20. hafta hamilelik dönemi toplam hamilelik sürecinin tam ortasında kalan, anne adayları için hem fiziksel hem de duygusal anlamda büyük bir dönüm noktası olarak kabul edilen zamandır. Kırk haftalık bu uzun maratonun tam yarısı başarıyla tamamlanmış olur. Bu süreçte, gebeliğin başlangıcını temsil eden ilk trimester dönemi ile ikinci trimester döneminin ilk haftalarında yoğun olarak yaşanan bulantı, kusma, aşırı uyku hali ve halsizlik gibi şikayetlerin çok büyük bir bölümü tamamen ortadan kalkar. Anne adayları için çok daha enerjik, çok daha keyifli ve konforlu bir hamilelik döneminin başladığı altın çağdır da diyebiliriz. Artık bebeğinizin varlığını çok daha net hissettiğiniz, dışarıdan bakıldığında hamile olduğunuzun belirginleştiği bu özel süreçte aklınızdan geçen pek çok soru işareti olabilir. 20. hafta hamilelik ile ilgili anne adaylarının merak ettiği anatomi, beslenme, bebek gelişimi ve günlük yaşama dair tüm sorulara bu kapsamlı rehberde detaylı bir biçimde yanıt vereceğiz. Öncesinde, beşinci ayın tam ortasında bulunan bu haftada, 5 aylık gebelikte bebek anne karnında nasıl ve ne durumda olur sorusunun biyolojik yanıtından söz edelim.
Yazı İçeriği
5 Aylık Bebek Anne Karnında Nasıl Olur?
Gebeliğin tam orta noktasına denk gelen bu haftada bebeğinizin büyüme hızı ivme kazanmaya devam etmektedir. Gebeliğin 20. haftasında bebeklerin kilosu yaklaşık olarak 280 gram ile 300 gram arasında değişir. Boyları ise baştan topuğa kadar ölçüldüğünde 17 cm ile 20 cm dolaylarındadır. Anne karnındaki bebekler bu gebelik haftasında boyut olarak kabaca iri bir patates veya küçük bir kavun boyutuna ulaşmış olurlar. Elbette insan biyolojisinin eşsizliği gereği her bebeğin gebelik haftasında milimetrik olarak aynı görünümde ve aynı boyutta olması beklenmez. Bebeklerin boyları ya da kiloları, genetik faktörlere, anne adayının beslenme düzenine ve plasentanın durumuna bağlı olarak söz ettiğimiz rakamlardan biraz daha farklı ölçülerde olabilir. Bu durum hemen endişeye kapılmanız gerektiği anlamına gelmez; hekiminiz ultrasondaki persentil eğrilerini değerlendirerek en doğru bilgiyi size sunacaktır.
20. Hafta Hamilelik Sürecinde Bedeninizde Adım Adım Neler Oluyor?
Gebeliğin yarılanmasıyla birlikte anne adayının vücudunda da bebeğin büyümesine paralel olarak muazzam değişimler olmaya devam eder. Bu süreçte iştahın açılmasıyla birlikte daha hızlı bir kilo artışı söz konusu olabildiğinden, cildin aniden gerilmesine bağlı olarak karın, basen ve göğüs bölgelerinde cilt çatlakları (stria) da oluşabilir. Cildin elastikiyetini artırmak amacıyla çatlak önleyici krem, doğal yağlar veya losyon çeşitleri kullanımına daha önce başlanmadıysa, bu dönemde kesinlikle başlanabilir. Rahimde de büyüme aralıksız devam eder ve rahmin tepe noktası (fundus) artık tam olarak göbek deliği hizasına ulaşmıştır. Kimi zaman yürürken veya ayakta dururken denge sorunları yaşanmasının temel nedeni, büyüyen karnınızla birlikte vücudunuzun ağırlık merkezinin tamamen öne doğru değişmiş olmasıdır. 20. hafta hamilelik döneminde anne adayının fizyolojisinde ve günlük yaşantısında yaşanan değişimlere şu örnekleri verebiliriz:
- Vücutta artan hamilelik hormonları (özellikle östrojen) sayesinde saç, tırnak ve vücut tüyleri çok daha canlı, parlak ve hızlı uzamaya başlar. Saç dökülmesi bu dönemde genellikle durur.
