Kategori: Jinekoloji

Kegel egzersizi

Kegel Egzersizi Nedir?

Kegel egzersizi pelvik taban kaslarının güçlendirilmesi amacıyla yapılan ve vajina kaslarının güçlenmesine, toparlanmasına yardımcı olan egzersizdir. Bu egzersiz yöntemini ilk kez tanımlayan isim Güney Kaliforniya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan Doç. Dr. Arnold Henry Kegel oldu. Bu nedenle egzersiz, O’nun ismi ile adlandırılıyor. Pelvik taban kaslarının yanı sıra mesane, vajina, rahim ve rektum bölgelerinin daha iyi çalışmasını da amaçlayan egzersiz sayesinde idrar ve dışkı yaparken organların daha rahat çalışması da mümkün olabiliyor.

Kegel Egzersizi Nasıl Yapılır?

Öncelikle bu egzersizi yapmadan mesanenin boşaltılması gerekiyor. Genital bölgede bulunan kasları kasmanız halinde hangi kasların sıkıştığını hissedebilirsiniz. Bu kasların kasılması idrar akışını keser ve mide gazının geçişini de engeller. Temel olarak egzersiz kapsamında bu kasların güçlenmesi sağlanıyor. Kasları sıkmak ve yaklaşık 6 saniye beklemek gerekir. Sonrasında kasların serbest bırakılması ve tamamen gevşemesinin sağlanması lazım…

Gün içerisinde 15 ila 20 defa Kegel egzersizi yapılabilir. Daha az sayıda yapılması durumunda egzersizin veriminin düşeceğini söyleyebiliriz. Bu egzersizin yapıldığının dışarıdan anlaşılması mümkün olmaz. Dolayısıyla bu durum egzersizin istenen her yerde özgürce yapılabilmesini sağlıyor. Ancak egzersizi yaparken yani kasları kasarken pelvik taban kasları ile birlikte üretra ve anüs bölgesinin de sıkıştığından emin olunması gerekiyor. Aynı zamanda karın ile kalça bölgesindeki kasların da aksine kasılmaması gerekir. Şayet bu kaslar da kasılıyorsa egzersizi doğru yapamıyor olabilirsiniz.

Bu arada Kegel egzersizi yaparken nefesin tutulması doğru değildir. Düzenli bir şekilde nefes alıp vermeye devam etmelisiniz. Bununla birlikte ‘egzersiz ne kadar çok yapılırsa o kadar iyi olur’ düşüncesi de doğru değildir. Kasları fazla yormanız işlevlerinin bozulmasına sebebiyet verebilir. İdeal sayıdan daha fazla ya da daha az yapmamaya özen gösterin. Aynı zamanda egzersizin idrarı tutarak yapılmaması da önem taşıyor. İdrarı tutarak yapılan egzersiz sadece hastanın hangi kası kasması gerektiğini öğrenmesi amacını taşır. Sonrasında mesane boşaltılmalı ve egzersiz bu şekilde yapılmalıdır.

Vajinismus nedir? nasıl tedavi edilir? detaylı bilgi için aşağıdaki linkten öğrenebilirsiniz.

Tıkla –> Vajinismus

Kegel Egzersizinin Faydaları Nelerdir?

Kegel egzersizinin faydaları

Genel olarak Kegel egzersizi doğru şekilde yapıldığında pek çok fayda sunabiliyor. Bu faydalara şu örnekleri verebiliriz:

  • Vajina kaslarının güçlenmesini sağlar
  • Gebelikte Kegel egzersizi yapılması mesane, vajina ve kalça kaslarının güçlenmesini sağlar
  • Normal doğumu kolaylaştırır ve doğum süresini kısaltır
  • Doğum sonrası ağrı daha az olur
  • Menopoz döneminde vajinanın sıkılığının daha uzun süre korunmasını sağlar
  • Kadınlarda cinsel haza ulaşmayı kolaylaştırır
  • Erkeklerde prostat ile erken boşalma sorunuyla mücadeleye yardımcı olur

Kegel Egzersizi Ne Kadar Sürede Etki Eder?

Sıklıkla merak edilen konulardan biri de Kegel egzersizi faydalarının ne zaman hissedilmeye başlanacağı oluyor. Ancak bu sorunun yanıtı kişiden kişiye değişir. Egzersiz öncesinde kasların durumu ve egzersizin düzenli olarak yapılıp yapılmadığı gibi unsurlara bağlı olarak faydalarını hissetmeniz için geçmesi gereken süre de değişebilir. Genel olarak hastalar 15 gün sonrasında faydasını görmeye başladıklarını dile getirse de bu süre 1 aya kadar da uzayabilir.

Östrojen hormonu nedir? fazlalığı veya azlığı ne gibi sonuçlar doğurur? detaylı bilgi için aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Tıkla –> Östrojen hormonu

Hamilelikte Kegel Egzersizinin Faydaları

Hamilelikte kegel egzersizi

Gebelik döneminde Kegel egzersizi yapmanın pek çok faydası bulunuyor. Bunlardan ilki hamilelik döneminde hatta doğumdan sonra bile yaşanabilen idrar ve dışkı kaçırma gibi semptomların ortaya çıkmasını engelleyebiliyor olmasıdır. Güçlü pelvis tabanına sahip olmak sayesinde tüm bu semptomlardan korunmak mümkün olabiliyor. Aynı zamanda doğum sırasında epizyotomiye ihtiyaç duyulmasını engelleyebilir. Beraberinde düzensiz yırtık oluşmasını da önleyebilir.

Doğumdan sonra vajinanın çok daha kolay bir şekilde eski halini almasını da sağlayabilen bu egzersizlerin faydası doğumdan sonra da devam edebiliyor. Örneğin düzenli olarak egzersiz yapan kadınların, doğum sonrasında cinsellikle ilgili haz kaybı yaşama oranlarının çok daha düşük olduğu biliniyor. Ancak gebelik döneminde de bu egzersizi doğru şekilde yapmak, aşırıya kaçmamak önem taşıyor. Egzersiz esnasında bel ve karında ağrı olmaması gerekiyor. Şayet ağrı varsa egzersizi doğru yapmıyor olma ihtimaliniz yüksektir.

İlginizi çekebileceğimiz  diğer makalemize aşağıdan göz atabilirsiniz.

Tıkla –> Doğum kontrol yöntemleri

Vajinusmus Tedavisinde Kegel Egzersizi

Vajinusmus tedavisinde Kegel egzersizi yönteminden sıklıkla faydalanılır. Egzersiz ile pelvik kaslarının kontrolünün sağlanması hedeflenir. Aynı zamanda vajina bölgesindeki kaslarla ilgili rahatlama sağlıyor olması da bu rahatsızlığın tedavisinde egzersizlerden faydalanılmasının nedenleri arasında yer alır. Sadece kasların kasılıp bırakılması şeklinde uygulanan bu basit egzersiz yöntemi, bir süre sonrasında vajina bölgesindeki kaslarla ilgili kontrolün gelişmesini de beraberinde getirebilir.

