Kategori: Tüp Bebek

Tüp bebek sonrası adet

Tüp Bebek Sonrası Adet (Regl) Düzensizliği

Tüp bebek sonrası adet düzensizliği hemen hemen her tüp bebek tedavisi gören kadında görülen ve genelde geçici olan bir sorundur. Tüp bebek, doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlerin çocuk sahibi olması için uygulanan yardımcı bir kısırlık tedavisi yöntemidir.

1 yılı aşkın zamandır korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin oluşamaması durumunda kısırlıktan şüphelenilir. Çocuk sahibi olamama nedeni ile doktora başvuran çiftlere bazı testler yapılarak sorunun kaynağı araştırılır.

Kısırlık testi sonuçları, incelendiğinde genelde tüp bebek tedavisinden önce diğer yardımcı üreme tedavilerine başvurulur. Bu tedavilerden sonuç elde edilemezse tüp bebek tedavisine geçilebilmektedir. Bazen de sonuçlar sadece tüp bebek tedavisine işaret eder. Bu durumda zaman kaybetmeden acilen tedaviye başlanır.

Tüp Bebek Sonrası Adet Gecikmesi

Tüp bebek sonrası adet gecikmesi

Tüp bebekten sonra adet gecikmesi sık görülen bir durumdur. Tüp bebek tedavisi görürken adet gecikmesi yaşandığında akla ilk gelen şey tedavinin başarılı olduğudur. Tüp bebek sonrası adet görülmez ise genelde sonuç pozitiftir. Tüp bebek transferinden sonra gebelik testi için 12 gün beklenmelidir. Embriyo transferinden 12 sonra yapılan gebelik testinde sonuç pozitif ise işlem başarılı olmuş demektir. Fakat test sonucu negatif ise kadının bir sonraki adet tarihinde adet görmesi gerekir.

Tüp bebek sonrası adet gecikmesi nedenleri arasında eğer gebelik oluşmamış ise tedavi sırasında uygulanan hormon tedavilerinin vücudun hormon dengesini değiştirmesi yer alır. Aynı zamanda tedavi süresince yaşanan stres de adet gecikmesine neden olmaktadır. Tüp bebek sonrası adet gecikmesi 2 haftayı geçer ise bu konuda doktorunuzu bilgilendirmeniz önem taşır.

Tüp Bebek Sonrası Adet Kanaması

Tüp bebek tedavisi öncesinde bazı ilaçlar kullanılır. Bu ilaçların çoğu hormon içerikli ilaçlardır ve gebelik oluşması için rahmi ve diğer üreme organlarını hazırlar. Tüp bebek tedavisine başlandığında öncelikle anne adayına yumurta geliştirici ilaç tedavisi uygulanır. Bu sayede yumurta kalitesi ile birlikte sayısı da arttırılır. Tüp bebek tedavisinin en önemli kriteri yumurta kalitesidir. Bir yumurta ne kadar kaliteli ise laboratuvar ortamında döllenen ve anne karnına yerleştirilen embriyonun tutunması da o kadar kolaylaşır.

İstenen yumurta sayısı ve kalitesi sağlandıktan sonra anne adayı, yumurta toplama işlemine alınır. Toplanan yumurtaların içinden en sağlıklı olan yumurtalar seçilir. Baba adayından alınan sperm hücreleri ile birlikte laboratuvar ortamında döllendirilen yumurtalar arasında en sağlıklı olanlar ayıklanır ve birkaç gün içinde anne adayının rahmine yerleştirilir.

Embriyo yerleştirme işleminden sonraki 12 gün oldukça önemlidir. Bu süreçte anne adaylarını mümkün olduğunca stresten uzak durmaları sağlanmalıdır. Embriyo transferi sonrası hamilelik testi için 12 gün beklenmesi gerekir bu süreden önce yapılan gebelik testi sonucu doğru çıkmayacağı için bu süreden önce gebelik testi yapılmaması gerekir. Embriyo transferinden sonra hamilelik belirtileri ne zaman başlar sorusuna verilen cevap da 12 gün sonrasıdır. Tüp bebekte 12. gün beta HCG değerleri yükselmeye başlar ise gebelik oluşmuş demektir. Tüp bebek ve adet arasındaki ilişki de bu 12 gün içerisindeki sürece bağlıdır. 12 gün geçtikten sonra gebelik testi negatif ise kadının normal rutininde adet olması beklenir.

