Jinekoloji

Vajinal akıntı

Vajinal Akıntı Nedir? Koku Neden Olur?

Vajinal akıntı vajina içerisinde yer alan salgı bezleri tarafından salgılanan ve döküntülerin vücuttan tahliye olması gibi son derece önemli fonksiyonlara sahip olan bir sıvıdır. Vajina sağlığının korunmasında son derece önemli olan vajina akıntısının her kadında aynı miktarda ya da aynı sıklıkta olması beklenemez. Her ay kadınlarda vajinal akıntının miktarında ve renginde bazı değişimler olabilir. Yumurtlama döneminde vajinal akıntıda değişiklik olması son derece normal bir durumdur.

Ancak vajinadan koku gelmesi durumunda çeşitli sağlık sorunlarına dair şüphe uyanır. Enfeksiyon gibi çeşitli sorunlara bağlı olarak vajinadan kötü koku gelebilir ve böyle durumlarda mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması gerekir. Özellikle vajinal akıntıda balık kokusu olması çok sayıda kadının yaşadığı problemlerden biridir. Bunun ne anlama geldiğini ve ne yapmak gerektiğini açıklamadan önce vajinal akıntının belirtilerini gözden geçirelim.

Vajinal Akıntının Belirtileri

Elbette vajinal akıntı tıbben normal kabul edilen ve vajina sağlığı bakımından da önem arz eden bir durumdur. Tıbbi anlamda normal kabul edilmeyen ve nedeninin araştırılmasına ihtiyaç duyulan vajina akıntısı belirtilerini ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Yüksek ateş
  • Karın ya da kasıklar bölgesinde ağrı olması
  • Hızla kilo kaybı yaşanması
  • Sıklıkla idrara çıkma
  • Sürekli yorgun ve bitkin hissetme

Bu belirtilerin tamamı pek çok farklı hastalığa işaret edebilir. İşte bu nedenle mutlaka belirtilerin dikkate alınması ve en kısa zamanda kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile görüşülmesi gerekiyor. Vajinal akıntıda istenmeyen değişimlerin olmasını tüm kadınlar dikkate almalıdır. Tüm hastalıklarda erken tanının son derece önemli olduğunu unutmamak gerekiyor.

Vajinal Akıntı Tedavisi Nasıldır?

Vajinal akıntı tedavisi var mı

Kadınlarda problemli vajinal akıntı sorununun çok sayıda farklı nedenden kaynaklandığını belirtmek gerekiyor. Bu nedenle sadece tek bir tedavi prosedüründen söz edilemez. Sorunun kaynağının belirlenmesi için bazı test ve muayenelerin yapılmasına ihtiyaç duyulur. Sonrasında ise muayene sonuçları, hastanın öyküsü ve test sonuçları bir arada değerlendirilerek en ideal tedavi protokolü uygulanır.

Şayet vajinal akıntı sorununa neden olan maya enfeksiyonları ise bu durumda hastanın genel sağlık tablosunun da uygun olması halinde antifungal ilaç kullanımı tercih edilebilir. İlaçlar jel formunda olabildiği gibi krem şeklinde de üretilebiliyor. Hastada istenmeyen vajinal akıntıya yol açan bakteriyel vajinozis ise antibiyotik ilaç kullanımı ya da antibiyotik içeren kremlerin kullanılması gibi seçenekler değerlendirilebilir. Ancak elbette tanı konması için hastanın öyküsü de önem taşıyor ve bu doğrultuda aşağıdaki soruların yanıtlarının doktora aktarılması gerekiyor.

  • Anormal akıntı kaç gün önce başladı?
  • Akıntının rengi nasıl?
  • Vajinal akıntıda kötü koku mevcut mu?
  • Vajina içinde veya çevresinde kaşıntı, ağrı veya yanma oluyor mu?
  • Birden fazla cinsel partnerle ilişki durumu var mı?
  • Cinsel ilişkide hangi yöntemle korunma sağlanıyor?
  • Vajinal duş esnasında parfüm içerikli kozmetik ürünler kullanılıyor mu?

Bu soruların yanıtları istenmeyen vajinal akıntının kaynağının tespit edilmesi açısından önem taşıyor ve hasta tarafından doktora en doğru bilgilerin aktarılması gerekiyor.

Bilgin olsun –> https://www.drismetyildirim.com/vajinadan-gaz-cikmasi

Vajinal Akıntı Nasıl Geçer?

Vajinal akıntı nasıl geçer

Normal olmayan vajinal akıntı ancak tıbbi bir tedavi uygulanması yoluyla geçer. Bu konuda yapılan en büyük hata hastaların gelişigüzel yöntemleri uygulamasıdır. İnternet ortamında doğru olmayan çok fazla bilgi olduğunu görebiliyoruz. Bu bilgiler hastaların vajina kokusundan ya da vajinal akıntıdan kurtulmaya çalışırken çok daha farklı sağlık sorunları yaşamalarına yol açabiliyor.

Bunlar arasında en yaygın olanı bitki kullanımıdır. Bitkilerin kaynatılması ve bu suyla vajinal duş alınması gibi yöntemler vajina florasına çok ciddi zararlar verebilir. Aynı zamanda vajina bölgesinde cilt sağlığını da bozabilir. Bu tür bilgilere itibar etmek yerine tıbbi tedavinin uygulanması ve öncesinde de sorunun kaynağının tespit edilmesini tercih etmelisiniz. Bu sayede doğru olmayan gelişigüzel yöntemlerin uygulanmasından kaynaklanabilecek olası yeni sorunlardan da kurtulmuş olursunuz.

Tedavi süresi boyunca doktorun önerilerine uyulması da tedavinin başarısında son derece etkilidir. Pamuklu iç çamaşırlarının kullanılması, adet dönemlerinde pedlerin sıklıkla değiştirilmesi, şayet doktorunuz tarafından yasaklanırsa cinsel ilişki yasağına harfiyen uyulması gibi unsurlar uygulanan tedavilerde sanıldığından çok daha fazla önem taşıyor.

Mutlaka okumalısın –> https://www.drismetyildirim.com/vajinanin-guzel-gorunmesi

Kokulu Akıntı Neden Olur?

Öncelikle sağlıklı ve normal vajinal akıntı ile sağlıksız ve normal olmayan vajinal akıntının birbirinden ayırt edilmesi gerekir. Kadınlarda aşağıda sıraladığımız durumlarda vajinal akıntıda artış olur ve bu durum bir sağlık sorunu değil, aksine beklenen ve gayet normal bir durumdur.

  • Yumurtlama dönemine girilmesi
  • Cinsel uyarılma olması
  • Egzersiz yapma
  • Bazı doğum kontrol haplarının kullanımına başlanması
  • Aşırı stres yaşamak

Bir de vajinadan koku gelmesi gibi çeşitli şikayetlere de yol açabilen, vajina florasının dengesinin bozulmasına yol açabilen çeşitli ağlık sorunları ya da davranışlar bulunuyor. Bunları da hemen kısa bir liste halinde aktaralım:

  • Antibiyotik ilaç ya da steroid kullanımı
  • Bakteriyel vajinozis hastalığı
  • Rahim ağzı kanseri
  • Klamidya ya da gonore gibi bazı hastalıklar
  • Şeker hastalığı (diyabet)
  • Bazı kozmetik ürünlerin vajinal duş için kullanımı
  • Ameliyat sonrası pelvik enfeksiyon olması
  • Pelvik inflamatuar hastalık (PID)
  • Trichomonas enfeksiyonu mevcudiyeti
  • Vajinal atrofi durumu
  • Vajinit
  • Maya enfeksiyonları

Yukarıda sıralanan durumlarda vajinal akıntıda istenmeyen değişimler olabilir ve haliyle en kısa zamanda kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile görüşülmesi gerekir. Ayrıca vajinadan koku gelmesi durumunda hiçbir belirtinin ortaya çıkmamış olması durumunda bile mutlaka doktorunuz ile görüşmelisiniz.

Tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/vajinoplasti

Vajinal Akıntı Türleri Nelerdir?

Vajinal akıntı türleri

Genel olarak vajinal akıntı türleri şu şekilde sıralanabilir:

Beyaz Renkte Akıntı

Beyaz renkte akıntı kritiktir. Şayet akıntı adet döngüsü başında meydana geliyorsa ve beyaza yakın bir renkteyse normal kabul edilir. Ancak süt kesiği benzeri bir kıvam söz konusuysa ve bu kıvama kaşıntı da eşlik ediyorsa mantar şüphesi doğar ve mutlaka hastanın kontrolden geçirilmesi gerekir.

Berrak ve Akışkan Akıntı

Yumurta akı benzeri bir görünüm sergileyen, berrak ve hafif akışkan olan akıntının tıbben son derece normal olduğunu belirtelim. Bu akıntı türü genellikle yoğun egzersiz ya da spor yapılması sonrasında yaşanıyor.

Berrak ve Mukus Benzeri Akıntı

Berrak ve aynı zamanda mukus benzeri akıntı olması normaldir ve kadınların yumurtlama dönemlerinde meydana gelen bir akıntı türüdür.

Kahverengi veya Kanlı Akıntı

Şayet kahverengi ya da kanlı akıntı adet döneminin hemen öncesinde normal kanamanın bitimini takiben görülüyorsa sağlık sorunu olduğu anlamına gelmez. Ancak adet dönemleri dışında olması erken gebelik belirtisi olabileceği gibi rahim ağzı kanseri belirtisi de olabilir. Ayrıca fibroid gibi bazı anormal büyümelerden de kaynaklanabilir. Rahim içi enfeksiyon durumunda da akıntının formu bu şekilde olabilir.

Sarı veya Yeşil Akıntı

Yeşil ya da sarı renkte vajinal akıntı tıbben normal kabul edilmez. Bu renkte akıntıya kötü kokunun eşlik etmesi ve kıvamın da yoğun olması, cinsel yolla bulaşan trichomonas enfeksiyonu belirtisi olarak değerlendirilir. Bu enfeksiyon kaşıntı, yanma ve sık idrara çıkma gibi belirtiler de gösterebilir ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

Vajinadan Balık Kokusu Gelmesi

Balık kokusuna benzeyen bir koku kadınlar tarafından vajinadan koku gelmesi olarak değerlendirilebiliyor. Bu durum ilk olarak bakteriyel enfeksiyon şüphesini doğurur ve mutlaka gerekli muayene ile testlerin yapılması için doktora başvurulmalıdır. Vajinal akıntı hakkında sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Önerdiğimiz diğer makalemiz –> https://www.drismetyildirim.com/kadin-ureme-organlari

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Vajinadan gaz çıkması

Vajinadan Gaz Çıkması ve Ses Gelmesi Neden Olur?

Vajinadan gaz çıkması bazı kadınlarda sadece cinsel ilişki esnasında yaşanırken bazı kadınlarda günün herhangi bir zamanında yaşanan ve dolayısıyla kadınların günlük hayatını da sıkıntıya sokan problemlerden biridir. Gaz çıkarmak ile vajinadan gaz çıkması birbirinden farklıdır.

Vajinadan çıkan gaz aslında vajina içerisine sıkışan havanın dışarı çıkmasıdır. Elbette bu konu kadınlar için akıl karıştırıcı bir boyuta dönüşebiliyor. Halk arasında ‘vajinal gaz’ olarak da bilinen gaz çıkmasının ya da vajinadan ses gelmesi durumunun gebelik belirtisi olup olmadığı ya da bir hastalık belirtisi olup olmadığı da merak ediliyor. Tüm bu konulara bir açıklık kazandıracağız ancak öncesinde vajinadan neden gaz çıktığını daha detaylı mercek altına alalım.

Vajinadan Gaz Çıkması Neden Olur?

Toplumda bu sorunun tek bir nedenden kaynaklandığı düşünülse de çok sayıda farklı unsur vajinadan gaz çıkması tablosunun oluşturabiliyor. Bunun nedeni vajina da hava sıkışmasına pek çok farklı faktörün yol açabiliyor olmasıdır. Bu faktörler arasında toplumda en sık görülenleri hemen listeleyelim.

Cinsel İlişki

Cinsel ilişki

Cinsel ilişki esnasında vajinanın genişlemesi ve sonrasında daralması kimi zaman vajina içerisine hava dolmasına neden olabilir. Bu hava kasların kasılması ile birlikte vajina içerisinde kaldığından basit bir hareket esnasında basınçlı bir şekilde dışarıya çıkabilir.

Bu durum kadınlar tarafından vajinadan gaz çıkması olarak değerlendiriliyor olsa da aslında sadece sıkışan havanın dışarı çıkmasıdır. Kimi zaman sıkışan hava cinsel ilişki esnasında da çıkabiliyor. Kadınlar için öz güven sorunlarına bile neden olabilecek kadar önemli olan bu problem vajina genişlemesi sorunu yaşayan kadınlarda daha sık gözlemleniyor.

Öz güven sorunlarının yanı sıra cinsel isteksizlik gibi sorunlara da yol açabilen problem, vajina daraltma ameliyatı gibi yöntemler ile ortadan kaldırılabilir. Zira vajinoplasti ameliyatı için başvuran kadınların büyük bölümünün ameliyat olmak istemesi bu sorundan kaynaklanıyor.

Bilginiz olsun –> https://www.drismetyildirim.com/vajinanin-guzel-gorunmesi

Pelvik Taban Sorunları

Pelvik taban bölgesi ile ilgili yaşanan bazı sorunlar idrar kaçırma, makat ile ilgili sorunlar ya da vajinadan gaz çıkması gibi problemlere yol açabiliyor. Bu nedenle vajinadan ses gelmesinin nedenleri listesinde pelvik taban sorunları da bulunuyor.

