kısırlık neden olur

İnfertilite çiftlerin 1 yıllık düzenli ve korunmasız ilişkiye girmesine karşın gebelik oluşmaması durumudur. Üreme sistemi ile alakalı bir sağlık sorunu olan infertilitenin her 100 çiftten yaklaşık olarak 20’sinde görüldüğünün söyleyebiliriz.

Halk arasında kısırlık olarak adlandırılan bu sorun tek bir nedene bağlı olarak görülebildiği gibi birkaç farklı problemin kombinasyonuyla da ortaya çıkabiliyor. Günümüzde bu sorunla karşılaşan çiftler için uygulanabilecek pek çok tedavi bulunuyor. Ayrıca yardımcı üreme tekniklerinden faydalanılarak da çiftlerin bebek sahibi olması sağlanabiliyor. İnfertilitenin tedavisine değineceğiz ancak öncesinde nedenlerine göz atmakta fayda var.

İnfertilite Nedenleri

Kısırlık nedenleri

Öncelikle kısırlık sorununun hem kadınlardan hem de erkeklerden kaynaklanabileceğini belirtmek gerekiyor. En önemli faktörlerden biri de kadının yaşıdır. Çünkü kadının yaşı ilerledikçe doğurganlık şansı da azalıyor. Genellikle kadınların 32 ila 35 yaş arasında olması durumunda doğurganlık şansında ki azalma kendini çok net bir şekilde belli etmiyor. Ancak 35 yaş sonrasında hatta 40’lı yaşlara gelindiğinde fertilite kayıpları % 70 seviyesine kadar ulaşabiliyor.

Erkeklerde ise yaş infertilite konusunda çok belirleyici bir unsur değildir. Ancak üreme sistemleriyle ilgili herhangi bir fizyolojik problem kısırlığa yol açabiliyor. Bu nedenle gerekli tedavinin en kısa zamanda yapılabilmesi için derhal tanı konması gerekiyor. Gebeliğe engel olan durumun tespit edilmesinin ardından tedavi seçenekleri değerlendirilir ve en doğru tedavi prosedürü uygulanır. Erkeklerde ve kadınlarda kısırlığa yol açan unsurları da aktaracağız.

Dr. İsmet Yıldırım der ki…

Yeni evli bir çiftte bir yıl korunmasız cinsel ilişkiye rağmen eğer gebelik oluşmamış ise burada infertiliteden yani kısırlıkdan bahsetmek gerekir. Genellikle çiftlerin %15’i infertilitetir. Yani ilk bir yıl içinde çocuk sahibi olamazlar. Hem erkek hem kadına bazı kan tetkikleri radyolojik tetkikler yapılır ve kısırlık sebebi ortaya çıkarılır.

Ancak bazı çiftlerde hiçbir sebep bulanamayabilir. Sebebiyet durumuna göre de tıbbi tedavi veya cerrahi tedavi planlanır, yardımcı üreme tekniklerine başvurulur. Yardımcı üreme teknikleri aşılama ve Tüp bebektir. İnfertil çiftlerin %90’a yakın kısmı bu şekilde tedavi edilir…

İnfertilitede Erkek Faktörü

Erkeklerde infertilite sorununa yol açan en yaygın nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Sperm sayısının ve hareketinin az olması
  • Sperm hücrelerinde yapısal problemler olması
  • Menide hiç sperm hücresinin olmaması
  • Kanal tıkanıklıkları
  • Spermin dışarı çıkmaması ve mesaneye boşalması
  • İnmemiş testis sorunu
  • Çocukluk döneminde yaşanan bazı ateşli hastalıklar
  • Hormonal unsurlar
  • Ergenlikte geçirilen kabakulak gibi bazı hastalıklar
  • Genetik faktörler
  • Testise giden damarların genişlemesi sorunu
  • Sifiliz, gonore gibi hastalıklar
  • Cinsel fonksiyon bozuklukları
  • Diyabet
  • Kanser tedavisi görmüş olmak
  • Enfeksiyon
  • Testosteron eksikliği sorunu
  • Alkol ve tütün ürünleri kullanımı
  • Stres

İnfertilitede Kadın Faktörü

Kısırlıkta kadın faktörü

Kadılarda kısırlık sorununa yol açan faktörler ise şöyledir:

  • Adet düzensizliği
  • Yumurta rezervinin azalması
  • Fallop tüplerinde tıkanıklık ya da yapışıklık olması
  • Geçirilmiş enfeksiyonlar
  • Karın içi operasyonlar
  • Endometriozis (çikolata kisti)
  • Yumurtlama bozuklukları
  • Prolaktin seviyesinin yüksek olması
  • Polikistik over sendromu
  • Erken menopoz
  • Miyomlar
  • Karın içi yapışıklık
  • Tiroid Problemleri
  • Kanser tedavisi görmüş olmak
  • Diyabet
  • Bazı karaciğer hastalıkları
  • Aşırı kafein alımı
  • Obezite
  • Aşırı sigara ve alkol tüketimi

Yukarıda sıralanan nedenlerden sadece biri infertilite sorununa tek başına yol açabiliyor. Kimi zaman kadınlarda ve erkeklerde kısırlığa neden olabilecek birkaç farklı problem de tespit edilebiliyor.