Tüp Bebekten Sonra Adet Düzensizliği

Tüp bebek sonrası adet düzensizliği

Tüp bebek sonrası adet gecikmesi gibi adet düzensizliği de tüp bebek tedavisinin zorlu ve stresli geçmesinden kaynaklı olabilmektedir. Embriyo transferinden 12 gün sonra test yapmak adet düzensizliğinin nedenini anlamak için oldukça önemli bir ipucudur. Bu süreçte anne adayına uygulanan hormon tedavileri kısa sürede olsa adet dengesinde şaşmalara neden olabilir. Ancak adet düzensizliği geçicidir ve ilaçların etkisi vücuttan atıldığında adet süreci normale  döner.

Tüp bebek sonrası adet düzensizliği korkulacak bir durum değildir ve genelde ek bir tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden normale döner. Ancak tüp bebek sonrası adet düzensizliği 1-2 ay içerisinde normale dönmezse doktorunuza başvurarak soruna neden olan sebep ya da sebepleri öğrenmeniz gerekir.

Tüp Bebek Tedavisinden Sonra Adet Görme

Tüp bebek sonrasında adet görme ne yazık ki tedavinin başarısız olduğunu ve gebelik oluşmadığını gösterir. Tüp bebek transferi sonrası ya da gebelik oluştuğunda yerleşme kanaması da bazen adet ile karıştırılabilmektedir. Bu nedenle adet ile bu tür kanamaların çok iyi ayırt edilmesi büyük önem taşır.

Bazı kadınların rahim dokusu kanamaya çok daha müsaittir ve embriyo transferinden kısa süre sonra damlama ya da akıntı gibi kısa kanamalar görülebilir. Ancak bu kanama sürekli ve yoğun ise acilen doktora başvurmak gerekir. Rahme yerleştirilen embriyo rahime tutunamamış yani düşmüş olabilir.

Tüp bebek tedavisi sonrası kanama nedenleri her zaman düşük ya da tedavinin olumsuz olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle embriyo transferinden sonra kullandığınız ilaçlarınızı kanama başlar başlar bırakmak, istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Doktorunuzun önerisi dışında bu süreçte ilaç kullanımını bırakmak ya da bir ilaca başlamak sizin için çok sakıncalı sonuçlara yola açabileceğinden dolayı kanama oluşması durumunda yapmanız gereken ilk şey doktorunuza haber vermek ve gerekli ise kontrole gitmektir.

Tüp bebek transferi sonrası kahverengi lekelenme görülmesi son derece normal bir durumdur ve endişe edilmeden akıntı takip edilmelidir. Eğer akıntı uzun sürerse ve artarsa durumu doktorunuza bildirmeniz gerekir.

Tüp bebek sonrası adet ile çokça karıştırılan bu durum sanılan aksine daha çok implantasyon yani fetüsün rahme yerleşmesine bağlı bir akıntıdır. Tüp bebek sonrası adet kanaması karıştırılan bu tür kanlı akıntıları renk, yoğunluk, süre gibi faktörlerle adet kanamasından ayrılır.

Tüp Bebekte Risk Ne Zaman Biter?

Tüp bebekte risk ne zaman biter

Her gebeliğin riski vardır ancak bu risk tüp bebek tedavisi gören kadınlarda daha fazladır. Bu nedenle tüp bebek tedavisi ile gebelik elde edilmesi sonucunda gebeliğin sıkı takibi yapılmalı ve özellikle de ilk 3 ay içerisinde takiplerin sıklığı daha fazla olmalıdır.

Tüp bebeğin riskleri kadının yaşına ve genel sağlık durumuna göre değişkenlik gösterir. Bu da her tüp bebek tedavisi olan kadının sorunlu bir gebelik geçirmeyeceği demektir. Ancak her hâlükârda tüp bebek tedavisi uygulanan anne adaylarını yakından takip edilmesi tedavinin sürekliliği için büyük önem taşır.

Tüp Bebekte Başarı Oranları

Başarı oranı oldukça yüksek olan bir gebelik yöntemi olsa da bazı çiftlerde ne yazık ki olumsuz sonuçlar da alınabilmektedir. Tüp bebekteki amaç her zaman anne baba olmak isteyen çiftlerin şans oranını olabildiğince yükseltmektir. Bu nedenle de tüp bebek şansını arttıran faktörler bizim için bu tedavinin en kilit noktasını oluşturmaktadır:

  • Tedavi öncesi interfilite yani kısırlık nedenleri iyi belirlenmelidir. Sorunu bilmek bizi her zaman çözüme çok daha yaklaştıracaktır.
  • Aşılama, ERA testi, Embriyoskop, Mikroenjeksiyon gibi ileri seviye yöntemler kullanmak sonucun başarısını daha da arttırmayı sağlayacaktır.