Pelvik taban problemleri daha önce zorlu vajinal doğum yapan kadınlarda daha yaygın bir şekilde görülüyor. Böyle durumlarda hastanın şikayetlerini ortadan kaldırmaya yönelik bazı tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Aynı zamanda idrar kaçırma gibi sorunları ortadan kaldırmak için Kegel egzersizi gibi yöntemler de tedaviye yardımcı teknikler olarak uygulanabilir.

Fistül

Fistül vajinadan ses gelmesi problemine yol açan unsurlardan biridir. Bağırsak ile cilt arasında anormal bir kanalın oluşması şeklinde açıklayabileceğimiz fistül enfeksiyon gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Sadece tek bir kanalın oluşması söz konusu olabileceği gibi birden fazla kanalın oluşması da mümkün olabilir.

Vajina, mesane bağırsak ve bağırsak aralarında görülen fistülün belirtileri sadece vajinal gaz değildir. Aynı zamanda idrar sızıntısı olması gibi çeşitli semptomlar da ortaya çıkabiliyor. Bu gibi durumlarda mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması gerekiyor.

Tampon

Kadınların adet dönemlerinde tampon kullanması vajinadan ses gelmesinin nedenlerinden biridir. Tamponun takılması esnasında vajinaya hava girebiliyor ve hava vajina da sıkışıyor. Çoğu zaman tamponun çıkarılması esnasında vajina da ki hava da dışarı çıkıyor ve bu sırada ses de duyulabiliyor. Burada bir detayın altını çizmek gerekir. Vajinadan ses gelmesi tampondan değil, tamponun takılması sırasında vajinaya hava dolmasından kaynaklanır.

Kasların Gerilmesi

Vajina kaslarının çeşitli nedenlerle gerilmesi, vajinadan ses gelmesinin sebeplerinden biridir. Genellikle vajinal muayene nedeniyle stres ve gerginlik yaşayan kadınlarda bu gibi kasılmalar olabiliyor. Kasların gevşemesi ile birlikte de vajinadan ses gelebiliyor. Çünkü kaslar gevşediğinde vajina da sıkışan hava da dışarı çıkıyor.

Tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/vajinoplasti

Vajinadan Gaz Çıkması Bakireliği Bozar mı?

Vajinadan gaz çıkması bakireliği bozar mı

Özellikle genç kışların vajinadan gaz çıkması ile ilgili yaşadıkları en büyük endişe bu durumun kızlık zarına zarar vermesidir. Hymen dokusu yani kızlık zarı vajinadan gaz çıkması esnasında yırtılmaz. Zira kızlık zarının ortasında küçük bir delik olduğunu unutmamak gerekiyor.

Adet dönemlerinde kadın dışarı akması bu küçük delik sayesinde gerçekleşiyor. Bu nedenle vajina da hava birikmesi ve sıkışan havanın dışarı çıkmasının kızlık zarını yani bakireliği bozması teknik olarak mümkün değildir. Kızlık zarı ince bir doku olsa da esnek bir yapıya sahiptir. Sıkışan havanın dışarı çıkması gibi nedenlerle kızlık zarının yırtılması, bütünlüğünü kaybetmesi mümkün olmaz.

Vajinadan Gaz Çıkması Nasıl Geçer?

Vajina da sıkışan havanın çıkması için en basit yöntem yere çömelmektir. Bu esnada vajinal kaslar hafifçe açılır ve vajina içerisinde sıkışan havanın dışarı çıkması da mümkün hale gelir. Ancak vajinadan ses gelmesi sorununu sıklıkla yaşayan kadınların mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile görüşmesi gerekiyor.

Çünkü bu durumda neden vajina da sürekli hava birikmesi sorununun yaşandığı araştırılabilir. Sonrasında bu problemi ortadan kaldırmaya yönelik tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Genellikle vajina genişlemesinden kaynaklanan bu sorun tek bir seans halinde uygulanan vajina daraltma ameliyatı ile giderilebiliyor. Bu konuda da doktorunuza danışabilirsiniz.

Vajinadan Ses Gelmesi Hamilelik Belirtisi mi?

Vajinadan ses gelmesi

Toplumda gebelik belirtileriyle ilgili çok sayıda yanlış inanış olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bunlardan biri de vajinadan gaz çıkması sorunudur. Vajinadan ses gelmesi bir hamilelik belirtisi değildir. Gebelik erkek ve kadın üreme hücrelerinin buluşması, döllenmenin gerçekleşmesi ve embriyonun rahme tutunması ile gelişen bir süreçtir.

Dolayısıyla vajinaya hava girmesinin hamilelik ile bir ilgisi bulunmuyor. Hamile kalmadan önce yaşanan cinsel ilişki esnasında vajinaya hava girmesinin de gebelik ile herhangi bir ilgisi bulunmuyor. Bu hava ilişki sırasında ya da sonrasında dışarı çıkacaktır. Vajinadan ses gelmesinin kişinin hamile kalma olasılığı üzerinde de bir etkiye sahip olmadığının altını çizmek gerekiyor.

İlginizi çekebilir –> https://www.drismetyildirim.com/labioplasti-nedir

Vajinadan Gaz Çıkmasının Tedavisi Var mı?

Bu sorunun neden yaşandığının belirlenmesi çok büyük önem taşıyor. Sonrasında vajinadan gaz çıkması sorununa yol açan unsurların ortadan kaldırılmasına yönelik bir tedavi prosedürü uygulanabilir. Bu sorun çoğunlukla vajina genişlemesinden kaynaklanıyor ve vajina genişlemesi de pek çok farklı faktöre bağlı olarak ortaya çıkabiliyor.

Tedavi ise sorunun kaynağını ortadan kaldırmaya yönelik olarak planlanıyor. Genellikle vajinanın genişlemesinden kaynaklanan bir sorun olması, tedavinin de vajina daraltma ameliyatı ile yapılmasını beraberinde getiriyor.

Cerrahi müdahale ile vajinaya ideal sıklığın kazandırılması, kadınların sıklıkla yaşadıkları vajinadan ses gelmesi sorununu ortadan kaldırabiliyor ve özellikle cinsel yaşam konforlarını yeniden kazanmaları mümkün olabiliyor. Ancak farklı sorunlardan kaynaklı olarak vajinadan gaz çıkmasının yaşanması durumunda tedavi de yine farklı şekilde uygulanabilir.

Vajinadan Ses Gelmesi Hastalık Belirtisi mi?

Öncelikle vajinadan ses gelmesi durumunun her zaman bir hastalık belirtisi olmadığını belirtelim. Ancak bazı hastalıklar, özellikle pelvik taban bölge ile ilgili yaşanan hastalıklar bu soruna neden olabiliyor.

Dolayısıyla kadınların yaşadığı bu sorunun bir hastalık belirtisi olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle doktora başvurmanız ve gerekli muayene ile tetkiklerin yapılmasını sağlamanız gerekiyor. Sonrasında doktorunuz tarafından şayet bir hastalık belirlenirse tarafınıza bilgi verilecek ve gerekli tedaviye başlanacaktır. Vajinadan ses gelmesine dair sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Önerdiğimiz diğer makalemiz –> https://www.drismetyildirim.com/takvim-metodu

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Vajinoplasti

Vajinoplasti (Vajina Daraltma Ameliyatı)

Vajinoplasti genital estetik ameliyatlar arasında en çok tercih edilenlerden biridir. Çeşitli nedenlere bağlı olarak genişlemiş yani bollaşmış olan vajinaya daha dar ve sıkı bir form kazandırmak amacıyla gerçekleştirilen bu ameliyatın ardından iyileşme süreci de kadınları zorlamıyor.

Ayrıca klinik istirahat de gerekmiyor ve hastalar ameliyatın yapıldığı gün taburcu olabiliyor. Kısa bir dinlenme süresinin ardından günlük hayata devam edilebiliyor ve kadınlar vajinanın dar gözükmesi isteklerine kavuşmuş oluyor. Bu arada vajinoplasti fiyatları hakkında da fikir sahibi olmanızı sağlayacak rakamlardan söz edeceğiz.

Vajina Daraltma Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Günümüzde ilerleyen tıp teknolojisinin de yardımı ile genital estetik ameliyatlar artık daha kısa sürede tamamlanıyor. Ameliyatın genel anestezi altında gerçekleştirildiğini belirtelim. Böylelikle hastanın acı ya da ağrı hissetmesi de mümkün olmuyor. Elbette vajinoplasti fiyatları ameliyatın süresine göre belirlenmiyor.

Operasyonda vajinanın alt duvarında, iki taraflı olarak pelvis tabanını oluşturan dokulara müdahale ediliyor. Levator kaslarının birbirine yaklaştırılması amaçlanarak gerçekleştirilen vajinoplasti ameliyatı ile daha sıkı bir vajina elde edilebiliyor. Ancak bu operasyon ile vajinanın hangi bölgesine müdahale edildiğinin de bilinmesi gerekiyor. Ameliyat sadece vajina girişinden itibaren 3 cm ile 4 cm uzunluğa kadar olan bölüm üzerinde gerçekleştirilir.

Uygulanan vajinoplasti ameliyatı fazla dokunun kesi uygulanarak çıkarılması prosedürüne yöneliktir. Fazla doku oranı her hastada farklı olabilir. Vajina da çok fazla genişleme olan bir hastada daha fazla oranda dokunun çıkarılması gerekir. Ardından dikiş uygulaması yapılır ve bu sayede vajinaya sıkı bir form da kazandırılmış olur. Ameliyat öncesinde yapılan muayene ile zaten ne kadar doku çıkarılacağına doktor tarafından karar veriliyor ve ameliyat planlaması gerçekleştiriliyor.

Operasyondan sonra 4 hafta ile 6 hafta boyunca cinsel ilişkiye girilmemesi gerekiyor. Aynı zamanda yaklaşık olarak 10 gün boyunca sürebilen fakat sadece lekelenme şeklinde olan bir kanama meydana gelebilir ve bu da son derece normal bir durumdur. Şayet kanama daha fazla miktarda olursa, daha uzun sürerse ya da kanamaya şiddetli ağrı, kötü kokulu vajinal akıntı eşlik ederse rutin kontrol muayenesini beklemeden doktorunuza başvurmanız gerekiyor.

Hastalar vajinoplasti sonrasında iyileşmenin tam olarak ne zaman gerçekleştiğini de merak edebiliyor. Ancak bu sürenin her hastada aynı olmadığını belirtmek gerekir. Çoğunlukla 4 hafta ila 6 hafta sonrasında %100 iyileşme elde edilmiş oluyor ve tüm yasaklar kalkıyor. İyileşme sürecinde hastaların sauna, hamam, deniz ve havuzdan da uzak durması gerekiyor.

Mutlaka okumalısın –> https://www.drismetyildirim.com/labioplasti-nedir

Vajinoplasti Kimlere Yapılır?

Vajinoplasti kimlere yapılır

Gebelik döneminde her türlü cerrahi operasyon çeşitli sakıncalar doğurabildiğinden vajina daraltma ameliyatı yapılabilmesi için doğum ve emzirme dönemlerinin tamamlanmış olması gerekiyor. Bunun dışında ameliyata engel bir sağlık sorunu olmayan, vajinanın çok bol olması durumundan şikayet eden her kadın bu ameliyattan faydalanabilir.

Söz konusu operasyonun yapılabilmesi için belirli bir dönemi beklemek de gerekmiyor. İş hayatına uzun bir ara vermeye ihtiyaç olmadığından hastanın kendini hazır hissettiği herhangi bir zaman diliminde vajinoplasti ameliyatının yapılması mümkün olabiliyor. Ayrıca daha önce vajina ya da sezaryen doğum yapmış olmanız bu ameliyata engel teşkil etmez. Kürtaj yaptırmış olanlar da rahatlıkla ameliyattan faydalanabilir.

Dr. İsmet Yıldırım der ki…

Vajinoplasti özellikle birden fazla doğum yapan kadınlarda vajinal sıkılığın kaybolmasından dolayı tercih edilen operasyonlardandır. Bunun dışında doğuştan gelen sebeplerle vajinanın geniş olması özellikle ilişki problemleri yaratıyorsa kadınların tercih ettiği operasyondur.

Genel anestezi altında ameliyathane ortamında yapılan ortalama 30-40 dakikalık bir operasyondur. Genellikle bir gün hastanede kalış süresi vardır. İyileşme süresi ortalama 3-4 haftadır. Dış genital bölgede özellikle dudaklar ile ilgili şekilsel sıkıntılar olduğunda aynı operasyona ilaveten Labioplasti işlemi de yapılır…

Vajinoplasti Fiyatları 2020 Ne Kadar?

Kadınların vajinoplasti fiyatları 2020 hakkında fikir sahibi olmak istemesi gayet doğal bir durum. Fakat net bir fiyattan söz etmek yanıltıcı olabilir. Çünkü hekimin deneyimi, kullanılan anestezi ilaçları, hastanın durumu gibi pek çok farklı unsura bağlı olarak vajinoplasti fiyatları da değişkenlik gösterebiliyor.

Genel olarak 5 bin TL ile 6 bin TL arasında değişen rakamlarla karşılaşabilirsiniz. Ancak genital estetik operasyonlar daha düşük ya da daha yüksek rakamlara da tekabül edebilir. Öncelikle randevu almanız ve muayene olmanız gerekiyor. Sonrasında vajina daraltma ameliyatı için ne kadar bütçe ayırmanız gerektiği noktasında net bir bilgi alabilirsiniz.

