Kategori: Gebelik

Beta HCG değerleri

Beta HCG Değerleri Nelerdir? Nasıl Hesaplanır?

Beta HCG değerleri hamilelik döneminde yükseliş kaydettiğinden gebelik şüphesine dair önemli bir veri olarak kabul ediliyor. Halk arasında ‘hamilelik hormonu’ olarak da adlandırılabilen bu hormon gebelik haftasının hesaplanması ya da dış gebelik tanısı konması amacıyla da ölçülebiliyor. Plasentadaki trofoblastik hücrelerden salgılanan Beta HCG, vücudun progesteron hormonu üretimine devam etmesini sağlıyor olmasıyla büyük önem taşıyor. Çünkü progesteron da gebelikte anne adayının düşük yapmasını engelleyen en önemli faktördür.

Kimi zaman Beta HCG değerleri gebelik dışında farklı nedenlerle de artış kaydedebilir. Örneğin infertilite tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar B-HCG içeriyor ve bu dönemde test yapılması durumunda kandaki B-HCG değeri hamilelik olmadığı halde daha yüksek çıkabiliyor. Dolayısıyla gebelik şüphesinde son derece önemli olan B-HCG yüksekliği, tek başına sağlıklı bir gebelik tanısı konması için yeterli bir done değildir.

Tıkla Öğren –> Çocuk nasıl yapılır

Beta HCG Testi Nasıl Yapılır?

Beta hcg testi nasıl yapılır

Beta HCG testi yaygın bir şekilde 2 farklı biçimde yapılır. Bunların ilki eczanelerden satın alınan preparatlarla yapılan testtir. İdrar numunesi ile gerçekleştirilen bu test ile Beta HCG değerleri rakamsal anlamda belirlenemez. Test sadece ‘pozitif’ ve ‘negatif’ şeklinde bir sonuç verir. Pozitif çıkması durumunda gebelikten söz edilebilir ancak negatif çıkması durumunda bir süre bekleyerek testin tekrarlanmasında fayda var.

Bir diğer test de kan numunesi ile laboratuvarda gerçekleştirilen beta HCG testidir. Evde yapılan testten çok daha güvenilir olan bu tetkik için tek tüp kan alınması yeterli olur. Aç ya da tok karnına kan numunesi verilebilir ve günün herhangi bir saatinde kanda gebelik testi gerçekleştirilebilir. Ayrıca test sonucunda Beta HCG değerleri görülebilir. Kanda gebelik testi yaptırmak için acele etmemekte fayda var. Adet döneminin üzerinden birkaç gün geçtikten sonra test yapılması, çok daha güvenilir sonuçlar elde etmeyi sağlar.

Tıkla Öğren –> Yumurtlama dönemi hesaplama

Gebelik Haftasına Göre Beta HCG Hesaplama

Öncelikle Beta HCG değerleri gebelik süresi boyunca sürekli olarak ölçülmez çünkü herhangi bir şüphe olmaması durumunda böyle bir gereksinim duyulmaz. Gebeliğin ilk dönemlerinde testin tekrarlanması istenebilir ancak söz konusu değerlerin hamilelik süresi boyunca sürekli olarak ölçülmediğini de belirtmek gerekiyor.  Ayrıca bu hormon seviyesinin vücutta sadece gebelik döneminde mevcut olduğu bilgisi de doğru değildir. Hamile olmayan bir kadında da B-HCG hormonu bulunur ancak 0 – 10 mlU/ml seviyesinde olur.

Gebelikte ise Beta HCG değerleri 48 saatte bir % 50 ila % 65 seviyesinde artar. Gebeliğin belirli bir dönemine gelindiğinde ise artış hızı azalır ve artık son dönemlerde sabitlenerek belirli bir seviyede kalır. Yapılan gebelik testlerinde kimi zaman değer 6 mIU/ml – 24 mIU/ml referans aralığında olabiliyor. Bu durum ‘gri zon’ olarak adlandırılır birkaç gün sonrasında yeniden test yapılması gerekir. Çünkü gri zon durumunda kesin bir gebelik tanısı konamaz.

Beta HCG Yüksekliği Nedir?

Beta hcg yüksekliği nedir

Anne adaylarını en çok endişelendiren durumlardan biri Beta HCG değerleri olarak görülen rakamların referans aralığındaki alt ya da üst sınıra yakın olmasıdır. Bu durum anne adayının ya da fetusun sağlık sorunu anlamına gelmez. Değerlerin alt ya da üst sınıra yakın olması durumunda endişe duymanıza gerek yok çünkü tıbben gayet normal bir durumdur. Ayrıca B-HCG seviyesi anne karnındaki bebeğin sağlık durumunu değerlendirmek için tek başına yeterli bir veri değildir.

Gebelik dönemi dışında 0 – 10 mlU/ml düzeyinden daha yüksek Beta HCG değerleri ile karşılaşılabilir. Bunun olası nedenlerini şu şekilde listeleyebiliriz:

  • Germinal hücreleri tümörler
  • Mol hidatiform rahatsızlığı
  • B-HCG içeren bazı ilaçların kullanımı

Beta HCG Seviyesi Nelerden Etkilenir?

Hamilelik dönemi dışında Beta HCG değerleri kullanılan ilaçlardan ya da bazı hastalıklardan etkilenebilir. Doğum kontrol hapları, bazı antibiyotik ilaçlar ya da kısırlık tedavisinde kullanılan ilaçlar değerlerin yüksek çıkmasına neden olabiliyor. Düşük ve kürtaj durumunda da Beta HCG değerleri hemen normal seviyeye gerilemez. Bunun için 4 ila 6 hafta beklemek gerekir. Mol gebelik, dış gebelik ve boş gebelik de söz konusu hormon seviyesini etkiler ve hormon düzeyi yüksek çıkar.

Tıkla Öğren –> Hamilelikte kist

Beta HCG Değeri Kaç Olmalı?

Gebelikte normal kabul edilen Beta HCG değerleri şöyledir:

  • 3 haftalık gebelik: 10 – 50 mlU/ml
  • 4 haftalık gebelik: 5 – 426 mlU/ml
  • 5 haftalık gebelik: 18 – 7.340 mlU/ml
  • 6 haftalık gebelik: 1.080 – 56.500 mlU/ml
  • 7 ila 8 haftalık gebelik: 7.650 – 229.000 mlU/ml
  • 9 ila 12 haftalık gebelik: 25.700 – 288.000 mlU/ml
  • 13 ila 16 haftalık gebelik: 13.300 – 254.000 mlU/ml
  • 17 ila 24 haftalık gebelik: 4.060 – 165.400 mlU/ml
  • 25 ila 40 haftalık gebelik: 3.640 – 117.000 mlU/ml

Elbette bu değerleri mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından değerlendirilmelidir. Değerlerde bir anormallik olması durumunda çeşitli şüpheler doğabilir ve doktorunuz sizden bazı ileri tetkikleri yaptırmanızı isteyebilir.

1 Haftalık Gebelikte Beta HCG Değeri

1 haftalık gebelikte beta hcg

Gebelik haftası hesaplaması, son adet döneminin ilk günü dikkate alınarak yapılır. Bu nedenle gebeliğin ilk haftası aslında teknik anlamda hamile olmadığınız bir dönemdir ve bundan kaynaklı olarak Beta HCG değerleri gebelik şüphesini doğuracak düzeyde olamaz. Henüz döllenmenin bile gerçekleşmediği bu dönemde B-HCG testi yapılması durumunda sonuç 0 – 10 mlU/mL arasında çıkacaktır.

Tıkla Öğren –> Detaylı ultrason

2 Haftalık Gebelikte Beta HCG Değeri

Aynı durumun 2 haftalık gebelikte de geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Beta HCG değerleri döllenmenin meydana gelmesinin üzerinden 6 gün geçtikten sonra yükselmeye başlar. Bu süre gebeliğin 3 ila 4. haftasına tekabül edebileceğinden hamileliğin 2. haftasında da B-HCG değerleri gebeliği işaret edecek düzeyde olmaz. Bu hafta içerisinde de henüz rahimde gebelik ürünü yoktur.

Dış Gebelikte Beta HCG Değerleri

Dış gebelik tanısında Beta HCG değerleri çok büyük bir önem taşıyor. Sağlıklı bir gebelikte B-HCG değerleri 48 saatte bir % 65’e yakın bir oranda artış gösteriyor. En azından gebeliğin belirli bir dönemine dek bu artış düzenli bir şekilde gerçekleşiyor. Ancak dış gebelikte ilk aşamada Beta HCG değerleri yükseliyor olsa da 48 saatte bir değerin iki katına çıktığından söz edilemez. Bu gibi durumlarda dış gebelik şüphesi doğabiliyor. Ancak elbette dıi gebelik tanısı sadece bu değerlere bakılarak konmaz.

Kandaki Beta HCG değeri 1000 mlU/ml ila 2000 mlU/ml arasına ulaştığında ultrason yöntemi ile gebelik kesesinin kontrolü sağlanabilir. Fakat dış gebelikte gebelik kesesi rahim içine değil, farklı bir yere yerleşmiş olur. Bu yerin de % 95 gibi yüksek bir oranda fallop tüpleri olduğunu söyleyebiliriz. Bu durumda tedavi yöntemlerinin devreye girmesi gerekiyor. Uygulanacak tedavi yöntemine bağlı olarak birkaç kez test yapılması ve kandaki B-HCG seviyesinin ölçülmesi gerekebilir. Dış gebelikte erken tanının hayati önem taşıdığına da değinmek gerekiyor. Bu nedenle daha önce dış gebelik yaşayanların Beta HCG değeri bir süreliğine kontrol edilebilir. Her ne kadar toplumda görülme sıklığı % 2 düzeyinde olsa da gebeliğe bağlı ölümlerin % 6’sının nedeni dış gebeliktir.

 

 

Konu ile alakalı farklı dış kaynaklar:
https://www.bebek.com/beta-hcg-degerleri/

 

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
dr.ismetyildirim@hotmail.com

Çocuk nasıl yapılır

Çocuk Nasıl Yapılır? Ne Zaman Yapılmalıdır?

Çocuk nasıl yapılır konusu belirli bir yaşa geldikten sonra hem kızların hem de erkeklerin yanıtını merak ettiği sorulardan biri haline geliyor. Zira belirli bir yaştan sonra bu konuda bilgi sahibi olunmasında da fayda var. Öncelikle bebek nasıl yapılır sorusunu, erkeklerde ve kadınlarda bulunan üreme hücreleri üzerinden yanıtlamak gerektiğini belirtelim. Çünkü çocuk yapabilmek için, erkek ve kadın üreme hücrelerinin buluşması gerekiyor. Bu buluşma da tahmin edilebileceği gibi cinsel ilişki esnasında gerçekleşiyor.

Kadınların ve erkeklerin anatomik yapısı birbirinden farklıdır. Kadınların hamile kalabilmesi için adet görmeye başlamaları gerekiyor. Adet dönemi kadınların rahminin her ay hamilelik için kendilerini hazırlamalarından kaynaklanıyor. Şayet kadın hamile kalırsa gebelik dönemi boyunca adet kanaması olmaz. Ancak hamile kalmazsa kadın üreme hücreleri yani döllenmemiş yumurtalar adet kanaması ile vücuttan atılır. Sonrasında rahimde yeni yumurtalar döllenme için ideal olgunluğa erişmeye başlar ve yumurtanın döllenmesi de çocuk nasıl yapılır sorusunun yanıtlarından biridir.

Elbette yumurtanın döllenmesi mutlaka gebelik sonucunu doğurmaz. Sağlıklı bir hamilelikten söz edebilmek için döllenmiş yumurtanın rahimde ideal yere yerleşmesi gerekiyor. Yumurtanın döllenmesini sağlayan da erkek üreme hücreleri yani cinsel ilişki sonrasında boşalma ile vajina girişinden rahme ulaşan sperm hücreleridir. Eğer sperm hücreleri rahimdeki yumurtanın döllenmesini sağlarsa hamilelik gelişebilir. Dolayısıyla çocuk nasıl yapılır konusu da bu şekilde açıklığa kavuşmuş oluyor.

Okumanızı önerdiğimiz diğer makalemiz:
Tıkla –> Yumurtlama dönemi hesaplama

Çocuk Ne Zaman Yapılmalı?

Çocuk ne zaman yapılmalı

Çocuk sahibi olmak, üzerine detaylıca düşünülerek verilmesi gereken bir karardır. Ayrıca bebek nasıl yapılır konusunun sadece tıbbi olarak ele alınmaması gerekiyor. Çiftlerin ekonomik anlamda, zihnen ve yaşam tarzı anlamında da bebek yapmaya hazır olmaları gerekiyor. Erkek baba, kadın da anne olmaya kendini hazır hissetmelidir. Çünkü çocuk nasıl yapılır sorusunun tıbbi yanıtını sizlere aktardık ancak bir de çocuk nasıl büyütülür, çocuk nasıl yetiştirilir gibi sorular var ki bunların yanıtları psikolojik, toplumsal ve ekonomik unsurlar çerçevesinde verilmelidir. Elbette çiftler çocuk nasıl yapılır konusunda bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanından destek alabileceği gibi ne zaman çocuk yapılmalı konusunda da aile terapistlerinden destek alabilir.

Şu makalemize de göz atın deriz:
Tıkla –> Hamilelikte kist

İkiz Bebek Nasıl Olur?

İkiz gebelik yardımcı üreme yöntemlerinden faydalanmadan yani tamamen doğal yolla hamile kalınması durumunda, çiftlerin karar vererek tercih ettikleri bir sonuç değildir. İkiz bebek nasıl yapılır konusuna geçmeden önce ikiz gebeliklerin çift yumurta ikizleri ve tek yumurta ikizleri şeklinde iki farklı çerçevede ele alınması gerektiğini belirtelim.

