Gebelik Kolestazı (Hamilelikte Kaşıntı) Nedir?

Gebelik kolestazı

Gebelik kolestazı ileri gebelik haftalarında yaşanan şiddetli hamilelikte kaşıntı problemidir. Genellikle göbek, vajina, makat, eller, ayaklar, saçlı deri ve meme çevresi ile meme altında görülen kaşıntı anne adayları için bir hayli rahatsızlık verici boyuta ulaşabiliyor. Bazı anne adaylarında gebelik döneminde kolestaz problemi daha sık görülebiliyor. Riskin daha yüksek olduğu kişileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Çoğul gebelikler
  • Hamilelik öncesinde karaciğer rahatsızlığı yaşamış olanlar
  • Anne ya da kardeşi kolestaz sorunu yaşamış olan kadınlar
  • 35 yaş üstü gebelikler
  • Hepatit C mevcudiyeti

Anne adayları gebelik kolestazı sorununun bebeği etkileyip etkilemediğini de merak ediyor. Maalesef bu sorundan anne karnındaki bebeklerin etkilenmediğini söyleyemeyiz. Bebek için çeşitli riskler bulunuyor ve bu riskler arasında en önemli olanı da erken doğumdur. Yine anne karnındaki bebek için önemli olan bir diğer risk de mekonyum aspirasyonu yani bebeğin kakasını yutmasıdır. Bu gibi durumlarda şayet hamileliğin 37. haftası geride kaldıysa doğum yapılması doktor tarafından önerilebilir.

Bilgin olsun –> https://www.drismetyildirim.com/hamilelikte-idrar-yolu-enfeksiyonu

Gebelik Kolestazı Nedenleri

Gebelik kolestazı nedenleri

Anne adayları hamilelikte kaşıntı probleminin kaynağını da merak edebiliyor. Safra kesesinin vücuttaki görevi karaciğerden gelen safrayı depolamak ve ihtiyaç olduğunda sindirimi kolaylaştırmak için bağırsaklara salgılamaktır. Hamilelik döneminde vücudun hormon dengesi bir hayli değişir. Hormonlar safra kesesinin fonksiyonlarında da bazı değişimlere sebebiyet verebiliyor. Safranın akışını azaltabiliyor ya da durdurabiliyor. Bu durum gebelik kolestazı problemine yol açıyor. Çünkü safra akışının yavaşlaması ya da durması safra asitlerinin karaciğerde birikmesine neden olduğundan kan dolaşımı da bu tablodan etkileniyor.

Bu noktada neden her anne adayının gebelik kolestazı yaşamadığı sorunu akıllara gelebilir. Ancak kolestazın oluşum nedeni tam olarak bilinemiyor ve genetik faktörlerin bu sorun üzerinde etkili olduğu yönünde çeşitli araştırma bulguları da var. Görülme sıklığı 500’te 1 olsa da aile öyküsünde kolestaz olan kadınların söz konusu sorunu daha sık yaşadığı biliniyor.

Tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/beta-hcg-degerleri

Gebelik Kolestazı Bulguları

Anne adaylarında gebelik kolestazı bulguları farklılaşabilir. Bununla birlikte bulguların hafif ya da şiddetli bir şekilde ortaya çıkabileceğini de belirtmek gerekir. Çoğunlukla tek bulgunun kaşıntı olduğunu da belirtebiliriz. Sık yaşanan gebelik kolestazı bulguları şöyledir:

  • Göbek, el ve ayaklarda yoğunlaşan kaşıntı
  • İdrar renginin koyu olması
  • Gaita renginin açık olması
  • Yorgun ve halsiz hissetme
  • İştahta azalma olması
  • Depresyon

Bazı bulgular ise hamilelikte kaşıntı sorununa eşlik ediyor olsa da çok daha seyrek görülüyor. Bu bulguları ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Sarılık (gözlerin ve cildin sarı renge dönmesi)
  • Mide bulantısı ve ender görülen kusma şikayeti
  • Karnın sağ üst kısmında kadran ağrısı olması

Bu bulgular ortaya çıkmış olsun ya da olmasın mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile görüşülmesi gerekiyor. Çünkü kaşıntı anne adayları için normal bir durum gibi algılansa da kolestaz dışında farklı nedenlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Nedeninin araştırılması, olası rahatsızlıklara erken tanı konması bakımından önem taşıyor.