Ameliyatın Orgazma Olan Etkisi Nedir?

Vajina daraltma orgazm etkisi

Kadınlar için vajina daraltma ameliyatı sadece vajinanın dar gözükmesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda bu operasyon orgazmı da olumlu yönde etkiliyor. Kadınların cinsel ilişkide orgazm olmasını sağlayan, vajina girişinde, üst bölümde konumlanmış olan klitoristir. Elbette bu operasyon sırasında klitorise herhangi bir müdahale yapılmıyor. Ancak vajinoplasti ile vajinanın daralması, ortaya mekanik bir etkinin çıkmasını da sağlıyor.

Vajina daraldığında penisin klitorise olan teması artıyor. Bu durum orgazm noktasına daha kısa sürede ulaşmayı sağlayabiliyor. Dolayısıyla söz konusu operasyonun, vajina genişlemesinden kaynaklı olarak orgazm olamama sorununa da çözüm olduğunu söyleyebiliriz. Halk arasında bu ameliyatın ‘cinsel haz ameliyatı’ ya da ‘orgazm ameliyatı’ gibi isimlerle anılması da bu etkiden kaynaklanıyor.

Bilgin olsun –> https://www.drismetyildirim.com/vajinanin-guzel-gorunmesi

Vajinoplasti Ameliyatının Riskleri Nedir?

Genel bir değerlendirme yapıldığında vajinoplasti ameliyatının risklerinin pek çok ameliyattan çok daha az olduğunu söyleyebiliriz. Enfeksiyon ve kanama tüm cerrahi girişimlerin riskleri arasında yer alıyor. Haliyle bu operasyonda da enfeksiyon ve kanama riski son derece düşük olsa da mevcuttur. Ameliyat sonrasında deniz, havuz gibi ortamlardan uzak durulması, belirli bir süre cinsel ilişki yasağının olması enfeksiyon riskinden kaynaklanır.

Zira operasyonun ardından doktor tarafından antibiyotik ilaç reçete edilir ve düzenli kullanılması durumunda da enfeksiyon riski minimum seviyeye gerileyecektir. Kişisel hijyene dikkat edilmesi, bir süre ayakta duş alınması gibi tedbirler de enfeksiyon riskini azaltmaya yöneliktir.

Vajinanın ideal orandan daha fazla daraltılması da vajinoplasti ameliyatının bir diğer riskidir. Ancak deneyimli bir hekim tarafından yapılan ameliyatlarda bu riskin neredeyse sıfıra indiğini de belirtmek gerekiyor. Şayet hastalar doktoru tarafından yapılan uyarıları dikkate alırsa ve harfiyen uygularsa komplikasyon gerçekleşme olasılığı da bir o kadar düşecektir.

Vajinoplasti Neden Yapılmaktadır?

Vajinoplasti neden yapılmaktadır

Genetik faktörler, vajinal doğum yapma, travmalar gibi çeşitli unsurlara bağlı olarak vajina da genişleme meydana gelebiliyor. Vajina genişlemesi ise kadınların cinsel yaşam konforunu ciddi düzeyde olumsuz yönde etkiler. Öncelikle cinsel ilişkiden haz alamama gibi bir sorun ortaya çıkabiliyor ve bu da beraberinde cinsel isteksizliği getirebiliyor. Sadece kadınlar değil erkekler de vajina genişlemesinden kaynaklı olarak cinsel haz kaybı yaşıyor. Dolayısıyla vajinoplasti ameliyatı kadınların partnerlerinin cinsel hazzını da olumlu yönde etkileyen bir operasyondur.

Aynı zamanda vajina da meydana gelen bollaşma dan kaynaklı olarak cinsel ilişki esnasında istenmeyen sesler çıkabiliyor. Çiftlerin konsantrasyonunu bozan bu sesler kadınlarda öz güven sorunlarına bile yol açabiliyor. İşte bu nedenle vajina daraltma ameliyatı yapılarak vajinaya sıkı bir form kazandırılıyor.

Böylelikle hastaların yaşadıkların sorunların tamamından tek bir operasyon ile kurtulması mümkün oluyor. Cinsel yaşam konforunu olumsuz yönde etkileyen vajina genişlemesi sorununun kadınlar tarafından artık bir ‘kader’ olarak algılanmaması gerekir. Çünkü tıp sayesinde bu sorun rahatlıkla ortadan kaldırılabiliyor ve kadınlar daha önceki cinsel yaşam konforuna yeniden kavuşabiliyor.

Öğrenmen de fayda var –> https://www.drismetyildirim.com/ostrojen-hormonu-nedir

İstanbul Vajina Daraltma Uygulayan Doktorlar

Öncelikle vajinoplasti fiyatları İstanbul’da da makul rakamlara tekabül ediyor şeklinde bir bilgi aktaralım. Daha uygun fiyatlar ile karşılaşmak için rotanızı farklı şehirlere çevirmenize gerek yok. Ameliyat sonrasında iyileşme sürecini kendi evinizin konforunda tamamlayabilirsiniz. Ayrıca vajina daraltma ameliyatı konusunda deneyim sahibi olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İsmet Yıldırım gibi doktorları tercih edebilirsiniz. Bu sayede kısa sürede ameliyatın yapılması sağlanabilir ve siz de yaşadığınız tüm sorunlardan tek bir seans halinde uygulanan ameliyat ile kurtulabilirsiniz.

Lazerle Vajina Daraltma Nasıl Yapılır?

Lazerle vajina daraltma

Günümüzde lazer teknolojisi tıp dünyasında da sıklıkla tercih ediliyor. Vajinaya daha sıkı bir görünüm kazandırmak amacıyla gerçekleştirilen vajinoplasti ameliyatına alternatif olarak lazerle vajina daraltma da uygulanabiliyor. Bu işlem cerrahi bir operasyon değildir ve bu nedenle riskleri de daha azdır. Aynı zamanda iyileşmenin çok daha hızlı gerçekleştiğini belirtebiliriz.

Bu işlemde hastanın acı ya da ağrı hissetmesi mümkün olmadığından lokal yahut genel anesteziye de gerek kalmıyor. Sadece işlem sırasında çok hafif bir yanma ya da batma hissi oluşabiliyor. Ancak hastaları rahatsız edecek bir boyutta olmadığından uyuşturmaya da gereksinim duyulmuyor.

Lazer teknolojisi yardımı ile vajinanın iç dokusunda yenilenme sürecinin başlaması sağlanıyor. Fakat vajina bollaşmasının çok fazla olduğu kadınlar için ideal bir seçenek olmayabileceğini de belirtmek gerekir. Bollaşmanın ne oranda olduğuna bağlı olarak istenen sıkı formun yakalanması için cerrahi operasyonun tercih edilmesi de gerekebiliyor. Lazerle vajina daraltmanın hazırlık aşaması ile birlikte toplamda 20 dakikada tamamlandığını belirtelim. Süre bakımından da vajinoplasti ameliyatından daha kısa zamanda tamamlanan bir işlemdir.

Merak edenler için –> https://www.drismetyildirim.com/deri-alti-implant

Vajina Daraltma Ameliyatları Neler Kazandırır?

Genellikle vajina daraltma ameliyatı konusunda kararsızlık yaşanmasının nedeni ameliyattan sonra da cinsel yaşam konforunda bir değişiklik olmayacağı endişesidir. Oysa vajina genişlemesi probleminden kurtulmak kadınların çok daha konforlu bir cinsel yaşama kavuşmalarını sağlıyor.

Aynı zamanda partnerlerine karşı da kendilerini çok daha iyi hissetmeleri de mümkün oluyor çünkü vajina genişlemesinden kaynaklanan ve hiç de hoş olmayan sesler, bu operasyon ile artık tarihe karışıyor. Hem kadının hem de erkeğin cinsel ilişkiden daha fazla haz alması sağlanabiliyor. Günümüzde vajinoplasti fiyatları gayet makul rakamlara tekabül ettiğinden bütçeyi zorlayan bir genital estetik girişim olmadığının da altını çizmek gerekir. Daha kaliteli bir cinsel yaşam için doktorunuzdan hemen randevu alın.

Vajinoplasti Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Vajinoplasti ameliyatı ne kadar sürer

Her hastada vajina daraltma ameliyatı süresi farklı olabilir ancak genel olarak işlemin 30 dakika ile 40 dakika arasında tamamlandığını söyleyebiliriz. Ancak beraberinde farklı bir operasyonun da yapılması gerekiyorsa yani tek seansta iki farklı işlemin yapılmasına ihtiyaç duyuluyorsa bu durumda ameliyat süresi de uzayacaktır.

Örneğin vajina daraltma ameliyatı ile labioplasti ameliyatı kombin şekilde, tek bir seansta gerçekleştirilebiliyor. Bu durumda hem ameliyatın süresi hem de vajinoplasti fiyatları daha farklı olacaktır. Yapılacak muayene sonrasında ameliyatın hazırlık aşaması ile birlikte toplam süresi hakkında doktorunuz tarafınıza bilgi verecektir.

İlgini çekebilir –> https://www.drismetyildirim.com/kadin-ureme-organlari

Vajinoplasti Ameliyatı İzi Kalır mı?

Genital estetik operasyonlarla ilgili merak edilen en önemli konulardan biri de ameliyat sonrası iz kalıp kalmayacağı oluyor. Bu operasyonda vajinanın görünen dış bölümüne herhangi bir müdahale yapılmıyor. Vajina girişine kesi uygulanıyor ve dikiş de yine bu kesi uygulanan dokulara atılıyor. Bu nedenle vajinoplasti sonrasında gözle görünen bir iz kalması mümkün olmaz. Ayrıca vücutta kendiliğinden eriyen dikiş ipleri kullanıldığından operasyon sonrasında dikiş aldırmaya da gerek kalmıyor.

Yine merak edilen bir başka konu da partnerin ameliyatı anlayıp anlamayacağı dır. Elbette partnerinizin daha önce vajinoplasti ameliyatı yaptırdığınızı anlaması mümkün değildir. Bu ameliyatın tek amacı vajinaya daha sıkı bir form kazandırmak oluyor ve sadece iç dokulara müdahale ediliyor. Dolayısıyla cinsel ilişki esnasında da partnerin ameliyat olduğunuzu anlaması olanaksızdır. Sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Vajinanın güzel görünmesi

Vajinanın Güzel Görünmesi İçin Neler Yapılmalı?

Vajinanın güzel görünmesi kadınlar için büyük önem taşıyor. Psikolojik anlamda kendilerini daha iyi hissetmelerinden cinsel ilişki esnasında daha özgüvenli olmalarına kadar pek çok konuda etkili bir konu olduğunu belirtmek gerekiyor. Bu nedenle estetik açıdan güzel görünen bir vajinaya sahip olmak kadınların ortak hayalidir. Kadınların büyük bölümü kendi vajina görüntüsünü beğenmediğinde cinsel isteksizlik gibi sorunlar da yaşayabiliyor.

Günümüzde tıp teknolojisinin ilerlemesi ile yepyeni teknikler de geliştirildi ve artık vajina bölgesinde mevcut olan basit yapısal problemler, cerrahi müdahaleler ile ortadan kaldırılabiliyor. Bu sayede estetik açıdan daha düzgün ve güzel görünen bir vajina görünümü de kolaylıkla elde edilebiliyor. Elbette vajinanın güzel kokması da önemli bir detaydır. Güzel kokan bir vajinaya sahip olmak cerrahi müdahaleden ziyade vajina temizliğinin doğru ve hijyenik bir şekilde yapılması ile ilgilidir.

Bilgin olsun –> https://www.drismetyildirim.com/labioplasti-nedir

Sağlıklı Bir Vajinaya Nasıl Sahip Olunur?

Sağlıklı bir vajinaya nasıl sahip olunur

Sağlıklı bir vajinaya sahip olmak ile vajinanın güzel kokması arasında elbette bir ilişki var. Fakat güzel koku vajinanın sağlıklı olduğu anlamına da gelmez. Vajinal bölgeyi etkileyen pek çok farklı sağlık sorunu bulunuyor ve bu sağlık sorunlarının tamamı vajinada kötü kokuya neden olmuyor. İşte bu nedenle kötü koku olmaması, vajinanın kesinlikle sağlıklı olduğu şeklinde değerlendirilmemelidir. Rutin jinekolojik muayenelerin aksatılmaması işte bu nedenle çok büyük önem taşıyor.

Eğer vajinanın güzel görünmesi kadar sağlıklı bir vajina sağlığını da önemsiyorsanız vajina temizliğinin düzenli ve doğru bir şekilde yapılmasına özen göstermeniz gerekiyor. Bu noktada vajinal temizlik esnasında kullanılan bazı ürünlere de dikkat çekmek lazım… Kalitesiz krem, losyon, deodorant ya da yıkama jeli gibi ürünlerin kullanılması cildin pH dengesinin bozulmasına yol açabilir. Vajina bölgesinde cildin pH değerinin 3,5 ila 4,5 arasında kalması gerekiyor ve kalitesiz ürünlerin kullanımı pH dengesini de bozuyor. Bu durum vajinanın güzel görünmesi konusunda da önemlidir çünkü cildin pH dengesinin bozulması, deride kararmalara, kızarıklıklara ya da tahrişe yol açabilir.

Vajinanın çok sıcak suyla yıkanması da önerilmez. Çok sıcak su ile yıkamak vajinanın güzel kokması anlamına gelmiyor. Ayrıca güzel koku için kullanılan bazı vajinal deodorantların da bu bölgede olumsuz etkilere yol açabileceğinin unutulmaması gerekiyor. Sürekli olarak deodorant kullanılması cilt sağlığını olumsuz etkileyebilir ve zamanla kötü kokuya neden olabilir. Bu konu tüm vajina türleri için geçerlidir.