Pelvik Kası Nedir?

Genel olarak pelvik tabanının çok sayıda kastan oluştuğunu söyleyebiliriz. Leğen kemiğinin alt tabanını çevreleyen bu kaslar pelvis kası olarak adlandırılır. Uygulanan Kegel egzersizi ile güçlendirilmeye çalışılan kaslar da bu kas dokularıdır. Pelvis kaslarının vücuttaki görevlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Pelvis içinde ve karnın alt bölümünde konumlanan organların yerinde durmasına yardımcı olur
  • İdrar ve dışkı kontrolünü sağlar
  • İdrar ve dışkı yapma isteğinin mesane ile kalın bağırsağa iletilmesini sağlar
  • İstendiğinde idrar ve dışkılamanın yapılabilmesi için gevşer

Bu kasların tamamen istemli olduğunu ve şayet bir sağlık sorunu yoksa kişinin kontrolü altında bulunduğunu belirtebiliriz. Ancak organların içerisinde yer alan düz kaslardan daha farklı bir çalışma prensibine sahiptir. Çeşitli nedenlere bağlı olarak pelvis kaslarında gevşeme meydana gelebiliyor. Zira Kegel egzersizi gevşeme sorununu ortadan kaldırmaya yardımcı olması amacıyla uygulanıyor. Pelvis kaslarında gevşemeye neden olabilen unsurları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Yaşın ilerlemesi
  • Çok sayıda doğum yapmak
  • Uzun süren zorlu doğumlar
  • Kronik öksürük problemi
  • Aşırı kilo
  • Sıklıkla ağır kaldırmak
  • Bu bölgeyle ilgili geçirilen bazı ameliyatlar
  • Kronik kabızlık ya da aşırı ıkınma

Pelvik Taban Ne Demektir?

Pelvik taban

Pelvik taban, leğen kemiğinin iç kısmını örten kas tabakasıdır. Leğen kemiğinin içinde bulunan mesane, rahim, yumurtalık ile rektumun fonksiyonlarını yerine getirmesi için destek oluşturan pelvik taban, Kegel egzersizi konusunda da önem taşıyor. Leğen kemiğinin içerisinde taban dokusunu oluşturan pelvik taban, organların konumunu korumasına da yardımcıdır.

Genital estetik nasıl yapılır? nelere dikkat etmek gerekir? detaylı bilgi için aşağıdaki makalemize göz atabilirsiniz.

Tıkla –> Genital estetik nasıl yapılır

Perine Kasları Nedir?

Perine kasları Kegel egzersizi konusunda sıklıkla gündeme geldiğinden hangi kaslar olduğu da merak edilebiliyor. Vajinanın dış dudak bölgesi ile anüs arasında kalan bölge perine olarak adlandırılır. Bu bölgede yer alan kaslar da perine kaslarıdır ve idrar ile dışkı işlevlerinin kontrolü bu kaslar yardımıyla sağlanır.

Erkek Kegel Egzersizi Nasıl Yapılır?

Erkeklerde de Kegel egzersizi başarılı sonuçlar doğurabiliyor. Özellikle idrar kaçırma sorununu ortadan kaldırma amaçlı olarak yapılan egzersizler, genel olarak kadınlar tarafından yapılan egzersiz ile aynı mantıktadır. Bu egzersizde idrar yaparken idrarınızı bir anda tutmanız gerekiyor. Pelvik taban kaslarını kasma yolu ile idrar akışının 6 saniye ila 8 saniye durdurulması, sonrasında yeniden 6 saniye ila 8 saniye idrar akışının sağlanması şeklinde uygulanıyor.

Günde 3 – 4 defa bu egzersizi yaparak bu kasların güçlenmesini sağlayabilirsiniz. Birkaç deneme sonrasında erkekler de tıpkı kadınlar gibi hangi kaslarını kasmaları gerektiğini öğrenebiliyor. Bu egzersizin günün herhangi bir saatinde ve herhangi bir yerde idrar akışı olmadan da uygulanabildiğini belirtmek gerekiyor. Söz konusu kasların kasılması ve bir süre beklendikten sonra bırakılması şeklinde uygulanabilir.

 

 

Konu ile alakalı dış kaynak:
https://www.wikihow.com.tr/Kegel-Egzersizleri-Nas%C4%B1l-Yap%C4%B1l%C4%B1r

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
dr.ismetyildirim@hotmail.com

Labioplasti Nedir

Labioplasti Nedir

Labioplasti, kadınlarda iç genital organlara uygulanan bir genital estetik ameliyatıdır. Çoklu doğumların neden olduğu travmalardan, geçirilmiş kaza ya da ameliyatlardan kaynaklanabildiği gibi genetik sebepler de iç dudak sarkmasına neden olabilir. İç dudak sarkması sorunu genital estetik ameliyatı ile düzeltilebilmektedir. Genital iç dudaklara Labium minus adı verilir. Gerek doğuştan gerekse de sonradan meydana gelen sarkma, büyüme gibi deformelerin tek tedavi yolu iç dudak ameliyatı olmaktır ve birçok kadın iç dudak ameliyatı ile bu sorundan kurtulabilmektedir. Bu ameliyat, genital estetik ameliyatları içerisinde en sık yapılan ameliyatların başında gelir.

İç dudak sarkması görüntü olarak rahatsızlık vermesinin yanı sıra, sürekli nemli kalan bir bölge olan vajinada bakteri oluşmasına ve enfeksiyonlara da davetiye çıkartır. Enfeksiyon aynı zamanda genital bölgede kaşıntı, akıntı, yanma, ağrı ve kızarıklık gibi sorunları da beraberinde getirir. İç dudak sarkmasının tek çözüm yolu labioplasti ameliyatı olmaktır.

İç genital dudaklar bazı kadınlarda doğuştan bozuk bir asimetriye sahip olur. Büyüklük, sarkıklık iç genital dudakların iç çamaşırına temas etmesine neden olarak sürtünme sonucu tahriş olmasına sebebiyet verir. Yaz aylarında mayo, bikini giymek hatta günlük hayatta pantolon giymek bile bu kişilerin rahatsızlık duyduğu bir durum haline gelmeye başlayabilir. Bir psikolojik sorun haline gelen iç dudakların sarkık olması ya da büyük olması durumu eşler arasında da bazı tartışmalara, anlaşmazlıklara neden olabilmektedir. Bu durumda yapılması gereken en doğru şey labioplasti ameliyatı olmaktadır.

İç dudakların büyük ve sarkık olması başlı başına bir hastalık olmamakla birlikte kişiye rahatsızlık veren bir anormal yapıdır. Bu anormal yapı, enfeksiyon başta olmak üzere psikolojik sorunların meydana gelmesine de sebebiyet verebilen bir durumdur.