Merakını çekebilir –> https://www.drismetyildirim.com/yumurtlama-donemi-hesaplama

Gebeliğin İntrahepatik Kolestazı Nedir?

Gebeliğin intrahepatik kolestazı

Gebeliğin intrahepatik kolestazı genellikle hamileliğin ikinci yarısında ortaya çıkan ve hamilelikte kaşıntı sorunu ile kendini gösteren bir karaciğer rahatsızlığıdır. Gebelik döneminde ortaya çıkan karaciğer sorunları arasında en yaygın görüleni gebeliğin intrahepatik kolestazı problemidir. Östrojen hormonu bu sağlık sorununda en önemli etkendir. Östrojen hormonuna bağlı olarak safra asitlerinin atılımı engellenir ve bu da karaciğerde soruna sebebiyet verir.

Gebelik Kolestazı Nasıl Düşürülür?

Anne adayına gebelik kolestazı tanısı konduğunda öncelikle kaşıntı sorununu ortadan kaldırmaya yönelik bir tedavi uygulanıyor. Kaşıntı giderici kremler, ılık banyo ve cildi yumuşatan krem kullanımı gibi yöntemler ile hamilelikte kaşıntı sorununun azaltılmaya çalışılması tedavi kapsamında tercih edilen yöntemlerdir. Aynı zamanda K vitamini takviyesi de tercih edilebilir. K vitamini içeren gıdaların tüketilmesine yönelik bir diyet uygulanması ya da bu vitaminin dışarıdan takviye olarak alınması da kaşıntı sorununu azaltmayı sağlayabiliyor. Ancak tedaviye başlanmadan önce tanı konması gerektiğini, bunun için de bazı muayene ve tetkiklere ihtiyaç duyulduğunu unutmamak gerekir.

Kaşıntı şikayetini azaltmak için soğuğa yakın sıcaklıkta su ile duş almak ya da terleten kıyafetlerden uzak durmak gibi çeşitli yöntemler tercih edilebilir. Terlemek, kaşıntıyı artırıyor ve bu nedenle ortamdaki ısının da terlemeye neden olmamasına dikkat edilmesinde fayda olacaktır.

Tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/hamilelikte-kist

Hamilelikte Vücutta Kaşıntı Ne Zaman Başlar?

Hamilelikte kaşıntı ne zaman başlar

Yapılan araştırmalar hamilelikte kaşıntı sorununun genellikle gebeliğin 6. ayından itibaren görüldüğünü ortaya koyuyor. Ancak hamileliğin 3. ayından itibaren kaşıntı sorunu yaşayan çok sayıda anne adayı olduğunu da belirtmek gerekir. Bazı anne adaylarında kaşıntı sorunu gebeliğin ilk 3 ayında başlıyor, sonrasında azalma kaydediyor ve son 3 ayda da yeniden artışa geçebiliyor.