Hocamız diyor ki…

Genital yapı bir çok sebepten dolayı kadından kadına farklılık gösterir. Irk, kilo, renk, yaş, ailesel faktörler ve hormonal durum bu farkları yaratır. Son yıllarda genital estetik operasyonları oldukça fazla miktarda yapılmaktadır. Özellikle vajina daraltma ve dudaklar ile ilgili operasyonlar sıklıkla yaptığımız operasyonlardır. Burada amaç özellikle kadının görsel olarak kendini daha iyi hissetmesi ve de ilişki ile ilgili bazı problemleri ortadan kaldırmaktır.

Operasyon ile oldukça tatmin edici sonuçlar almaktayız.
Genital bölge bakımı ve güzellik konusu oldukça önemli bir konudur. Özellikle Vajinal enfeksiyonlar hoş olmayan durumlara yol açmaktadır. Kadının düzenli aralıklarla muayene olması vajina florasının iyi bir şekilde muhafaza edilmesi özellikle kötü koku yanma tahriş renk değişikliği gibi belirtilerin ortadan kalkmasına yol açar.

Vajina Türleri (Çeşitleri) Nelerdir?

Kadınlarda vajina türleri farklı görünümler sunabiliyor. Özellikle iç ve dış dudak görünümünün genel olarak genital bölge görünümünü de etkilediğini belirtebiliriz. İç ve dış dudakların gerek ebat gerekse görünüm bakımından birbirinden farklı olması son derece normaldir. Ancak vajinanın güzel görünmesi konusunda bazı vajina şekillerinin kadınlarda rahatsızlığa neden olabildiği de aşikar. İşte bu noktada devreye genital estetik girişimler giriyor. Genel olarak vajina türleri ise şöyledir:

Göz atmanızı öneririz –> https://www.drismetyildirim.com/kadin-ureme-organlari

Asimetrik İç Dudak

Asimetrik iç dudak

İç dudaklardan birinin diğerinden daha uzun olması asimetrik bir görünüm ortaya çıkmasına yol açıyor. Bu vajina türü vajinanın güzel görünmesi konusunda kadınları en çok rahatsız eden durumlardan biridir ve bir o kadar da yaygın görüldüğünü söylemek mümkün. Basit bir müdahale ile iç dudaklara simetrik bir görünüm kazandırılabiliyor.

Kıvrımlı Dış Dudak

Kıvrımlı dış dudak

Dış dudakların kıvrımlı bir görünüm sergilediği vajina türüdür. Dış dudaklar iç dudakları örter çünkü bu vajina türünde dış dudaklar oldukça dolgundur.

Baskın İç ya da Dış Dudak

Baskın iç ve dış dudak

Vajinada iç dudakların yahut dış dudakların çok daha baskın bir görünüm sergilediği vajina türüdür. Oldukça yaygın şekilde görülüyor ve beraberinde kadınların çok hoşlanmadığı bir vajina türü olduğunu da belirtebiliriz. Zira vajinanın güzel görünmesi için yapılan ameliyatlarda bu baskın görünüm de düzeltilebiliyor.

Küçük Kapalı Dudak

Küçük kapalı dudak

Çok nadir görülen bu vajina türünde dış dudaklar küçüktür ve iç dudaklar da küçük olduğundan kapatır. Bu vajina türü kadınların en çok sahip olmak istediği vajina türleri arasında yer alır.

Küçük Açık Dudaklar

Küçük açık dudaklar

Dış dudakların açık bir yapıda olduğu vajina türüdür. Bu vajina türü de çok fazla görülmez.

Görünür İç Dudaklar

Görünür iç dudaklar

İç dudakların dış dudakların altında görüldüğü bir vajina türü olmakla birlikte kadınların da çok istemediği bir şekildir. Labioplasti ameliatları ile bu görünüm düzeltilebilir. Vajina türlerinin vajinanın güzel kokması ile çok fazla ilgisi olmaz. Sadece iç ve dış dudakların çok sarkık olması vajinal bölgede kimi zaman kötü koku oluşumuna neden olabiliyor.

İdeal Vajina Örnekleri

Kadınlarda vajina türleri birbirinden farklı olabilir ve bu türler arasından birinin ya da birkaçının ideal olarak nitelenmesi de doğru değil. Her ne kadar kadınlar belirli vajina türlerini daha fazla beğeniyor olsa da vajinanın güzel görünmesi sadece tek tip bir vajina görünümü ile alakalı değildir. Ancak yine de bir genelleme yapılması gerekiyorsa, dünya genelinde iç dudakların görünmediği ve dış dudakların da sarkık ve dolgun olmadığı vajina türlerinin daha fazla beğenildiğini belirtmek mümkündür.

Hemen tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/deri-alti-implant

Vajina Kaç İlişkiden Sonra Genişler?

Kadınların büyük bölümü vajinanın güzel görünmesi ile birlikte vajina genişlemesi konusunu da merak edebiliyor. Vajina, çeşitli nedenlere bağlı olarak genişleyebilir ancak cinsel ilişki bu nedenlerden biri değildir. Vajinal doğumlar, menopoz dönemine girme gibi nedenlerle vajinanın bağ dokusunda genişleme olabilir. Cinsel ilişki sayısının fazla olması ise bu bağ dokusunda bir genişlemeye yol açmaz. Şayet vajina genişliği gibi bir şikayetiniz varsa vajinanın güzel görünmesi için yapılan cerrahi müdahaleler ile birlikte vajina daraltma ameliyatının da yapılabildiği bilgisini aktaralım.

Vajina Darlığı Nasıl Olur?

Vajina darlığı nasıl olur

Vajina darlığı ile vajinanın güzel görünmesi farklı konulardır. Vajinanın daha dar bir form kazanması için tek bir seans halinde uygulanan vajina daraltma ameliyatı yeterli olabiliyor. Klinik istirahat gerektirmeyen bu operasyondan sonra hastalar vajina genişliğinden kaynaklanan pek çok sorundan kurtulabiliyor. Bu konuda ve vajinanın güzel görünmesi konusunda kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına danışabilirsiniz.

Bilgin olsun –> https://www.drismetyildirim.com/kegel-egzersizi

Vajinanın Güzel Kokması İçin Ne Yapılmalı?

Vajinal temizliğe dikkat edilmesi ve temizliğin doğu şekilde yapılması vajinanın güzel kokması konusunda son derece önemlidir. Vajina florasının bozulmaması ve cildin pH düzeyinin zarar görmemesi için kalitesiz ürünlerin kullanılmaması gerekiyor. Aynı zamanda iç çamaşırının her gün değiştirilmesi ve pamuklu kumaşlardan hazırlanan iç çamaşırlarının tercih edilmesi de vajina sağlığı bakımından dikkat edilmesi gereken unsurlardır. Adet dönemlerinde kötü koku oluşumunu engellemek için hijyenik ped ya da tamponların sıklıkla değiştirilmesi gerekir.

Elbette rutin jinekolojik muayenelerin aksatılmaması da önem taşıyor. Özellikle vajinadan kötü kokulu akıntı gelmesi gibi şikayetleriniz varsa kontrol zamanını beklemeden mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz. Bununla birlikte vajinanın güzel görünmesi konusunda da cerrahi müdahalelerden faydalanabileceğinizi belirtelim.

İç dudakların sarkık olması gibi nedenlerle dar kıyafet giyememe, mayo ve bikini giyememe şikayetleri ortaya çıkabiliyor. Genital estetik operasyonlar ile tüm bu şikayetlerin ortadan kaldırılması mümkün olabiliyor ve hastalık günlük yaşam konforu da olumlu yönde etkileniyor. Vajinanın güzel kokmasını sağlayacak bir ameliyat yok ancak daha güzel görünmesi için cerrahi girişimlerden faydalanılabilir.

Faydası olur –> https://www.drismetyildirim.com/vajinismus

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Deri altı implant

Deri Altı İmplant (Doğum Kontrol Çubuğu) Nedir?

Deri altı implant cilt altına bir aparat yerleştirilmesi yolu ile uygulanan bir doğum kontrol yöntemidir. Son yıllarda kullanımı oldukça yaygınlaşan ve % 99 gibi yüksek bir oranda gebelik riskine karşı koruma sağlayan bu aparatlar küçük bir cerrahi müdahale ile deri altına yerleştiriliyor. Kullanım süresi dolduğunda ise yine kesi uygulanarak çıkarılıyor ve hemen yenisinin takılması da mümkün olabiliyor.

Düzenli olarak doğum kontrol hapı içmek istemeyenler, spiral takılmasına sıcak bakmayanlar ya da prezervatif kullanımından rahatsız olanlar için doğum kontrol çubuğu çok daha konforlu bir seçeneğe dönüşebiliyor. Ancak bu yöntemin cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı hiçbir koruma sağlamadığının da altı çizilmelidir.

Sadece vücuda belirli bir oranda hormon salgılayarak hamilelik ihtimalini % 1’e kadar düşürme gibi bir etkisi olan deri altı implant çeşitleri aynı zamanda kadınların doğurganlıkları üzerinde de olumsuz bir etkide bulunmaz. Gebelik planlayan kadınlar aparatın çıkarılmasını sağlayabilir ve bu sayede yeniden doğurganlık özelliğine kavuşabilir. İmplantın genellikle sol kolun üst kısmına, deri altına yerleştirildiğinde, işlemin yaklaşık 30 dakika ila 1 saat içerisinde tamamlandığını belirtelim.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/kadin-ureme-organlari

Deri Altı İmplant Ne İşe Yarar?

Deri altı implant ne işe yarar

Kolun cilt altına yerleştirilen doğum kontrol çubuğu kullanımından önce kadının hamile olmadığından emin olunması gerekir. Şayet gebelik şüphesi yoksa adet döneminin ilk 5 günü içerisinde implantın yerleştirilmesi mümkündür. Daha önce hiç doğum yapmamış olan kadınlar da bu doğum kontrol yönteminden faydalanabilir. Daha önce doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda ise deri altı implant yerleştirilmesi işlemi doğum kontrol hapı kullanımının bırakılmasından bir hafta sonra gerçekleştirilebiliyor.

En genel şekli ile deri altı implant ne işe yarar sorusunu ‘her gün düzenli olarak vücuda belirli bir miktarda hormon salgılar ve bu yolla gebeliği çok yüksek oranda önler’ yanıtını verebiliriz. Çeşitli açılardan değerlendirildiğinde bu aparatların kullanımı sunduğu avantajlar bakımından da ön plana çıkıyor. Bu avantajları şu şekilde listeleyebiliriz:

  • En az 3 yıl gibi gayet uzun bir süre gebeliğe karşı koruma sunar
  • Koruma oranının %99 olduğundan güvenli bir doğum kontrol yöntemidir
  • İmplantı çıkarttıktan hemen sonra doğurganlık yeniden kazanılır
  • Kadının hamile kalma olasılığı üzerinde olumlu ya da olumsuz bir etkisi yoktur
  • İmplant takıldıktan sadece 24 saat sonra koruma etkisi başlar
  • Günlük yaşantıyı ya da cinsel yaşam konforunu sıkıntıya sokmaz

Bu arada deri altı implant emzirme döneminde de kullanılabilen bir doğum kontrol yöntemidir. Ancak doğumdan hemen sonra takılması bazı sakıncalar barındırdığından tavsiye edilmez. Bu yöntemden faydalanmak için doğumun üzerinden en az 6 hafta geçmesini beklemeniz gerekiyor. Doktorunuza bu konuda danışmanız durumunda implant takılması için size en uygun süreyi bildirecektir.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/labioplasti-nedir

Deri Altı İmplant Fiyatları 2020

Çeşitli firmalar tarafından üretimi gerçekleştirilen ve kullanıma sunulan doğum kontrol çubuğu fiyatları tahmin edileceği gibi farklı fiyatlara sahip oluyor. Bu nedene fiyat konusunda tek bir rakamdan söz etmek sizin için yanıltıcı olabilir. Hangi markanın deri altı implant ürününün tercih edildiğine bağlı olarak bu doğum kontrol yöntemi için ayrılması gereken bütçe de değişebilir.

Ancak genel olarak fikir sahibi olmak isteyenlere, bu aparatların fiyatlarının çok yüksek olmadığı bilgisini aktarabiliriz. Gayet ekonomik bir doğrum kontrol yöntemidir ve her yaşta kullanıma uygundur.

Deri Altı Çubuğu İmplantı Nasıl Etki Eder?

Deri altı çubuğu nasıl etki eder

Cilt altına yerleştirilen doğum kontrol çubuğu vücuda hormon salgılar ve bu yolla da rahmin iç bölümünde yer alan zarın da incelmesini sağlar. Bu sayede döllenme gerçekleştiğinde döllenen yumurta rahmin iç kısmına yerleşemez. Aynı zamanda deri altı implant yumurtlamayı da engelleme özelliğine sahiptir ancak bu özelliğinin doğum kontrol hapları ile kıyaslandığında daha düşük olduğunu da belirtmek gerekiyor. Bu nedenle yumurtlamayı önlemekten ziyade döllenen yumurtanın rahim içerisine yerleşmesini engelleyerek gebeliği önleme özelliği taşıyor.