Psikolojik rahatsızlık bazen öyle boyutlara ulaşabilmektedir ki kadın gerek kendisinden gerekse de cinsel yaşamından soğuyabilmekte, sosyal yaşamdan uzaklaşabilmektedir. Cinsel estetik ameliyatları da denen genital bölge estetiği arasında en fazla yapılan operasyonlardan biri de iç genital dudak ameliyatıdır. İç dudak sarkması ameliyatı, bu sorunla karşı karşıya olan kadınların her zaman kendisini çekici hissetmesi, aynaya baktığında kendisini daha güzel bulması için tek seçenektir.

Labioplasti Ameliyatını Gerektiren Durumlar

Küçük dudaklar iç genital bölgenin dışarı kalan dokularıdır ve büyük dudaklar ile kapatılırlar. Bazı kadınlarda yapısal olarak ya da doğum gibi travma sonrası oluşan iç dudakların sarkması, büyümesi büyük dudakların bu bölgeyi kapatamaması ile sonuçlanır. Doğumdan sonra vajina sarkması sık görülen bir durum olsa da bu durumun kökeni çoğunlukla genetik faktörlere dayanır ve toplumuzda da oldukça yaygın görülen bir durumdur.

Genital enfeksiyon şikayetleri ile bize başvuran hastaların birçoğunda labium minusların büyüklüğünden kaynaklanan tahrişe ve enfeksiyon semptomlarına rastlarız. Bu hastaların çoğunluğu iç vajina dudaklarının büyüklüğünden rahatsızlık duymaz. Şikayetleri arasında sık sık tekrarlayan ve sebebi bulunamayan enfeksiyon vardır ve muayene sonucu bize, enfeksiyona sebep olan şeyin dudaklardaki büyüklük olduğunu gösterebilir.

Bu gibi durumlarda enfeksiyonu tedavi etmek için sadece ilaç tedavisi yeterli olmamaktadır ve hastaya labioplasti ameliyatı olmasını tavsiye ederiz. Aksi durumda enfeksiyon sık sık tekrarlamaya devam edecektir. Uzun süreli antibiyotik tedavisi uygulanması ile sorun kontrol altına alınabilse de antibiyotiğin uzun süre sıklıkla kullanılması, hastada farklı sorunlara da neden olabilmektedir. Küçük dudakların sarkması da bu ameliyatı gerekli kılan bir durumdur.

Özellikle de sık sık kilo alıp veren kadınlarda, iç genital dudakların sarkması daha fazla görülür. Bu sarkıklık, yaşın ilerlemesi ile birlikte kas dokusundaki esnekliğin azalmasına bağlı olarak pantolon, tayt gibi kıyafetler giyildiğinde de dışarından belli olur. Bu görüntü bir kadın için oldukça rahatsızlık verici biri görüntüdür.

İç genital dudaklarda büyüklük ve sarkma çoğunlukla genetiktir. Fakat bazen zayıf kişiler ile birlikte kaza, travma, normal doğum yapmış kadınlarda daha belirgin bir görünüm bozukluğu meydana gelir.

Sık kilo alıp verme deri sarkmalarına neden olur ve kişi ciddi bir kilo kaybı yaşamışsa bu arta kalan deriler deri ameliyatı ile alınır. Küçük dudaklar da sarkan deri neticesinde form bozukluğuna uğrarlar ve uzman bir doktor tarafından labioplasti yapılarak sorun ortadan kaldırılabilmektedir. Normal doğum yapan sayısının fazla olması da genital bölgede kas zayıflığına sebebiyet veren bir durumdur.

Genital bölgede kararma yaşayan kadınların birçoğu aynı zamanda iç dudakların koyulaşması ile ilgili şikâyetlerini dile getirirler. Normal doğumda yapılan kesiler, yırtılmalar, farklı travmalar da küçük dudak sarkmasına sebep olmaktadır.

 

Labioplasti Ameliyatı Nasıl Yapılır?

İç dudak sarkması ameliyatı hem lokal anestezi hem de genel anestezi seçeneklerinin uygulanabildiği bir ameliyattır. Lokal anestezi ile 30 dakika gibi kısa bir sürede yapılabilen ameliyat hassas kişiliğe sahip olan kişilerde genel anestezi ile yapılmalıdır ve ameliyat mutlaka bir hastane ortamında gerçekleştirilmelidir. Hasta labioplasti ameliyatı sonrası birkaç saat gözlem altında tutulur ve herhangi bir komplikasyon olmadığı takdirde aynı gün taburcu edilir.

Ameliyatta eriyen dikiş kullanılır ve hastanın dikiş aldırması gibi bir durum söz konusu değildir. Dikişler ameliyattan yaklaşık 10 gün içinde kendiliğinden düşecektir.

Labioplasti ameliyatı adetli iken yapılmaz. Bu durum olası enfeksiyonların önüne geçmek için oldukça önemlidir. Adet kanaması, ameliyat bölgesinde sağlanması gerekli olan hijyeni bozacaktır bu nedenle iç dudak ameliyatı için adet bitimi beklenmelidir.

Hasta bu süreçte tuvalet temizliğine de çok dikkat etmelidir. Her zaman olduğu gibi tuvalet temizliği önden arkaya doğru yapılmalıdır ve mümkün olduğunda ameliyatlı bölgeye dokunulmamalıdır. Doktorunuzun önerdiği sıklıklarda pansuman yapılması da hızlı iyileşme sürecinin en önemli noktalarından biridir.

Ameliyat sonrası aynı gün ayakta duş alınabilir ancak 10 gün boyunca, küvet, jakuzi gibi su birikintisi ortamlarda duş alınması yasaktır. Aksi durumda enfeksiyon gelişimi söz konusu olabilir ve bu da istenmeyen sonuçlar doğurabilmektedir. Labioplasti ameliyatı sonrası iyileşme süreci de yasaklara uyulduğu takdirde oldukça kısa süren bir süreçtir. Havuz, hamam ve deniz de en az 15 gün uzak durulması şart olan yerlerdir. Bu gibi yerlerden enfeksiyon kapma ihtimali ameliyat sonrası oldukça fazladır.

Labioplasti ameliyatında kanama riski yok denecek kadar azdır. Ameliyat sonrası sızıntı şeklinde, adet kanamasına benzer bir kanama normaldir. Ancak aşırı miktarda olan kanamalarda mutlaka operasyonu yapan doktora başvurulmalıdır. Kanama riski, pıhtılaşma sorunu olan hastalarda görülebilmektedir ancak ameliyat öncesi bunun önlemi de alınmaktadır. Hastanın daha önceden bilindik bir kanama şikâyeti varsa bunu doktoruna söylemesi gerekir.

Ameliyat His Kaybına Neden Olur Mu?

Uzman bir doktor tarafından yapılan bir labioplasti ameliyatı sonrası his kaybı yaşanması durumu söz konusu değildir. Ancak işlem yapılan bölge klitorise çok yakın olduğundan deneyimsiz hekimler bu süreçte klitoris sinirlerine hasar verebilmektedir. Bunun için ameliyat öncesi doktorunuzu iyi seçmeniz oldukça önemlidir.

