Hamilelikte Psikoloji Nasıl Olur? Bozulur mu?

Hamilelikte-psikoloji

Hamilelikte psikoloji derinlemesine ele alınması gereken konulardan biridir. Elbette gebelik istekli ve planlı bir şekilde gerçekleştiğinde kadınlar için benzersiz bir duygu oluyor. Bilimsel açıdan ise hamilelik kritik yaşam olaylarından biri olarak değerlendiriliyor. Anne adayları gebelik süresi boyunca sadece fizyolojik açıdan bazı değişimler geçirmiyor. Psikolojik açıdan da pek çok farklı stres ile mücadele ediyor ve beraberinde vücudundaki fizyolojik değişimlere de uyum sağlamaya çalışıyor. Bir insanın psikolojisinin tüm bu süreçlerden ve mücadelelerden etkilenmemesini asla bekleyemeyiz.

Hamilelikte Psikoloji Bozulur mu?

Hamilelikte Psikoloji Bozulur mu

Özellikle hamile olduğunu öğrenen anne adaylarının aklına gelen ilk sorulardan biri hamilelikte psikoloji bozulur mu oluyor. Aslında bu duruma ‘psikolojinin bozulması’ olarak bakmamak gerekiyor. Her hamileliğin kendi içerisinde özel benzersiz olduğunu belirtmek lazım… Gebelik süreci boyunca kadınların tümünün aynı psikolojik evrelerden geçmesi de beklenemez. Ancak hamilelik sadece mutluluk ve sevinç duygularını beraberinde getirmiyor. Özellikle gebeliğin ilk dönemleri, anne adaylarının kendilerini en güvensiz hissettikleri dönem oluyor.

Bu nedenle hamilelikte psikoloji ilk 3 aylık dönemde değişmeye başlıyor ve gebelik süresi boyunca bu değişim ya da duygu geçişleri devam ediyor. Bu dönemde başta eş olmak üzere ailelerin desteği ve ilgisi anne adaylarının süreci daha rahat atlatmasında büyük önem taşıyor. Gebeliğin başlangıcından itibaren anne adayları ‘nasıl bir anne olacağım’, ‘çok kilo alır mıyım’, ‘eşimle ilişkim bozulur mu’ gibi pek çok farklı konuda endişe de yaşayabiliyor.

Hamilelikte Psikoloji Nasıl Olur?

Hamilelikte psikoloji nasıl olur

Öncelikle hamilelikte psikoloji her evrede aynı olmuyor diyebiliriz. Gebeliğin ilk döneminde duygular ve stres iniş çıkışlı oluyor. Bir an için anne olma sevincini yaşayan kadınlar bir anda stres içerisine girebiliyor ve çeşitli kaygılar nedeniyle bu stresi kimi zaman yoğun şekilde de yaşayabiliyor. İlk 3 aylık süreçte duyguların çok daha karışık yaşandığını gözlemleyebiliyoruz. Özellikle doğumdan sonra iş hayatının, evlilik hayatının ya da sosyal hayatının ne yönde değişeceği konusunda kaygıların daha ciddi seviyelerde yaşandığını söyleyebiliriz.

İkinci 3 aylık dönem ise hamilelikte psikoloji iniş çıkışlar açısından biraz daha sakinleşir. Çünkü bu dönem gebeliğe uyum sağlama evresi oluyor. Özellikle bebeğinin ilk hareketlerini hissetmeye başlayan anne adaylarının kaygıları yerini pozitif duygu ve düşüncelere bırakmaya başlar. Son 3 aylık dönemde ise fizyolojik değişimler nedeniyle anne adayının hayatı biraz daha zorlaşmıştır. Ancak buna karşın bebek ile birlikte bir yaşam sürme konusunda kendisini daha hazır hisseder.