- Kan hacminin yaklaşık yüzde kırk oranında artmasına bağlı olarak vücudun kırmızı kan hücresi üretimi hızlanır ve demir ihtiyacı da ciddi oranda artar. Eğer beslenmeyle bu ihtiyaç karşılanmazsa halsizlik, çarpıntı ve kansızlık (anemi) sorunu görülebilir.
- Hamilelik sisi olarak da bilinen; unutkan olma, eşyaların yerini karıştırma ya da belirli bir konuya odaklanmakta güçlük çekme gibi sorunlar yaşanabilir. Bu sorunlar tamamen vücudun hormonal değişimlerinden ve uyku düzenindeki farklılıklardan kaynaklanır.
- Damarların gevşemesine neden olan progesteron hormonu sebebiyle kan basıncında, yani tansiyonda ani düşmeler olabilir. Ayağa aniden kalktığınızda yaşanan göz kararmaları bundandır.
- Bulantıların geçmesiyle iştahta belirgin bir artma, ancak büyüyen rahmin mideye baskı yapmasıyla midede ekşime, reflü ve hazımsızlık sorunları yaşanabilir.
- Kan akışının ve sıvı hacminin değişmesi sebebiyle kimi zaman baş ağrısı ve baş dönmesi de olabilir.
- Vücudun su tutma (ödem) kapasitesinin artmasıyla birlikte özellikle gün sonlarına doğru ayaklarda, ayak bileklerinde ve bazen ellerde ödem olabilir.
- Rahmi leğen kemiğine bağlayan bağların gerilmesi (round ligament ağrısı) sebebiyle ani hareketlerde kasık ve karın ağrısı sorunları yaşanabilir.
- Sindirim sisteminin hamilelik hormonları nedeniyle normalden daha yavaş çalışmasına bağlı olarak bağırsaklardan suyun fazla emilmesi sonucu kabızlık sorunu da ortaya çıkabilir.
20. Hafta Hamilelik: Bebek Anne Karnında Nerededir?
Anne adaylarının bu dönemde hamile oldukları dışarıdan bakıldığında rahatlıkla anlaşılabilir. Vücudunuzun tam merkezinde harika bir yaşam odası şekillenmiştir.
Rahmin Genişlemesi ve Göbek Deliği Hizası
Gebeliğin ilk dönemlerinden itibaren leğen kemiği içerisinde büyümeye başlayan rahim, bu dönemde tam göbek deliğinin hizasına kadar gelmiş olur. Bebek annenin karnında, göbek kısmının tam ortasında, koruyucu amniyotik sıvının içerisinde güvenle bulunur. 20. hafta hamilelik sürecinden sonra rahim göbek hizasının bir miktar daha üstüne doğru çıkmaya devam eder. Bu nedenle ilerleyen haftalarda göbek deliği içeriden dışarıya doğru itilerek biraz daha çıkıntılı bir görünüm kazanabilir. Hamileliğin 20. haftasından sonra rahim anatomik olarak yaklaşık her hafta 1 cm daha büyümeye ve diyaframa doğru yaklaşmaya devam eder.
Kalp Atışları ve İşitme Duyusu
Bu arada bebeklerin kalp atışları da daha önceki gebelik haftalarına nazaran çok daha düzenli, güçlü ve ritmik olmaya başlar. Hatta doktor muayenelerinde kullanılan doppler cihazı olmadan bile, bazen stetoskopla duyulabilecek kadar netleşir. Bebeklerin kalp atış hızının dakikada 120 – 160 arasında olduğunu, yani yetişkin bir insanın kalp atışının yaklaşık iki katı hızda çalıştığını belirtelim. Ayrıca beyin ve kulak arasındaki sinirsel bağlantıların kurulmasıyla işitme duyularının bir hayli gelişmiş olduğunu da belirtmeliyiz. Bebeğiniz artık annesinin kalp atışını, bağırsak seslerini ve dışarıdan gelen yüksek konuşma seslerini rahatlıkla duyabilir.