Bu nedenle söz konusu rahatsızlığın her anne adayında aynı şekilde seyretmediğini de belirtmemiz gerekir. Vücutta kaşıntı problemi sadece gebelik kolestazı sorunundan kaynaklanmaz. Bu nedenle kaşıntı probleminin gebeliğin herhangi bir döneminde de ortaya çıkabildiğini belirtmek gerekir. Hamilelik döneminde kaşıntıya neden olan diğer unsurları şu şekilde listeleyebiliriz:

  • Vücutta meydana gelen hormonal değişimler
  • Progesteron ve östrojen hormonunun artması
  • Gebeliğe bağlı ciltte oluşan çatlaklar
  • Gebelik ürtikeri
  • Bazı gıda alerjileri
  • Bazı ilaçların kullanımı
  • Egzama
  • Sedef

Yapılan muayeneler ile yukarıda sıralanan ve kaşıntıya neden olan rahatsızlıkların tanısı konabilir ve teşhise bağlı olarak en uygun tedavi prosedürü izlenir. Zira kolestaz sorunu doğumun hemen ardından kendiliğinden ortadan kalkar.

Merakınızı çekebilir –> https://www.drismetyildirim.com/detayli-ultrason

Gebelik Kolestazı İçin Hangi Testler Yapılır?

Sadece gebelik kolestazı tanısı konmasını sağlayan özel bir test bulunmuyor. Ancak belirtiler ortaya çıktığında farklı testler gerçekleştirilir ve bu testlerin sonucuna bağlı olarak da tanı konabilir. Doktor tarafından yaptırılması tavsiye edilen testleri şu şekilde listeleyebiliriz:

  • Hepatit testleri
  • Karaciğer fonksiyon testleri
  • Safra kesesi ultrasonu
  • Kanda safra asidi testi

Yukarıda sıralanan bu testler arasında en önemli olanı safra asidi testidir. Çünkü kandaki safra asidinin ideal orandan çok daha yüksek olması genellikle hamilelikte kaşıntı sorununa yol açan gebelik kolestazından kaynaklanıyor. Ancak elbette safra kesesinde taş olup olmadığının tespit edilmesi gibi amaçlarla da ultrason gibi bazı görüntüleme tetkiklerinin yapılması gerekebiliyor. Sonuç olarak test neticeleri, hastanın şikayetleri ve muayene sonuçları bir arada değerlendirilerek tanı konabilir.

Bilgin olsun –> https://www.drismetyildirim.com/cin-takvimi-cinsiyet-hesaplama

Gebelik Kolestazı Olup Normal Doğum Yapma

Gebelik kolestazı olup normal doğum yapma

Elbette anne adayları hamilelikte kaşıntı sorunu yaşadıkları doğum yönteminin değişmesi gerekiyor mu şeklinde bazı soruların yanıtını da merak edebiliyor. Böyle bir sorun yaşandığında doktorunuz sezaryen ile doğumu önerebilir. Aynı zamanda anne karnındaki bebeğin zarar görme ihtimalinin mevcut olması durumunda da gebeliğin 37. haftasının ardından doğumun gerçekleştirilmesi gerekebiliyor.

Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda gebelik kolestazı probleminin doğum şeklinin değiştirilmesine neden olabileceğini belirtmek gerekiyor. Bu konuda doktorunuzun önerilerini dikkate almanızda fayda vardır. Çünkü kadın hastalıkları ve doğum uzmanları her daim hem anne adayı hem de anne karnındaki bebek için en ideal doğum yöntemini önerir. Sezaryen ile doğum gerektiğinde normal doğum konusunda ısrarcı olunması, çeşitli risklerin göze alınması anlamına gelir.

 

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yerleşme Kanaması

Yerleşme Kanaması (Üstüne Görme) Nedir?

Yerleşme kanaması döllenmenin meydana gelmesi durumunda embriyonun rahim içerisine yerleşmesi yani tutunması sırasında …

Prolaktin

Prolaktin (Süt Hormonu) Nedir? Kaç Olmalı?

Prolaktin beynin orta bölümünde yer alan hipofiz bezi tarafından salgılanan bir hormondur. Kısaca ‘PRL’ olarak …

Kolposkopi

Kolposkopi Nedir? Nasıl Yapılır? Fiyatları Ne Kadar?

Kolposkopi alt genital bölgenin detaylı bir incelemeden geçirilmesi için güçlü bir ışık kaynağı ve mercekler …