Kimi zaman kadınların rahminde birden fazla sayıda yumurta gelişebilir ve ideal olgunluğa erişebilir. Rahimdeki iki ayrı yumurtanın iki ayrı sperm hücresi tarafından döllenmesi, çift yumurta ikizi çocuk nasıl yapılır sorusunun da yanıtı olabiliyor. Tek bir sperm hücresinin tek bir yumurtanın döllenmesini sağlaması durumunda ise kimi zaman bu yumurta bölünebilir. Bölünerek iki ayrı embriyoya dönüşür ve bu durumda da tek yumurta ikizleri sonucu ortaya çıkar. Tek ya da çift yumurta ikizi çocuk nasıl yapılır sorusunda da karar mekanizması anne ya da baba değildir.

Birbirine her yönüyle çok benzeyen, saç ve göz renginden kan grubuna kadar her şeyiyle aynı olan ikiz çocuk nasıl yapılır sorusunun yanıtı da budur. Tek yumurtanın bölünmesi ve iki farklı embriyoya dönüşmesi durumunda işte bu ikiz bebekler dünyaya gelir. Ancak bu durum yani rahimde bir ya da iki farklı yumurtanın bir ya da iki farklı sperm hücresi tarafından döllenmesi gibi durumlar kadının ya da erkeğin kontrolünde olan, karar verilerek yapılan bir işlem değildir. Tamamen vücudun doğasında gerçekleşen bir durumdur ve bu nedenle doğal yolla gebelik oluştuğunda ikiz çocuk nasıl yapılır sorusunun yanıtı olarak bir tarif ya da yol haritası beklememek gerekir.

Detaylı ultrason nedir? ne zaman çekilmelidir? hemen tıkla öğren:
Tıkla –> Detaylı ultrason

Çocuk Olması İçin Yapılması Gerekenler

Çocuk olması için yapılması gerekenler

Öncelikle çocuk nasıl yapılır ya da çocuk olması için ne yapılması sorusunun tek yanıtı korunmasız cinsel ilişki değildir. Bir başka deyişle her cinsel ilişki hamilelik sonucunu doğurmaz. Kadınlarda iki regl döneminin ortası, hamile kalma olasılığının en yüksek olduğu dönemdir. Çünkü bu dönemde yumurta olgunlaşır ve döllenme için hazır bir hale gelir. Erkekler için ise böyle bir zaman dilimi yok. Erkek üreme hücresi yani spermler ayın herhangi bir gününde döllenmeye neden olabilir. Çocuk olması için yumurtanın büyümüş ve çatlamış olması gerekir. Ardından döllenme meydana gelmiş olmalı ve döllenen yumurta da rahim içine ideal olan yere yerleşmiş olmalıdır. Tüm bunların önkoşulu ise korunmasız cinsel ilişkiye girmiş olmaktır.

Bu noktada sperm hareketlerinin ideal aktiflikte olması, spermin yumurtaya ulaşması için kat etmesi gereken yolda yani rahim içerisinde bir tıkanıklık olmaması gibi koşullar da önem taşıyor. Bir anlamda çocuk nasıl yapılır sorusunun sadece ‘cinsel ilişkiye girmek’ şeklinde basite indirgenmemesi gerekir de diyebiliriz. Bu ve benzeri koşulların mevcut olmaması nedeniyle günümüzde çok sayıda çift bebek sahibi olmak istediği halde bunu başaramıyor.

Elbette bebek nasıl yapılır konusu kapsamında korunma yöntemlerinden de söz etmek gerekiyor. Cinsel ilişkinin herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulanmadan yaşanması durumunda hamilelik riski de ortaya çıkar ve çocuk nasıl yapılır konusu da gündeme gelebilir. Ancak korunma yöntemlerinin uygulanması durumunda hamilelik riski yüksek oranda ortadan kalkar. ‘Yüksek oranda’ diyoruz çünkü doğum kontrol yöntemleri hamilelik olasılığını % 100 ortadan kaldırmaz. Sadece % 98 gibi çok yüksek oranlarda hamileliği önler. Günümüzde pek çok farklı doğum kontrol yöntemi uygulanabiliyor.

Hamilelik Planlaması

Hamilelik planlaması olmayanlar istenmeyen gebelikleri önlemek amacıyla doğum kontrol yöntemlerini uygulamalıdır. Kondom, doğum kontrol hapı kullanıma, spiral, en yaygın şekilde tercih edilen doğum kontrol yöntemleridir. Eğer çiftler bebek sahibi olmak istemiyorsa çocuk nasıl yapılır konusunda daha önce belirttiğimiz gibi kadın ve erkek üreme hücrelerinin buluşmasını önlemelidir. Bu da doğum kontrol yöntemleri ile mümkün olabilir.

Dışarı boşalma çocuk nasıl yapılır konusu kapsamında merak edilen kavramlardan biri oluyor. Erkeğin boşalmadan hemen önce penisini vajinadan çıkarması ve meninin vajina dışına boşalması, halk arasında ‘dışarı boşalma’ ya da ‘geri çekme’ gibi isimlerle adlandırılıyor. Ancak tıpta bu bir doğum kontrol yöntemi olarak kabul edilmez. Çünkü geri çekme yöntemi gebeliği önleyebilen bir yöntem değildir.

Çin takvimi ile cinsiyet nasıl hesaplanır? merak ediyorsanız hemen tıklayın:
Tıkla –> Çin takvimi cinsiyet hesaplama

Erkek Bebek Nasıl Yapılır?

Bazı kültürlerde bebeğin cinsiyetini annenin belirlediği düşünülse de bu bilgi doğru değildir. Bu nedenle bebek nasıl yapılır konusu kadar erkek bebek ya da kız bebek nasıl yapılır konusu da önem taşıyor. kadınların genetik yapısı 46XX, erkeğin genetik yapısı ise 46XY şeklindedir. Erkeğin sperm hücrelerinin bazılarında X, bazılarında ise Y kromozomu bulunur. Kız çocuk nasıl yapılır sorusunun yanıtı X, erkek çocuk nasıl yapılır sorusunun yanıtı da Y kromozomu ile ilgilidir.

İşte bu noktada bebek nasıl yapılır konusunda aktardığımız döllenmenin hangi kromozomu taşıyan sperm hücresi tarafından gerçekleştirildiği devreye giriyor. Yumurtayı X kromozomu taşıyan sperm hücresi döllerse bebek kız, Y kromozomu taşıyan sperm hücresi döllerse bebek erkek olur. Bu ise erkeğin ya da kadının elinde olan bir durum değildir. Yani erkek çocuk nasıl yapılır ya da yumurtayı Y kromozomu taşıyan spermin döllemesi nasıl sağlanır sorusunun tıbben bir tarif içeren yanıtı yok.

 

Konu ile alakalı yabancı kaynaklar:
https://www.babycenter.com/getting-pregnant-sex

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
dr.ismetyildirim@hotmail.com

Yumurtlama dönemi hesaplama

Yumurtlama Dönemi Hesaplama (Ovulasyon)

Yumurtlama dönemi hesaplama işlemi hamile kalma şansını artırmak isteyen kadınların gündeminde bulunuyor. Çünkü fertil adı verilen dönemde korunmasız cinsel ilişkiye girmek, gebe kalma şansını artırıyor. Bu nedenle bir an önce hamile kalmak isteyen kadınlar da rotasını ovulasyon hesaplama işlemlerine çeviriyor. Elbette fertil dönemde cinsel ilişkiye girilmesi % 100 gebelik sonucunu doğurmaz. Ancak yumurtanın döllenme ihtimali daha yüksek olduğundan haliyle gebelik şansı da daha fazla olabiliyor.

Yumurtlama Günü Nasıl Hesaplanır?

 

Bir sonraki adet tarihiniz :
Tahmini Ovulasyon tarihiniz :
Eğer ovulasyon tarihinde hamile kalmış iseniz bebeğinizi kucağınıza alacağınız muhtemel tarih :

Öncelikle yumurtlama dönemi hesaplama adet dönemi düzensizlikleri yaşamayan kadınlar için gebelik şansını yükseltir. Şayet adet düzensizliği sorunu yaşıyorsanız öncelikle bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile görüşmeli ve tedavi sürecinin başlamasını sağlamalısınız. Zira adet düzensizlikleri durumunda en uygun dönemde cinsel ilişki yaşansa dahi gebelik oluşma ihtimali düşük olabiliyor.

Düzenli olarak adet gören kadınlarda yumurtlamanın adet kanaması henüz başlamadan 14 gün önce gerçekleştiğini belirtebiliriz. Yumurtlama ile adet döngüsü arasındaki luteal faz süresi olan 14 gün her kadın için sabit olarak kabul edilir. İki adet dönemi arasındaki süre 30 gün ise bu durumda yumurtlama dönemi hesaplama işleminde elde edilen süre 16 gün olacak. Adet döngüsünden 14 gün çıkararak yumurtlama gününü tahmin etmek mümkün olabiliyor. Gebelik şansını artırmak için de bu süre zarfında 2 ila 3 günde bir cinsel ilişkiye girilmesi gerekiyor.

Ancak yumurtlama dönemi hesaplama konusunda halk arasında yanlış inanışların olduğunu da söyleyebiliriz. Örneğin ‘ovulasyon döneminde ne kadar çok cinsel ilişkiye girilirse hamile kalma şansı da o kadar yüksek olur’ inanışı doğru değildir. Cinsel ilişki periyodunun 2 gün ila 3 günde 1 olacak şekilde belirlenmesi gerekiyor. En azından her cinsel ilişkiden sonra 1 gün beklemek gerektiğini belirtelim. Çok sık ilişkiye girmek erkek üreme hücrelerin hacminde düşüş olabiliyor ve bu da hamile kalma şansını olumsuz yönde etkiliyor.

Bununla birlikte 15 gün boyunca hiç cinsel ilişkiye girmeyerek sadece ovulasyon hesaplama işlemiyle belirlenen günde cinsel ilişkiye girmek de hamilelik şansını artırmaz. Hatta gebelik şansı bu durumda düşebilir. Çünkü böyle bir durumda sperm miktarında artış olsa bile sperm hücrelerinin hareketliliği düşüyor ve bu da gebelik şansının da düşmesine neden oluyor. Dolayısıyla yumurtlama hesaplama cetveli 2020 konusunda cinsel ilişki sıklığına da dikkat etmek gerekiyor.

Şu makalemize de bir göz atmanızı öneririz:
Tıkla –> Hamilelikte kist

Yumurtlama Hesaplama Cetveli 2020


Kadınlarda adet dönemi ortalama 28 gün olarak değerlendirilse de bu süre 21 gün ya da 35 gün de olabiliyor. Dolayısıyla yumurtlama dönemi hesaplama işleminde adet döneminin kaç gün olduğunun da önem taşıdığını belirtmek gerekiyor. Elbette gebelik şansında menstrüasyon döngüsü de önem taşıyor. Bu döngünün düzenli olması, hamile kalma olasılığının daha yüksek olmasını sağlar. Yumurtlama döngüsü adetin ilk günü başlar. Bu döngünün yaklaşık ortasına denk gelen zamanda ise yumurta, yumurtalıktan dışarı çıkar ve yumurta kanalına düşer. Zira ovulasyon hesaplama ile elde edilmek istenen de yumurta kanala düştüğünde belirli bir süre içerisinde sperm hücreleri ile buluşmasını sağlamaktır.

Ayrıca yumurtlama hesaplama cetveli 2020 konusunda bilinmesi gereken önemli unsurlar var. Sperm hücreleri, rahimde koşulların uygun olması durumunda 3 güne kadar uzayabilen sürede aktif kalabiliyor. Ancak kanala düşen bir yumurta sadece 12 ila 24 saat boyunca döllenebilir. Dolayısıyla yumurta kanala düştükten sonra erkek üreme hücreleri aktif kalsa bile hamile kalma şansı 3 gün boyunca devam edemez ve yumurtlama dönemi hesaplama işlemlerinde bu bilginin de göz önünde bulundurulmasında fayda var.

Şayet fallop tüpünde embriyoya dönüşebilecek bir yumurta yoksa yumurtlama hesaplama cetveli 2020 tahminleri ile hamile kalma şansını artırmak da mümkün olmaz çünkü gebelik oluşamaz. İşte bu nedenle yumurtlama dönemi hesaplama işlemleriyle belirlenen tahmini günü kaçırmamak gerekiyor. Çünkü yumurtanın kanala düşmesinin ardından başlayan 12 ila 24 saatlik süre kadının hamile kalma şansının mevcut olduğu dönemdir.

Yumurtlama Belirtileri Nelerdir?

Yumurtlama belirtileri nelerdir

Kadınların yumurtlama hesaplama cetveli 2020 tahminleri kadar merak ettikleri bir diğer husus da yumurtlama döneminin belirtileri oluyor. Elbette yumurtlama dönemine dair vücutta bazı belirtiler kendini gösterebilir. Ancak bazı kadınlar da hiçbir belirti yaşamıyor. Yumurtlama dönemine dair belirtilerin yaşanmaması ise yumurtlamanın olmadığı anlamına gelmez. Bu belirtiler yaşanmamış olsa da ovulasyon hesaplama ile hamile kalma şansının devam ettiğini belirtebiliriz.

Yumurtlama dönemine dair en net hissedilen belirti karnın alt kısmında hafif bir ağrı olmasıdır. Bu ağrı yumurtanın olgunlaşmasının yanı sıra follikül yüzeyinin gerilmesinden kaynaklanıyor. Yumurtanın fallop tüplerine atılması sırasında ise hafif bir yanma hissi ortaya çıkabiliyor. Aynı zamanda vücut ısısının ölçümü de yumurtlama dönemi hesaplama yöntemlerinden biri olarak kadınlar tarafından sıklıkla uygulanıyor. Yumurtlamadan sonraki bir gün boyunca vücut ısısı 0,5 derece daha yüksek oluyor. Fakat vücut ısısı pek çok farklı unsurdan etkilendiği için bazal vücut ısısı ölçümü yumurtlama dönemi hesaplama konusunda yanıltıcı olabilir.