İç dudak ameliyatı bakire olan kişilere de yapılabilen ve kızlık zarına zarar vermeyen bir ameliyattır. Aynı zamanda iç dudak küçültme, iç dudak sarkması ameliyatları vajina daraltma ameliyatı (vajinoplasti ameliyatı) ile de aynı anda yapılabilen bir genital estetik ameliyatıdır.

 

Sık görülen jinekolojik problemler nelerdir?

Uluslar arası yabancı kaynak için tıklayınız

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Östrojen Hormonu Nedir

Östrojen Hormonu Nedir

Östrojen hormonu yumurtalıklardan salgılanan bir cinsiyet hormonudur. Östrojen hormonu seviyesinin fazla ya da eksik olması farklı sorunlara neden olur. Gerek östrojen eksikliği gerekse de östrojen fazlalığı yaşayan kadınların şikayetleri de hormon replasman tedavisi de denen hormon tedavisi yöntemleri ile giderilebilmektedir. Peki nedir bu östrojen

Östrojen hormonu nedir, ne işe yarar?

İnsanda cinsiyet belirleyici 2 hormondan biri olan östrojen hormonu kadınlarda yumurtalıktan salgılanan, adet döngüsünü saplayan, meme büyümesi, kalça şekillenmesi, gebelik oluşunda rahim iç zarını bebeğin tutunup büyüyebileceği bir ortama hazırlanması gibi kadınsal özelliklerin oluşumunu sağlayan en belirgin hormondur.

Östrojen fazlalığı neden olur?

Yumurta hücresi âdetin ilk gününde gelişmeye başlar ve ortalama 12-16 gün sonra yumurtlama oluşur. Yumurtlama sonrası açığa çıkan korpus luteum adlı doku tarafından da progesteron hormonu salgılayarak östrojene karşılık verir. Yumurtlamanın gerçekleşmemesi durumunda hormon seviyesi hızla artacak ve vücutta östrojen artışı meydana gelecektir.

Kadınların yaşam biçimleri de östrojen fazlalığına neden olabilmektedir. Düşük lifli beslenme, sigara ve alkol kullanımı, aşırı kafein tüketimi gibi yaşam tarzı olan kadınlarda hormon fazlalığı daha fazla görünmektedir. Aynı zamanda hormon replasman tedavileri, kortizon kullanımı, fenotiazinler (nöroleptik psikiyatri ilaçları) gibi ilaçlar da hormon birikimine neden olurlar. Diğer yandan ksenoöstrojen denen östrojeni taklit ederek hormon gibi davranan kimyasallar da ciddi östrojen artışına neden olur.

Östrojen gibi davranan bu tip kimyasallar insülin direncini arttırır ve vücuttaki yağ oranının artmasına neden olarak karaciğerde fonksiyon bozukluklarına neden olurlar. Aynı zamanda granüloza hücreli yumurtalık tümörleri de östrojen salgılayarak hormon artışına neden olan tümörlerdir.

Östrojen eksikliği neden olur?

Östrojen Eksikliği

Hipotalamus ve hipofiz bezleri tarafından bazı hormonların üretilmesi, yumurta hücresinin gelişmesi ve hormon sentezleyebilmesi için gereklidir. Beyin içinde bulunan hipotalamus ve hipofiz bezlerinde meydana gelen bazı işlev bozuklukları bu hormonların üretilmesini engelleyebilir. Bu durumda yumurtalıklarda östrojen üretimi tetiklenmediğinden hormon eksikliği oluşur.

Menopoz ile birlikte yumurtalık rezervi tükendiğinden ve aktif yumurta hücresi kalmadığında da östrojen eksikliği gözlenebilir. Menopoz doğal sürecinde ya da cerrahi de olsa aynı durumun yaşanması muhtemeldir.

Fazla östrojen belirtileri nelerdir?

Östrojen fazlalığının belirtileri başında ilk belirti olarak adet düzensizliği gelir. Yumurtlama olmadığı için artan östrojen seviyesi rahim iç tabakasını sürekli büyümesine neden olur ancak progesteron olmadığı yumurta çatlamaz yani adet bir türlü başlamaz.

Adet gecikmesi oldukça uzun sürer ve sonunda parçalı, pıhtılı kanamalar şeklinde adet görülür. Östrojen fazlalığının uzun yıllar sürmesi rahim iç zarı kalınlaşmasına neden olur. Rahim iç zarı kalınlaşması da daha çok menopoza yakın kadınlarda ya da menopoz sonrasında rahim iç zarı (endometrium) kanseri sebeplerinin başında gelir.

Östrojen eksikliği belirtileri nelerdir?

Estrogen eksikliğinin belirtileri başında adet görememe gelir. Gerekli sinyalleri ulaştırmayı başaramayan beyin ya da uyarıları verse de karşılığında adet gecikmesi ilk belirtisi adet görememedir. Yumurta hücresini olmaması demek estrogen sentezlenememesi demektir ve bu da rahim iç zarı gelişememesine sonucunda da adet görememeye neden olur.

Saç dökülmesiyle bir bağlantısı var mıdır?

Saç dökülmesi nedenleri arasında androjen hormonu kaynaklı dökülmeleri görülür. Erkeklik hormonu olan androjen kadınlarda saç dökülmesi sebeplerinden sorumlu olan bir hormondur. Polikistik over sendromu, östrojenle birlikte androjen hormonunda da artış gözlenmesine neden olur. Polikistik over sendromunda erkek tipi saç dökülmesi, artan androjen seviyesinden kaynaklı olarak sık görülebilmektedir.

Östrojenin vücuttaki görevleri nelerdir?

Kadın cinsiyetinin belirlenmesinde en önemli hormon olduğu bilinen estrogen kadın tipi tüylenme, meme büyümesi, adet döngüsünün sağlanması ve gebe kalma gibi, sayısız kadınsal özellikten sorumludur.

Östrojen düşüklüğü nasıl tedavi edilir?

Östrojen Düşüklüğü

Östrojen düşüklüğü belirtileri için uygulanan hormon testleri sonucu beyin ile ilgili bir sorun olup olmadığı araştırılır. Çoğunlukla menopoz kaynaklı olan östrojen eksikliği için dışarıdan hormon destek ilaçları ile tedavi edilir.

Düşük östrojen seviyelerinden kullanılan yöntem olan yerine koyma tedavisi ile vücutta azalan hormon dışarıdan verilerek dengelenir. Hormon tedavisi oral, vajinal ya da topikal olarak verilebilir. Çoğu zaman menopozal dönemde veya menopoz sonrası şikâyetlerin giderilmesi için başvurulan bir tedavi yöntemi olan hormon tedavisi menopozal semptomların giderilmesini sağlar.

Önceki yıllarda çok daha fazla kullanılan hormon tedavisinin kanser gelişimine, damar tıkanıklığı ve pıhtı oluşumuna neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenle hormon tedavisi öncesi doktorunuz fayda/zarar oranına göre bir tedavi metodu belirleyecektir. Buna örnek olarak rahmi alınmış bir kadın, meme sorunları ya da farklı ek riskleri yoksa yalnızca estrogen içeren ilaçlar verilir. Rahimi alınmamış bir postmenopozal bir hastaya ise progesteron+östrojen içerikli tedaviler uygulanır. Bu hormon tedavileri minimum dozda tutulur ve mümkün olduğunca kısa bir tedavi süreci uygulanmalıdır.

