Akraba Evliliği Sonuçları ve Zararları

akraba evliliği

Aynı soydan olan kişilerin yaptıkları evlilikler akraba evliliği olarak tanımlanır. Akraba evliliklerinin sadece sosyal açıdan değil, tıbbi açıdan da değerlendirilmesi gerekir. Çok ciddi riskler taşıyan bu evliliklerin ülkemizde görülme sıklığı % 22 düzeylerindedir. Akraba evliliklerinin genel olarak 2 grupta incelendiğini söyleyebiliriz. Bunların ilki kuzen evliliği, diğeri ise torun evliliği olarak adlandırılır.

Dünyanın hiçbir yerinde akraba evliliği neticesinde doğan çocukların henüz anne karnındayken taranması ve risklerin ortaya çıkıp çıkmadığının belirlenmesi tıbbi ve teknik açıdan mümkün olmaz. Dolayısıyla çiftler bebekleri dünyaya geldikten sonra akraba evliliklerinin sonuçları ile karşılaşırlar. Zira bebek dünyaya gelmeden de akraba evliliğinin sonuçları ölü doğum, düşük gibi nedenlerle görülebiliyor. Bu nedenle ikinci derece akrabalık söz konusu olduğunda dahi akraba evliliği kesinlikle önerilmez. Bireylerin bu konuda bilinç sahibi olması çok büyük bir önem taşıyor.

Merak edenler için –> https://www.drismetyildirim.com/gebelikte-egzersiz

Akraba Evliliği Neden Risklidir?

Tıbbi açıdan akraba evliliği neden riskli olarak değerlendirilir sorusunun yanıtı da merak ediliyor. Çünkü bu evliliklerden doğan çocuklarda otozomal resesif ve aynı zamanda çok faktörlü kalıtım gösteren hastalıkların ortaya çıkma olasılığı ciddi düzeyde yükseliyor. Bildiğiniz gibi genetik faktörler, bireylerin yaşadıkları hastalıkların bazılarında belirleyici bir unsur oluyor. Genler anne ve babadan doğan çocuklara aktarıldığından haliyle genler arasında bir benzerlik olması da kaçınılmazdır. Baskın olmayan genlerde hastalıklar ortaya çıkmıyor ve birey sadece o genlerin taşıyıcısı oluyor.

Ancak söz konusu akraba evliliği olduğunda hem annenin hem de babanın bozuk genleri taşıma ihtimali yükseliyor ve dolayısıyla doğan çocukta hastalığın görülme riski de iki katına çıkıyor. Çok sayıda kişi kan uyuşmazlığı ile bu konuyu birbirine karıştırıyor. Evlenmeden önce test yapılması ve iki kişinin kan gruplarının uyuşması, akraba evliliğinden kaynaklanan riskleri ortadan kaldırmaz. Kan uyuşmazlığı ya da kan grubu uyuşmazlığının akraba evliliklerinde doğan riskler ile hiçbir ilgisi yoktur.

Bilgin olsun –> https://www.drismetyildirim.com/hamilelikte-idrar-rengi-nasil-olmalidir

Akraba Evliliği Sonucunda Oluşan Hastalıklar

Akraba evliliği sonucunda oluşan hastalıklar

Toplumda akraba evliliği durumunda otozomal resesif hastalıkların görülme riskinin oldukça ciddi düzeyde artış gösterdiğinin bilinmesi gerekir. Akraba evliliğine bağlı olarak görülen hastalıklara şu örnekleri verebiliriz:

Talasemi

Halk adında bilinen adıyla Akdeniz anemisi bir kan hastalığıdır ve Türkiye’de oldukça yaygın bir şekilde görülüyor. Eğer anne ve baba taşıyıcı ise çocuklarda talasemi görülme olasılığı % 25 oluyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, Antalya’da ve Adana’da her 10 kişiden biri talasemi taşıyıcısı olduğundan bu bölgelerde akraba evliliği sonucu artan talasemi riski çok daha fazla önem taşıyor. Türkiye genelinde her 40 kişiden biri talasemi taşıyıcısıdır.

Kistik Fibroz

Yapılan akraba evliliği nedeniyle riski artığı bir diğer hastalık da kistik fibrozdur. Mevcut kalıtsal hastalıklar listesinde en yaygın görülenden biri olan bu rahatsızlığın maalesef kati bir tedavisi bulunmuyor. Genlerle aktarılan bir hastalık olduğu ise yapılan araştırmalar ile kanıtlandı.

KAH

Konjenital Adrenal Hiperplazi hastalığı özellikle böbrek üstü bezlerde bazı hormonları etkisi altına alıyor. Bebeklerin doğumundan hemen sonra hayati tehlike de doğurabilen bu rahatsızlık ciddi su kaybı ya da ciddi sıvı kaybına da neden olabiliyor. KAH rahatsızlığı hayat boyu tedavi gerektiren bir hastalıktır.

SMA

Spinal Musküler Atrofi de yine akraba evliliği nedeniyle bebeklerde görülme riski artan hastalıklar listesindedir. Bebeklerde süt çocukluğu döneminde hayati risk doğurur kas güçsüzlüğü şeklinde kendini gösterir. Akraba evliliklerinde bu hastalığın görülme riski % 25 oluyor.

Orak Hücre Anemisi

Alyuvar yapısının bozuk olmasına sebebiyet veren bu hastalık ilerleyen dönemde damar tıkanıklığına da neden olabiliyor. Kan yıkımından kaynaklanan bu hastalık da yaşamı zorlayıcı etkileri bünyesinde barındırıyor.