Vajinal akıntıda hafif bir değişim olması da yumurtlama dönemi belirtilerinden biri olarak ortaya çıkabiliyor. Hatta çok sayıda kadın yumurtlama hesaplama cetveli 2020 tahminlerinin yanı sıra bu tür değişimleri daha fazla dikkate alarak hamilelik şansını artırmayı seçiyor. Adet döngüsünün ortasında vajinal akıntıda bir artış olur. Vajinal akıntı, şeffaf, kaygan ve yumurta akı gibi uzayan bir yapıda olur. Yumurtlamanın diğer belirtilerini de şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Memelerde hassasiyet ve şişlik hissi
  • Cinsel ilişki isteğinin artması
  • Karın bölgesinde şişlik
  • Kokulara karşı hassasiyet

Takvim Yöntemi ile Yumurtlama Hesaplama

Kadınlar için ovulasyon hesaplama karışık bir form da kazanabiliyor. Çeşitli takvim hesaplamaları yapmak istemeyen kadınlar adet kanamasının başladığı günden sonraki 9. günden itibaren 2 günde 1 defa cinsel ilişkiye girebilir. Bu sayede gebelik şansını artırmak mümkün olabiliyor. Aynı zamanda yukarıda sıraladığımız yumurtlama belirtileri dikkate alınarak da cinsel ilişki günü belirlenebilir. Ancak yumurtlama belirtilerini hissedemeyen kadınlar için yumurtlama dönemi hesaplama işlemi çok daha doğu bir tercih oluyor.

Yumurtlama gününü, gerçekleşecek ilk adet kanaması gününe göre hesaplamak daha güvenilir bir sonuç elde etmeyi sağlar. Bu nedenle yumurtlama dönemi hesaplama işlemi yapmadan önce kadınların adet günlerini not alması ve kaç günde bir adet gördüklerini tespit etmesi gerekiyor. 30 günde 1 adet gören kadınlar için de yumurtlama dönemi hesaplama işlemi geriye doğru 14 gün giderek yapılır. Yani, adet kanamasından sonraki 16. gün yumurtlama gerçekleşir. 35 günde 1 adet gören kadınlarda da yumurtlama günü, adetten sonraki 21. gündür.

Kadınlar için ovulasyon hesaplama işlemlerinde akılları karıştıran en önemli unsurlardan biri de internette dolaşan yanlış bilgilerdir. Bazı internet sitelerinde yumurtlama gününün iki adet döneminin tam ortasında kalan gün olduğu belirtiliyor ancak bu bilgi doğru değil. Yani 22 günde bir adet gören bir kadın için yumurtlama günü adetin 11. günü değildir, adet döneminin başlamasından sonraki 8. gündür. Hesaplamayı doğru yapmak için gelecek adetten önceki 14. gün faktörünü unutmamak gerekiyor.

Detaylı ultrason ne zaman çekilmeli? aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz:
Tıkla –> Detaylı ultrason

Ovulasyon Hesaplama Testi Nedir?

Ovulasyon hesaplama testi

Yumurtlama testi ya da halk arasında bilinen adıyla ovulasyon hesaplama testi, luteinizan hormon yani LH hormonunun artışını tespit etmek amacıyla gerçekleştirilen bir testtir. Çünkü LH hormonunun ani artışından sonraki 24 saat ila 36 saat arasında yumurtlama gerçekleşir ve dolayısıyla bu dönemde cinsel ilişkiye girmek de hamile kalmayı kolaylaştırır.  Ev tipi LH testi olarak da bilinen bu test, evde idrar numunesi ile yapılan gebelik testine benzer bir görünümdedir. Kadınlar için yumurtlama dönemi hesaplama işleminden çok daha pratik bir yöntem olabilen bu testte, test çubuğunun üzerine 5 damla idrar damlatmak ve 5 dakika beklemek yeterli oluyor. LH seviyesinin artmış olması durumunda test sonucunda çift çizgi beliriyor ve böylelikle takvimlerle yumurtlama dönemi hesaplama işlemi yapmaya gerek kalmıyor.

Çin takvimi ile cinsiyet nasıl hesaplanır? hemen aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz:
Tıkla –> Çin takvimi cinsiyet hesaplama

Ovulasyon Testi Nasıl Yapılır?

Teknik olarak gebelik testi yapmak ile ev tipi ovulasyon hesaplama testi yapmak arasında bir fark bulunmuyor. Testler hangi markanın ürünü olduğuna bağlı olarak farklı şekillerde olsa da genelde çubuk formundadır. İdrar numunesini olması gereken yere damlatmak ve yaklaşık 5 dakika beklemek gerekiyor. Çoğunlukla test çubuklarının sonuç bölümünde çift çizgi yer alır. Eğer her iki çizgi de belirginse yumurtlama dönemi hesaplama işlemine gerek kalmadan cinsel ilişkiye girilebilir. Ancak tek çizgi belirginse henüz hamile kalma şansının yüksek olduğu bir dönemde değilsinizdir. Ev tipi LH testleri yumurtlama dönemi hesaplama yapmaktan daha güvenilir sonuçlar verebiliyor.

Merak edilen sorulardan bir tanesine aşağıdaki makalemizde yanıt verdik:
Tıkla –> Zevk suyu

Yumurtlama Dönemi Dışında Hamile Kalınır mı?

Yumurtlama dönemi dışında hamilelik

Elbette yumurtlama hesaplama cetveli 2020 sonucu cinsel ilişki için çiftlerin uygun olmadığı bir tarihi gösterebiliyor ve bu durumda yumurtlama gününden başka bir günde hamile kalınır mı sorusu gündeme geliyor. Daha önce de değindiğimiz gibi sperm hücreleri, koşulların uygun olması durumunda rahimde 3 gün aktif kalma özelliğine sahiptir. Ancak yumurtanın döllenme için maksimum süresi 24 saattir. Dolayısıyla bu 24 içerisinde sperm hücreleri ile yumurtanın buluşması gerekir ve yumurtlama dönemi hesaplama da bu bilgiler doğrultusunda yapılmalıdır.

Yumurtanın döllenebileceği 24 saati de kapsayacak şekilde düşünülecek olursa yumurtlama gününden 2 gün önce cinsel ilişkiye girildiğinde de hamile kalma şansı mevcut olur. Ancak gebelik şansını yükseltmek adına yumurtlama dönemi hesaplama ile elde edilen tarihe olabildiğince yakın bir zamanda cinsel ilişkiye girilmesinde fayda var. Teknik anlamda sperm hücrelerinin aktif olduğu son dakikalarda yumurta ile buluşması bile gebelik sonucunu doğurabiliyor. Fakat ovulasyon hesaplama konusunda göz ardı edilmemesi gereken unsur, yumurtanın ideal olgunluğa erişip erişmediğidir. Olgunlaşan yumurtanın fallop tüplerine atılması durumunda gebelik şansı varken, henüz atılmamış olması durumunda da gebelik şansı yoktur.

İlginizi çekebileceğimizi düşündüğümüz makalemiz:
Tıkla –> Hamilelikte idrar rengi

Yumurtlama Hesaplama ile Cinsiyet Belirleme Mümkün mü?

Adet döneminde bazı yiyecekler tüketmek, rotayı Çin takvimine çevirmek, cinsel ilişkide sadece belirli pozisyonları tercih etmek ve daha onlarca farklı yöntemle çiftler tarafından bebeğin cinsiyeti belirlenmeye çalışılıyor. Ancak bu yöntemlerin bilimsel gerçekliğini de sorgulamak gerekiyor. Öncelikle ovulasyon hesaplama sonrasında bazı tarihleri belirleyerek cinsel ilişkiye girmenin bebeğin cinsiyetini belirlemeyi sağlamayacağını belirtelim.

Bebeğin cinsiyetinin yumurtlama hesaplama cetveli 2020 sonuçlarına göre belirlenmesi mümkün olmaz. Her cinsel ilişkide bebeğin kız ve erkek olma ihtimali % 50’dir ve bu oranın çeşitli yöntemler ile değiştirilmesi ya da yumurtlama dönemi hesaplama işlemleriyle cinsiyet seçimi yapılması beyhude bir çabadan öteye gidemez. Çevrenizde yumurtlama dönemi hesaplama ile ya da çeşitli yöntemleri uygulayarak kız ya da erkek bebek sahibi olduğunu iddia eden pek çok kişi mevcut olabilir. Bunun bir tesadüf olduğunun da altını çizmek gerekiyor. Cinsiyet belirleme sadece tüp bebek yönteminde mümkün olabilir ancak ülkemizde bazı spesifik durumlarda cinsiyet seçimine izin veriliyor. Aksi halde tüp bebek tedavisinde cinsiyet seçimi yasaktır.

 

Konu ile alakalı dış kaynaklar:
https://www.calculator.net/ovulation-calculator.html

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
dr.ismetyildirim@hotmail.com

Hamilelikte kist

Hamilelikte Kist Neden Olur? Tedavisi Nasıldır?

Hamilelikte kist oluşumunun görülme sıklığı % 5 – 10 düzeyindedir. Özellikle yumurtalık kistleri gebelik öncesi dönemde oluşabiliyor ve hamilelik döneminde de mevcudiyetini koruyabiliyor. Hamilelikte ise follikül kistleri ile korpus luteum kistlerine sıklıkla rastlanıyor. Gebelik döneminde kist tanısı konması durumunda, bazı zorunlu haller dışında 2. trimester dönemine kadar müdahale edilmemeye çalışılıyor. Bu esnada kist takip ediliyor ve büyüme eğilimi içerisinde olup olmadığı da gözden geçiriliyor.

Hamilelik Kisti Ne Zaman Kaybolur?

Gebelik döneminde tanısı konan kistlerde kistin iç yapısının ve boyutlarının büyük önem taşıdığını belirtmek gerekiyor. Aynı zamanda hamilelikte kist her zaman kendi kendine kaybolmaz. Büyüklüğü 5 cm ila 6 cm olan kistlerin kendi kendine kaybolma olasılığı % 50 olarak görülüyor. Ancak 6 cm’den büyük olan kistlerin kaybolma olasılığı çok daha düşük ve bu kistler % 90 oranında mevcudiyetini koruyor.

Sonuç olarak hamilelikte kist yapısının kendiliğinden kaybolmasına kesin gözüyle bakılmamalıdır. Bu noktada gebeliğin 16. haftasına kadar olan dönemin önem taşıdığını vurgulamak gerekiyor. Çünkü kistlerin kendiliğinden kaybolması genellikle hamileliğin bu dönemine kadar gerçekleşmiş oluyor. Kaybolmayan kistler için de bir cerrahi operasyon planlamasının yapılmasına ihtiyaç duyulabiliyor. Ancak ameliyatın hamileliğin 18. haftasından önce yapılması fetüs için riskli olduğundan bu dönemin gelmesini beklemek gerekiyor. Kistin torsiyona uğraması gibi durumlarda ise gebeliğin 18. haftasını beklemeden ameliyat kararının alınması zorunlu hale gelebiliyor.

Önerdiğimiz makalemiz:
Tıkla –> Detaylı ultrason

Hamilelikte Kist Sancı Yapar mı?

Hamilelikte kist sancı yapar mı

Elbette hamilelikte kist sancıya neden olabiliyor. Sancının ya da ağrının şiddeti ise kadından kadına farklılık gösterebiliyor. Yumurtalık kisti çoğu zaman düzenli bir sancı ya da ağrıya neden olmuyor. Sadece anne adayının tuvalet ihtiyacı geldiğinde ya da ani hareketlerde bir sancı hissi oluşuyor. Uzun süre hareket edilmediğinde de hareket esnasında ani bir sancı hissi ortaya çıkabiliyor. Bazı kişilerde ise bu sancı daha yoğun ve uzun süreli olarak da yaşanabiliyor.

Sancı ya da ağrıya dair altının çizilmesi gereken en önemli konu hamilelikte kist patlaması durumudur. Çünkü kistin patlaması halinde kanama ve enfeksiyon meydana gelebilir. Bu durumda derhal kiste müdahale edilmesi gerekiyor ve dolayısıyla anne adaylarının keskin, bıçak saplanması şeklindeki bir ağrı hissetmeleri durumunda doktoruna bilgi vermesi gerekiyor. Böyle durumlarda ağrı karın bölgesinde ya da kasıklarda oluyor ve beraberinde karında ciddi bir hassasiyet oluşabiliyor. Ağrının bir hayli şiddetli olabileceği bilgisini de aktaralım.

Hamilelikte Kist Düşüğe Neden Olur mu?

Öncelikle hamilelikte kist % 100 düşüğe neden olur şeklinde bir bilgi veremeyiz. Ancak kistin mevcut olması, ağrıya ya da kanamaya neden olabilmesi gibi durumlardan kaynaklı olarak düşük riski de ortaya çıkıyor. Bu nedenle gebelikte kist kaynaklı düşük riski mevcuttur. Çikolata kistinde ise tablo biraz daha farklı oluyor. 5 cm’den büyük olan çikolata kistleri bazı kimyasal maddeler salgılayabiliyor ve bu da düşüğe neden olabiliyor. Bununla birlikte gebelikte kistlerden kaynaklı olarak erken doğrum riskinin de artabildiğini belirtmek gerekiyor. Çünkü kist, sancıyı tetikleyebiliyor ve buna bağlı olarak da erken doğum gerçekleşebiliyor.

Aslında hamilelikte kist oluşumu, kistte meydana gelebilen komplikasyonlar ve kanama gibi nedenlerle düşük riskinin atmasından söz edilir. Kistin büyüme eğiliminde olması da komplikasyon riskini arttıran bir unsurdur. Zira çoğu zaman gebeliğin cerrahi operasyon için uygun olan döneminde ameliyat ile kiste müdahale edilmesi de bundan kaynaklanır. Özellikle büyüme eğilimi olan ve fetüse baskı yapabilecek konumda bulunan kistlere mutlaka müdahale edilmesi gerekir.

Şu makalemize de göz atın deriz:
Tıkla –> Çin takvimi cinsiyet hesaplama

Kisti Olanlar Hamile Kalabilir mi?