Hormon ilaçlarının bu gibi yan etkilerinden dolayı riski ve yan etkisi olmayan farklı tedavi metodları arayışı halen devam etmektedir. Fitoöstrojen denen bitkiseller insan vücudunda östrojen benzeri etkiler gösterir ve hormon seviyesini dengelemek için kullanılan başlıca yöntemlerdendir.

İzoflavon ve lignan olan 2 farklı fitoöstrojen türü vardır. Soya fasulyesi ve soya ürünlerinde izoflavondan gibi kuru baklagillerin menopoz belirtilerini azalttığı bilinmektedir. Lignan içeren keten tohumu, kepekli tahıllar, bazı bakliyatlar, sebze ve meyveler de menopoz semptomlarına iyi geldiği bilinse de üzerinde yapılmış yeterli çalışmalar bulunmamaktadır.

Östrojen fazlalığında ne gibi önlemler alınmalıdır?

Yumurtlama döngüsünün düzenlenmesi ile genç kadınlarda adet düzeni yeniden sağlanabilir. Ancak orta yaşlı kadınların hormon seviyesini düzenlenmesi için hormon tedavisi ya da hormon içerikli spiral uygulaması seçeneklerdendir. Hormon tedavisi rahim içi kalınlaşmasını da önleyeceğinden rahim içi kanserinin önlenmesi için de oldukça önemlidir.

Karın şişkinliği ve memelerde hassasiyet nedenleri nelerdir?

Estrogen vücutta su tutulmasına yani ödeme neden olan bir hormondur. Adet olamama, adet gecikmesi gibi durumlarda özellikle de ellerde ve ayaklarda meydana gelen şişliklerin nedeni de budur. Karın şişkinliği, gaz problemleri, meme hassasiyeti, duygu durum bozuklukları, bacak ve kalçalarda selülit, libido azalması gibi durumlara neden olan yüksek östrojen düzeylerinin aynı zamanda meme kanseri ve rahim kanseri ile de yakından ilişkili olduğu bilinmektedir.

Sık sık meydana gelen sıcak basması, migren, kronik baş ağrısı, vajinal kuruluk, idrar kaçırma, kas zayıflığı, sırt ve eklem ağrıları, dikkat dağınıklığı, anksiyete, kemik erimesi ve kalp-damar hastalıkları gibi komplikasyonlar da düşük estrogen seviyesi sonucu meydana gelmektedir.

Vajinismus nedir?

Konu ile alakalı yabancı kaynaklar:

https://www.medicalnewstoday.com/articles/277177.php

 

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

jinekolojik-muayene

Jinekolojik Muayene

Hangi Sıklıkla Jinekolojik muayene yapılır

jinekolojik muayene genellikle kadınlarda üretkenlik çağında yani 18-50 yaş aralığında yapılmaktadır. 18 yaş öncesinde düzensiz kanamalar sıklıkla jinekolojik muayene sebebidir. Menopoz döneminde ise daha çok beklenmedik vajinal kanamalar ve idrar ile ilgili şikayetler muayene sebebi olmaktadır.

Şikâyet olsun veya olmasın her kadına senelik jinekolojik muayene yapılmalıdır. Rutin yapılan bir jinekolojik muayenede öncelikle ultrasonografi yapılarak rahim ve yumurtalıklara ait şekilsel anormallikler (miyom, kist, doğuştan gelen rahim anormallikleri vs.) tespit edilir. Takiben jinekolojik masada spekulum muayenesi yapılarak rahim ağzı kontrol edilir. Ülkemizde kadınlar sıklıkla jinekolojik bir problem ile karşılaştıklarında muayeneye gelmektedir. Ancak son yıllarda Human Papilloma Virüs (HPV) Enfeksiyonu artışına bağlı olarak vajinal smear yaptırmak amacıyla jinekolojik muayeneye kadınlar gelmektedir. Jinekolojik muayenede ultrasonografik inceleme, spekulum muayenesi ve vajinal smear testi yapılması muayenenin tam olmasını sağlar. Vajinal smear testi ile rahim ağzı kanseri veya erken belirtileri tespit edilebilir.

Jinekolojik Ultrasonografik İnceleme

Ultrasonografi cihazı ile genital organlar kontrol edilerek, miyom, rahim içinde polip, rahim yapışıklıkları, basit yumurta kisti, çikolata kisti, kanser kistleri, kısırlık sebebi olabilecek durumlar tespit edilebilir. Her jinekolojik muayenede muhakkak yapılması gereklidir. Karından veya vajinal yol ile ultrasonografi yapılabilir. Bazı hastanelerde ultrasonografi işlemi radyoloji uzmanı tarafından yapılır.

Jinekolojik Muayene

Ultrasonografi işlemi yapıldıktan sonra hasta jinekolojik masaya alınır, pozisyon verilir. Öncelikle spekulum adı verilen cihaz ile vajinaya girilir, cihaz açılarak rahim ağzı görülür hale getirilir. Rahim ağzındaki ve vajinadaki mikrobik hastalıklar, yara, polip, siğil gibi durumlar tespit edilir. Gerekli görüldüğünde vajinal smear testi yapılır. Daha sonra spekulum çıkarılarak elle muayene yapılır. (Bimanual muayene). Elle muayenede rahim de bir hassasiyet, yapışıklık, büyüme, yumurtalarda ise kist ve enfeksiyon gibi durumlar tespit edilir.

 

Vajinal Smear Testi

Spekulum muayenesi yapılırken rahim ağız kısmından özel bir fırça ile hücreler alınır, lam üzerine yayılır, alkol ile fikse edilerek patolojik incelemeye gönderilir.
Özellikle rahim ağzı kanserlerinin tespitin de özellikle etkilidir. Ayrıca bazı enfeksiyon hastalıkları ve hastanın hormonal durumu ile ilgili de bilgi verebilir.

Meme Muayenesi

Jinekolojik muayeneye ilave olarak bazı doktorlar tarafından meme muayenesi de yapılabilir. Özellikle meme ile ilgili bir şikâyeti olan kadında meme muayenesi de yapılması uygun olur. Elle meme muayenesi yapıldıktan sonra şüpheli bir durum varlığında meme ultrasonografisi ve mamografi tetkiki istenebilir. 40 yaşından sonra rutin mamografik incelemeler gerekli durumlarda her sene takip amaçlı yapılabilir. Şikâyeti olmayan bir kadında ise 40 yaşından sonra iki yılda bir mamografik inceleme yapılması uygun olur.

Konu ile alakalı site içi diğer linkler.
Hpv virüsü ve rahim ağzı kanseri
Sık görülen jinekolojik problemler

Uluslararası linkler.
https://www.msdmanuals.com/home/women-s-health-issues/diagnosis-of-gynecologic-disorders/gynecologic-examination

https://www.britannica.com/science/gynecological-examination

 

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

vajinismus

Vajinismus Nedir? Sebepleri Nelerdir? Tedavisi Nasıldır?