Bu dönemde hamilelikte psikoloji artık çok fazla inişli çıkışlı olmaz. Sadece doğum süreci yaklaştıkça doğuma dair bazı endişeler yaşanabiliyor. Bu endişeler beraberinde stresi de getirebiliyor. Fakat doktoru ile doğum sürecine dair konuşabilen anne adaylarının daha az stres yaşadıkları da gözlemleniyor. Dolayısıyla kadınların gebelik döneminde rahatlıkla iletişim kurabilecekleri ve sorularını yöneltebilecekleri bir doktoru seçmeleri, hamilelikte psikoloji konusunda da önemini net bir şekilde belli ediyor.

Hamilelikte Psikoloji Ne Zaman Düzelir?

Bu sorunun yanıtı her anne adayında aynı olmaz. Genellikle yaygın şekilde gebeliğin ikinci 3 aylık döneminde hamilelikte psikoloji daha pozitif yönde değişiyor. Ancak kaygı, stres gibi olumsuz duyguları gebelik süresi boyunca yaşayanlar da olabiliyor. İlk gebeliklerde psikolojik değişimlerin daha ciddi seviyelerde yaşandığını söyleyebiliriz. Daha önce gebeliği ve doğumu tecrübe etmiş olan kadınlar ikinci ve sonraki gebeliklerde psikolojik açıdan daha az etkileniyor.

Bu dönemde erkeklere de büyük görevler düşüyor. Eşlerinin duygusal değişimlerini anlamaları ve bu konuda eşlerine yardımcı olmaları, en azından ilgili davranarak konuşmaları hamilelikte psikoloji değişimlerinin daha düşük seviyede yaşanmasını sağlayabilir. Ayrıca gebelik dönemi boyunca psikolojik sıkıntıların hormonal dengeden de kaynaklanabileceğinin unutulmaması gerekiyor.

Hamilelikte Psikoloji Bebeği Etkiler mi?

Hamilelikte psikoloji bebeği etkiler mi

Anne adayları hamilelikte psikoloji konusunda bu sorunun yanıtını da merak ediyor. Özellikle olumsuz yani negatif psikolojilerin anne karnındaki bebeği etkilemediğini söylemek olanaksızdır. Çünkü bu dönemde yaşanan endişe, korku, üzüntü gibi duygular vücutta bazı hormonlar salgılanmasına neden oluyor. Kortizol ya da adrenalin gibi hormonlar plasenta aracılığı ile bebeğe ulaşabiliyor. Özellikle aşırı stres anne karnındaki bebeklere ciddi düzeyde zarar verebiliyor.

Dolayısıyla hamilelikte psikoloji bebeği sanılandan çok daha fazla etkiliyor. Örneğin sürekli stres altında geçen gebeliklerde bebeğin doğum kilosunun düşük olduğu, anne karnındaki gelişimiyle ilgili bazı sorunlar ortaya çıktığı, erken doğdukları saptandı. Bununla birlikte doğuma bağlı komplikasyon riskinin de daha yüksek olduğu da anlaşıldı. Hatta bu gebeliklerde bebeklerin büyüdüklerinde de normal bir bireye göre daha kaygılı bir bireye dönüştükleri de söz konusu araştırmaların neticesinde edinilen bilgiler arasında yer alıyor.

Doğum Sonrası Görülebilen Psikolojik Sorunlar

Elbette hamilelikte psikoloji doğum sonrasını da etkileyebiliyor ve stresli, kaygılı bir gebelik dönemi yaşayanlar doğumdan sonra da çeşitli psikolojik sorunlar ile karşı karşıya kalabiliyor. Doğum sonrası psikolojik sorunlar, son derece mutlu bir gebelik dönemi geçirmiş olan kadınlarda da ortaya çıkabilir. Bu sorunlar sadece hamilelik döneminin nasıl geçtiği ile ilgili değildir. Genel olarak bu sorunlar 3 farklı şekilde kendini gösteriyor:

  • Melankoli
  • Psikoz
  • Depresyon

Melankoli son derece yaygın görülen bir sorundur ve hamilelikte psikoloji doğum sonrası yaşanan melankoli üzerinde de etkili olur. Kadınların % 85’inde görülen melankoli sürekli üzgün olma hali, ağlama krizleri, halsizlik ve uykuya dalamama gibi sorunları da beraberinde getirir. Sinirlilik ve iştahsızlık gibi sorunlar da yaşanabilir. Bu duygu hali genellikle 2 hafta içerisinde kendiliğinden kayboluyor. Ancak % 10 ila 15’inde melankoli sorunu devam ediyor ve bu durumda mutlaka bir uzmandan yardım alınması gerekiyor.