Kisti olanlar hamile kalabilir mi

Bu sorunun yanıtını ihtimaller üzerinden vermek daha doğru olur. Çünkü kist kadınlarda hamile kalmayı engelleyebiliyor. Ancak kiste rağmen hamile kalınması da mümkündür. Fakat genel olarak bir değerlendirme yapılacak olursa kist doğurganlığı olumsuz etkiler ve hamile kalma şansını düşürür. Zira kısırlık tanısı konan kadınların bir bölümü hamile kalamama sorununu kistten kaynaklı olarak yaşıyor. Kimi zaman da hamilelikte kist tanısı tesadüfen konuyor. Yani kadınlar kist mevcudiyetine karşın gebe kalabiliyor ve yapılan gebelik kontrolünde kist tanısı konabiliyor.

İşte bu nedenle özellikle hamilelik planlayan kadınların mutlaka jinekolojik muayenelerini aksatmadan yaptırmaları gerekiyor. Bu muayeneler esnasında kist tanısı konabiliyor ve tedavi kısa zamanda gerçekleştirilebiliyor. Çünkü hamilelikte kist çeşitli sıkıntılara neden olabilir ve gebelik öncesinde kist tedavisinin uygun şekilde yapılması her daim çok daha akılcı bir tercihtir.

En çok merak edilen sorulardan bir tanesi aşağıdaki linkte:
Tıkla –> Zevk suyu 

Çikolata Kisti ile Hamilelik Olur mu?

Ülkemizde yaklaşık 2 milyon kadının ortak problemi endometriozis yani toplumda bilinen adıyla çikolata kistidir. Dolayısıyla hamilelikte kist konusunda kadınların en çok merak ettikleri sorulardan biri de çikolata kistinin gebeliği engelleyip engellemediği oluyor. Aslında bu sorunun yanıtı basit bir istatistiksel oran ile verilebilir. Ülkemizde çikolata kisti bulunan kadınların 3’te 1’i bu sorundan kaynaklı olarak hamile kalamıyor.

Burada belirleyici olan en önemli faktör, çikolata kistinin düzeyidir. Hafif ya da orta derece endometriozis tanısı konan kadınlar hamile kalabiliyor. Ancak ileri derece endometriozis tanısı konan kadınlar için tablo çok daha farklılaşıyor. Çünkü bu kadınlar hamile kalmakta zorlanıyor. Hatta bu kadınların büyük bölümü hamile kalamama şikayetiyle doktora başvurduklarında çikolata kistinin mevcudiyetinden haberdar olabiliyor. Oysa hamilelikte kist oluşumu kadar hamilelik öncesi kist oluşumunun da dikkate alınması ve kadınların rutin jinekolojik kontrollerini aksatmaması büyük önem taşıyor. Çikolata kisti belirtilerinin ciddiye alınması, tanı konmasında sıklıkla yaşanan 5 ila 6 yıllık gecikmelerin önüne geçebilir ve çikolata kistine daha erken dönemde müdahale edilebilir. Bu belirtileri de hatırlatmakta fayda var:

  • Adet döneminde yoğun ağrı yaşanması (kasık, karın ve belde)
  • İki adet dönemi arasında kanama
  • Ağrılı cinsel ilişki
  • İdrarda kan olması
  • İshal veya kabızlık

Hamilelikte Kist Kanama Yapar mı?

Hamilelikte kist kanama yapar mı

Anne adaylarının hamilelikte kist konusunda merak ettikleri unsurlardan biri de bu oluşumların kanamaya neden olup olmadığıdır. Kanama, kistin patlaması durumunda meydana gelebiliyor ancak bu kanamanın adet döneminde yaşanan vajen kanama gibi değerlendirilmemesi gerekir. Çünkü kistin patlaması halinde kanama karın bölgesine olur. Regl döneminde olduğu gibi vajinadan kan gelmesi şeklinde bir kanama olmaz.

Kistin damar üzerinde olması durumunda ise kanamanın çok daha şiddetli olabileceğini belirtelim. Kistin dönmesi ve burkulması şeklinde gerçekleşen torsiyon durumunda da hamilelikte kist kanamaları ortaya çıkabiliyor ve özellikle karında hissedilen şiddetli ağrı en önemli belirti olarak kabul ediliyor. Nedeni ne olursa olsun, hamilelik döneminde yaşanan kanamaların ciddiye alınması ve doktora bu konuda bilgi verilmesi gerekir.

Anne adaylarının en çok merak ettikleri soruya aşağıdaki makalede açıklık getirdik:
Tıkla –> Hamilelikte idrar rengi

Kist Varken Hamile Kalmak Tehlikeli mi?

Her daim hamilelikte kist bebek için tehlike arz etmeyebilir. Ancak bunun tam aksinden de söz edilebilir. Tehlike, kistin kanserleşmesi, büyümesi, anne karnındaki bebeğe baskı yapması gibi durumlarda ortaya çıkıyor. Aynı zamanda kistte komplikasyon gelişmesi de durumun tehlikeli bir boyut kazanmasına yol açabiliyor. Büyük olmayan ve beraberinde uterusa baskı yapmayan kistlerin en azından doğuma kadar tehlikeli olmadığını da belirtebiliriz.

Bu gibi durumlarda hamilelikte kist tedavisi için doğumun gerçekleşmesi ve lohusalık döneminin de sona ermesi beklenebiliyor. Sonuç olarak gebelikte kistlere elbette masum gözüyle bakılmamalıdır. Fakat kist olması, bebeğin bu durumdan mutlaka zarar göreceği anlamına da gelmiyor.

 

Konu ile alakalı yabancı kaynaklar:
https://www.whattoexpect.com/pregnancy/your-health/ovarian-cysts-during-pregnancy/

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
dr.ismetyildirim@hotmail.com

Detaylı ultrason

Detaylı Ultrason Ne Zaman Çekilmeli?

Detaylı ultrason anne adayı ve bebeğin sağlık durumuna dair son derece önemli verilerin elde edilmesini sağlayan görüntüleme tetkiklerinden biridir. Gebeliğin belirli dönemlerinde yapılan ayrıntılı ultrason, normal gebelik takibi esnasında yapılan ultrason görüntülemesinden çok daha farklıdır. Bu ultrasonda yüksek görüntü kalitesi söz konusu olduğundan bebeğin iç organlarının gözlemlenmesi de mümkün hale gelir.

Detaylı Ultrason Ne Zaman Yapılır?

Gebelikte detaylı ultrason görüntülemesinin sadece bazı riskler söz konusu olduğunda tercih edildiği düşünülebiliyor. Oysa tüm gebelik takiplerinde, hamileliğin belirli haftalarında bu görüntüleme tetkiklerinden faydalanılıyor. Gebeliğin 11. haftası ila 13. haftası arasında detaylı ultrason mutlaka yapılır ve özellikle bebeğin sağlık durumu incelemeden geçirilir. Aynı zamanda gebeliğin 18. haftası ila 23. haftası arasında da anne adayı ve bebeğin sağlık durumunun izlenmesi amacıyla bu görüntüleme yöntemine ihtiyaç duyuluyor.

Bununla birlikte yapılan muayeneler ya da tetkik sonuçlarında bazı risklerin tespit edilmesi halinde gebeliğin 24. haftasında ya da daha sonrasında da ayrıntılı ultrasondan faydalanıldığını belirtebiliriz. Yüksek riskli gebeliklerde bebeğin sağlığının ya da iç organ gelişimiyle ilgili bir durumun incelenmesi gerekebiliyor ve bu durumda da çok daha net bir gözlem şansı sunan detaylı ultrasından faydalanılabiliyor.

Çin takvimi ile cinsiyet hesaplama nasıl yapılır? detaylı bilgi için aşağıdaki makalemize göz atabilirsiniz.

Tıkla –> Çin takvimi cinsiyet hesaplama

Ayrıntılı Ultrason Ne Demek?

Ayrıntılı ultrason ne demek

İkinci düzey ultrason olarak da adlandırılabilen detaylı ultrason muayenesi, renkli doppler, 3 ile 4 boyutlu görüntüleme teknolojisiyle yüksek görüntü kalitesine sahip gelişmiş ultrason cihazları kullanılarak gerçekleştirilen muayenedir. Bu muayene esnasında gelişmiş görüntüleme cihazı kullanılarak anne karnındaki bebeğin mümkün olan en detaylı şekilde incelenmesi sağlanır.

Riskli gebelikler ya da doğumsal sakatlıklar gibi durumların tespitini de sağlayabilen ayrıntılı ultrason ile bebeklerde mevcut olan tüm anomalilerin anlaşılması elbette mümkün olmaz. Ancak yüksek oranda anomali tespiti sağlayabilen görüntüleme yöntemlerinden biri olduğunu belirtmek gerekir. Örneğin küçük boyutlu olan yapısal sorunların ayrıntılı ultrasonla anlaşılması mümkün olmaz. Bağırsaklardaki tıkanıklıklar, yumuşak damağın yarık olması gibi sorunların tespit edilmesini sağlayamaz.

Detaylı Ultrasonda Nelere Bakılır?

Öncelikle detaylı ultrason ile bebeklerin baş, beyin ve beyin boşluklarının incelendiğini söyleyebiliriz. Yüz ile boyun bölgesi, kollar ve bacaklar, omurga kanalı, göğüs kafesi, kalp, karın içindeki yapılar ve karın ön duvarı da incelenebiliyor. Aynı zamanda anne karnındaki bebeklerin genital bölgesi de incelemeden geçirilebiliyor. Genel olarak detaylı ultrason muayenesi ile tespit edilebilen anomalilere şu örnekleri verebiliriz:

  • Kafatası ile beyin dokusu problemleri ve beyin boşluklarının genişlemesi
  • Göz boşluğunun olmaması gibi yüze ait olan yapısal bozukluklar
  • Belde açıklık, kemiklerde eğrilik gibi omurgaya dair gelişim bozuklukları
  • Karın boşluğuyla ilgili sakatlıklar
  • El ve ayaklarda mevcut olan şekil bozuklukları, kemik sayılarıyla ilgili sorunlar
  • Bebeğin içinde olduğu su ya da plasentaya dair çeşitli problemler
  • Bebeğin kalbiyle ilgili yapısal sorunlar (Çoğu zaman ayrıntılı ultrasonla bebeğin kalbi çok net görüntülemediğinden fetal ekokardiyografiye ihtiyaç duyulabilir)
  • Göğüs kafesinin yapısı ve şekliyle ilgili problemler
  • Kol ve bacaklarla ilgili kemik yapısında bozukluklar

Yapılan ayrıntılı ultrason ile majör anomalilerin çok büyük bir bölümü tespit edilebiliyor. Ancak tüm anomalilerin % 100 tespit edilmesi mümkün olamaz. Ayrıca kimi zaman bebeğin anne karnındaki pozisyonu da bazı vücut bölgelerinin incelenmesini engelleyebiliyor.

Gebe kadınların en çok merak ettikleri bir diğer konu olan hamilelikte idrar rengi konusuna aşağıdaki linkte değindik.

Tıkla –> Hamilelikte idrar rengi

Detaylı Ultrason Gerekli mi?

Detaylı ultrason gerekli mi

Tıp teknolojisinin ilerlemesi ile birlikte artık anne karnındaki bebeklerin çok daha detaylı bir şekilde gözlemlenmesi mümkün olabiliyor. Bu noktada ebeveyn adayları detaylı ultrason gerçekten gerekli mi şeklinde bir düşünce içerisine girebiliyor. Öncelikle bu görüntüleme yönteminin anne adayının ya da bebeğin sağlığına hiçbir zarar vermediğini belirtmek gerekir. Ebeveyn adaylarının bu konuda endişeye kapılmaları son derece yersizdir.

Aksine ayrıntılı ultrason bebeğin sağlık durumuyla ilgili oldukça önemli verilerin elde edilmesini sağlar ve sadece 15 ila 30 dakika içerisinde tamamlanan bir işlemdir. Ultrasonun 50 yılı aşkın süredir gebelik takibinde kullanılan bir görüntüleme yöntemi olduğunun unutulmaması gerekiyor. Şimdiye dek ne ülkemizde ne de dünyanın herhangi bir yerinde ultrasondan zarar gören bir anne adayı ya da bebek rapor edilmemiştir.

Detaylı Ultrason Fiyatları 2020

Elbette detaylı ultrason fiyatları 2020 değişkenlik gösterebilir. Kullanılan ultrason cihazından doktorun deneyimine kadar pek çok faktörün fiyatları da etkisi altına aldığını söyleyebiliriz. Bu nedenle fiyat noktasında net bir rakamdan ya da rakam aralığından söz etmek yanıltıcı olabiliyor. Gebelik takibinizi yapan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, fiyat konusunda tarafınıza detaylı bilgi verecek birime sizi yönlendirecektir.

Anomali Testi Ne Demek?

Gebeliğin 4. ila 5. aylarında gerçekleştirilen detaylı ultrason taraması aynı zamanda anomali taraması olarak da adlandırılabiliyor. Anne karnında gelişimini sürdüren bebeklerin iç organlarının, doğumsal kusurlarının incelendiği ve değerlendirildiği anomali taraması ile bir anomalinin tespit edilmesi durumunda, gebeliğin sonlandırılması ya da varsa tedavinin uygulanması için geç kalınmamış olur. Bu nedenle ayrıntılı bir incelemeyi kapsayan anomali testinin gebelik takibinde büyük önem taşıdığını belirtmek gerekiyor.

Mol gebelik nedir? belirtileri nelerdir? kimlerde görülme olasılığı daha fazladır? hemen aşağıdaki makalemiz den okuyabilirsiniz.

Tıkla –> Mol gebelik

Detaylı Ultrason En Geç Kaçıncı Haftada Yapılır?