Kadınlar deri altı implant kullandıklarında sperm hücreleri kadın üreme hücreleri ile buluşsa bile döllenen yumurtanın adet döneminde vücuttan atılması mümkün olabiliyor. Ancak bu doğum kontrol yönteminin her kadın için uygun olmadığını da belirtmeliyiz. Kimler deri altı implant kullanmamalı sorusuna kısa bir liste ile açıklık getirelim:

  • Daha önce meme kanseri geçirmiş olanlar
  • Doğumun üzerinden henüz 6 hafta geçmemiş olan anneler
  • Herhangi bir karaciğer hastalığı olanlar
  • Adet dönemleri dışında vajinal kanama yaşayanlar
  • Gebelik şüphesi olanlar ya da gebe olanlar
  • Sentetik progesteron hormonu kullanması sakıncalı olanlar
  • Tüberküloz, hipertansiyon ya da epilepsi rahatsızlığı olanlar

Bu kadınlar daha farklı doğum kontrol yöntemlerine yönelebilir ve bu konuda da kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına danışabilir. Bununla birlikte kimler için deri altı implant yönteminin ideal bir seçenek olduğunu da gözden geçirmekte fayda var:

  • Uzun süreli koruma sunan bir doğum kontrol yöntemi arayanlar
  • Çeşitli nedenlere bağlı olarak östrojen hormonu içeren doğum kontrol yöntemlerini kullanması sakıncalı olanlar
  • Doğum kon trol hapı kullanmak istemeyenler/ kullanması sakıncalı olanlar
  • Doğum kontrol yöntemi uyguladığının bilinmesini istemeyenler

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/vajinismus

Deri Altı Çubuğu İmplant Zararlı mıdır?

Elbette deri altı implant sadece avantajları bakımından değil zararları ya da yan etkileri bakımından da merak ediliyor. Öncelikle implantların sanıldığı gibi ciddi bir kilo artışına yol açmadığını belirtelim. Yapılan araştırmalar bu yöntemi tercih eden kadınların sadece 1 ila 2 kilo aldıklarını gösteriyor. Aynı zamanda adet düzensizliği yaşayan kadınlar için de bu yöntem sakıncalı olabilir. Çünkü nadir görülüyor olsa da implantların adet düzensizliğine yol açabildiği biliniyor. Çoğu zaman adet düzensizliği sadece 3 ila 4 ay sürüyor. Sonrasında yeniden adet düzeni sağlanabiliyor.

Yaygın şekilde görülen doğum kontrol çubuğu yan etkilerini şu şekilde açıklayabiliriz:

  • Hafif baş ağrısı
  • Adet döneminde daha yoğun kanama
  • Adet süresinin uzaması
  • Memelerde hassasiyet
  • Çok hafif olmak kaydıyla mide bulantısı

Bunlar dışında deri altı implant kullanımına bağlı çok fazla yan etki bulunmuyor. Vücuda herhangi bir zararının olmaması nedeniyle de cazip bir seçenek olduğunun altını çizmekte fayda var. Gizlilik özelliği yani kullanımının bir başkası tarafından anlaşılmasının mümkün olmaması da bu yöntemi pek çok farklı doğum kontrol yönteminden ayırıyor.

Cilt Altı İmplantı Ne Kadar Koruma Sağlar?

Kadınların doğum kontrol çubuğu hakkında sıklıkla merak ettikleri konulardan biri de bu aparatların koruma süresi oluyor. En az 3 yıl boyunca koruma sağlayan bu ürünler koruma süresi bakımından da çok sayıda kadın için cazip bir doğum kontrol yöntemine dönüşebiliyor.

Tercih edilen deri altı implant türüne göre koruma süresinin 5 yıla kadar uzayabildiğini de belirtmek gerekiyor. Koruma süresi dolduğunda deri üzerine çok küçük bir kesi uygulanır ve kullanım süresi dolan aparat çıkarılır. Ardından beklemeye gerek kalmadan yeni bir deri altı implant uygulanması mümkündür. Vücudu dinlendirmeye gerek kalmadan bu doğum kontrol yönteminin kullanılmasına devam edilebilir ve uzun süreli kullanımlarda da vücuda herhangi bir zarar vermez.

Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/dogum-kontrol-yontemleri

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Kadın üreme organları

Kadın Üreme Organları Nelerdir?

Kadın üreme organları içte yer alanlar ve dışta yer alanlar şeklinde 2 farklı grupta değerlendirilir. Genital iç organlar leğen kemikleri ile bel kemiği tarafından oluşturulan bir kemik çatının içinde bulunur. Kadın ile erkeğin kemik çatıları birbirinden farklıdır. Çünkü kadınların anatomisi hamile kalmaya, bebeğin rahim içerisinde büyümesi ve gelişmesine uygundur.

İç Genital Organlar

Vajina

Vajina

İç genital kadın üreme organları vajinayla başlar. Vajina yaklaşık olarak 10 cm uzunluğa sahiptir ve vajina girişiyle başlayarak uç kısmında rahim ağzı yer alır. Boru şeklinde düşünülebilecek olan vajinanın girişinde salgı bezleri de bulunur. Bu salgı bezleri vajinada kayganlık sağlama görevini üstlenmiştir. Ön ve arka duvarları birbirinin üzerine katlanmış olarak duran vajina, doğum esnasında genişler. Bu sayede bebeğin başının geçmesi mümkün olur.

Şu makalemize de göz atmanızı öneririz:
Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/kegel-egzersizi

Uretra

Uretra nedir

Yine boru şeklinde olan kadın üreme organları arasında uretra da bulunuyor. İdrarın biriktiği mesanenin hemen devamında yer alan uretra aynı zamanda idrar boşaltım sisteminin de son aşamasıdır. Uretranın kadınlarda, erkeklere nazaran daha kısa olması, idrar yolu enfeksiyonu gibi sorunların da kadınlarda daha yaygın görülmesini beraberinde getiriyor.

Rahim Ağzı

Rahim ağzı

Sperm hücrelerinin rahim içerisine girişini sağlayan kadın üreme organları arasında rahim ağzı da bulunuyor. Aynı zamanda rahim ağzı doğum sırasında bebeğin rahimden çıkış yeridir. Rahim ağzı kanalında salgı bezleri de bulunuyor ve bu bezlerin salgıladığı sıvı sperm hücrelerinin rahme ulaşmasını kolaylaştırıyor.

Bu arada rahim ağzı salgılarının çeşitli bakterilerin rahim ağzından vajinaya ulaşmasını engellediğini de belirtelim. Sadece birkaç milimetre açıklığa sahip olan, koni biçimindeki rahim ağzı doğum sırasında genişliyor ve rahim ağzı açıklığı 10 santimetreye kadar ulaşabiliyor. Bu esnada rahim ağzında yumuşama da meydana gelir.

Rahim

Rahim

En önemli kadın üreme organları arasında bulunan rahim, uterus olarak da adlandırılıyor. Rahmin yan kısımlarında boynuz şeklinde fallop tüpleri yer alıyor. Oldukça güçlü kaslara sahip olduğundan kasılma özelliği de bulunan rahim, genel olarak armut şeklinde bir yapıya sahiptir diyebiliriz. Rahmin iç kısmı endometrium yani rahim içi boşluk şeklindedir. Hamile olunmadığında rahmin ağırlığı yaklaşık 60 gramdır. Gebelik döneminde ise rahim 3 kg ağırlığına sahip bir bebeği taşıyabilecek büyüklüğe erişir. Doğum zamanında kasılmalar meydana gelir ve bebeğin doğumu gerçekleşir. Rahim de diğer kadın üreme organları gibi bebeğin sağlıklı bir şekilde büyümesi ve doğumun gerçekleşmesi görevini üstlenirken aynı zamanda bebeği darbelere karşı da korur. Kadınlar menopoza girdiklerinde artık rahim de görevini tamamlamıştır. Bu nedenle menopoz sonrasında rahmin boyutları da küçülür.

Endometrium

Endometrium

Endometrium da kadın üreme organları arasında yer alıyor ve rahmin iç kısımdaki boşluk rahmin iç tabakası ile kaplanmış durumdadır. Sperm hücreleri tarafından döllenen yumurta fallop tüplerinden geçiyor ve bu bölgeye ulaşıyor. Bu bölgeye yerleşen döllenmiş yumurta büyümeye başlıyor. Rahmin iç tabakasının adet dönemlerinde yenilendiğini ve kendini yeni bir hamilelik için hazırlamaya başladığını söyleyebiliriz. Şayet gebelik oluşmazsa bu tabaka adet kanaması ile vücuttan tahliye edilir ve sonrasında yenilenir.

Doğum kontrol yöntemleri nelerdir?
Hemen tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/dogum-kontrol-yontemleri

Dış Genital Organlar

Dış genital kadın üreme organları ise vücudu örten cilt tabakasının devamı şeklindedir. Bu organları, iç genital organların bir giriş kapısı gibi düşünebilirsiniz. Dış genital organlar genel olarak topluca ‘vulva’ şeklinde adlandırılır.

Dış Dudaklar

Dış dudaklar

Vajina girişinin sağında ve solunda yer alan kıvrımların dış bölümünde bulunanlar dış dudak olarak adlandırılır. Her kadının vücudunda bulunan dış kadın üreme organları arasında yer alan dış dudaklar, ön kısımda pubis tepesinde, arka kısımda ise anüsün üst kısmında birleşir. Üzerinde genital kıllar bulunur ve iç kısmı da yağ dokusundan oluşur.

İç Dudaklar

İç dudaklar

Dış dudakların iç kısmında yer alanlar ise iç dudak olarak adlandırılıyor. Klitorisin üst bölümünden vajina girişinin altına doğru uzanan iç dudaklar kıvrımlı bir yapıya sahiptir. İç dudakların ebatları her kadında farklı olabilir. Bazı kadınlarda bacaklar kapalı olduğunda iç dudaklar görünmüyorken bazı kadınlarda görünebilir. Ayrıca bu kadın üreme organları cilt altı yağ dokusu da içermiyor.

Labioplasti ameliyatı nasıl yapılır? merak ediyorsan aşağıdaki linkten öğrenebilirsin:
Tıkla Öğren –> https://www.drismetyildirim.com/labioplasti-nedir

Vajina Girişi

Vajina girişi

İç dudakların hemen devamında vajina girişi bulunur. Vajina girişi kızlık zarına kadar devam eder ve yaklaşık 1 cm ila 2 cm uzunluktadır. Kızlık zarı, vajina girişi ile vajinayı buluşturan dokudur.

Kızlık Zarı

Kızlık zarı

Hymen olarak adlandırılan kızlık zarı da kadın üreme organları listesinde bulunuyor. Hafif esnek bir yapıya sahip olan kızlık zarının orta kısmında delik bulunur. Bu delik adet döneminde kanın vücuttan tahliyesini sağlar. Kızlık zarı çoğu zaman ilk cinsel ilişki esnasında bütünlüğünü kaybeder. Ancak çok esnek olması durumunda bütünlüğünü koruyabilir. Uzun süre kızlık zarının da iç genital organları enfeksiyona karşı koruduğu düşünülse de orta bölümünde delik bulunuyor olması nedeniyle bu işlevi halen tartışma konusudur.

Klitoris

Klitoris

Erkeklerde penisin uç kısmı, kadınlardaki klitorisin karşılığı oluyor. Pubis tepesinin hemen altında yer alan klitorisin hem üstü hem de yanları iç dudaklar ile çevrili şekildedir. Klitorisin alt bölümünde ise idrar deliği yer alır. İdrar deliğinin de altında vajina girişi bulunuyor. Klitoris aslında Y şeklinde bir görünüme sahiptir. Cinsel ilişki esnasında sertleşebilme özelliğine sahip olan klitoris, kadınlarda orgazmında son derece önemlidir ve kan damarlanması bakımından da zengin bir yapıya sahiptir.

İdrar Deliği

İdrar çıkış deliği

Uretra ağzı yani idrar deliği klitorisin alt kısmında yer alır. İç dudakların ön bölümde birleştiği yerde konumlanmış olan idrar deliğinin temel işlevi ise idrarın vücuttan atılmasını sağlamaktır. İdrar deliği uretranın son bölümünü oluşturur.

Perine

Özellikle Kegel egzersizleri konusunda adından sıklıkla söz edilen perine de kadın üreme organları arasında yer alıyor. Dış dudakların arka bölümde birleştiği yer ile anüs arasında kalan bölüm ‘perine’ olarak adlandırılır. Deriyle kaplı olan perine hem idrar hem de dışkı kontrolünü sağlayan kaslara sahiptir. Kadınlarda doğum sırasında perine bölgesi bir hayli gevşer ve bu sayede bebeğin başının vajinadan çıkmasına yardımcı olur. Hatta kimi zaman doğuma yardımcı olması için doğum kesisi uygulanır ve epizyotomi uygulanan bölge de perine bölgesidir.

Kadın Vücudu Anatomisi

Kadınlarda leğen ve bel kemiği çatısının açılığı erkeklerde olduğundan farklı bir biçimde; yuvarlak şekildedir. Özellikle iç kadın üreme organları bu kemik çatı yardımı ile korunur. Erkeklerde ise bu kemik çatı kalp şeklindedir ve kalp şeklindeki kemik açılığı ağır yük taşımaya, yuvarlak kemik çatı açıklığı ise bebeğin başının doğum sırasında doğum kanalına girmesini sağlar.

Görüldüğü gibi iç ve dış kadın üreme organları tamamen gebelik için uygun bir yapılanma şeklindedir. Bebeğin doğum öncesinde gelişiminin sürebilmesi ve doğumun da gerçekleşebilmesini sağlayabilen bir yapılanma karşımıza çıkıyor.