Akciğer Gelişimi ve Solunum Egzersizleri
Dış dünyadaki yaşama hazırlık sürecinin en önemli parçası olan akciğerler de hızla gelişmeye devam eder. Bebekler henüz rahim içerisinde oksijen solumuyor olsalar da, akciğer kapasitelerini geliştirmek için amniyon sıvısını yutarak minik nefes egzersizleri yapmaya başlarlar. Bu egzersizler bazen annenin karnında ritmik tıkırtılar şeklinde hissedilen hıçkırıklara neden olabilir.
20. Hafta Hamilelik Döneminde Bebek Nasıl Görünür?
Gebeliğin bu haftası, tıbbi takvimde genellikle perinatologlar veya deneyimli kadın doğum uzmanları tarafından “ayrıntılı ultrason” (detaylı ultrason) incelemesinin yapıldığı altın haftadır. Bu dönemde yapılan ultrason muayenesi çok daha uzun, kapsamlı ve ayrıntılı bir yapıya sahiptir. Bebeğin anatomik yapısı tepeden tırnağa en ince ayrıntısına kadar taranır. Bebeklerin kalp odacıkları, damar çıkışları, beyin yarımküreleri, beyin omurilik sıvısının dolaştığı boşluklar, mide, safra kesesi, bağırsaklar ve böbreklerinin gelişimi çok rahatlıkla incelenebilir. Yüz hatları, dudak damak yarığı olup olmadığı, burun kemiğinin durumu, omurganın dizilimi detaylı bir şekilde gözden geçirilir.
Fiziksel açıdan bebeklerin gelişiminin de detaylı şekilde incelenmesi, kol ve bacak uzunluklarının, karın çevresinin, baş çapının ölçümlerinin yapılması mümkün olur. Tüm bu uzuvların gelişimi tek tek değerlendirilir ve doğumsal bir anomali, sendrom veya yapısal bir sorun olup olmadığı saptanır. Ayrıca günümüzde sıklıkla kullanılan 3 boyutlu (3D) ya da 4 boyutlu (4D) ultrason görüntülemesinin yapılması, bebeklerin yüz hatlarının, mimiklerinin ve kime benzediğinin incelenmesini de kolaylaştırır. Ekranda parmağını emen, gülümseyen veya yüzünü elleriyle kapatan bebeğinizi görmek, 20. hafta hamilelik serüveninizin en unutulmaz anılarından biri olacaktır.
Anne Karnında 20 Haftalık Bebek Nasıl Hareket Eder?
Bebeğin beyin ve kas sistemi geliştikçe, rahim içindeki hareket profili de büyük bir değişime uğrar ve bu değişim anne tarafından oldukça net bir şekilde gözlemlenmeye başlanır.
İlk Hareketlerin Hissedilmesi (Canlanma)
Artık hamileliğin ilk yarısı geride kaldığından, anne adayları da bebeklerinin hareketlerini, tıpta “canlanma” olarak adlandırılan o mucizevi kıpırtıları daha net bir biçimde hissedebilirler. İlk gebeliğini yaşayan kadınlar genellikle 18-20. haftalar arasında bu hissi bir gaz balonu veya kelebek kanadı çırpıntısı olarak tanımlarken, ikinci gebeliğini yaşayanlar daha erken haftalarda fark edebilirler. Sadece anne adayının obezite düzeyinde aşırı kilolu olması, plasentanın ön duvarda (anterior) yerleşmiş olması veya amniyon sıvısının normalden fazla olması durumunda bebek hareketlerinin hissedilmesiyle ilgili biraz gecikme veya sorun yaşanabiliyor. Bunun dışında gün içinde ara ara bebeklerin tekme atması, dönmesi gibi ani hareketlerinin hissedilmesi mümkündür.