Detaylı ultrason en geç kaçıncı haftada yapılır

Öncelikle detaylı ultrason taramasının gebeliğin 24. haftasından önce tamamlanmaya çalışıldığını belirtmek gerekir. En ideal dönem ise gebeliğin 20. haftası ila 22. haftası arasıdır. Ancak kimi zaman gebeliğin 24. haftasından sonra, anne adayları gebelik takibi için başvuru yapabiliyor ve bu durumda da ayrıntılı ultrason muayenesi olabildiğince en erken dönemde gerçekleştiriliyor. Tıbbi anlamda gebeliğin 22. haftasından sonra da bu görüntüleme tetkiki yapılabilir. Ancak burada amaç ayrıntılı olarak yapılan inceleme ile saptanan olası durumlar karşısında geç kalmamaktır. Dolayısıyla gebeliğin 20. ila 22. haftası arasında yapılmasının çok daha doğru olduğunun altını çizmek gerekir.

Detaylı Ultrason Devlet Hastanesinde Yapılır mı?

Devlet hastanelerinde detaylı ultrason şayet gerekli donanım, teknik teçhizat ve personel mevcutsa yapılabilir. Fakat özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropol kentlerde devlet hastanelerinde çok ciddi bir yoğunluk olduğunu göz önünde bulundurmak gerekiyor. Dolayısıyla devlet hastanelerinde ayrıntılı ultrason yaptırmak isteyenlere genellikle çok ileri bir tarihte randevu verilebiliyor ve bu durumda da ideal süre olan gebeliğin 20. haftası ila 22. haftası arasındaki dönem kaçırılmış olabiliyor.

Hamilelikte sigara içmenin zararları nelerdir? sigara içmek bebeği nasıl etkiler? aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Tıkla –> Hamilelikte sigara

Fetal Eko Nedir? Kaçıncı Haftada Yapılır?

Fetal eko anne karnındaki bebeğin kalbinin kontrol edilmesi amacıyla gerçekleştirilen detaylı ultrason görüntülemesidir. Son derece güvenli ve pratik bir tanı yöntemi olduğunu söyleyebiliriz. Her gebelikte mutlaka fetal ekoya gereksinim duyulmaz. Şu durumlarda fetal ekokardiyografiden yardım alınır:

  • Yapılan detaylı ultrason ya da rutin ultrason görüntülemesinde bebeğin kalbine dair bir sağlık şüphesi ortaya çıkarsa
  • Anne adayında ya da ailesinde bebeğin kalbini etkileyebilecek bir hastalık mevcutsa
  • Kadın hastalıkları ve doğum uzmanının farklı bir nedene bağlı olarak gerek duyması durumunda

Fetal ekokardiyografi 5 ila 30 dakika arasında tamamlanan bir işlemdir ve anne adayına ya da anne karnındaki bebeğe herhangi bir zarar vermez. Gebeliğin 16. haftası ila 18. haftasından sonra istendiği zaman yapılabilir. Bu ayrıntılı tetkik sayesinde anne karnındaki bebeklerde mevcut olan kalp sorunları % 65 ila % 90 oranında tespit edilebiliyor.

 

Konu ile alakalı dış yabancı kaynaklar:
https://www.sciencealert.com/new-enhanced-dolphin-ultrasounds-could-save-pods-struggling-to-survive-after-oil-spills

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
dr.ismetyildirim@hotmail.com

Çin takvimi cinsiyet hesaplama

Çin Takvimi Cinsiyet Hesaplama

Çin takvimi cinsiyet hesaplama amacıyla çok eski dönemlerden bu yana kullanılan yöntemlerden biridir. Anne ve baba adaylarının bebeğinin cinsiyetini öğrenmesi için gebeliğin 15. haftasını beklemesi gerekiyor. Hatta bebeğin anne karnındaki pozisyonunun uygun olması ve anne adayının zayıf olması durumunda gebeliğin 11. haftasında da yapılan ultrason görüntülemesi ile bebeğin cinsiyetini öğrenmek mümkün olabilir. Ancak bu konuda ebeveyn adaylarının son derece sabırsız oldukları da biliniyor. Konuya dair merakını gidermek isteyen anne ve baba adayları Çin takvimi cinsiyet hesaplama yönteminden faydalanmak istiyor. Ancak bu yöntemin bilimsel açıdan bir dayanağının olmadığını da belirtmek gerekir. Yaklaşık olarak % 70 ila % 90 oranında doğru sonuç veriyor olduğu düşünülse de yanılma payının da olduğunun altını çizmekte fayda var.

Çin Takvimi Nedir?

Çin takvimi nedir

Bazı ayların 30 ve bazı ayların da 29 gün çektiği Çin takvimi cinsiyet hesaplama işlemlerinde mercek altına alındığında akılların bir hayli karıştığını söyleyebiliriz. Çünkü Çin takvimi,  günümüzde kullanılan miladi takvimden çok daha farklı bir döngüye sahiptir. Bu takvime göre şu anda 1984 yılının şubat ayında start alan 78. döngüyü yaşıyoruz ve bu döngü 2044 yılına dek sürecek. Çin takvimi 12 yıllık döngülerin 5 defa kendini tekrar ettiği ve toplamda 60 yıllık bir döngüden oluşuyor. Her biri 1 döngü olarak adlandırılan 12 yıl ise fare, öküz, kaplan, yılan, at, koyun, maymun, horoz, domuz gibi hayvan isimleriyle adlandırılıyor.

Çin takviminde 1 yıl, günümüzde kullanılan miladi takvimden 11 gün daha kısa ve Çin takvimi cinsiyet hesaplama işleminde akılları en çok karıştıran unsur bu oluyor. Takvime göre 1 yıl toplamda 354 günden oluşuyor. Hem ayın hem de güneşin hareketleri üzerine hazırlanmış bir takvim olan Çin takviminde 11 günlük kısalık, artmış ay olarak takvime ekleniyor. Artık aylar ‘runyue’ olarak adlandırılıyor ve artık ayların takvime eklendiği yıllarda 1 yıl 383 ya da 384 günü bulabiliyor.

Mol gebelik üzüm gebeliği nedir? nasıl oluşur? ilginizi çekebileceğimizi düşündüğümüz diğer makalemize aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Tıkla –> Mol gebelik

Çin Takvimi Yaş Hesaplama

Ebeveyn adaylarının bebeklerinin cinsiyetini Çin takvimine göre hesaplayabilmesi yani Çin takvimi cinsiyet hesaplama işleminin yapılabilmesi için kadının yaşının da bu takvime göre hesaplanması gerekir. Yaş hesaplamanın en kolay yolu miladi takvime göre olan yaşınıza +1 ya da + 2 eklemeniz olacak. Bu noktada ocak ve şubat aylarında doğanların hesaplama işlemini dikkatlice yapması gerekiyor. Şayet herhangi bir yılın mart ayında ve daha sonrasında doğduysanız miladi takvime göre olan yaşınıza +1 yaş ekleyerek hesaplama işlemini tamamlayabilirsiniz. Ancak ocak ya da şubat aylarında doğanların + 1 yaş mı yoksa + 2 yaş mı ekleyeceklerine Çin takviminin başlangıç tarihlerine göre karar vermesi gerekiyor. Eğer Çin takviminin başlangıç tarihinden önce doğduysanız +2 yaş eklemeniz, başlangıç tarihi ve sonrasında doğduysanız + 1 yaş eklemeniz gerekir.

Çin takviminin başlangıç tarihleri Çin takvimi cinsiyet hesaplama işleminde önem taşıdığından bu tarihleri hemen sizlere aktarıyoruz. Örneğin 1985 tarihinde doğdunuz. Şayet 1985 yılının 20 Şubat tarihinde ya da daha sonraki bir tarihte doğduysanız yaşınıza + 1 eklemeniz gerekiyor. 1985 yılının 1 Ocak ila 19 Şubat tarihleri arasında doğduysanız miladi takvime göre olan yaşınıza + 2 eklemeniz gerekir.

  • Şubat 06, 1970
  • Ocak 27, 1971
  • Şubat 15, 1972
  • Şubat 03, 1973
  • Ocak 23, 1974
  • Şubat 11, 1975
  • Ocak 31, 1976
  • Şubat 18, 1977
  • Şubat 07, 1978
  • Ocak 28, 1979
  • Şubat 16, 1980
  • Şubat 05, 1981
  • Ocak 25, 1982
  • Şubat 13, 1983
  • Şubat 02, 1984
  • Şubat 20, 1985
  • Şubat 09, 1986
  • Ocak 29, 1987
  • Şubat 17, 1988
  • Şubat 06, 1989
  • Ocak 27, 1990
  • Şubat 15, 1991
  • Şubat 04, 1992
  • Ocak 23, 1993

Çin Takvimi Ne Zaman Kullanılır?

Çin takvimi ne zaman kullanılır

Anne ve baba adayları için Çin takvimi cinsiyet hesaplama amacıyla kullanılıyor. Çin’de 1945 yılında takvim reformunun yapıldığını ve 7 asır önce hazırlanan Çin takviminin aslında terk edildiğini de belirtmek gerekir. Yapılan bu reform ile güneş yılı esas alındı ve yeni bir takvim hazırlandı. Yapılan hesaplama işlemlerinde kullanılan takvim ise Çinlilerin Budizm inancından da esinlenerek ve maneviyatları da dikkate alınarak hazırladıkları, M. Ö. 2637 yılında başlayan takvimdir.

Reform öncesi takvim ile reform sonrası takvim birbirinden çok farklıdır. O dönemde gökbilimciler tarafından hazırlanan takvim sadece 3 bin yılı kapsıyordu ve sadece elde edilen bilimsel veriler dikkate alınıyordu. Günümüzde ise çok daha fazla sayıda bilgi mevcut ve dolayısıyla takvimler arasında bir gerçeklik bağı kurarak Çin takvimi cinsiyet hesaplama işlemi yapıldığında çıkan sonuca güvenerek bebek için hazırlıklara başlamak pek akılcı olmaz.

Cinsiyet belirleme nedir? nasıl yapılır? nelere dikkat edilmelidir? hepsi ve daha fazlası için aşağıdaki linke tıklayın.

Tıkla –> Cinsiyet belirleme

Çin Takvimi Doğru Çıkmayan Kişiler

Elbette Çin takvimi cinsiyet hesaplama işleminin sonucu doğru çıkmayabilir ve bu son derece olağan bir durumdur. Herhangi bir takvim dikkate alınmadan anne karnındaki bebeğin cinsiyetini tahmin ettiğinizde bile bu tahminin doğru çıkma olasılığının % 50 olduğunu unutmamanız gerekiyor. Dolayısıyla Çin takvimi cinsiyet hesaplama işlemi ile elde edilen sonucun doğru çıkma olasılığı olduğu gibi doğru çıkmama olasılığı da vardır. Her ne kadar pek çok toplumda uzun yıllardır bebeğin cinsiyetini tahmin etmek amacıyla kullanılan bir yöntem olarak değerlendirilse de Çin takvimiyle yapılan hesaplamaya % 100 güvenmemeniz, ileride hayal kırıklığı yaşamamanız adına önem taşıyor.

Bebeğin Cinsiyeti Kesin Nasıl Öğrenilir?

Bebeğin cinsiyeti kesin nasıl öğrenilir

Bebeğin cinsiyetinin kesin olarak öğrenilebilmesi için Çin takvimi cinsiyet hesaplama işleminden ziyade bilimsel yöntemlerin yani ultrason görüntülemesinin tercih edilmesi gerekiyor. Gebeliğin 11. haftası ya da 16. haftasında yapılan kontroller esnasında doktorunuz tarafından ultrason görüntülemesi de gerçekleştirilecektir. Bu görüntülemede şayet bebeğin anne karnındaki pozisyonu uygunsa bebeğinizin cinsiyetini öğrenebilirsiniz. Bebeğin cinsiyetine göre hazırlık yapmayı planlıyorsanız mutlaka gebeliğin 15. haftasını beklemenizi öneririz.

Bu önerinin nedeni Çin takvimi cinsiyet hesaplama sonucuna göre hazırlık yapan ebeveyn adaylarının, ultrason görüntülemesi ile bebeklerinin cinsiyetini öğrendiklerinde hayal kırıklığı yaşayabiliyor olmalarıdır. Çünkü takvimle tahmin edilen cinsiyet ile ultrason görüntülemesin de belirlenen cinsiyet farklı olabiliyor. Çin takvimi her ne kadar yaklaşık 700 yıldır kullanılan ve miladi takvimden sonra da dikkate alınmaya devam edilen bir takvim olsa da bebeğinizin cinsiyetini öğrenmenizi sağlaması, bilimsel açıdan kabul gören bir yöntem değildir.

Gebelikte ikili tarama testi nedir? nasıl yapılır? anne adaylarının en çok sorduğu sorulardan birine açıklık getirdik.

Tıkla –> Gebelikte ikili tarama

Çin Takvimine Göre Bebeğin Cinsiyeti Belirlenebilir Mi?

Gebelik planlayanların yanıtını merak ettikleri sorulardan biri de Çin takvimi cinsiyet hesaplama işleminin gebelik öncesinde mümkün olup olmadığıdır. Bebeğin cinsiyetini belirlemek ancak bilimsel veriler dahilinde mümkün olabilir. Herhangi bir takvim hesaplaması yaparak cinsel ilişki tarihinin belirlenmesi, bebeğin cinsiyetini belirlemeyi sağlamaz. Zira sperm hücrelerinin rahimdeki yumurtaya ulaşması ve döllenmenin gerçekleşmesi, cinsel ilişkiden bir sonraki gün de gerçekleşebilir.

Sadece bu olasılık bile Çin takvimine göre cinsiyet hesaplama işleminin gerçekliğini ortadan kaldırıyor. Sperm hücrelerinin koşulların uygun olması durumunda rahimde 3 gün aktif kalabildiğini ve döllenmenin 3. gün bile olabileceğini unutmamak gerekiyor. Bu durumda takvim hesaplamasıyla elde edilen sonuç da değişecektir.