Vajinismus tanım olarak ilişkiye girememe durumudur. Sıklıkla psikolojik sebeplere bağlıdır. Özellikle yeni evli çiftlerde ciddi bir stres kaynağıdır. Tedavi edilemediği durumlarda boşanma sebebi olabilmektedir. Yeni evli çiftlerde değişik derecelerde olmak üzere %10-15 sıklıkla görülür. Vajinismusun hafif olduğu durumlarda yeni evli çiftler genellikle ilk ay ilişkiye girebilmektedir. İlk gece veya ilk hafta ilişkiye girememe Türk toplumunda sıktır.

Vajinismus Sebepleri

Sebepler sıklıkla psikolojik olmakla beraber fizikselde olabilir. Doğuştan gelen bazı cinsel organ anormallikleri ilişkiye engel teşkil edebilir. Ancak Türk toplumunda sıklıkla sebep psikolojiktir. Özellikle küçük yaşlarda cinsel konularda anne ve baba baskısı fazla olan kız çocuklarında problem daha fazla görülebilmektedir. Bunun dışında genç kızın büyüdüğü ortam da cinsel ilişkiye bakış açısı, dini sebepler, arkadaş çevresi vs. Vajinismus problemine sebep olabilmektedir.

Vajinismus Tedavisi

İlişkiye giremeyen yeni evli çiftler genellikle ilk etapta kadın doğum muayenesi için başvurur. Jinekolojik muayene yapılarak ilişkiye engel anatomik bir durum olup olmadığı tespit edilir. Yeni evli çift ile konuşarak ilişkiyle ilgili değerlendirme yapılır. Sebep tespit edilmeye çalışılır. Anatomik bir problem varlığında ameliyat ile düzeltme yoluna gidilir. Psikolojik bir sebep tespit edildiğinde, yeni evli çiftin bir psikiyatri uzmanı tarafından değerlendirilmesi istenir.

Sonucuna göre yeni evli çift jinekoloj ve psikiyatri uzmanı gözetiminde tedavi edilmeye çalışılır. Psikoterapi yanında bazı ilaç tedavileri hastaya uygulanır. Jinekolojik olarak da bazı özel müdahaleler hastaya tatbik edilir. Her iki tedavi sonucunda genellikle pozitif sonuç alınabilmektedir. Doğum ile beraber genellikle vajinismus sorunu ortadan kalkmaktadır.

 

genital-estetik-sonrasi-bakim

Genital Estetik Sonrası Bakım

Genital Estetik Sonrası Bakım

Genital estetik Türkiye’de sıklıkla yapılan ve sonuçları hasta tarafından oldukça tatmin edici bulunan estetik operasyonlardandır. Bölgenin hassasiyetine istinaden gizli bir bölge olması ve de hiç kimse tarafından anlaşılmamasından dolayı sıklıkla tercih edilir. Operasyon süresi ve hastanede kalış süresi kısa olup iyileşme çok hızlıdır. Operasyon genellikle 1-2 saat arası olup, hastanede kalma süresi genellikle 1 gündür. İyileşme süresi ise ortalama 3’haftadır.

Genital estetik operasyon sonrası ağrı problemi çok sıkıntı vermez ortalama 1 gün sürer ve hastane ortamında yeterli ağrı kesiciler yapılarak hasta rahatlatılır. Hastane ortamında 1 gün kadar basınçlı tampon yapılır. Herhangi bir problemi olmayan hasta taburcu edilir.

Genital Estetik Sonrası Evde Bakım

Evde bakım oldukça kolaydır. Sadece sabah ve akşam antiseptik madde sürülerek hasta kendi pansumanını yapabilir. Rahatsız edici bir ağrı olmaz, enfeksiyon riskine karşı hasta uyarılır ve antibiyotik tedavisi devam edilir. İdrar ve büyük tuvalet ile ilgili herhangi bir problem olmaz. Ortalama 3 haftada ödem tamamen kaybolur dikişler iyileşir ve düzelme olur.

Genital Estetik Sonrası Cinsel İlişki

Genital estetik operasyonundan ortalama 1 ay sonra cinsel ilişki genellikle uygun olur. Ancak son kez doktor tarafından değerlendirme gerekir. Engel bir durum yoksa ilişkiye müsaade edilir. İlk zamanlarda batma şeklinde acı olabilir. Ortalama 3 ay içerisinde bu şikâyet tamamen düzelebilir. Ağrı olabileceği korkusu ile yeterli vajinal ıslanma olmaması durumunda ise kayganlaştırıcı kullanımı uygun olabilir.

Genital estetik fiyatları için tıklayınız.

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

Genital estetik sonrası bakım - Genital estetik fiyatları

Genital Estetik Nedir

Genital Estetik Nedir?

Genital estetik, meme ve burun estetiğinden sonra kadınlarda sıklıkla yapılan estetik ameliyatlarındandır. Özellikle doğum sonrası meydana gelmiş anormal şekillendirme genital estetik ameliyatları ile düzeltilir. İleri yaşlarda idrar torbasında sarkma ve iç dudaklardaki şekil bozuklukları vajina daraltma operasyonları ile beraber düzeltilir.
Genellikle hasta 1-2 gün hastanede kalabilir, işlem sonrası ağrı pek görülmez. Hastane ortamında yapılan düzenli pansuman işlemi, taburcu sonrası hasta tarafından rahatlıkla yapılabilir. 1 hafta boyunca mikrop kapmayı engelleyici ve iyileşmeyi hızlandırıcı solüsyonlar kullanılabilir. İşlemden 3 gün sonra hasta duş alabilir. Genellikle dikişlerde alınma yoktur kendi kendine erir. Kontrol 1 hafta sonra yapılır. Tamamen iyileşme süresi ise yaklaşık 1 ay sürer.

Birinci ayın sonunda tekrar kontrol yapılır. Herhangi bir asimetri olup olmadığı iyileşmenin tamamlandığı kontrol edilir. Anormal iyileşmenin olduğu bazı özel durumlarda lokal işlemler (Dolgu,Elektrik koter uygulaması vb.) uygulanabilir.
İşlemden 1 ay sonra cinsel ilişkiye müsaade edilir. İlişkide herhangi bir sıkıntı varsa gerekli tedbirler alınır. Genital estetik operasyonları kadınların isteklerine yeterli cevabı vermekte olup, psikolojik rahatlık sağlamaktadır.

Genital Estetik Fiyatları için tıklayınız

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

Genital Estetik Fiyatları

Genital Estetik Fiyatları

Genital estetik fiyatları, meme ve burun estetiğinden sonra kadınlarda sıklıkla yapılan estetik ameliyatlar dandır. Gerek doğuştan gelen, gerekse sonradan ortaya çıkan yapısal anormallikler, estetik ameliyat ile düzeltilir.