Bazıları küçük bazıları da büyük anatomik yapıya sahip olan kadın üreme organlarının herhangi birinde anatomik bir sorun olması, hamile kalmayı engelleyebilir ya da sorunsuz bir doğum yapılabilmesini önleyebilir. Ancak günümüzde iç ve dış genital organlara cerrahi müdahaleler yapılabiliyor ve anatomik bozuklukların tamamı olmasa da çok büyük bir bölümü giderilebiliyor.

 

Vajinismus nedir? neden olur?

Hemen tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/vajinismus

 

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Kegel egzersizi

Kegel Egzersizi Nedir?

Kegel egzersizi pelvik taban kaslarının güçlendirilmesi amacıyla yapılan ve vajina kaslarının güçlenmesine, toparlanmasına yardımcı olan egzersizdir. Bu egzersiz yöntemini ilk kez tanımlayan isim Güney Kaliforniya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan Doç. Dr. Arnold Henry Kegel oldu. Bu nedenle egzersiz, O’nun ismi ile adlandırılıyor. Pelvik taban kaslarının yanı sıra mesane, vajina, rahim ve rektum bölgelerinin daha iyi çalışmasını da amaçlayan egzersiz sayesinde idrar ve dışkı yaparken organların daha rahat çalışması da mümkün olabiliyor.

Kegel Egzersizi Nasıl Yapılır?

Öncelikle bu egzersizi yapmadan mesanenin boşaltılması gerekiyor. Genital bölgede bulunan kasları kasmanız halinde hangi kasların sıkıştığını hissedebilirsiniz. Bu kasların kasılması idrar akışını keser ve mide gazının geçişini de engeller. Temel olarak egzersiz kapsamında bu kasların güçlenmesi sağlanıyor. Kasları sıkmak ve yaklaşık 6 saniye beklemek gerekir. Sonrasında kasların serbest bırakılması ve tamamen gevşemesinin sağlanması lazım…

Gün içerisinde 15 ila 20 defa Kegel egzersizi yapılabilir. Daha az sayıda yapılması durumunda egzersizin veriminin düşeceğini söyleyebiliriz. Bu egzersizin yapıldığının dışarıdan anlaşılması mümkün olmaz. Dolayısıyla bu durum egzersizin istenen her yerde özgürce yapılabilmesini sağlıyor.

Ancak egzersizi yaparken yani kasları kasarken pelvik taban kasları ile birlikte üretra ve anüs bölgesinin de sıkıştığından emin olunması gerekiyor. Aynı zamanda karın ile kalça bölgesindeki kasların da aksine kasılmaması gerekir. Şayet bu kaslar da kasılıyorsa egzersizi doğru yapamıyor olabilirsiniz.

Bu arada Kegel egzersizi yaparken nefesin tutulması doğru değildir. Düzenli bir şekilde nefes alıp vermeye devam etmelisiniz. Bununla birlikte ‘egzersiz ne kadar çok yapılırsa o kadar iyi olur’ düşüncesi de doğru değildir. Kasları fazla yormanız işlevlerinin bozulmasına sebebiyet verebilir. İdeal sayıdan daha fazla ya da daha az yapmamaya özen gösterin.

Aynı zamanda egzersizin idrarı tutarak yapılmaması da önem taşıyor. İdrarı tutarak yapılan egzersiz sadece hastanın hangi kası kasması gerektiğini öğrenmesi amacını taşır. Sonrasında mesane boşaltılmalı ve egzersiz bu şekilde yapılmalıdır.

Vajinismus nedir? nasıl tedavi edilir? detaylı bilgi için aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz.

Tıkla –> Vajinismus

Kegel Egzersizinin Faydaları Nelerdir?

Kegel egzersizinin faydaları

Genel olarak Kegel egzersizi doğru şekilde yapıldığında pek çok fayda sunabiliyor. Bu faydalara şu örnekleri verebiliriz:

  • Vajina kaslarının güçlenmesini sağlar
  • Gebelikte Kegel egzersizi yapılması mesane, vajina ve kalça kaslarının güçlenmesini sağlar
  • Normal doğumu kolaylaştırır ve doğum süresini kısaltır
  • Doğum sonrası ağrı daha az olur
  • Menopoz döneminde vajinanın sıkılığının daha uzun süre korunmasını sağlar
  • Kadınlarda cinsel haza ulaşmayı kolaylaştırır
  • Erkeklerde prostat ile erken boşalma sorunuyla mücadeleye yardımcı olur

Kegel Egzersizi Ne Kadar Sürede Etki Eder?

Sıklıkla merak edilen konulardan biri de Kegel egzersizi faydalarının ne zaman hissedilmeye başlanacağı oluyor. Ancak bu sorunun yanıtı kişiden kişiye değişir. Egzersiz öncesinde kasların durumu ve egzersizin düzenli olarak yapılıp yapılmadığı gibi unsurlara bağlı olarak faydalarını hissetmeniz için geçmesi gereken süre de değişebilir. Genel olarak hastalar 15 gün sonrasında faydasını görmeye başladıklarını dile getirse de bu süre 1 aya kadar da uzayabilir.

Östrojen hormonu nedir? fazlalığı veya azlığı ne gibi sonuçlar doğurur? detaylı bilgi için aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Tıkla –> Östrojen hormonu

Hamilelikte Kegel Egzersizinin Faydaları

Hamilelikte kegel egzersizi

Gebelik döneminde Kegel egzersizi yapmanın pek çok faydası bulunuyor. Bunlardan ilki hamilelik döneminde hatta doğumdan sonra bile yaşanabilen idrar ve dışkı kaçırma gibi semptomların ortaya çıkmasını engelleyebiliyor olmasıdır. Güçlü pelvis tabanına sahip olmak sayesinde tüm bu semptomlardan korunmak mümkün olabiliyor. Aynı zamanda doğum sırasında epizyotomiye ihtiyaç duyulmasını engelleyebilir. Beraberinde düzensiz yırtık oluşmasını da önleyebilir.

Doğumdan sonra vajinanın çok daha kolay bir şekilde eski halini almasını da sağlayabilen bu egzersizlerin faydası doğumdan sonra da devam edebiliyor. Örneğin düzenli olarak egzersiz yapan kadınların, doğum sonrasında cinsellikle ilgili haz kaybı yaşama oranlarının çok daha düşük olduğu biliniyor. Ancak gebelik döneminde de bu egzersizi doğru şekilde yapmak, aşırıya kaçmamak önem taşıyor. Egzersiz esnasında bel ve karında ağrı olmaması gerekiyor. Şayet ağrı varsa egzersizi doğru yapmıyor olma ihtimaliniz yüksektir.

İlginizi çekebileceğimiz  diğer makalemize aşağıdan göz atabilirsiniz.

Tıkla –> Doğum kontrol yöntemleri

Vajinusmus Tedavisinde Kegel Egzersizi

Vajinusmus tedavisinde Kegel egzersizi yönteminden sıklıkla faydalanılır. Egzersiz ile pelvik kaslarının kontrolünün sağlanması hedeflenir. Aynı zamanda vajina bölgesindeki kaslarla ilgili rahatlama sağlıyor olması da bu rahatsızlığın tedavisinde egzersizlerden faydalanılmasının nedenleri arasında yer alır. Sadece kasların kasılıp bırakılması şeklinde uygulanan bu basit egzersiz yöntemi, bir süre sonrasında vajina bölgesindeki kaslarla ilgili kontrolün gelişmesini de beraberinde getirebilir.

Pelvik Kası Nedir?

Genel olarak pelvik tabanının çok sayıda kastan oluştuğunu söyleyebiliriz. Leğen kemiğinin alt tabanını çevreleyen bu kaslar pelvis kası olarak adlandırılır. Uygulanan Kegel egzersizi ile güçlendirilmeye çalışılan kaslar da bu kas dokularıdır. Pelvis kaslarının vücuttaki görevlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Pelvis içinde ve karnın alt bölümünde konumlanan organların yerinde durmasına yardımcı olur
  • İdrar ve dışkı kontrolünü sağlar
  • İdrar ve dışkı yapma isteğinin mesane ile kalın bağırsağa iletilmesini sağlar
  • İstendiğinde idrar ve dışkılamanın yapılabilmesi için gevşer

Bu kasların tamamen istemli olduğunu ve şayet bir sağlık sorunu yoksa kişinin kontrolü altında bulunduğunu belirtebiliriz. Ancak organların içerisinde yer alan düz kaslardan daha farklı bir çalışma prensibine sahiptir. Çeşitli nedenlere bağlı olarak pelvis kaslarında gevşeme meydana gelebiliyor. Zira Kegel egzersizi gevşeme sorununu ortadan kaldırmaya yardımcı olması amacıyla uygulanıyor. Pelvis kaslarında gevşemeye neden olabilen unsurları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Yaşın ilerlemesi
  • Çok sayıda doğum yapmak
  • Uzun süren zorlu doğumlar
  • Kronik öksürük problemi
  • Aşırı kilo
  • Sıklıkla ağır kaldırmak
  • Bu bölgeyle ilgili geçirilen bazı ameliyatlar
  • Kronik kabızlık ya da aşırı ıkınma

Pelvik Taban Ne Demektir?

Pelvik taban

Pelvik taban, leğen kemiğinin iç kısmını örten kas tabakasıdır. Leğen kemiğinin içinde bulunan mesane, rahim, yumurtalık ile rektumun fonksiyonlarını yerine getirmesi için destek oluşturan pelvik taban, Kegel egzersizi konusunda da önem taşıyor. Leğen kemiğinin içerisinde taban dokusunu oluşturan pelvik taban, organların konumunu korumasına da yardımcıdır.

Genital estetik nasıl yapılır? nelere dikkat etmek gerekir? detaylı bilgi için aşağıdaki makalemize göz atabilirsiniz.

Tıkla –> Genital Estetik Nasıl Yapılır?

Perine Kasları Nedir?

Perine kasları Kegel egzersizi konusunda sıklıkla gündeme geldiğinden hangi kaslar olduğu da merak edilebiliyor. Vajinanın dış dudak bölgesi ile anüs arasında kalan bölge perine olarak adlandırılır. Bu bölgede yer alan kaslar da perine kaslarıdır ve idrar ile dışkı işlevlerinin kontrolü bu kaslar yardımıyla sağlanır.

Erkek Kegel Egzersizi Nasıl Yapılır?

Erkeklerde de Kegel egzersizi başarılı sonuçlar doğurabiliyor. Özellikle idrar kaçırma sorununu ortadan kaldırma amaçlı olarak yapılan egzersizler, genel olarak kadınlar tarafından yapılan egzersiz ile aynı mantıktadır. Bu egzersizde idrar yaparken idrarınızı bir anda tutmanız gerekiyor. Pelvik taban kaslarını kasma yolu ile idrar akışının 6 saniye ila 8 saniye durdurulması, sonrasında yeniden 6 saniye ila 8 saniye idrar akışının sağlanması şeklinde uygulanıyor.

Günde 3 – 4 defa bu egzersizi yaparak bu kasların güçlenmesini sağlayabilirsiniz. Birkaç deneme sonrasında erkekler de tıpkı kadınlar gibi hangi kaslarını kasmaları gerektiğini öğrenebiliyor. Bu egzersizin günün herhangi bir saatinde ve herhangi bir yerde idrar akışı olmadan da uygulanabildiğini belirtmek gerekiyor. Söz konusu kasların kasılması ve bir süre beklendikten sonra bırakılması şeklinde uygulanabilir.

 

 

Konu ile alakalı dış kaynak:
https://www.wikihow.com.tr/Kegel-Egzersizleri-Nas%C4%B1l-Yap%C4%B1l%C4%B1r

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Labioplasti

Labioplasti Nedir? Nasıl Yapılır?

Labioplasti ameliyatı genital organın iç dudak olarak bilinen labia minör bölgesinin onarılması ya da bu bölgede meydana gelen sarkmanın giderilmesi amacıyla gerçekleştirilen cerrahi operasyondur. Vajinanın iç dudak bölgesinde yapısal olarak asimetrinin olması, ideal orandan daha büyük ya da daha sarkık görünmesi kadınlarda çeşitli sıkıntıların yaşanmasına neden olabiliyor.

Öz güven eksikliği, dar kıyafet giyememe ya da tahriş gibi çeşitli sorunlara sebebiyet verebilen bu durum, labioplasti ameliyatı ile kolaylıkla ortadan kaldırılabiliyor. Cerrahi operasyon kalıcı bir sonuç elde etmeyi sağladığından çok daha fazla tercih ediliyor.

Labioplasti Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Çoğunlukla lokal anestezi altında gerçekleştirilen labioplasti ameliyatı ender durumlarda genel anesteziyle birlikte de yapılabiliyor. Operasyonun süresi her hastada aynı değildir ancak genellikle 30 dakika ila 60 dakika içerisinde ameliyatın tamamlandığını söyleyebiliriz. Operasyon esnasında sarkık bir görünüm sergileyen fazla doku cilde kesi uygulanması yolu ile çıkarılır. Ardından vücutta kendiliğinden eriyen dikiş ipleri kullanılır ve ameliyat tamamlanır. Bu nedenle dikiş aldırmaya da gerek olmaz.

Ameliyatın adet döneminde yapılmaması gerekiyor. Bunun nedeni labioplasti ameliyatı sonrasında hijyen koşullarını sağlayabilmektir. Hastanın kendini iyi hissetmesi durumunda uzun süreli ev istirahatine de gerek duyulmaz. Birkaç gün sonrasında iş hayatına geri dönülebiliyor. Ayrıca bu ameliyatta kanama riskinin çok fazla olmadığını da belirtebiliriz.