Çin Takvimi Cinsiyet Hesaplama 2020

2020 yılında da Çin takvimi cinsiyet hesaplama işlemi ile bebeğin cinsiyetinin önceden belirlenmeye çalışılması ya da gebeliğin 15. haftasından önce cinsiyetin bilinmek istenmesi toplumda popülerliğini koruyacak gibi görünüyor. İnternet ortamında konuya dair çok sayıda farklı bilgi mevcut ve bu bilgiler doğrultusunda anne/baba adaylarının bebeklerinin cinsiyetini öğrenmeye çalışması yerine bilimsel yöntemleri tercih etmesi çok daha doğru olacaktır.

 

Konu ile alakalı dış kaynak:
https://www.cintakvimihesaplama.net/

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
dr.ismetyildirim@hotmail.com

Zevk suyundan hamile kalınır mı

Zevk Suyu Hamile Bırakır mı?

Zevk suyu hamile bırakır mı konusunda aktif bir cinsel yaşamı olan hem kadınların hem de erkeklerin bilgi sahibi olması gerekiyor. İstenmeyen gebeliklerin çok büyük bir bölümü geri çekme yönteminin tercih edilmesinden kaynaklanıyor. Bir doğum kontrol yöntemi olmayan geri çekme ile gebelik oluşumunu engellemek mümkün olmaz. Boşalma öncesinde penisin kadının cinsel organından çıkarılması yoluyla uygulanan geri çekme yöntemi, zevk suyunun vajina girişinden rahme ulaşmasına neden olabiliyor. Dolayısıyla gebelik oluşması riski ortaya çıkıyor.

Öncelikle zevk suyundan hamile kalınır mı sorusunun yanıtının “evet” olduğunu aktaralım. Sperm hücrelerinin rahme ulaşması mutlaka gebelik oluşacağı anlamına gelmez. Ancak rahimde yumurtanın ideal büyüklüğe erişmiş olması ya da gebelik için koşulların uygun olması durumunda döllenme gerçekleşebilir ve dolayısıyla hamilelik de oluşabilir. Sperm hücreleri ise zevk suyu olarak tabir edilen sıvı ile beraber kolaylıkla rahme ulaşabiliyor. İşte bu nedenle korunmasız cinsel ilişki yaşayan çiftler için zevk suyundan hamile kalınır mı konusu çok daha fazla önem taşıyor.

Zevk Suyu Dediğimiz Sıvı Nedir?

Halk arasında zevk suyu hamile bırakır mı sorusunda adı geçen zevk suyu aslında precum adlı bir vücut sıvısıdır. Vücutta bu sıvı cowper isimli bezde üretiliyor ve penisten dışarı atılıyor. Erkeklerde precum adlı sıvı farklı oranlarda üretilebilir. Her erkekte aynı oranda üretilmediğinden cinsel ilişkide gelen zevk suyunun oranı da değişkenlik gösterebilir. Zevk suyu olarak adlandırılan bu sıvının temel görevi cinsel ilişki esnasında vajina ve penisi daha kaygan bir hale getirmektir. Bu sayede cinsel organın cinsel ilişkiye hazır hale gelmesi sağlanıyor.

Bununla birlikte zevk suyundan hamile kalınır mı sorusunda adı geçen precum adlı sıvı, idrar kalıntılarından kaynaklanan asitliği de nötralize ediyor. Bu sayede sperm hücrelerinin penisten kadının rahmine olan yolculuğu esnasında idrar kalıntılarının oluşturduğu asitlikten zarar görmesini de engellemiş oluyor. Precum sıvısının vücuttaki üretiminin nedenlerini bu şekilde açıklayabiliriz.

Bir Damla Zevk Suyu Hamile Bırakır mı?

Bir damla zevk suyu hamile bırakır mı

Sadece bir damla zevk suyu hamile bırakır mı sorusunun yanıtı da “evet” olarak verilmelidir. Bir damladan daha az zevk suyu bile hamile kalmanıza neden olabilir. Bunun nedeni zevk suyunun sadece bir damlasında bile milyonlarca sperm hücresinin bulunuyor olmasıdır. Zevk suyunun miktarı, hamile kalma olasılığında bir değişikliğe neden olmaz. Bu nedenle gebelik olasılığını düşünerek geri çekme dışında farklı korunma yöntemlerini tercih etmelisiniz.

Erkekte zevk suyunun boşalmadan hemen önce geldiği şeklinde yanlış bir düşünce var. Zevk suyu ereksiyon ile birlikte gelebildiği gibi cinsel ilişkinin ortasında da gelebilir. Her ilişkide zevk suyunun ne zaman geleceği değişebilir ve erkeklerin zevk suyunun geldiğini anlaması, hissetmesi olanaksızdır. Zira zevk suyundan hamile kalınır mı sorusunun yanıtı, geri çekme yöntemi başarılı bir şekilde uygulanmış olsa dahi değişmez. Çünkü zevk suyuna karışan sperm hücreleri zevk suyu ile birlikte rahme ulaşabilir. Bu da hamilelik sonucunu doğurabilir.

Adet Döneminde Zevk Sıvısı İle Hamile Kalınır mı?

Kadınlar genellikle hamile kalma olasılıklarının düşük olduğu dönemlerde korunmasız ilişki konusunda rahat davranabiliyor. Hatta çok sayıda kadın yumurtlama dönemi hesaplaması yaparak hamile kalma olasılığının düşük olduğu tarihleri tespit etmeye çalışıyor. Ancak bu hesaplamaların gebeliği önlemeyeceğini ve her daim doğru şekilde yapılamayacağını bilmeniz gerekir. Yumurtanın büyüme hızı her kadında aynı olmadığı gibi her ay da aynı olmayabilir. Zira bu durum zevk suyu hamile bırakır mı sorusunu yeniden gündeme getiriyor.

Yaptığınız hesaplama neticesinde hamile kalma olasılığınızın sıfır olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak aslında o tarihlerde yumurta döllenmeye hazır bir form kazanmış olabilir ve jinekolojik muayene olmadan bunu anlayamazsınız. Sonuç olarak korunmasız ilişki her daim gebelik riski anlamına gelebiliyor. Adet dönemlerinde zevk suyundan hamile kalınır mı sorusunun yanıtında pek bir değişiklik olmaz. Elbette adet dönemleri normal koşullarda kadınların hamile kalma olasılığını düşük olduğu dönemlerdir. Ancak adet döneminde cinsel ilişki yaşayarak hamile kalan kadınların da olduğunu hatırlatmak isteriz.

Sonuç olarak adet döneminde zevk sıvısından hamile kalınır mı sorusunun yanıtı asla “hayır” olarak verilemez. Olasılık düşük de olsa mevcuttur ve geri çekme yöntemi ya da korunmasız ilişki hamile kalmanıza neden olabilir. Bu durumda kürtaj gündeme gelecektir ve kürtajın bir cerrahi operasyon olduğunun, sadece fiziksel değil psikolojik boyutlarının da olduğunun unutulmaması gerekiyor. İşte bu nedenle tüm kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, istenmeyen gebelik söz konusu ise gerçek doğum kontrol yöntemlerinin uygulanmasını tavsiye eder. Böylece zevk suyundan hamile kalınır mı gibi endişelerin yaşanmasına da gerek olmayacaktır.

Zevk Suyundan Hamile Kalma Oranı Kaçtır?

Zevk suyundan hamile kalma oranı

Kadınlar ve erkekler zevk suyu hamile bırakır mı sorusu kadar hamile kalma olasılığını da merak ediyor. Genellikle korunmasız ilişki sonrasında beklenen adet dönemi kanaması olmadığında konu çok daha endişeli bir şekilde araştırılıyor. Ancak bu konuda bir orandan söz edilemez. Çünkü yumurtlama döneminden ne kadar önce ya da ne kadar sonra cinsel ilişkinin yaşandığına bağlı olarak hamile kalma olasılığı da değişir. Oranlar bu konuda sizi yanıltabilir. Hamile kalma olasılığınızın en yüksek olduğu dönem, iki adet döneminin tam ortası şeklinde bir düşünce ile hareket etmemelisiniz. Çünkü yumurtanın büyümesi daha hızlı gerçekleşebilir ve adet kanamasının sona ermesinden sonra kısa bir süre içerisinde yumurta döllenmeye hazır bir form kazanabilir.

Bununla birlikte yumurtanın büyüme hızı gibi faktörler de her kadında farklı olduğundan zevk sıvısından hamile kalınır mı ve hamile kalma oranı kaçtır gibi sorulara net bir yanıt verilemez. Kadınlarda hamile kalma olasılıklarının genel olarak diğer günlerden daha düşük olduğu zamanlar elbette ki vardır. Adet dönemleri, yumurtlama döneminden 4 gün öncesi gibi dönemlerde gebelik olasılığı daha düşük olsa da bu olasılık asla sıfırlanmıyor. Buna bağlı olarak yumurtlama dönemi hesaplamaları ya da hamile kalma oranı araştırmaları yerine korunma yöntemlerinin tercih edilmesi çok daha akılcı bir seçim olacaktır.

Yumurtlama Döneminde Zevk Suyu İle Hamile Kalınır mı?

Yumurtlama döneminde zevk suyu hamile bırakı mı

Kadınların hamile kalma olasılıklarının en yüksek olduğu dönem yumurtlama dönemleridir. Yumurta bir süre sonrasında döllenme için hazır olur ve sperm hücresi ile buluşması durumunda döllenme gerçekleşir. Bu durumda da yüksek olasılıkla gebelik meydana gelecektir. Yumurtlama dönemlerinde zevk suyu hamile bırakır mı sorusunun yanıtı da aynıdır ve “evet” şeklindedir. Hatta gebelik ihtimalinin diğer günlere nazaran çok daha yüksek olduğunun altını çizmek gerekiyor.

Bu arada zevk sıvısından gebe kalınır mı konusunda değindiğimiz korunmasız ilişki ya da geri çekme yöntemi cinsel yolla bulaşan hastalıklara açık olmanız anlamına gelir. Geri çekme yöntemi hamileliği önlemiyor olmasıyla birlikte cinsel yolla bulaşan hastalıkları da engellemez. Oysa toplumda bu hastalıklar son derece yaygın bir şekilde görülüyor. Sadece tek bir korunmasız cinsel ilişki bile partneriniz de mevcut olan bir hastalığın size geçmesine neden olabilir. Mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile görüşerek gerçek ve etkili doğum kontrol yöntemleri hakkında bilgi almalı, size uygun olanı tercih ederek gebelikten korun malısınız.

 

 

Konu ile alakalı diğer makalelerimiz:

Kürtaj fiyatları ne kadar

Kızlık zarı dikimi fiyatları nedir

Ertesi gün hapı nasıl kullanılır

Dış gebelik belirtileri nelerdir

Hamilelikte idrar rengi nasıldır

 

Konu ile alakalı dış kaynaklar:

https://www.neoldu.com/zevk-suyu-hamile-birakir-mi-29245h.htm

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
dr.ismetyildirim@hotmail.com

 

Sizlerde bu makalemizi faydalı bulduysanız eğer, aşağıdaki sosyal paylaşım butonları ile paylaşıp daha fazla kişinin bilgi sahibi olmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Ertesi gün hapı

Ertesi Gün Hapı Nedir? Nasıl Kullanılır?

Ertesi gün hapı: Korunmadan cinsel ilişkiye girilmesi durumunda, kadınların hamile kalmamak için kullandıkları bir hap olan ertesi gün hapı düzenli kullanım gerektirmez. Korunmasız ilişkiden sonra gebelik oluşması ihtimalini düşürmek için tek doz ya da iki doz olarak alınması yeterli olur. Oral yolla alınan bu haplar yüksek oranda progesteron hormonu içeriyor. Progesteron hormonu ideal büyüklüğe erişmiş olan kadın yumurtasının, cinsel ilişkiyle rahme giren sperm tarafından döllenmesi ihtimalini ciddi düzeyde düşürür. Aynı zamanda ertesi gün hapı içerisinde yer alan progesteron hormonu, döllenme meydana gelmiş olsa bile döllenen yumurtanın uterusa tutunmasını da engelleyebiliyor. Ancak bunun için hapın, cinsel ilişkiden sonra ideal süre içerisinde kullanılması gerekiyor.

Toplumda kimi zaman ertesi gün hapı ile ilgili gerçeği yansıtmayan bazı inanışlar olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bunlar arasında en yaygın olanı söz konusu hapın cinsel yolla bulaşabilen hastalıkları önlediğidir. Bu haplar sadece korunmasız ilişkiye girilmesi ya da ilişki esnasında kondomun yırtılması gibi durumlarda, hamileliği engellemek amacıyla kullanılır. Dolayısıyla bu hapı içerek cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmanız kesinlikle mümkün olmaz. Bu hapların hastalık bulaşmasını engelleme gibi bir özelliği asla yoktur.

Ertesi Gün Hapı Nasıl Kullanılır?

Ertesi gün hapı nasıl kullanılır

Bir doktor tarafından reçete edilmesine gerek olmayan ertesi gün hapı eczanelerden alınabilir. Ancak kullanım öncesinde mutlaka prospektüsü dikkatlice okumalısınız. Çünkü bu haplar farklı ilaç markaları tarafından üretilebiliyor ve dolayısıyla kullanımı da markasına göre değişebiliyor. Örneğin bazı ilaç markaları tarafından üretilen ertesi gün hapı tek doz kullanımı gerektiriyorken bazılarının koruma sağlaması için iki doz alınması gerekebilir. Kesinlikle prospektüste yazan doz miktarında kullanmalısınız. İki doz alınması gereken ilaçlarda ikinci dozu ne zaman almanız gerektiği gibi bilgilere de prospektüsten ulaşabilirsiniz. Hapı, bir miktar su ile yutmanız yeterli olacaktır. Hapın kullanımından sonra ilk 3 saat içerisinde kusmanız durumunda ilaç etkisini kaybeder ve bu nedenle yeni bir doz almanız gerekir. Adet döneminin herhangi bir gününde ertesi gün haplarının kullanılabildiğini belirtelim.

Ertesi Gün Hapı Nasıl Koruma Sağlar?