İnfertilite Belirtileri

Aslında infertilite şüphesine neden olabilecek bazı belirtiler ortaya çıkabilir. Ancak bu belirtiler tanı konması için yeterli olmaz. Öncelikle bazı muayene ve tetkiklerin yapılması gerekiyor. Sonrasında kısırlık tanısı konabilir. Genel olarak çiftlerin 1 yıllık düzenli cinsel ilişkiye karşın hamileliğin oluşmaması bir belirti olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda testislerde ağrı olması ya da aşırı tüylenme sorunu gibi çeşitli unsurlar da belirti olarak kabul edilebiliyor.

İnfertilite Tedavisi Nasıldır?

Çiftlerde kısırlık tedavisi, kısırlığa yol açan unsurları ortadan kaldırmaya yöneliktir. Ancak az önce de sıraladığımız gibi pek çok farklı unsur infertilite problemine yol açabiliyor ve buna bağlı olarak da tedavi çok farklı prosedürler uygulanarak gerçekleştiriliyor.

Her çift için kısırlığın tedavisi aynı şekilde yapılmaz. Fertilite ilaçlarının kullanımı, inseminasyon yani aşılama tedavisi gibi seçenekler değerlendirilebilir. Yardımcı üreme teknikleri de tercih edilebilir. Öncelikle tanı konması ve bazı tetkiklerin yapılması gerekiyor. Nedeni bilinmeyen infertilite durumunda ise aşılama tedavisi birkaç defa denendikten sonra tüp bebek tedavisine geçilebilir.

İnfertilite Polikliniği Ne Demek?

Çiftler infertilite polikliniğinin ne anlama geldiğini de merak edebiliyor. Bu poliklinik kısırlığa dair çeşitli tanı ve tedavi yöntemlerinin uygulandığı sağlık birimleridir. Ancak kadına ya da erkeğe kısırlık tanısı konduğunda mutlaka bu poliklinikleri tercih etmesi gerekmez. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanları da tanı ve tedavi prosedürlerini uygulayabiliyor ve çiftlerin bebek sahibi olmasını sağlayabiliyor. Aynı zamanda tüp bebek tedavisi gibi yardımcı üreme tekniklerinden faydalanılması için de kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tercih edilebilir.

Stresin Kısırlığa Etkisi Nasıldır?

Stres özellikle erkeklerde sperm kalitesini olumsuz yönde etkileyen unsurlardan biridir. Bu nedenle aşırı stres ve gerginliğin artık bir kısırlık nedeni olarak kabul edildiğini belirtmek gerekiyor. Aynı zamanda kadınlarda da stresten kaynaklı olarak hormon dengesi bozulabiliyor ve bu da yumurtlama ile ilgili sorunlara yol açabiliyor. Aşırı stres kadınlarda fallop tüpü spazmlarına da yol açarak infertilite tablosunun ortaya çıkmasına neden oluyor.

Obezite Kısırlığa Yol Açar mı?

Obezite durumunda vücutta aşırı yağlanma meydana gelir ve bu da insülin seviyesinin artmasına yol açar. Vücutta insülin gereğinden daha fazla salgılandığında ise kadınlarda yumurtalıklardan ideal seviyeden daha fazla testosteron salınımı gerçekleşir. Aşırı testosteron salınımı yumurta oluşumunu önleyerek infertilite probleminin ortaya çıkmasına sebebiyet verir. Sonuç olarak obezite kısırlığa yol açan bir sağlık sorunudur.

Primer İnfertilite Ne Demek?