Doğum sonrasında görülen en ciddi psikolojik sorun psikozdur. Maalesef hamilelikte psikoloji daha çok olumsuzluk duyguları barındırdığında doğum sonrası psikoz gelişme riski de artıyor. Belirtiler doğumdan hemen sonra değil, 2 ila 3 gün sonrasında ortaya çıkıyor.

Bazı kadınlarda bu süre 3 haftayı da bulabiliyor. Gerçeklik duygusunun kaybedilmesi ve düşünce bozukluğu psikozun en net göstergeleri oluyor. Bu dönemde psikozun tipik belirtileri arasında hezeyan ve halüsinasyon da var. Özellikle bebeğini aşırı düzeyde korumaya çalışma, hatta gerçek olmayan şeylerden bile koruma ve bebeği ile ilgili takıntılı düşünceler geliştirme psikoz yaşayan kadınların davranışları arasında bulunuyor. Maalesef psikoz intihar girişimlerine de neden olabiliyor.

Bu psikolojik sorunun kesinlikle klinik ortamda tedavi edilmesi gerekir. Çoğunlukla tedavi başarılı oluyor ve psikoz yaşayan kadınların % 95’i iyileşiyor. Bu iyileşme 2 ila 3 aylık bir tedaviyle sağlanıyor.

Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum Depresyon)

Doğumdan sonraki 4 hafta içerisinde yaşanan depresyon, melankoliye göre daha önemli ve ciddi bir sorun olurken psikoz ile kıyaslandığında daha hafif bir psikolojik sorun olarak değerlendiriliyor.

Doğum sonrası depresyonun nedeni tam olarak bilinemiyor ancak depresyonun hamilelikte psikoloji açısından ciddi değişimler yaşanması ve doğumdan sonra bebeğin sorumlulukları nedeniyle hayatın ani şekilde değişmesinden kaynaklandığı düşünülüyor. Depresyonu hafif düzeyde yaşayanlarda uykusuzluk, halsizlik, sinirlilik, kaygı, unutkanlık ve isteksizlik görülüyor.

Biraz daha ağır yaşayanlarda ise ağlama krizleri, anksiyete, panik atak, bebek ile ilgilenmeme, bebeği emzirmeme, sürekli ölümü ve intiharı düşünme gibi durumlar ortaya çıkabiliyor. Kadınların % 5’inde doğum sonrası depresyon görülüyor. Bu süreçler ve bireyi olumsuz olarak etkileyen diğer  duygu değişimleri için mutlaka destek alınması gerekiyor.

 

Konu ile alakalı diğer makalelerimiz:

Normal doğum nedir?

Sezaryen doğum nedir?

Tüplerin bağlanması nasıl olur

Ağrısız doğum epidural anestezi

 

Hamilelik ile ilgili detaylı bilgi almak için bizlere ulaşabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yerleşme Kanaması

Yerleşme Kanaması (Üstüne Görme) Nedir?

Yerleşme kanaması döllenmenin meydana gelmesi durumunda embriyonun rahim içerisine yerleşmesi yani tutunması sırasında …

Prolaktin

Prolaktin (Süt Hormonu) Nedir? Kaç Olmalı?

Prolaktin beynin orta bölümünde yer alan hipofiz bezi tarafından salgılanan bir hormondur. Kısaca ‘PRL’ olarak …

Kolposkopi

Kolposkopi Nedir? Nasıl Yapılır? Fiyatları Ne Kadar?

Kolposkopi alt genital bölgenin detaylı bir incelemeden geçirilmesi için güçlü bir ışık kaynağı ve mercekler …