Dikişler genelde 10 gün sonrasında vücutta eriyor ve bu süre boyunca hijyene maksimum düzeyde dikkat esilmesi gerekiyor. Ameliyattan sonraki gün duş alınabiliyor ancak 10 gün boyuna küvette yatılmaması gerekiyor. 15 gün boyunca sauna, hamam, havuz gibi ortamlarda bulunulmaması, enfeksiyon riski nedeniyle önemlidir.

İlginizi çekebileceğimizi düşündüğümüz diğer makalemiz:
Tıkla –> Kegel egzersizi

Labioplasti Fiyatları 2020

Labioplasti fiyatları

Cerrahi operasyonlarda fiyatların farklılık göstermesi son derece normal bir durum olduğundan labioplasti fiyatları olarak da karşınıza pek çok farklı rakam çıkabilir. Elbette fiyatlar üzerinde etkili olan çeşitli faktörler bulunuyor. Örneğin mevcut dokuda ne oranda sarkma olduğuna ya da nasıl bir müdahale yapılacağına bağlı olarak labioplasti fiyatları değişebiliyor. Operasyonu gerçekleştirecek olan doktorun deneyimi yine fiyatlar üzerinde etkili olan bir diğer unsurdur.

Fiyat araştırmasından önce randevu alarak muayene olmanızda fayda var. Bu sayede labioplasti fiyatları 2020 olarak tarafınıza net bir bilgi iletilebilir. Ancak genel olarak bu operasyon için yüksek rakamlardan oluşan bir bütçe ayırmak gerekmediğini söyleyebiliriz. Ülkemizde labioplasti fiyatları gayet makul rakamlardan oluşuyor. Önemli olan deneyimli bir doktor tarafından operasyonun gerçekleştirilmesidir.

Labioplasti Neden Uygulanır?

Genital bölgede küçük dudaklarda sarkma ya da büyüme olması kadınları sadece psikolojik açıdan etkilemiyor. Sürekli tekrarlayan vajinal ya da üriner enfeksiyon sorunu nedeniyle kadınların günlük hayatı, sosyal yaşamı ya da iş yaşamı da olumsuz etkilenebiliyor ve bu nedenle labioplasti ameliyatı yapılması gerekebiliyor. Aynı zamanda bu sorun, cinsel ilişki konforunda da ciddi bir düşüşe neden olabiliyor. Hareketlerin kısıtlanması ve aynı zamanda cinsel ilişki esnasında ağrı hissetme gibi çeşitli şikayetlerin olabildiğini söyleyebiliriz.

Bununla birlikte iç dudak sarkması ya da büyüklüğü bikini, mayo gibi dar kıyafetleri giyme özgürlüğünü kadınların elinden alabiliyor. Bu sorunu yaşayan kadınların büyük bölümü tayt ya da dar kesim pantolon giyme noktasında bile çeşitli sıkıntılar yaşayabiliyor. Fiziksel görünüm nedeniyle kadınların bazı spor dallarıyla ya da sahne sanatlarıyla ilgilenmeleri de mümkün olmayabiliyor. İşte tüm bu sorunları ortadan kaldırmak için labioplasti ameliyatı uygulanıyor ve böylelikle her açıdan kadınlar hayatlarını çok daha özgür bir şekilde devam ettirebiliyor.

Diğer makalemize göz atın deriz:
Tıkla –> Östrojen hormonu

Labioplasti Kimlere Uygulanabilir?

Labioplasti kimlere uygulanabilir

İç dudaklarda asimetrik görünüm olan, bu dokularda sarkma meydana gelen ya da idealden daha büyük iç dudak görünümüne sahip olan her kadın labioplasti ameliyatı olabilir. Ancak bunun için ameliyata engel olabilecek bir sağlık sorununun bulunmuyor olması gerekir. Aynı zamanda hamilelik ve emzirme dönemlerinde cerrahi operasyon sakıncalı olduğundan, kadınların bu dönemleri atlattıktan sonra ameliyatı gündemlerine almalarında fayda olacaktır.

En çok merak edilen unsurlardan biri de labioplasti ameliyatı sonrasında yaşananlar oluyor. Bu ameliyat hamile kalma olasılığınızda asla bir değişime neden olmaz. İleride normal doğum yapmanızı da engellemez. Operasyon ile sadece iç dudak bölgesine müdahale ediliyor. Rahme ya da gebelikte önemi büyük olan yumurtalıklara herhangi bir müdahale yapılmadığından gönül rahatlığı ile ameliyattan faydalanabilirsiniz. Hiç doğum yapmamış olan kadınların da bu operasyondan faydalanabileceğini belirtelim.

Son olarak labioplasti ameliyatı işleminin kızlık zarına da hiçbir zarar vermediği bilgisini aktaralım. Daha önce cinsel ilişkiye girmemiş olan kadınlar da operasyon ile sarkık ya da büyük iç dudak görünümünden rahatlıkla kurtulabilir. Kızlık zarı vajina girişinin birkaç cm içerisinde yer alır. Oysa bu operasyon ile vajinanın 1 cm içerisine bile müdahale edilmiyor. Sadece fazla olan doku kesi ile çıkarılıyor ve iç dudaklara daha düzgün, daha ideal boyutlarda bir görünüm kazandırılıyor. Kızlık zarı bu operasyondan asla etkilenmiyor.

Labioplasti Nasıl ve Nerede Yapılır?

Elbette labioplasti ameliyatı cerrahi bir operasyondur ve mutlaka uzman hekimler tarafından yapılması gerekir. Bu operasyon için kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile görüşmeniz gerekiyor. Ameliyat için uygun aday olup olmadığınızın belirlenmesinin ardından operasyonun nerede ve nasıl yapılacağı, ameliyat sonrasında nelere dikkat etmeniz gerektiği gibi her türlü bilgi doktorunuz tarafından size iletilecektir.

Sizin için önerdiğimiz bir diğer makalemiz:
Tıkla –> Vajinismus

Labioplasti Cinsel Hazzı Etkiler mi?

Labioplasti cinsel hazzı etkiler mi

En çok merak edilen konulardan biri de labioplasti ameliyatı sonrasında cinsel ilişkide haz kaybı olup olmayacağıdır. Operasyon cinsel hazzı etkilemez çünkü bu ameliyat esnasında klitorise herhangi bir müdahale yapılmıyor. Hatta aksine, klitoris üzerinde fazla doku olması durumunda, labioplasti ile beraber klitoral hüdoplasti operasyonu bir arada yapılabiliyor. Bu durumda klirotis üzerindeki fazla doku kesi ile çıkarıldığından kişinin cinsel ilişkide daha fazla haz alması mümkün olabiliyor. Ancak labioplasti ameliyatı sonrasında haz kaybının kesinlikle söz konusu bile olmadığının altını çizmek gerekir.

Küçük Dudakların Sarkması

Çeşitli nedenlere bağlı olarak küçük dudaklarda ortaya çıkan sarkık görüntü labioplasti ameliyatı ile ortadan kaldırıldığında kadınların özellikle cinsellikle ilgili yaşadıkları özgüven sorunu da ortadan kalkabiliyor. Sarkma ise sadece sıklıkla kilo alıp vermekten bile kaynaklanabiliyor.

Kilo alındığında bu dokulardaki yağların genişlemesi yüzeyin büyümesini de beraberinde getiriyor. Derinin esnekliği azalıyor ve kilo verildiğinde de deri esnek olmadığından daha sarkık, daha kırışık bir görünüm ortaya çıkıyor. Farklı nedenlerle de sarkma meydana gelebiliyor ancak klinik istirahat bile gerektirmeyen bir cerrahi operasyon ile bu sorunların tamamen ortadan kalkması da mümkündür.

Göz atmanızı önerdiğimiz makalemiz:
Tıkla –> Rahim ağzı kanser aşısı

İç Dudak Sarkması Neden Olur?

İç dudaklarda sarkık bir görünüm olması, tamamen genetik faktörlerden kaynaklanabilir ve bu durum da beraberinde labioplasti ameliyatı operasyonunu getirebilir. Zira çoğunlukla iç dudaklarda sarkmanın yapısal olarak görüldüğünü söyleyebiliriz. Labia minörde sarkma olmasının diğer nedenlerini ise şu şekilde sıralamak mümkün:

  • Normal doğum yapmış olmak
  • Zayıf olmak
  • Kilo vermek
  • Düzenli cinsel ilişki
  • Kaza geçirme
  • Doğum yırtıkları

Hangi nedenle ortaya çıktığı labioplasti ameliyatı prosedüründe bir değişime neden olmaz. Genetik faktörlerle meydana gelen sarkma durumunda da, çok sayıda normal doğum yapmaktan kaynaklanan doku sarkmalarında da operasyonun yapılabildiğini belirtelim.

 

Konu ile alakalı dış kaynaklar:
https://www.webmd.com/women/guide/vaginoplasty-and-labiaplasty-procedures#1

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Östrojen Hormonu Nedir

Östrojen Hormonu Nedir

Östrojen hormonu yumurtalıklardan salgılanan bir cinsiyet hormonudur. Östrojen hormonu seviyesinin fazla ya da eksik olması farklı sorunlara neden olur. Gerek östrojen eksikliği gerekse de östrojen fazlalığı yaşayan kadınların şikayetleri de hormon replasman tedavisi de denen hormon tedavisi yöntemleri ile giderilebilmektedir. Peki nedir bu östrojen

Östrojen hormonu nedir, ne işe yarar?

İnsanda cinsiyet belirleyici 2 hormondan biri olan östrojen hormonu kadınlarda yumurtalıktan salgılanan, adet döngüsünü saplayan, meme büyümesi, kalça şekillenmesi, gebelik oluşunda rahim iç zarını bebeğin tutunup büyüyebileceği bir ortama hazırlanması gibi kadınsal özelliklerin oluşumunu sağlayan en belirgin hormondur.

Östrojen fazlalığı neden olur?

Yumurta hücresi âdetin ilk gününde gelişmeye başlar ve ortalama 12-16 gün sonra yumurtlama oluşur. Yumurtlama sonrası açığa çıkan korpus luteum adlı doku tarafından da progesteron hormonu salgılayarak östrojene karşılık verir. Yumurtlamanın gerçekleşmemesi durumunda hormon seviyesi hızla artacak ve vücutta östrojen artışı meydana gelecektir.

Kadınların yaşam biçimleri de östrojen fazlalığına neden olabilmektedir. Düşük lifli beslenme, sigara ve alkol kullanımı, aşırı kafein tüketimi gibi yaşam tarzı olan kadınlarda hormon fazlalığı daha fazla görünmektedir. Aynı zamanda hormon replasman tedavileri, kortizon kullanımı, fenotiazinler (nöroleptik psikiyatri ilaçları) gibi ilaçlar da hormon birikimine neden olurlar. Diğer yandan ksenoöstrojen denen östrojeni taklit ederek hormon gibi davranan kimyasallar da ciddi östrojen artışına neden olur.

Östrojen gibi davranan bu tip kimyasallar insülin direncini arttırır ve vücuttaki yağ oranının artmasına neden olarak karaciğerde fonksiyon bozukluklarına neden olurlar. Aynı zamanda granüloza hücreli yumurtalık tümörleri de östrojen salgılayarak hormon artışına neden olan tümörlerdir.

Östrojen eksikliği neden olur?

Östrojen Eksikliği

Hipotalamus ve hipofiz bezleri tarafından bazı hormonların üretilmesi, yumurta hücresinin gelişmesi ve hormon sentezleyebilmesi için gereklidir. Beyin içinde bulunan hipotalamus ve hipofiz bezlerinde meydana gelen bazı işlev bozuklukları bu hormonların üretilmesini engelleyebilir. Bu durumda yumurtalıklarda östrojen üretimi tetiklenmediğinden hormon eksikliği oluşur.

Menopoz ile birlikte yumurtalık rezervi tükendiğinden ve aktif yumurta hücresi kalmadığında da östrojen eksikliği gözlenebilir. Menopoz doğal sürecinde ya da cerrahi de olsa aynı durumun yaşanması muhtemeldir.

Fazla östrojen belirtileri nelerdir?

Östrojen fazlalığının belirtileri başında ilk belirti olarak adet düzensizliği gelir. Yumurtlama olmadığı için artan östrojen seviyesi rahim iç tabakasını sürekli büyümesine neden olur ancak progesteron olmadığı yumurta çatlamaz yani adet bir türlü başlamaz.

Adet gecikmesi oldukça uzun sürer ve sonunda parçalı, pıhtılı kanamalar şeklinde adet görülür. Östrojen fazlalığının uzun yıllar sürmesi rahim iç zarı kalınlaşmasına neden olur. Rahim iç zarı kalınlaşması da daha çok menopoza yakın kadınlarda ya da menopoz sonrasında rahim iç zarı (endometrium) kanseri sebeplerinin başında gelir.

Östrojen eksikliği belirtileri nelerdir?

Estrogen eksikliğinin belirtileri başında adet görememe gelir. Gerekli sinyalleri ulaştırmayı başaramayan beyin ya da uyarıları verse de karşılığında adet gecikmesi ilk belirtisi adet görememedir. Yumurta hücresini olmaması demek estrogen sentezlenememesi demektir ve bu da rahim iç zarı gelişememesine sonucunda da adet görememeye neden olur.

Saç dökülmesiyle bir bağlantısı var mıdır?