Genel olarak kısırlık 2 farklı tiptedir. Bunlar;

  • Primer kısırlık
  • Sekonder kısırlık

Primer yani birincil infertilite en az 1 yıl süreyle düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye karşın hamilelik oluşmamasıdır. Sekonder yani ikincil kısırlıkta ise daha önce hamilelik oluşmuştur. Çiftler yeniden bebek sahibi olmak isterler ancak bu kez gebelik doğal yollarla oluşmaz. Bu iki tipte de aynı tedavi seçeneklerinin değerlendirildiğini söyleyebiliriz. Özellikle tüp bebek tedavisinin daha önce bebek sahibi olamayan çiftler için uygulandığı düşünülüyor. Oysa ikinci ya da üçüncü çocuğu isteyen ancak hamilelik elde edemeyen çiftler için de tüp bebek tedavisi rahatlıkla uygulanabilir.

Erken Yumurtalık Yetmezliği (Pof) Nedir?

Erken yumurtalık yetmezliği kadınlarda 40 yaşından önce yumurtalık fonksiyonlarının azalması problemidir. Çiftlerin infertilite tanısı konması ve gerekli tedaviye başlanması için geç kalmaması büyük önem taşıyor.

Özellikle kadınlarda yaş faktörü önemli olduğundan 35 yaş civarında olan kadınların 1 yıllık cinsel ilişkiye karşın hamile kalmaması durumunda bir an önce kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurması gerekir. Çünkü yumurta fonksiyonlarının bozulmaya başlaması durumunda tedaviye ne kadar erken dönemde başlanırsa başarı elde etme ihtimali de o kadar yüksek olur.

Tanımlanamayan İnfertilite Nedir?

Kimi zaman yapılan tüm muayene ve tetkiklere karşın çiftlerde infertilite sorununa yol açabilecek bir bulguya rastlanmıyor. Bu durumda izah edilemeyen ya da tanımlanamayan infertiliteden söz edilir. Çiftlerin yaklaşık % 5’ine tanımlanamayan infertilite tanısı konduğunu söyleyebiliriz. Bu durumda aşılama ve ovulasyon indüksiyonu uygulanıyor. Aşılama tedavisi ile çiftlerin % 15’inde başarı elde edilebiliyor. Bir başarı sağlanamadığında ise devreye tüp bebek tedavisi giriyor.

Kısırlık Tanısı Ne Zaman Konur ve Hangi Süre Beklenmelidir?

Kısırlık tanısı, belirli bir süre korunmasız ve düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmaması durumunda konur. Genellikle 35 yaş altındaki çiftlerde bu süre bir yıl olarak kabul edilir. Kadın yaşı 35’in üzerindeyse altı aylık deneme süresi sonrası değerlendirme önerilir. Bu sürelerin belirlenmesinin nedeni doğal gebelik ihtimalinin yaşla birlikte azalmasıdır. Erken başvuru bazı durumlarda tedavi başarısını artırabilir.

Kısırlık değerlendirmesi yalnızca kadına yönelik değildir. Erkek faktörü de aynı oranda önemli kabul edilir. Bu nedenle çift birlikte değerlendirilmelidir. İlk aşamada hormon testleri, sperm analizi ve ultrason incelemesi yapılır. Gerekli görülürse tüplerin açıklığı kontrol edilir.

Zaman kaybı özellikle ileri yaş grubunda olumsuz sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle şüpheli durumlarda beklemek yerine uzman görüşü almak önemlidir. Erken teşhis, tedavi seçeneklerinin daha geniş olmasını sağlar. Bilimsel yaklaşım uzun vadeli başarı açısından belirleyicidir.

Açıklanamayan Kısırlık Nedir ve Nasıl Yönetilir?

Bazı çiftlerde yapılan tüm testler normal olmasına rağmen gebelik oluşmayabilir. Bu durum açıklanamayan kısırlık olarak tanımlanır. Testlerin normal olması her zaman gebeliğin kolay oluşacağı anlamına gelmez. Mikro düzeyde döllenme veya implantasyon problemleri söz konusu olabilir. Bu nedenle ileri değerlendirme gerekebilir.

Açıklanamayan kısırlık vakalarında genellikle aşamalı tedavi planı uygulanır. Önce yumurtlama takibi ve aşılama yöntemi denenebilir. Eğer sonuç alınamazsa tüp bebek tedavisi gündeme gelir. Planlama çiftin yaşına ve infertilite süresine göre yapılır.

Psikolojik faktörler de süreci etkileyebilir. Uzun süreli başarısız denemeler çift üzerinde stres yaratabilir. Bu nedenle psikolojik destek önerilebilir. Kapsamlı yaklaşım başarı ihtimalini artırır. Sabırlı ve sistemli ilerlemek önemlidir.

Kısırlıkta Yaşam Tarzı Değişiklikleri Ne Kadar Etkilidir?