Artan Hareket Alanı ve Keşif Aşaması
Gebeliğin ilerleyen aylarındaki son trimester döneminde bebekler daha fazla büyüdüğünden ve yeri kapladığından, anne karnındaki hareket edebilecekleri boş alanları daha kısıtlı olur. Bu nedenle aslında ikinci trimester döneminin sonları, bebeklerin fiziksel olarak en rahat taklalar attıkları, en hareketli oldukları zamandır. Nedeni ise aminyon sıvısı içinde süzülmek ve dönmek için hala daha fazla alana sahip olmalarıdır. Bebekler 20. hafta hamilelik sürecinden sonra kol ve bacaklarını sıklıkla esneterek hareket ettirirler. Ayrıca dokunma duyusunu da bu dönemde yoğun bir şekilde keşfederler; parmaklarıyla kordona, kendi yüzlerine ya da etrafındaki rahim dokularına dokunarak ince motor becerilerini geliştirirler.
20 Haftalık Bebek Tekme Atar Mı?
Bacak kaslarının güçlenmesiyle birlikte tekme atmak, 20 haftalık bebeklerin anne karnında en sık yaptığı refleks hareketlerin başında gelir. Bu tekmelerin tamamı şiddet açısından anne adayı tarafından sürekli olarak hissedilmeyebilir. Özellikle anne ayakta veya yürüyüş halindeyken beşik etkisiyle bebek uykuya dalar veya hareketleri daha az hissedilir. Hatta bu gebelik haftasından sonra sinir sistemi geliştikçe bebeklerin hareketlerinin sıklığı ve gücü biraz daha artar. Rahmin sınırlarını anlamak için vücutlarını esnetme ihtiyacı da duyarlar ve bu uzun süreli esneme veya dönme hareketleri de kimi zaman anne adayı tarafından karnın belli bir tarafında gerginlik olarak hissedilebilir. Bebeğin iskelet sisteminin sertleşmesi, boyunun uzaması ve kilosunun artması da bu tekme ve yumruk hareketlerinin annenin karın duvarında daha net hissedilmesini sağlayan temel unsurlardan biridir.
20 Haftalık Bebek Günde Kaç Kez Hareket Eder?
Bebeklerin anne karnındaki zamanlarının çok büyük bir kısmı, tıpkı yenidoğan bir bebekte olduğu gibi beyin gelişimi için şart olan uykuda geçer. Bebeklerin bu uyku döngüsü süresinin ise sadece 20 dakika olabildiği gibi, bazen derin uyku fazında 2 saat de olabildiğini belirtmeliyiz. Yani bebeğinizin iki saat boyunca hiç hareket etmemesi son derece normal bir fizyolojik durumdur. Uyanık olduğu aktif zamanlarda ise günde toplamda 150 – 200 defa minik seğirmeler, yutkunmalar, dönmeler ve tekmeler şeklinde hareket ederler. Anne adayları özellikle gün içinde iş yaparken, yürürken veya aktif oldukları zamanlarda kendi hareketlerine odaklandıkları için bebeğinin hareketini daha az hisseder. Akşam saatlerinde, uzanıp dinlenme zamanlarında ve vücut tamamen hareketsizken ise bebek hareketlerini çok daha yoğun ve fazla hissedebilirler. Ayrıca yemek sonrası yükselen kan şekeri de bebeğin aniden hareketlenmesine neden olan önemli bir faktördür.
20 Haftalık Doğan Bebek Yaşar Mı?
Modern neonatoloji (yenidoğan tıbbı) alanındaki büyük gelişmelere rağmen, gebelik haftası bebeğin hayatta kalma şansını belirleyen en kritik ve aşılmaz biyolojik faktördür.