İlgini çekebilir –> https://www.drismetyildirim.com/dogum-kontrol-hapi

Akraba Evliliği ve Olası Riskleri

Akraba evliliği ve olası riskleri

Tıpta herhangi bir konuda %1 oranındaki bir risk dahi önemsenir. Bu nedenle akraba evliliği ve neden olduğu hastalıklar hakkında tüm bireylerin detaylı bilgi sahibi olması önerilir.

Ölü Doğum

Hamilelik sonrasında bebeğin ölü olarak dünyaya gelmesi hem anne hem de baba için büyük bir yıkım olabiliyor. Ölü doğum riski akraba evliliği durumunda ciddi düzeyde yükseliyor. Norma bir evlilikte ölü doğum olma riski % 1,4 olarak biliniyor. Ancak akraba evliliklerinde bu oran % 2,14’e çıkıyor. Ölü doğum akraba evliliklerinde en önemli ve en ciddi risklerden biridir.

Düşük

Yine önem taşıyan risklerden biri de düşüktür. Düşük, tüm gebeliklerde ortaya çıkabilecek risklerden biri olarak değerlendirilse de akraba evliliklerinde oranın çok daha yüksek olduğunu da belirtmek gerekiyor. Normal gebeliklerde düşük riski % 5,21 düzeyindedir. Ancak akraba evliliği ile oluşan gebeliklerde bu risk % 10,55 düzeyine çıkıyor. Bu evliliklerde düşük genellikle gebeliğin erken dönemlerinde görülüyor.

Yeni Doğan Kaybı

Üzerinde önemle durulması gereken risklerden biri de yeni doğan kaybı olarak karşımıza çıkıyor. Akraba evliliklerinde gebelik sorunsuz bir şekilde tamamlanmış ve aynı zamanda doğum da sorunsuz bir şekilde yapılabilmiş olsa da yeni doğan riski mevcudiyetini koruyor. Normal evliliklerde yeni doğan kaybı riskinin % 10,76 olduğunu belirtebiliriz. Ancak akraba evliliği durumunda bu risk % 16,29’a kadar çıkabiliyor. Dolayısıyla yeni doğan kaybının da son derece önemli bir risk olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor.

Özürlülük

Riskler arasında özürlülük durumu da bulunuyor. Anne ya da babada özürlülük durumu mevcutsa, genler ile bu durumun bebeğe aktarılması riski de daha fazla oluyor.

Akraba Evliliği Genetik Testleri Nasıl Yapılır?

Akraba evliliği genetik testleri

Geliştirilen yeni tarama yöntemleri sayesinde akraba evliliği durumunda bebek sahibi olmadan önce çiftler genetik testi yaptırabiliyor. PGT olarak adlandırılan bu test çiftlerden kan numunesi alınarak gerçekleştiriliyor ve test sayesinde 70 genetik hastalık ile 303 mutasyonun taranabilmesi mümkün oluyor. Elbette çiftlerin genetik testten geçmiş olması, kesinlikle sağlıklı bir bebeğin dünyaya geleceği anlamına gelmiyor.  Ancak mutlaka test yaptırılması ve mevcut hastalık riskleri hakkında bilgi alınması öneriliyor. Böylelikle çiftlerin aktarılan bir genetik hastalığa sahip olup olmadığının anlaşılması mümkün oluyor.

Tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/anne-karnindaki-bebegin-hareketleri

Akraba Evlilikleri Sonuçları

Avrupa’da her 100 kişiden biri akraba evliliği yapıyor. Pakistan’da akraba evliliğinin oranı % 60 iken Suudi Arabistan’da bu oran % 65’e çıkıyor. Özellikle Müslüman ülkelerde akraba evliliğinin daha sık yapıldığını görebiliriz. Sadece bazı Afrika ülkelerinde bu evlilikler kabul edilmiyor. Akraba evliliğinin sadece ülkemizde değil, dünyanın pek çok ülkesinde tıbbi açıdan ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtebiliriz. Yapılan araştırmalar bu konuda toplumda yeterince bilgi sahibi olunmadığını da ortaya koyuyor.

Ülkemizde akraba evliliği yapan kişilerin büyük bölümü bebek sahibi olduklarında ve mevcut sakatlık ya da hastalık riski gerçekleştiğinde bu durumu “kader” olarak değerlendiriyor. Hastalığın akraba evliliğinden kaynaklanmış olabileceğine ise ihtimal bile verilmiyor.

Hatta çiftler sağlıklı bir çocuk sahibi de olmak istedikleri için mevcut riskleri göz ardı ederek ikinci, üçüncü ve dördüncü çocuğu da yapabiliyor. Akraba evliliklerinin tıbbi ve sosyal açıdan bir arada değerlendirilmesi gerekiyor. En azından genetik tarama testleri hakkında toplumun bilgilendirilmesi ve testlerin yaptırılması için teşvik edilmesi akraba evliliklerinin sonuçlarını azaltmak adına çok büyük bir önem taşıyor.

 

Konu ile alakalı yabancı kaynaklar

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3419292/

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yerleşme Kanaması

Yerleşme Kanaması (Üstüne Görme) Nedir?

Yerleşme kanaması döllenmenin meydana gelmesi durumunda embriyonun rahim içerisine yerleşmesi yani tutunması sırasında …

Prolaktin

Prolaktin (Süt Hormonu) Nedir? Kaç Olmalı?

Prolaktin beynin orta bölümünde yer alan hipofiz bezi tarafından salgılanan bir hormondur. Kısaca ‘PRL’ olarak …

Kolposkopi

Kolposkopi Nedir? Nasıl Yapılır?

Kolposkopi alt genital bölgenin detaylı bir incelemeden geçirilmesi için güçlü bir ışık kaynağı ve mercekler …