Sıklıkla yapılan işlem özellikle doğum sonrası meydana gelen yırtıklara bağlı şekil değişiklerin düzeltilmesidir. Bunun dışında iç dudaklarda koyulaşma ve büyüme gibi anormal yapılanmalar düzeltilerek estetik bir yapı kazandırılır.

İleri yaşlarda idrar torbasının sarkması ve de dış genital organda büyüme ve sarkmalar düzeltilerek daha estetik hale getirilir. Bütün genital estetik operasyonlarında, genel anestezi uygulanır ve hastane ortamında işlem yapılır. Hastane ve ameliyat şekline bağlı olarak genital estetik fiyatları değişkenlik gösterir. Ortalama 4.500-12.000 TL arasında fiyatlar değişir. Ortalama hastanede kalma süresi 1 gündür, ameliyat sonrası ortalama 3-4 kontrol yapılır kontroller ücretli değildir.

Genital Estetik Ameliyatları Sonrası Bakım İçin Tıklayınız.

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

jinekolojik-problemler

Sık Görülen Jinekolojik Problemler

Sık Görülen Jinekolojik Problemler

Adet düzensizlikleri

Ergenlik çağından menopoza kadar her dönemde kadınlarda adet düzensizlikleri görülebilir. Sıkıntı, stres, kilo alıp verme, fiziksel yorgunluk, hava değişimi, rahim ve yumurtalıkların mikrobik hastalıkları, yumurta kistleri ve rahimde miyomlar düzensizlik sebebi olabilir. Adetlerde gecikmeler olabileceği gibi, erken adet görmede önemlidir. Jinekolojik muayene ve ultrasonografik inceleme ile tanı ve tedavi yapılır.

Yumurta Kisti

Ergenlik çağından menopoz dönemine kadar yumurtalar da içi sıvı veya kan ile dolu kistler meydana gelebilir. Yaş ilerledikçe kistlerin kötü huylu olma riski artar. Özellikle 5’cm geçen kistler de patlama olasılığı yüksekliğinden dolayı ameliyat uygun seçenek olabilir. Kistlerin sebebini anlamak için uygulanan bazı kan testleri de mevcuttur.

Rahimde Miyom

Özellikle 35’yaşından sonra rahimde meydana gelen iyi huylu tümördür. Her 10’kadından 3-4 tanesinde vardır. Aşırı kanama, ağrı, düşük, erken doğum, etraf organlara da bası yapabilir. Aşırı kanama durumlarında miyom ameliyatı uygun tedavi yöntemidir. 40’yaşından sonra miyomu olan kadınlarda genellikle rahim komple alınır.

Vajina ve Rahim Mikrobik Hastalıkları

Vajina, rahim ve yumurtalarda değişik mikroplara bağlı olarak iltihabi durumun meydana gelmesidir. Akıntı, kanama, ağrı, koku, yüksek ateş gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bir kısım mikrobik durumlar ilişki ile de bulaşabilir, dolayısıyla eşe de tedavi uygulanması gerekir. Enfeksiyonun tipine göre uygun antibiyotik tedavisi yapılır.

Menopoz

Yumurtalar da ki doğurganlığı sağlayan hücrelerin bitmesine bağlı olarak ortaya çıkan östrojen hormonunun üretilmediği dönemdir. Ateş basması, uykusuzluk, sinirlilik,  gece terlemesi, konsantrasyon zayıflığı, unutkanlık ve de ileri dönemde kemik erimesi meydana gelir. Menopoz tedavisi uygun olan kadınlarda östrojen hormonu takviyesidir.

 

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Doğum kontrol yöntemleri

Doğum Kontrol Yöntemleri

Doğum kontrol yöntemleri gerek kadınlar gerekse de erkekler tarafından kullanılır. Kadınların doğum kontrol yöntemi için en çok tercih ettikleri yöntemler arasında doğum kontrol hapı, rahim içi araç yani spiral, fitil ya da iğne gibi ilaçlar bulunur.

Modern gebelikten korunma yöntemleri yüksek oranda gebelikten korunma sağlasa da en etkili doğrum kontrol metodu tüp ligasyonu yani kadının tüplerinin bağlanması yöntemidir.

Doğum Kontrol Yöntemleri Nelerdir?

Rahim içi araç (Spiral)

Spiral Kullanını

Türkiye’de en yaygın kullanılan yöntemdir. Özellikle doğum yapan kadınlarda sıklıkla kullanılır. Adetleri düzenli olan ve hijyenik problemi olmayan kadınlar için en uygun korunma yöntemidir.

Spiral esnek materyalden yapılan bir araçtır ve bir sağlık personeli tarafından kolaylıkla rahim içine yerleştirilir. Spiral etkili doğum kontrol yöntemleri arasında yer alır ve döllenmiş yumurtanın rahim içine yerleşmesini önler.

Spiral çıkarıldıktan hemen sonra korunmasız cinsel ilişki yaşanırsa, hamilelik oluşma ihtimali oldukça yüksektir.

Spiralin yararları nelerdir?

  • Gebeliği %99 oranında önler.
  • Bakır spiraller, bir kere takıldığında 10–12 yıl boyunca gebelikten etkin şekilde koruma sağlar.
  • Spiral cinsel ilişkiyi olumsuz etkilemez.

Spiralin zararları nelerdir?

  • Spiral takıldıktan sonra özellikle de ilk 3 ay adet gününü ve kanamasını 2 katına çıkartabilir. Bu durum 3 ayın sonunda eski düzenine geri dönecektir.
  • Spiral takılı iken adet dönemi eskisinden daha ağrılı olabilir. Ağrı şikayetini doktorunuza söyleyerek uygun ağrı kesici kullanılabilirsiniz.
  • Cinsel yolla bulaşan hastalık riski olanlar kadınların spiral kullanması uygun değildir.
  • Spiral kayması durumunda rahimin koruyucu özelliği azalır. Bu nedenle düzenli aralıklarla jinekolojik muayene olunması tavsiye edilir.

Doğum Kontrol Hapları (Oral Kontraseptif)

Doğum kontrol hapları

En sık kullanılan ikinci gebelikten korunma yöntemidir. Doğum yapmamış kadınlarda, adet düzensizliklerinde, tekrarlayan yumurtalık kisti olan kadınlarda, adet sancısı fazla olan kadınlarda ve yumurta tembelliğinde daha çok kullanılır. Bünyeye uygun doğum kontrol hapının jinekolojik muayene sonrası verilmesi gerekir.

Doğum kontrol hapları yüksek oranda sentetik östrojen yani kadınlık hormonları ile progesteron içeren ilaçlardır. Doğum kontrol hapları her gün düzenli olarak ağızdan alınır ve yumurta oluşumunu engeller. Rahim ağzı salgılarının da kalınlaşmasını sağlayarak, rahim ağzından sperm girişini engeller.

Gebelikten korunma yöntemleri arasında oldukça etkin bir yere sahip olan doğum kontrol hapları cinsel ilişki olsun ya da olmasın her gün alınması gerekir. Hapın kullanımı unutulursa gebe kalma tehlikesi bulunur.

Doğum kontrol hapları ne işe yarar?