Kısırlık tedavisinde yalnızca tıbbi müdahale değil, yaşam tarzı faktörleri de önemlidir. Sigara kullanımı hem kadın hem erkek fertilitesini olumsuz etkiler. Aşırı kilo hormonal dengeyi bozabilir ve yumurtlama problemlerine yol açabilir. Düzenli egzersiz ve dengeli beslenme fertilite üzerinde olumlu etki gösterebilir. Bu değişiklikler tedavi başarısını destekler.

Stres düzeyi de üreme sağlığı üzerinde etkilidir. Kronik stres hormonal sistemi etkileyebilir. Uyku düzeni ve beslenme alışkanlıkları önem taşır. Erkeklerde sperm kalitesi yaşam tarzı ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle çift olarak bilinçli adımlar atılmalıdır.

Yaşam tarzı düzenlemesi tek başına her zaman yeterli olmayabilir. Ancak medikal tedaviye destek sağlar. Kısırlık sürecinde bütüncül yaklaşım önerilir. Sağlıklı alışkanlıklar uzun vadeli üreme sağlığı açısından da önemlidir. Bilinçli değişim sürecin önemli parçasıdır.

Kısırlık Tedavisinde Psikolojik Destek Neden Önemlidir?

Kısırlık yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda duygusal bir süreçtir. Uzun süren denemeler ve başarısız sonuçlar çiftlerde hayal kırıklığı yaratabilir. Bu durum ilişki dinamiklerini de etkileyebilir. Psikolojik destek almak sürecin daha sağlıklı yönetilmesini sağlar. Ruhsal denge tedavi sürecine olumlu katkı sunar.

Kısırlık tanısı alan bireylerde kaygı ve suçluluk hissi görülebilir. Özellikle toplum baskısı süreci zorlaştırabilir. Profesyonel destek, duygusal yükün hafiflemesine yardımcı olur. Çift terapisi bazı durumlarda faydalı olabilir. Açık iletişim süreci kolaylaştırır.

Tıbbi tedavi ile psikolojik destek birlikte yürütüldüğünde başarı oranı artabilir. Stres düzeyinin azalması hormonal dengeyi olumlu etkileyebilir. Bu nedenle bütüncül yaklaşım önemlidir. Kısırlık tedavisi yalnızca tıbbi değil, duygusal bir yolculuktur. Dengeli destek sürecin parçası olmalıdır.

Kısırlık Tedavisinde Alternatif Yöntemler Güvenli midir?

Kısırlık sürecinde bazı çiftler alternatif yöntemlere yönelmek isteyebilir. Bitkisel karışımlar ve geleneksel uygulamalar sıkça araştırılır. Ancak bilimsel kanıtı olmayan yöntemler risk oluşturabilir. Rastgele kullanılan ürünler hormonal dengeyi bozabilir. Bu nedenle dikkatli olunmalıdır.

Kısırlık tedavisi mutlaka uzman hekim kontrolünde planlanmalıdır. Alternatif yöntemler hekime danışılmadan kullanılmamalıdır. Bazı bitkisel ürünler ilaçlarla etkileşime girebilir. Bu durum tedavi başarısını olumsuz etkileyebilir. Güvenli yaklaşım bilimsel temele dayanmalıdır.

Destekleyici yöntemler ancak medikal tedaviye zarar vermeyecek şekilde planlanmalıdır. Yanlış uygulamalar zaman kaybına yol açabilir. Özellikle ileri yaş grubunda bu risk daha önemlidir. Bilgi kirliliğinden uzak durulmalıdır. Doğru kaynaklardan bilgi almak süreci güvenli kılar.

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Mail: [email protected]
Cep Tel: 0532 325 30 08

 

Diğer Kısırlık Makaleleri

kafein kısırlık yapar mı

Kafein kısırlık yapar mı sorusu bebek sahibi olmak isteyen ve sıklıkla kahve tüketen çiftlerin gündeminde…

Rahim filmi kadınlarda rahim boşluğunu görüntülemek için kullanılan tanı yöntemlerinden biridir. Çoğunlukla tüplerdeki tıkanma ya…

İnfertilite çiftlerin 1 yıllık düzenli ve korunmasız ilişkiye girmesine karşın gebelik oluşmaması durumudur. Üreme sistemi…

Erkeklerde kısırlık düzenli ve korunmasız 1 yıl cinsel ilişkiye girilmesine rağmen partnerin hamile kalmaması durumunda…

fsh normal degeri kactır

FSH normal değeri kaç olmalıdır sorusu özellikle hamile kalmak isteyen kadınların gündeminde yer alıyor. Çünkü…

Aşılama nedir konusu doğal yollarla hamile kalamayan kadınların yanıtını en çok merak ettiği sorulardan biridir….