Erken Doğum Sınırları ve Akciğer Gelişimi
Hamileliğin 23. haftası ile 37. haftası arasında gerçekleşen doğum eylemleri tıpta erken doğum (prematüre doğum) olarak adlandırılır. Bebekler rahim dışında ne kadar erken dönemde doğarlarsa, iç organlarının ve özellikle akciğer gelişimlerinin de o kadar az ve yetersiz olacağı tıbbi bir gerçektir. Bebeklerin dış dünyada nefes almasını sağlayan ve alveollerin (akciğer hava keseciklerinin) yapışmasını önleyen “sürfaktan” adı verilen madde henüz üretilmeye başlamamıştır. Eğer bebekler herhangi bir komplikasyon sonucu 20 haftalık doğarsa, akciğer gelişimiyle ilgili maalesef çözülemeyecek çok ciddi yapısal sorunlar yaşanır.
Tıbbi Müdahaleler ve Yaşama Şansı
Sadece solunum sistemi değil; sindirim, sinir, kalp-damar ve bağışıklık gibi diğer yaşamsal organ sistemleri de henüz kendi başına yaşamsal fonksiyonlarını kazanacak, kanı filtreleyecek veya enfeksiyonlarla savaşacak kadar gelişmiş olmaz. Haliyle, günümüzdeki en gelişmiş yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde bile 20 haftalık doğan bir bebeğin doğum sonrasında dış dünyada yaşama tutunmaları anatomik olarak pek mümkün değildir. Tıbbi sınır genellikle 23-24. haftalar (yaşam sınırı / viability) olarak kabul edilir ve bu haftalardan sonra yoğun tıbbi destekle yaşama şansı haftalar ilerledikçe artış gösterir. Yaşanabilecek sıkıntılar arasında en belirgin ve en acil olanı, bebeğin havayı oksijene çevirememesinden kaynaklanan ölümcül solunum sorunlarıdır.
Merak edenler için –> 18.hafta hamilelik
20. Hafta Hamilelik Döneminde Nelere Dikkat Edilmeli?
Artık hamileliğinizin çok daha görünür ve hissedilir olduğu bu altın dönemi en sağlıklı şekilde geçirmek için yaşam tarzınızda, beslenmenizde ve günlük rutinlerinizde uygulamanız gereken bazı altın kurallar bulunmaktadır. 20. hafta hamilelik sürecinde dikkat etmeniz gereken başlıca hususlar şunlardır:
- Bebeğinize faydası olmayan boş kalorilerle (aşırı tatlı, hamur işi vb.) fazla oranda kilo almaktan kesinlikle kaçınmalısınız. Aşırı kilo alımı (obezite), gebelik şekeri (gestasyonel diyabet) veya preeklampsi gibi riskleri artırarak hem sizin hem de bebeklerin sağlığını da olumsuz etkileyebilir.
- Mide yanması (reflü) sorunları yaşamamak için az ve sık yeme kuralını benimsemeli, yatış saatinden en az 2 saat önce yemek yemeyi kesinlikle bırakmalısınız. Baharatlı ve asidik gıdalardan da uzak durmak sizi rahatlatacaktır.
- Progesteron hormonunun bağırsakları yavaşlatması sebebiyle kabızlık bu dönemde çok sık yaşanan bir sorundur. Bunu önlemek için yulaf, taze sebze, meyve, kurubaklagil gibi lifli gıdaları da beslenme programına dahil etmelisiniz.
- Hücre yenilenmesi, amniyon sıvısının korunması ve idrar yolu enfeksiyonlarının önlenmesi için günde en az 2.5 – 3 litre bol su tüketimine çok fazla dikkat edilmelidir.
- Rahmin büyümesiyle ağırlık merkezi değiştiği için denge sorunları yaşanabildiğinden, düşme riskine karşı topuklu ayakkabı yerine ortopedik tabanlı düz ayakkabıları tercih etmelisiniz.
- Büyüyen karın ve değişen hormonlar sebebiyle uyku sorunları da yaşanabilir ve hava yollarının şişmesiyle horlama şikayeti bu haftalarda sık yaşanan bir sorundur. Mide asidinin geriye kaçmasını engellemek için başınızı hafif yukarıda kalacak şekilde ekstra bir yastıkla yatabilirsiniz. Sola yatmak rahme giden kan akışını artıracaktır.