Saç dökülmesi nedenleri arasında androjen hormonu kaynaklı dökülmeleri görülür. Erkeklik hormonu olan androjen kadınlarda saç dökülmesi sebeplerinden sorumlu olan bir hormondur. Polikistik over sendromu, östrojenle birlikte androjen hormonunda da artış gözlenmesine neden olur. Polikistik over sendromunda erkek tipi saç dökülmesi, artan androjen seviyesinden kaynaklı olarak sık görülebilmektedir.

Östrojenin vücuttaki görevleri nelerdir?

Kadın cinsiyetinin belirlenmesinde en önemli hormon olduğu bilinen estrogen kadın tipi tüylenme, meme büyümesi, adet döngüsünün sağlanması ve gebe kalma gibi, sayısız kadınsal özellikten sorumludur.

Östrojen düşüklüğü nasıl tedavi edilir?

Östrojen Düşüklüğü

Östrojen düşüklüğü belirtileri için uygulanan hormon testleri sonucu beyin ile ilgili bir sorun olup olmadığı araştırılır. Çoğunlukla menopoz kaynaklı olan östrojen eksikliği için dışarıdan hormon destek ilaçları ile tedavi edilir.

Düşük östrojen seviyelerinden kullanılan yöntem olan yerine koyma tedavisi ile vücutta azalan hormon dışarıdan verilerek dengelenir. Hormon tedavisi oral, vajinal ya da topikal olarak verilebilir. Çoğu zaman menopozal dönemde veya menopoz sonrası şikâyetlerin giderilmesi için başvurulan bir tedavi yöntemi olan hormon tedavisi menopozal semptomların giderilmesini sağlar.

Önceki yıllarda çok daha fazla kullanılan hormon tedavisinin kanser gelişimine, damar tıkanıklığı ve pıhtı oluşumuna neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenle hormon tedavisi öncesi doktorunuz fayda/zarar oranına göre bir tedavi metodu belirleyecektir. Buna örnek olarak rahmi alınmış bir kadın, meme sorunları ya da farklı ek riskleri yoksa yalnızca estrogen içeren ilaçlar verilir. Rahimi alınmamış bir postmenopozal bir hastaya ise progesteron+östrojen içerikli tedaviler uygulanır. Bu hormon tedavileri minimum dozda tutulur ve mümkün olduğunca kısa bir tedavi süreci uygulanmalıdır.

Hormon ilaçlarının bu gibi yan etkilerinden dolayı riski ve yan etkisi olmayan farklı tedavi metodları arayışı halen devam etmektedir. Fitoöstrojen denen bitkiseller insan vücudunda östrojen benzeri etkiler gösterir ve hormon seviyesini dengelemek için kullanılan başlıca yöntemlerdendir.

İzoflavon ve lignan olan 2 farklı fitoöstrojen türü vardır. Soya fasulyesi ve soya ürünlerinde izoflavondan gibi kuru baklagillerin menopoz belirtilerini azalttığı bilinmektedir. Lignan içeren keten tohumu, kepekli tahıllar, bazı bakliyatlar, sebze ve meyveler de menopoz semptomlarına iyi geldiği bilinse de üzerinde yapılmış yeterli çalışmalar bulunmamaktadır.

Östrojen fazlalığında ne gibi önlemler alınmalıdır?

Yumurtlama döngüsünün düzenlenmesi ile genç kadınlarda adet düzeni yeniden sağlanabilir. Ancak orta yaşlı kadınların hormon seviyesini düzenlenmesi için hormon tedavisi ya da hormon içerikli spiral uygulaması seçeneklerdendir. Hormon tedavisi rahim içi kalınlaşmasını da önleyeceğinden rahim içi kanserinin önlenmesi için de oldukça önemlidir.

Karın şişkinliği ve memelerde hassasiyet nedenleri nelerdir?

Estrogen vücutta su tutulmasına yani ödeme neden olan bir hormondur. Adet olamama, adet gecikmesi gibi durumlarda özellikle de ellerde ve ayaklarda meydana gelen şişliklerin nedeni de budur. Karın şişkinliği, gaz problemleri, meme hassasiyeti, duygu durum bozuklukları, bacak ve kalçalarda selülit, libido azalması gibi durumlara neden olan yüksek östrojen düzeylerinin aynı zamanda meme kanseri ve rahim kanseri ile de yakından ilişkili olduğu bilinmektedir.

Sık sık meydana gelen sıcak basması, migren, kronik baş ağrısı, vajinal kuruluk, idrar kaçırma, kas zayıflığı, sırt ve eklem ağrıları, dikkat dağınıklığı, anksiyete, kemik erimesi ve kalp-damar hastalıkları gibi komplikasyonlar da düşük estrogen seviyesi sonucu meydana gelmektedir.

Vajinismus nedir?

 

Konu ile alakalı yabancı kaynaklar:

https://www.medicalnewstoday.com/articles/277177.php

 

Detaylı bilgi için bize ulaşın

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar:Özellikle multi partnerli ilişkilerde ve korunmasız şekilde yapıldığında meydana gelir. Toplum için ciddi bir sıkıntı teşkil eder. Türkiye de ilişki yaşının erken yaşlara çekilmesi vede korunma konusunda yeterli tecrübeye sahip olmadan kontrolsüz ilişkiye girilmesi, son zamanlarda hastalık riskinde artışa sebebiyet olmuştur. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, yeterli tedavi edilmediğinde ileri zamanlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açar.

Ayrıca evlilik dışı bulaşmış bir cinsel hastalık, diğer aile bireyine bulaştığında ciddi sosyolojik problemler ortaya çıkarmaktadır. Son yıllarda ülkemizde cinsel yolla bulaşan hastalıklar sebebiyle boşanma sayısı artmıştır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için onların neler olduğunu bilmek vede nasıl korunulduğunu bilmek oldukça önemlidir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar şunlardır:

HPV Enfeksiyonu

hpv virüsü enfeksiyonu
hpv virüsü enfeksiyonu

Son yıllarda oldukça sık görünen cinsel yolla bulaşan hastalıklardandır. HPV(Human Papilloma Virüs) virüsü tarafından bulaşan hastalıktır. Kadından erkeğe erkekten kadına geçiş mevcuttur. Başlangıçta genital bölgede siğillere sebebiyet veren virüs ileri zamanlarda kadınlarda rahim ağzına yerleşerek rahim ağzı kanseri oluşumuna yol açar. Ayrıca kadın ve erkeklerde oral seks pratiğine bağlı olarak gırtlak ve ses tellerinde tümör oluşumuna yol açabilirler. HPV virüsünün birçok tipi olmakla beraber, genital bölgeye özgü tipleri onkojen transformasyon yani kanser yapıcı etkiye sahiptir.

İlişkiye giren her kadın ve erkeğin düzenli aralıklarla genital bölgelerini siğil varlığı açısından kontrol etmesi, tanımadığı değişik bir belirti ile karşılaştığında doktor muayenesine gitmesi erken teşhis ve hastalığın kontrolü açısından oldukça önemlidir. Genital bölgede siğiller kahverengi karnıbahar şeklinde 1-5 mm arasında değişen boyutlarda olan lezyonlardır.

Bunlar teşhis edildiğinde sayısına göre genel anestezi veya lokal anestezi ile elektrik ile yakılarak tedavi edilmesi gerekir. Ayrıca kadınlarda vajinal smear testi yapılarak rahim ağzına yerleşip yerleşmediği kontrol edilmelidir. Bulaşma riskinin azaltılması için HPV mikrobunun tanınması, korunma yollarının bilinmesi vede 9-46 yaş aralığında kadınlara HPV aşısı yapılması önemlidir.

Daha detaylı bilgi için –> https://www.drismetyildirim.com/hpv-virusu-nedir-nasil-tedavi-edilir

Genital Uçuk Herpes

Genital uçuk herpes virüsü
Genital uçuk herpes virüsü

HSV Tip 2 Virüsü (Herpes Simplex Virüsü) ile meydana gelen hastalıktır. Erkek ve kadında görülen yaygın bir cinsel yolla bulaşan hastalıktır.  En büyük belirtisi başlanğıçta batma ardından ağrılı sivilce ve yara oluşumudur.

Tedavi edilmezse bile birkaç gün içinde kendiliğinden geçebilir, ancak herhangi bir ilişkiye bağlı tahriş durumunda vücut direncinin düştüğü durumlarda tekrar ortaya çıkar. Virüs sinir köklerine yerleşir ve ömür boyu vücutta kalır, tamamen yok edilmesi mümkün değildir. Bazı durumlarda genital uçuk idrar yolu enfeksiyonlarına, menenjite, rahimağzı kanseri ve düşüklere sebep olabilir. Hastalığı tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir ancak rahatlatıcı ilaç tedavileri mevcuttur.

Daha detaylı bilgi için –> https://www.drismetyildirim.com/genital-sigil

Aids (Hiv Enfeksiyonu)

HIV (Aids Virüsü)
HIV (Aids Virüsü)

İnsan immun yetmezlik virüsünün yaptığı bir hastalıktır. Kan yolu ile bulaşır ayrıca cinsel ilişki, oral seks diğer bulaşma yollarıdır. Hastalık ilerlediği zamanlarda vücut direncinin tamamen düşmesine bağlı olarak ikincil meydana gelen hastalıklara sebebiyet verir ve uzun vadede ölüme sebebiyet verir.

HIV virüsü taşıyan her kişide hastalık hali görülmeyebilir ancak hastalığı bulaştırabilirler. HIV virüsü yıllarca vücutta hastalık yapmadan kalabilir ancak nihayetinde hastalık ortaya çıkar. Sürekli halsizliği olan, aşırı kilo kaybı, gece terlemeleri, cinsel organda yara ve ağrı sebebiyet verdiği belirtilerdendir. Rutin cinsel yolla bulaşan hastalıklar test edildiğinde HIV virüsü muhakkak bakılmalıdır.

Frengi Hastalığı

Frengi bakterisi - Hastalığı
Frengi bakterisi – Hastalığı

Cinsel yolla bulaşan hastalık olup vücuda girdiği andan itibaren birçok organı etkiler. İlk etapta cinsel organda ağrısız şişme ve yara ile kendini belli eder. Bu aşamada yapılan muayenede hastalık tespit edildiğinde tedavi kolaydır. Ancak bu aşamayı geçen hastalık durumlarında diğer organlara yerleşme  meydana gelir ve körlük, sağırlık ve kanser oluşumu gibi durumlar ortaya çıkar.

Bel Soğukluğu (Gonore)

Bel soğukluğu hastalığı - Gonore bakterisi
Bel soğukluğu hastalığı – Gonore bakterisi

Gonore adı verilen bir bakteri tarafından cinsel yolla bulaşma şeklinde ortaya çıkar kadın ve erkeklerde en sık görülen cinsel yolla bulaşan hastalıklardandır. Mikrobu aldıktan 2-4 gün sonra erkeklerde penis ucundan akıntı ve yanma, kadınlarda ise akıntı meydana gelir. Hastalık ilerlediği durumlarda tedavi edilmediğinde erkeklerde ciddi idrar yolları enfeksiyonu, prostat iltihabı, menenjit gibi durumlarada yol açabilir. Kadınlarda genellikle hastalık vajina lokolize kalır, bulaştırma potansiyeli yüksektir.

Hepatit B Hastalığı

hepatit B virüsü
hepatit B virüsü – Hastalığı

Hepatit B virüsü ile meydana gelen bir hastalıktır, kan yolu ile veya cinsel ilişki yolu ile bulaşır. Ortak kullanılan malzemelerden de bulaşma riski vardır. Hepatit B virüsü alındıktan sonra, karaciğerin enfeksiyonuna bağlı olarak sarılık, yüksek ateş, kusma, karaciğerde büyüme, idrarda yanma gibi belirtiler ortaya çıkar. Vücut direnci düşük insanlarda hastalık karaciğer harabiyetine ve siroza yol açabilir.

Şüphe Edilmesi Gereken Durumlar

  • Genital bölgede karnıbahar şeklinde et benleri çıkması
  • Genital bölgede sivilce ve yaralar
  • Penis ucundan akıntı olması
  • Vajinal akıntı
  • Sıksık idrara çıkmak ve idrarda yanma olması
  • Kadınlarda adet dönemi dışında kanamalar meydana gelmesi
  • Bulantı, kusma, ishal

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklardan Korunma

  • Cinsel yolla bulaşılan hastalıklardan korunmanın en iyi yolu şüpheli cinsel ilişkilerden uzak durulmasıdır.
  • Kadın ve erkekte cinsel yolla bulaşılan hastalıklardan korunmanın en güvenilir yolu prezervatif kullanılmasıdır.
  • Şüpheli bir ilişki sonrasında muhakkak doktor muayenesi ve gerekli testlerin yapılması önemlidir.

Şu makaleye de göz atın deriz –> https://www.drismetyildirim.com/anti-hbs-nedir

 

Detaylı bilgi için bize ulaşın:

Tel: 0532 325 30 08 
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Yerleşme Kanaması

Yerleşme Kanaması (Üstüne Görme) Nedir?

Yerleşme kanaması döllenmenin meydana gelmesi durumunda embriyonun rahim içerisine yerleşmesi yani tutunması sırasında …

Prolaktin

Prolaktin (Süt Hormonu) Nedir? Kaç Olmalı?

Prolaktin beynin orta bölümünde yer alan hipofiz bezi tarafından salgılanan bir hormondur. Kısaca ‘PRL’ olarak …

Kolposkopi

Kolposkopi Nedir? Nasıl Yapılır?

Kolposkopi alt genital bölgenin detaylı bir incelemeden geçirilmesi için güçlü bir ışık kaynağı ve mercekler …