Cinsel ilişki sonrasında gebeliği önleme amacıyla tercih edilen en yaygın yöntem ertesi gün hapı kullanımı oluyor. Bu hapların nasıl koruma sağladığı da merak ediliyor. Gebelikten koruma özelliği, içerdiği progesteron hormonundan geliyor. Korunmasız cinsel ilişki ile rahme ulaşan sperm hücreleri, vücutta 2 güne kadar uzayabilen bir süre boyunca canlı kalabilir. Dolayısıyla sperm hücrelerinin fallop tüplerine ulaşması ve yumurtanın döllenmesini sağlaması cinsel ilişkiden 2 gün sonra da olabilir.

Cinsel ilişkiden sonra bu hapın kullanılması ise vücuda ideal oranda progesteron hormonu girmesini sağlar. Bu hormon yumurtanın döllenmesini yüksek oranda engeller. Şayet yumurta döllenmişse bu durumda ertesi gün hapı işe yarar mı sorusuyla da sıklıkla karşılaşıyoruz. Döllenme gerçekleştiğinde bu hapların içerdiği hormon sayesinde rahim içi duvarın kalınlaşması engellenir. Böylelikle döllenmiş olan yumurta rahme tutunamaz ve hamilelik önlenmiş olur.

Ertesi Gün Hapının Yan Etkileri Nelerdir?

Ertesi gün hapının yan etkileri nelerdir

Yan etkiler herkeste görülmeyebilir ve aynı zamanda ortaya çıkan yan etkilerin şiddeti her bireyde aynı düzeyde olmayabilir. Mide bulantısı ve kusma ertesi gün hapı kullanımının yan etkileri arasında en yaygın görülen iki semptomdur. Ayrıca memelerde hassasiyet, baş dönmesi, halsizlik, karın ağrısı ve şişkinlik hissine de sebebiyet verebilir. Ender şekilde görülen yan etki ise ara kanama olmasıdır. Kimi zaman adet kanaması şeklinde olan bu kanama kimi zaman da lekelenme şeklinde ortaya çıkabiliyor.

Genel olarak değerlendirildiğinde ertesi gün hapı kullanımının yan etkilerinin az sayıda kişide görüldüğünü belirtebiliriz. Ancak bu durum hapların her ay, defalarca kullanılabileceği anlamına gelmez. Sıklıkla kullanılması vücutta hormon dengesizliği olmasına sebebiyet verebilir ve bu da beraberinde farklı sağlık sorunlarını getirebilir. Sağlıklı bir yaşam için korunmasız ilişki sonrası hap kullanmak yerine, korunma yöntemlerini tercih etmenizde fayda olacaktır.

Ertesi Gün Hapının Zararları Var mıdır?

Yapılan araştırmalarda bu hapı kullanımının neden olduğu kalıcı bir zarara dair herhangi bir bulguya rastlanmadı. Ancak elbette aşırı dozda alınması, içerdiği hormona bağlı olarak pek çok farklı sağlık sorununa neden olabilir. Hapın zararlı olup olmadığına dair en çok merak edilen husus, ileride hamile kalmayı engelleyip engellemediği oluyor. Kişinin doğurganlık düzeyi üzerinden herhangi bir olumlu ya da olumsuz etkiye neden olmayan ertesi gün hapı ilerleyen dönemlerde hamile kalma olasılığınızı düşürmez.

Ayrıca bu haplar adet döngülerinde çoğu zaman kalıcı bir değişikliğe de neden olmaz. Genellikle kullanıldığı dönemden sonra ilk adet kanaması daha erken ya da daha geç olabilir. Ancak sonrasında adet döngünüz yüksek olasılıkla normal rutinine geri dönecektir. Hapların adet düzensizliğine neden olma olasılığının sadece % 1 olduğunu belirtebiliriz.

Doğum Kontrol Yöntemi midir?

Doğum kontrol yöntemimidir

Halk arasında ertesi gün hapı ile ilgili yanlış inanışlardan biri de bu hapların doğum kontrol yöntemi olduğunun sanılmasıdır. Elbette bu haplar bir doğum kontrol yöntemi değildir. Tıpkı doğum kontrol hapları gibi düzenli olarak alınan ilaçlar da değildir. Bununla birlikte söz konusu hapı kullanmış olmanız, içtiğiniz hapın sonraki cinsel ilişkilerde de gebelik riskine karşı koruyacağı anlamına gelmez. Sonraki cinsel ilişkilerde hamileliğe karşı bir koruma sağlamayacağı için prezervatif kullanımı gibi korunma yöntemlerini tercih etmeniz gerekiyor.

Elbette bu hapın kullanımı düşük yapmayı sağlamaz. Bu haplar, hamile kalmayı engellemeye yönelik olarak formüle edilen ilaçlardır. Gebeliği henüz oluşmadan engeller ve gebelik sonrasında düşük yapmanızı sağlaması olanaksızdır. Ayrıca bu hapların bir kürtaj yöntemi olmadığının da bilinmesi gerekir. Mevcut gebelikleri sonlandırmak amacıyla ertesi gün hapı kullanılamaz. Hamilelerin bu hapı kullanması anne karnındaki bebeğe ciddi zararlar verebilir. Söz konusu hapları amacı dışında kesinlikle kullanmamalısınız.

Cinsel İlişkiden Ne Zaman Sonra Kullanılır?

Korunmasız olarak yaşanan cinsel ilişkinin ardından ertesi gün hapı ne kadar erken kullanılırsa, gebeliği önleme olasılığı da o kadar yüksek olur. Hapın kullanılması için önerilen süre cinsel ilişkiden sonra ilk 24 saattir. Bu durumda gebeliği önleme olasılığının % 98 gibi yüksek bir orana tekabül ettiğini belirtebiliriz. Ancak elbette % 2 gibi bir olasılık da gözden kaçırılmamalıdır. Cinsel ilişkiden sonra 24 saat içinde bu hapı almış olmasına karşın hamile kalan kadınlar da mevcut.

Cinsel ilişkinin ardından 48. saatte ertesi gün hapı kullanılması durumunda, hamileliği önleme olasılığı % 75’e düşüyor. Cinsel ilişkiden sonra 5. güne kadar kullanılabiliyor olsa da özellikle ilk iki günden sonra gebeliği önleme olasılığının ciddi düzeyde düştüğünü de belirtmek gerekir. Toplumda konuyla ilgili yapılan en büyük hata, prospektüsünde tek doz önerilen hapı daha etkili olması amacıyla iki doz almaktır. Bununla birlikte cinsel ilişkinin üzerinden 3 ila 4 gün geçmiş olması durumunda da daha etkili olabileceği düşüncesiyle fazla doz alımını gözlemleyebiliyoruz. Ancak kesinlikle önerilen dozdan daha fazla almamalısınız. Zira tek bir adet alınması gereken haptan iki adet almanız, hamile kalmanızı iki kat fazla önlemez. Tıbben böyle bir durum mümkün değildir.

 

 

İlginizi çekebileceğimizi düşündüğümüz diğer makalelerimiz:

Dışarı boşalma yöntemi nedir

Kızlık zarı dikimi nasıl yapılır

Kızlık zarı dikimi fiyatları

Hamilelik belirtileri nelerdir

Rahim ağzında yara neden olur

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
dr.ismetyildirim@hotmail.com

 

Sizlerde bu makalemizi faydalı bulduysanız eğer, aşağıdaki sosyal paylaşım butonları ile paylaşıp daha fazla kişinin bilgi sahibi olmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Hamilelikte idrar rengi

Hamilelikte İdrar Rengi Nasıl Olmalıdır?

Hamilelikte idrar rengi: Gebelik süresi boyunca vücudun bazı tepkileri, sağlık durumunuz hakkında da size ipuçları verebilir. Özellikle gebelikteidrar rengi ve idrar renginin değişebilmesi, en çok merak edilen hususlar arasında yer alıyor. İdrar sadece gebelikte değil, her daim sağlık durumu hakkında ipuçları verebiliyor. Ancak elbette gebelik döneminde bu ipuçları çok daha fazla önem taşıyor. Bu nedenle hamilelikte idrar rengi konusunda tüm anne adaylarının detaylı bilgi sahibi olması gerekiyor.

Kadınlar hamile olduklarını genellikle regl döneminin gecikmesi ile birlikte duyulan şüphe üzerine, evde idrar numunesi ile yapılan gebelik testleri ile öğrenirler. Ardından sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilen ve kan numunesi ile yapılan gebelik testleri, gebeliğin netleştirilmesini sağlar. Artık hamilelikte idrar rengi anne aday tarafından gözlemlenmesinde fayda olacak konulardan biri haline gelir. Zira idrar rengindeki değişimlere bağlı olarak kimi zaman doktorunuz ile görüşmeniz de gerekebilir.

Öncelikle gebelikte idrar rengi hakkında genel bilgileri sizlere aktaralım. Hamile olmayan kişilerde idrara rengini veren, ürokom adlı bir maddedir. Bu madde idrarın gebelik dışında açık sarı renkte ya da soluk bir sarı tonunda olmasını sağlar. Gün içerisinde ideal oranda su tüketilmesi, idrarın renginin daha açık olmasını sağlarken yetersiz su tüketimi idrar renginin koyulaşmasına sebebiyet verir. Ancak gebelikte idrar rengi daha farklıdır ve daha koyu bir sarı tonunda olur.

Gebelik döneminde, özellikle ilk aylarda kadınların böbreklerinden süzülen kan miktarı 2 katına çıkabiliyor. Bu durum beraberinde gebelikte idrar rengi değişimini de getiriyor. Zira anne adaylarının hamile olmayan bir bireye nazaran yaklaşık 2 ila 3 katı tuvalete çıkma isteği duymasının, gebeliğin son dönemlerinde bu isteğin daha da artmasının nedeni budur. İdrarın renginde bir değişim meydana gelmesi ise mutlaka bir sağlık sorunu olduğu anlamına gelmez. Gebeliğin çeşitli dönemlerinde idrar renginde değişimler meydana gelebilir ve bu durum son derece normaldir.

Hamilelik belirtileri nelerdir? hemen aşağıdaki linke tıkla ve öğren!

Tıkla –> Hamilelik Belirtileri

İdrar Rengi Neden Koyulaşır?

İdrar rengi neden koyulaşır
idrar rengi neden koyulaşır

Her kadında hamilelikte idrar rengi aynı olmaz. Çünkü idrarın rengi içilen su miktarından kullanılan ilaçlara ve tüketilen besinlere kadar pek çok faktörden etkilenir. Bu nedenle gebelik süresi boyunca idrar renginin her anne adayında aynı olması beklenemez. İdrarın renginin koyulaşmasının en yaygın nedeni vücudun susuz kalmasıdır. İdeal orandan daha az miktarda su tüketmek, hamilelikte idrar rengi koyulaşmasına neden olur. Bunun yanı sıra kullanılan bir ilaç ya da tüketilen bir gıda da aynı sonucu doğurabilir. Bu konuda endişe edilmesine gerek olmaz. Önemli olan idrarda kan olup olmamasıdır. Zira kadınların gebelik süreci boyunca, idrar renklerini kontrol etmeleri, idrarda kan olup olmadığının tespit edilebilmesi adına büyük önem taşıyor.

Hamilelikte sigara içmenin bebeğe ne gibi zararları vardır? aşağıdaki linke tıklayarak makalemizi okuyabilirsiniz.

Tıkla –> Hamilelikte sigara

İdrar Renkleri Ne Anlama Gelir?

Hamilelikte idrar rengi ne anlama gelir
hamilelikte idrar rengi ne anlama gelir

Gebelik süresi boyunca değişebilen hamilelikte idrar rengi ve anlamlarına detaylı bir şekilde göz atmanızı tavsiye ederiz.

Parlak Sarı Renkte İdrar

Gün içerisinde tüketilen gıdalarda bulunan vitaminler de hamilelikte idrar rengi değişimlerine neden olabilir. Şayet idrarınız parlak sarı ya da neon sarı renkteyse B2 vitamini içeren gıdaları biraz fazla tüketiyorsunuz demektir. Çünkü idrara bu rengi kazandıran riboflavin adı verilen maddedir. B2 vitamininde bulunan bu maddenin vücutta fazla olması, idrar renginin açık sarı tonlarında ve parlak olmasını beraberinde getirir. Elbette B grubu vitaminleri sağlıklı bir gebelik için büyük önem taşıyor. Ancak tüm vitamin ve mineralleri ideal oranda almanızda fayda olacak.

Çok Açık Sarı Renkte İdrar

Çok açık sarı renkte idrar
Çok açık sarı renkte idrar

İdrar renginin şeffafa yakın düzeyde açık sarı olması 2 durumdan kaynaklanır. Bunların ilki çok fazla oranda su tüketimidir. Su dışında fazla oranda sıvı tüketimi de hamilelikte idrar rengi tonunun çok açık sarı olmasını beraberinde getirebilir. Bir diğer neden de karaciğer ile ilgili bir rahatsızlık olmasıdır. Bu durumda da idrarın rengi şeffafa yakın derecede açık sarı olabilir.

Altın Renginde Koyu Sarı Renkte İdrar

Öncelikle hamilelikte idrar rengi tonunun altın sarısı tonlarında olmasının yani biraz daha koyu sarı olmasının 3 farklı nedeninin bulunduğunu açıklayalım. Bunların ilki su tüketiminin az olmasıdır. Vücut susuz kaldığında idrar rengi de koyulaşır. Bir diğer neden gebelikte B vitamini yönünden zengin besinlerin fazla tüketilmiş olmasıdır. B1, B2 ya da B12 gibi vitaminlerin vücuda fazla girmiş olması halinde hamilelikte idrar rengi bu yönde bir değişim gösterir. Üçüncü neden ise vücuttaki laktasif maddelerin vücutta fazla oranda bulunmasıdır.

Gebelikte ikili tarama testi nedir? neden yapılır? ne gibi faydaları vardır? detaylı bilgi için aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz.