- Vücudu, karnı ve bacakları sıkan dar kıyafetler giyilmesi, gebelikte zaten zorlanan kan dolaşım sistemine daha da zarar verebilir ve varis oluşumunu tetikleyebilir. Bu nedenle olabildiğince pamuklu, nefes alan, belden bağlamalı, esnek ve bol kıyafetler tercih edilmelidir.
- Stres, yoğun kaygı ve gerginlik de gebelikte uyku sorunlarını tetikliyor ve erken doğuma kadar varabilen riskler yaratabiliyor. Stresten uzak kalmalı, doğa yürüyüşleri yapmalı, meditasyon veya hamile yogası ile rahatlamalı ve boş zamanlarınızı olabildiğince kitap okuyup dinlenerek geçirmelisiniz.
20. Hafta Hamilelik ve Demir Takviyesi Zamanı
Gebeliğin orta noktasına geldiğinizde, sadece bebeğinizin büyümesi değil, aynı zamanda sizin ona oksijen ve besin taşıyan kan fabrikanızın da kapasitesi zirveye ulaşır. Dolaşım sisteminizdeki toplam sıvı hacminin (plazma) artmasına bağlı olarak kan seyreltik bir hale gelir ve kırmızı kan hücresi üretimi için vücudun demir ihtiyacı da tam 20. hafta hamilelik döneminden sonra çok daha ciddi boyutlarda artmaya başlar. Bu ihtiyacı karşılamak için diyetinizde demir içerikli gıdaların düzenli olarak tüketilmesi, eğer kan tahlilleri sonucunda beslenmeyle yeterli olmuyorsa hekim onayıyla dışarıdan ilaç formunda (hap, şurup veya damla) demir takviyesinin alınması zorunlu hale gelir.
Ancak bu konuda da ezbere hareket etmemeli, mutlaka doktorunuza danışmalı ve demir takviyesi için kan sayımınız (hemogram ve ferritin) yapıldıktan sonra size yöneltilen reçete önerilerini dikkate almalısınız. Demir hapları alırken veya demir oranı yüksek gıdaları tükettikten hemen sonra C vitamini almanız, demirin bağırsaklardan emilimini inanılmaz derecede güçlendirir. İlacınızı içerken veya demir bakımından zengin bir öğün tüketirken, yanında taze sıkılmış limonata veya 1 bardak taze sıkılmış C vitamini içeren portakal suyu tüketebilirsiniz. Buna karşın, kalsiyum demirin emilimini bozduğu için, demir içeren yiyeceklerin ve hapların hemen ardından çay, kahve, süt, yoğurt gibi gıdalardan en az iki saat uzak durulmalıdır.
Beslenme programınıza doğal yollarla demir katmak isterseniz, aşağıda yüksek oranda demir içeren gıdalara bazı sağlıklı örnekler görebilirsiniz:
- Kırmızı et (çok iyi pişmiş olmak şartıyla) ve yağsız et ürünleri
- Omega-3 bakımından da zengin olan somon, sardalya gibi ağır metal içermeyen yağlı balık türleri
- Ispanak, pazı, brokoli, karalahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler
- Kuruyemişler arasında demir deposu olarak bilinen kaju, çiğ badem ve ceviz
- Kepekli pirinç, yulaf, kinoa gibi lifli tam tahıllı ürünler
- Kan yapıcı özellikleri bilinen kuru kayısı, siyah kuru üzüm, incir ve kuru erik
- Günde bir adet, sarısı tam pişmiş (kayısı kıvamı olmayan) katı yumurta
- Bitkisel protein ve demir açısından son derece zengin olan kuru fasulye, nohut, barbunya ve mercimek
20. hafta hamilelik serüveniniz hakkında aklınıza takılanları, yaşadığınız deneyimleri veya merak ettiğiniz diğer tüm soruları sayfanın alt kısmında bulunan yorum bölümüne yazarak bizimle paylaşabilirsiniz.
Bilgi sahibi olun –> 19.hafta hamilelik