapılır.

Yumurta Toplama İşlemi Sonrası Ağrı Olur mu?

Kadınların en çok merak ettikleri konulardan biri de yumurta toplama işlemi sonrasında ağrı olup olmadığıdır. Çok sayıda anne adayı bu işlemin ardından ağrı hissetmez. Ağrı yaşayan kadınlar da bu ağrının şiddetinin adet dönemi ağrısından daha fazla olmadığını ifade eder. Dolayısıyla asla ağrı olmaz diyemesek de yaşanan ağrının günlük hayatı ya da iş hayatını olumsuz etkileyecek düzeyde olmadığını belirtmemiz gerekiyor.

Bu dönemde doktor tarafından reçete edilmeyen ilaçların asla kullanılmaması gerekiyor. Ağrı kesici ilaç alınabilir ancak bu ilacın da kesinlikle doktorunuz tarafından reçete edilmiş olmasına özen göstermelisiniz. Evde bulunan herhangi bir ağrı kesici ilacı kullanmayın. Zira ağrı kesici ilaçların etken maddeleri ve içerikleri farklı olabilir.

Bu nedenle doktorunuza danışmadan ağrı kesici almanız da önerilmez. Yumurta toplandıktan sonra yüksek vücut ateşi, aşırı karın ya da kasık ağrısı, ciddi düzeyde halsizlik ya da aşırı kanama gibi durumlar gelişirse zaman kaybetmeden doktorunuza danışmanız ve bu semptomlar hakkında bilgi vermeniz gerekiyor. Yumurta toplanması işleminin riskleri son derece düşüktür. Ancak yine de enfeksiyon riskini göz önünde bulundurmak gerekir.

İlginizi çekebilir –> https://www.drismetyildirim.com/embriyo-transferi-nasil-yapilir

Yumurta Toplama İşlemi Zor mudur?

Yumurta toplama işlemi zor mudur

Tüp bebek tedavisine başlayan çiftlerin en çok odaklandıkları ya da endişe duydukları aşama yumurta toplanması oluyor. Bu aşama kimi zaman bir ameliyat gibi algılanabiliyor. Oysa yumurta toplanması bir ameliyat değildir ve son derece basit bir işlemdir. Anestezi altında gerçekleştirildiği için anne adayının herhangi bir ağrı, acı, kramp hissetmesi zaten mümkün olmuyor. Kadınlar açısından gayet konforlu bir süreç eşliğinde, dakikalar içerisinde tamamlanan bir işlem olduğundan hiçbir şekilde endişe edilmesine de gerek yok.

Yumurta toplandıktan sonra anne adayının kısa bir süre istirahat etmesi ve sonrasında günlük hayatına geri dönmesi mümkündür. Bu kısa istirahatin nedeni yapılan işlemden ziyade anestezi uygulanmış olmasıdır. Hatta anne adayının kendini iyi hissetmesi durumunda hemen evine dönmesi bile mümkün olabiliyor. Sonuç olarak yumurta toplama işleminin kadınlar için asla zor bir uygulama olmadığının altını çizmek gerekiyor.

Yumurta Toplama İşlemi Öncesi Beslenme Nasıl Olmalı?

Beslenme konusunda en çok dikkat edilmesi gereken unsur, yumurta toplama işlemi sonrasında sigara, alkol ve aşırı kafeinden uzak durulmasıdır. Bunlar, tedavinin başarısını olumsuz yönde etkileyebilir. Olabildiğince vitamin, mineral, protein ve kalsiyum açısından zengin gıdaların tüketilmesine özen gösterilmelidir. Bu süreçte gazlı içeceklerin tüketilmesi önerilmiyor. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturulmalı ve gebelik süresince bu beslenme düzeninin korunmasına özen gösterilmelidir.

Su tüketimi yine dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında yer alıyor. Günlük su tüketiminin ideal seviyede olmasını sağlamalısınız. Yumurta toplanmasının ardından mutlaka tüketilmesi gereken gıda maddeleri şeklinde bir liste aktarılamaz. Ancak sağlıklı ve çok yönlü beslenme şekline geçiş yapılmasında fayda olacaktır. Şayet ihtiyaç duyulursa dışarıdan vitamin ve mineral takviyesi de alınabilir ancak bunun için de öncesinde doktorunuza danışmanız gerekiyor. Tüp bebek tedavisinde yumurta toplama işlemiyle ilgili sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-fiyatlari

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Yerleşme Kanaması

Yerleşme Kanaması (Üstüne Görme) Nedir?

Yerleşme kanaması döllenmenin meydana gelmesi durumunda embriyonun rahim içerisine yerleşmesi yani tutunması sırasında …

Prolaktin

Prolaktin (Süt Hormonu) Nedir? Kaç Olmalı?

Prolaktin beynin orta bölümünde yer alan hipofiz bezi tarafından salgılanan bir hormondur. Kısaca ‘PRL’ olarak …

Kolposkopi

Kolposkopi Nedir? Nasıl Yapılır?

Kolposkopi alt genital bölgenin detaylı bir incelemeden geçirilmesi için güçlü bir ışık kaynağı ve mercekler …