  • Adet düzenlenmesini sağlar.
  • Ağrılı adet gören kadınların adet öncesi gerginliğini ve ağrılarını azaltır.
  • Adet kanamasının miktarını azaltır. Adet kanaması fazla olan kadınlarda tedavi amacı ile kullanılabilir.
  • Yumurtalık ve rahim kanserine karşı koruyucu etkisi vardır.
  • Yumurtalık ve meme kisti olan kadınlarda kistlerin büyümesini engeller.
  • Dış gebeliği önler.
  • Rahim ve fallop tüplerinde iltihap oluşmasını engeller.
  • Hormon kontrolü sağlama özelliği sayesinden akne ve sivilce tedavisinde kullanılır.

Doğum kontrol haplarının zararları nelerdir?

  • Doğum kontrol hapları bulantı yapabilen ilaçlardır. Bu nedenle de gece yatmadan önce ya da akşam yemeğinden sonra içilmesi şikayetlerin azalmasına yardımcı olur.
  • Ödem artışına neden olabildiğinden ilacı kullanırken daha az tuzlu tüketilmesi ve daha fazla hareket edilmesi su tutulumunu azaltacaktır.
  • Doğum kontrol yöntemleri arasında yer alan doğum kontrol hapları kan basıncını yükseltebilir. Bu nedenle düzenle olarak tansiyon ölçümü yapılması önemlidir.

Kimler Doğum Kontrol Hapları Kullanmamalıdır?

  • Hap kullanmayı düzenli hale getiremeyen kişiler, gebelik önleyici hap kullanmak yerine diğer doğum kontrol yöntemleri arasından kendisine uygun olanı seçmelidir.
  • Adet düzensizliğinin nedeni saptanana kadar doğum kontrol hapı kullanılmamalıdır.
  • Şeker hastaları, karaciğerinde işlev bozukluğu, yüksek tansiyon gibi hastalıkları olanlar gebelikten koruyucu farklı yöntemler tercih etmelidir.
  • Damar tıkanıklığı, bacaklarda şişlik, kızarıklık ve ağrılı durumlarda doğum kontrol hapı kullanılmamalıdır.
  • İlacı kullanırken bulantı, kusma şikâyetlerine eşlik eden şiddetli baş ağrıları olan durumlarda gebelik önleyici ilaç kullanılmamalıdır.

Geri Çekilme (Dışarı Boşalma)

Özellikle boşalma esnasında dışarıya spermlerin boşaltılmasıdır. Çok güvenilir bir yöntem değildir.

Prezervatif Kullanımı

Prezervatif kullanımı

Doğum kontrolü açısından önemlidir. Özellikle mikrobik hastalıklardan korunmak için kullanılmalıdır. Kondom kullanımı erkeklerin en çok kullandığı doğum kontrol yöntemleri arasında yer alır. Prezarvatif, penis ile vajina arasında bir bariyer oluşturarak spermler rahim içine geçişine engeller.

Prezervatif satışı eczanelerde ve büyük marketlerde yapılmaktadır. Aynı zamanda sağlık ocakları, ana çocuk sağlığı merkezleri ve aile planlaması merkezleri ile hastanelerden ücretsiz olarak alınabilmektedir. Erken boşalmayı da engellediği gibi AIDS, bel soğukluğu ya da frengi gibi cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşma riskini de düşürür.

Kadının Tüplerin Bağlanması (Tüp Ligasyonu)

En etkili doğum kontrol yöntemidir. Özellikle sezaryen ameliyatları sonrası veya isteğe bağlı olarak tüpler bağlanır. Kalıcıdır, geri dönüşü yoktur. Tüpler, yumurtalıklar ile ve rahim arasında köprü görevi görürü ve bu nedenle tüplerin bağlanması kadına herhangi bir zarar vermez.

Erkeğin Kanallarının Bağlanması (Vazektomi)

Bununla birlikte erkeklerin tüplerinin bağlanması da son derece etkin olan doğum kontrol yöntemleri arasında yer alır. Tıpkı kadının tüplerinin bağlanması gibi geri dönüşü olmayan kalıcı doğum kontrol yöntemleri arasında yer alır.

Erkeklerin kanallarının bağlanması için basit bir cerrahi işlem gerektirir ve hastanın kısa bir süre kadar hastanede yatması yeterlidir.

Ameliyattan sonra yara yerinin dikkatlice korunması yeterlidir. Erkeğin kanallarının bağlanması sertleşmeyi, boşalmayı, meni miktarını, meni rengini, cinsel isteği ya da cinsel tatmini azaltmaz ve arttırmaz.

İğneler (aşı, enjekte edilen hormonlar)

Doğum kontrol yöntemleri arasında tercih edilen yöntemlerden biri de hormon içeriden gebelik önleyici iğnelerdir. Bu iğneler ayda 1 ve 3 ayda bir yapılan iki farklı türe sahiptir. İğne yapıldıktan sonra hormonlar, yavaşça kana salınır ve gebeliğin önlenmesini sağlar. Doğum kontrol yöntemleri arasında gebelik önlemek için en sık kullanılan yöntemlerden biri olan doğum kontrol hapları ile aynı etkiyi sağlar. Aynı zamanda rahim ağzı salgısını kalınlaştırarak spermlerin rahim içine geçişini engeller.

Diyafram

Diyafram kullanımı doğum kontrol yöntemleri arasında pek fazla tercih edilen bir yöntem değildir. Her cinsel ilişki öncesinde kadın diyaframı vajina ağzına yerleştirir ve bu şekilde spermlerin rahim içine geçişi engellenir.

Sperm öldüren tabletler ve fitiller (Spermisitler)

Korunmasız cinsel ilişki sonrasında rahim içine yerleşen sperm hücrelerinin öldürülmesi için kullanılan fitil kadın tarafından, ilişki öncesi vajen içine yerleştirilir. Fitil içindeki etken maddeler sperm hücrelerini etkisiz hale getirir ve bu şekilde yumurta hücresi döllenemez.

Ertesi gün hapı kullanımı da korunması cinsel ilişki sonrası olası gebeliği önlemek için kullanılan doğum kontrol yöntemlerindendir.

 

Konu ile alakalı benzer makalelerimiz:

Dışarı boşalma nedir?

Spiral takılması

Konu ile alakalı yabancı kaynaklar:
https://bit.ly/2YvMwzi

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Lokal Anestezi ile Kürtaj Yapılır mı?

Lokal anestezi ile kürtaj istenmeyen gebelik durumunda bebeğin anne karnından tahliyesinin lokal anestezi ile gerçekleştirildiği …

Detaylı ultrason

Detaylı Ultrason Ne Zaman Çekilmeli?

Detaylı ultrason anne adayı ve bebeğin sağlık durumuna dair son derece önemli verilerin elde edilmesini sağlayan görüntüleme …

Kegel egzersizi

Kegel Egzersizi Nedir?

Kegel egzersizi pelvik taban kaslarının güçlendirilmesi amacıyla yapılan ve vajina kaslarının güçlenmesine, toparlanmasına …