Tıkla –> Gebelikte ikili tarama

Turuncu Renkte İdrar

Turuncu renk, hamilelikte idrar rengi konusunda anne adaylarını endişelendiren bir renk tonu olabiliyor. İdrarın renginin turuncu olması havuç gibi idrara rengini veren gıdaları fazla tüketmenizden kaynaklanabileceği gibi kullandığınız bazı ilaçlar da olabilir. Aynı zamanda az önce de değindiğiniz laktasif maddenin fazla olması da kimi zaman idrarın turuncu renkte olmasını beraberinde getirebilir.

Mavi ve Yeşil Renkte İdrar

Mavi ve yeşil renkte hamilelikte idrar rengi
mavi yeşil renkte idrar rengi

Boya içeren gıdaların tüketilmesi, metilen mavisi içeren ilaçların alınması hamilelikte idrar rengi tonlarının mavi ya da yeşil olmasına sebebiyet verebiliyor. Bu gibi durumlarda endişe edilmesine gerek olmaz. Ancak mavi ya da yeşil idrar, gebelikte idrar yolu enfeksiyonlarının belirtisi de olabiliyor. İşte bu nedenle mutlaka doktorunuza bu konuda bilgi vermeniz gerekiyor. Böyle bir durumda rutin kontrol gününün gelmesini beklemeyin. Mutlaka randevu alın ve hamilelikte idrar rengi tonunun yeşil veya mavi olduğu konusunda doktorunuza bilgi verin.

Kırmızı ya da Pembe Renkte İdrar

Kırmızı ya da pembe renkler, hamilelikte idrar rengi konusunda en çok endişe veren tonlar oluyor. Öncelikle bu renklerin her daim bir sağlık sorunu belirtisi olmayabileceğini bilmenizde fayda var. Pancar ya da benzeri gıdaların fazla tüketilmiş olması idrar renginin pembe ya da kırmızı olmasına neden olabilir. Ancak bununla birlikte idrar yolu enfeksiyonu, kist, iyi ya da kötü huylu tümör oluşumu gibi ciddi bir sağlık sorunu olduğu anlamına da gelebilir. Bu nedenle mutlaka idrarınızın rengi kırmızı veya pembe olduğunda doktorunuza bilgi vermelisiniz. Çünkü maalesef idrar ile birlikte hafif kanama olması da idrarın renginin değişmesine neden olabiliyor.

Bebeğin cinsiyeti nasıl belirlenir ? en çok merak edilen konulardan bir tanesine aşağıdaki linkte cevapladık.

Tıkla –> Cinsiyet belirleme

Hamilelik Döneminde İdrarda Kan Görülmesi

Gebelik döneminde idrarda kan görülmesi, kesinlikle ciddiye alınması gereken bir durumdur. Kist ya da tümör gibi oluşumlar, böbreklerde taş oluşması gibi durumlar, idrarda kan görülmesine neden olabilir. Zira hamilelikte idrar rengi gözleminin tüm anne adayları tarafından yapılması, bu nedenle tavsiye ediliyor. Elbette yapılması gereken derhal doktorunuza bilgi vermenizdir. Böyle bir durumda rutin kontrol gününü beklemeyin ve hemen randevunuzu alarak doktorunuzu konuyla ilgili bilgilendirin.

Hamilelikte İdrar Rengi Nasıl Olmalı?

Gebelikte idrar rengi nasıl olmalıdır
Gebelikte idrar rengi nasıl olmalıdır

Anne adayları için hamilelikte idrar rengi nasıl olmalı sorusu da önem taşıyor. İdeal olan, çok açık olmamakla birlikte açık sarı tonlarıdır. Ancak daha önce de değindiğimiz gibi tüketilen gıdalar, alınan ilaçlar, vücuda giren vitaminler ve su tüketim miktarı idrar renginde değişime neden olabildiği için ideal tonda idrarı gebelik süresinde görmeyebilirsiniz. Önemli olan idrar rengi hangi tonda olduğunda doktorunuza bilgi vermeniz gerektiğidir. Böylelikle herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığı konusunda gerekli muayene ve tetkiklerin bir an önce yapılmasını sağlamış olursunuz.

Çin takvimi ile cinsiyet nasıl belirlenir ? doğru sonuç verir mi? detaylı bilgi için aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Tıkla –> Çin takvimi

Hamilelikte idrar rengi ile alakalı detaylı bilgi için aşağıdaki videomuzu izleyebilirsiniz.

Konu ile alakalı yabancı kaynak:

https://www.everydayhealth.com/urine/how-does-your-urine-change-when-youre-pregnant/

 

Hamilelik ile ilgili detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
dr.ismetyildirim@hotmail.com

 

Sizlerde bu makalemizi faydalı bulduysanız eğer, aşağıdaki sosyal paylaşım butonları ile paylaşıp daha fazla kişinin bilgi sahibi olmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Mol Gebelik

Mol Gebelik (Üzüm Gebelik) Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Mol gebelik halk arasında üzüm gebeliği olarak da bilinen ve oldukça nadir görülen bir kadın hastalığıdır. Mol gebeliği nedenleri hakkında net olarak veriler olmasa genetik faktörlerin hastalığın oluşmasında önemli rol oynadığı düşünülmektedir

Mol gebeliği hastalığında döllenme sırasında genetik bir aksaklık meydana gelir ve bu durumun sonucunda da rahim içinde anormal dokular oluşur. Normal seyrinde devam eden döllenme sonrasında trofoblast hücreleri, sağlıklı bir plesanta oluşturur. Ancak mol gebeliği meydana geldiğinde plasenta tıpkı açık üzüm salkımı gibi bir doku yığınına dönüşür ve gebelik esnasında rahimden üzüm tanesine benzer parçalar düşer.

Mol gebelikte beta hcg değeri nedir?

Mol gebelik çeşitleri tam mol gebelik ve kısmi mol gebeliği olmak üzere 2 türde ele alınır. Tam molar gebelik meydana geldiğinde plasental doku normaldir ve ultrasonda sıvı dolu şişkin kitleler görünür ancak fetal oluşumu söz konusu değildir. Tam mol gebeliğinde bizi en iyi ön tanı koyamaya yönlendiren şey ultrason görüntüleridir. Ultrasonda gebelik kesesi görünmez ancak rahim inde kar yağı görüntüsü denen su keseciklerinin oluşturduğu alışılagelmişin dışında bir manzara görülür. Gebelik kesesi görünmemesine rağmen hastanın betaHCG değerleri 100 bin üzerindedir.

Kısmi molar gebelikte ise normal plasenta dokusu görünür ve anormal bir görünümden bahsedilemez. Ultrason muayenesinde gebelik kesesi göründüğünden dolayı normal gebelik ile karıştırılabilmektedir. Mol gebeliği şüphesi var ise plasentanın detaylı biçimde incelenmesi gerekir. BetaHCG değerleri de tam mol gebeliği kadar yüksek olmayabilir.  Bu nedenle tam mol gebelik teşhisi, kısmi molar gebeliğe göre çok daha kolay olmaktadır. Mol gebeliğin en belirgin özelliği ciddi kanamalara neden olmasıdır. Mol gebeliğin kesin tanısı sadece patoloji ile mümkündür.

Mol gebelik (Üzüm Gebelik) belirtileri nelerdir?

Üzüm gebelik belirtileri nelerdir

Molar gebelikte düşük en sık karşımıza çıkan semptomdur. Ancak gebeliğe dair materyallerin fazla olmasından dolayı zaman geçirilmeden hastanın kürtaja alınması gerekir. Fetüs oluşumu olabilir, ancak fetus hayatta kalamaz ve genellikle hamileliğin erken döneminde düşük meydana gelir. Düşük olayı gerçek bir düşük değildir. Kanama ile meydana gelen düşük, esasında büyüyüp genişlemiş ve üzüm salkımı halini almış hücrelerin dökülmesidir.

Normal bir döllenmede yumurta hücresinin içine sadece bir sperm hücresi girer ve hücre kendini kapatır.  Anormal bir gebelik şekli olan molar gebelikte oosit adını verdiğimiz yumurta hücresinin içerisine birden çok sperm hücresi girmiş haldedir. Oosit içinde birden fazla sperm olması durumunda her spermin 23 kromozom olan genetik bilgileri, yumurta hücresinin çekirdeği içerisinde birleşir. Sonuç olarak da yumurta hücresinin kendine ait genetik bilgileri yok olur. Normal insanın kromozom sayısı 46’dır. Parsiyel (kısmi) Mol gebelikte her ne kadar fetüs oluşmuş olsa da bebekte 69 kromozom vardır. Bu da bebeğin yaşama şansının olmadığı anlamına gelir.

Hamilelikte kanama yaşayan ve bu nedenle doktora başvuran kadınlar, şikayetlerini anlatırken üzüm tanesine benzer damlalar halinde kanama yaşadıklarını dile getirirler. Tasvir edilen bu kanama mol veziküllerinin rahim dışına atılmasından kaynaklanan bir kanamadır ve bazen hafif bazen de çok şiddetli olabilmektedir.

Mol gebelik tanısı kesinleştiğinde acilen gebelikle ilgili materyallerinin tamamen tahliye edilmesi gerekir. Tahliye sonrasında betaHCG değerlerinin takip edilmesi gerekir. Hormon seviyesinin hızla düşmesi oldukça önemlidir. Molar gebelik tahliyesi sonrasında betaHCG değerlerinde düşüş olmaması akla ilk olarak kanserleşmeyi getirir ve hayati risk taşır. Hormon seviyesi düşmeyen hastalara acilen akciğer grafisi çekilmesi de oldukça önemlidir.

Çünkü üzüm gebeliği kanser ile ilişki bir hastalıktır ve bazı hastalarda molar gebelik sonrası kanser görülebilir. Mol gebelik sonrası Gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) adı verilen bir kanser türü ortaya çıkabilir. Gestasyonel trofoblastik tümör hızlı ilerleyen bir hastalıktır ve vajen ile akciğere metastaz yani sıçrama yapması da olasıdır. Bu nedenle akciğer grafisi ile ön tanı konularak gerekli erken tedaviye başlanmalıdır.

Gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) nedir?

Gestasyonel Trofoblastik Neoplaszi Nedir

Bazı mol gebeliği başkalaşım geçirerek Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi (GTN) hastalığı da denen bir kansere dönüşebilir. Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi, vücudun farklı organ ve dokularına yayılabilen veya rahim içerisinde tekrarlayabilen kötü huylu bir hastalıktır. Bu nedenle mol gebelik teşhisi alan bir hastanın sıkı takibe alınması şarttır. Mol gebeliğin tekrarlama riskinden dolayı hasta sık sık kontrol edilmeli ve en az 1 yıl boyunca gebelikten korunması için gerekli tedbirleri alması sağlanmalıdır. Bu süreçte korunma için en çok kullanılan yöntem doğum kontrol hapı olsa da sizin için en doğru kararı hekimiz verecektir. Her 3 ayda bir hasta jinekolojik muayene, ultrason ve gerekli tüm kan testleri ile kontrol edilir ve hastalığın nüks yapıp yapmadığı değerlendirilir.

Gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) tedavisi nedir?

Mol gebelik sonrası yapılan test ve diğer tanı yöntemleri Gestasyonel trofoblastik neoplaziyi işaret ediyorsa tüm vücut görüntüleme yöntemleri ile taranır. Bir yaylım söz konusu ise ya da değilse buna göre tedavi planlaması yapılır. Hastalığın şiddetine göre hastaya kemoterapi ve radyoterapi tedavisi uygulanabilir. Gestasyonel trofoblastik neoplazi kanser tedavisi oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.

Mol gebelik tedavisi mümkün müdür?

Mol gebelik tedavisi mümkün müdür

Mol gebelikte doğum olayı söz konusu değildir. Hastalık tespit edilir edilmez acilen kürtaj yapılarak rahim temizlenir. Molar gebelik tedavi sonrası dahi tam anlamı ile sona ermez. Bu nedenle hastanın değerleri 1 yıl boyunca takip edilmelidir.

Mol gebelikten sonra ne zaman hamile kalınır?

Mol gebelik sonrası hamilelik için hekimler hastanın en az 1 yıl boyunca doğum kontrol yöntemlerini kullanmasını önermektedir. Kısa sürede yeniden gebelik oluşması üzüm gebeliği nüksünü arttıracağından dolayı belirtilen süreye uyulması önemlidir.

Mol gebelik kaçıncı haftada belli olur?

Mol gebeliği döllenmeden birkaç hafta sonra fark edilebilen bir hastalıktır. BetaHCG değerlerinin normalden fazla olması akla çoğul gebeliği ya da mol gebeliğini getirir. Ultrason ile yapılan incelemede görüntüden tanı konabilir. Doktor mol gebelikten şüpheleniyorsa patolojiye gönderilmek üzere biyopsi almak isteyecektir.

 

 

Konu ile alakalı benzer makalelerimiz:
Hamilelikte Sigara ve Zararları

Hamilelikte Beslenme Nasıl Olmalı

Cinsiyet Belirleme Nasıl Yapılır

Rahim Ağzında Yara Neden Olur

 

Konu ile alakalı yabancı kaynak:
https://mayocl.in/2NJnj29

Mol Gebelik ile ilgili detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
dr.ismetyildirim@hotmail.com

Deri altı implant

Deri Altı İmplant (Doğum Kontrol Çubuğu) Nedir?

Deri altı implant cilt altına bir aparat yerleştirilmesi yolu ile uygulanan bir doğum kontrol yöntemidir. Son yıllarda …

Düşük yapmak

Düşük Yapmak Ne Demek? Nasıl Anlaşılır?

Düşük yapmak en genel tanımıyla gebeliğin 20. haftasından önce çeşitli nedenlere bağlı olarak fetüsün kaybedilmesidir. …

Kadın üreme organları

Kadın Üreme Organları Nelerdir?

Kadın üreme organları içte yer alanlar ve dışta yer alanlar şeklinde 2 farklı grupta değerlendirilir. Genital iç …