 

İlginizi çekebileceğimizi düşündüğümüz diğer makalelerimiz:

Tüp bebek ve AMH testi
Tüp bebek ve yumurta toplama işlemi

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

AMH Hormonu

AMH Hormonu Testi (Anti-Müllerian Hormon)

AMH Hormonu: Yumurtalık, tüpler, rahim, rahim ağzı ve vajina gibi kadınlık organlarının bulunduğu kanala müller kanalı denir. Gebeliğin oluşması ile birlikte fetüsün cinsiyeti erkekse testislerinde yer alan sertoli hücreleri, bebeğin anne karnındaki gelişimi süresince hormon salgılayarak erkek bebekte müller kanalının oluşmasını engelleyerek cinsiyetin belirlenmesinde önemli bir rol oynar.

Fetüs eğer dişi ise fizyolojik olarak bir testis dokusu bulunmaz ve var olan müller kanalı gelişmeye devam eder. Dişilik organlarının gelişimi sırasında karşıt bir hormon salgılanmadığından müller kanalı bebek doğana kadar gelişmeye devam eder. Dişi fetüs 36 haftalık iken yumurtalıkların bulunan granülosa hücreleri Anti-Müllerian hormonu üretmeye başlar. Glikoprotein yapısında var olan ve dişi fetüsün daha anne karnında iken başlayan bu serüveni menopoza girene kadar yani yumurtalık rezervi tükenene kadar devam eder. Bundan dolayı, anti hormon olan Anti-Müllerian kadınlarda, erkeklere kıyasla çok daha az bulunur.

AMH hormonu, kadınlarda yumurta kesesi hücreleri olarak bilinen foliküller tarafından salgılanır. AMH hormonu, yumurtlama sürecinde de önemli role sahiptir. Yumurta hücrelerinin büyüme hızını ve seçiciliği de yine bu hormon tarafından belirlenir. Yumurta rezervi tükenene dek folikül seçiminde de görev alan bu hormon Preantral foliküller denen küçük yumurta hücrelerinin büyümelerini sağlar. Antral foliküle dönüşen preantral foliküller sonucunda da yumurtlama gerçekleşir.

Menopoz ile yumurtalıklar, işlevlerini kaybeder ve kadının üreme dönemi sona erer. Anti-Müllerian hormonu, menopoz sonrası ölçülemeyecek seviyelere geriler. AMH ölçümü ile tüp bebek tedavisinde başarı oranı belirlenebilir. Bu sayede ve kısırlık tedavisi tedavi seçenekleri arasından en uygun olanı seçilebilir. AMH hormonu testi tüp bebek tedavisi seçeneklerinin belirlenmesinin yanı sıra menopoz belirtileri olan kadınlarda kalan over rezervini görmek için de kullanılır.

FSH testi ile over rezerv ölçümü yerine tercih edilen AMH hormonu ölçümü çok daha net sonuçlar vermesi sebebi ile en çok kullanılan testlerden biridir.

 

amh testi
amh testi

Anti-Müllerian Testi Neden Yaptırılır?

Anne karnında iken her kadını yumurtalık sayısı bellidir. Kadını ergenlik dönemine girmesi ile yumurtalıklar işlevlerini yerine getirmeye başlar ve döllenme olmadığı müddetçe her adet döneminde dışarı atılır. Menopoz testi için de en sık başvurulan hormon testi olan AMH, Polikistik Over Sendromu teşhisi için de kullanılır. Bunun yanı sıra over kanseri şüphesi ya da herhangi bir kanser türünün tedavisi sırasında kullanılan kemoterapi gibi kanser ilaçları ve radyoterapi (özellikle karın bölgesine alınan ışın tedavisi) gibi tedavilerden, yumurtalıkların ne kadar etkilendiğini görebilmek için de bu teste başvurulur. Çocuklarda erken ve geç ergenlik durumlarının belirlenmesi için de bu teste başvurulmaktadır.

Anti-Müllerian Testi Nasıl Yapılır?

AMH hormonu testi klasik şekilde koldan vs. alınan kan testi ile yapılır. Kan verirken diğer hormon testlerindeki gibi adetli olma zorunluluğu yoktur. Laboratuvar ortamında yapılan test kısa sürede sonuçlanır.

Yaşa Göre AMH Değerleri Ne Kadar Olmalıdır?

Gebeliğin 36. hastasında iken anne karnındaki dişi fetüsün, yumurtalıklarında ve granülosa hücrelerinde Anti-Müllerian hormonu üretilmeye başlar. Anne karnında başlayan bu süreç fetüsün dünyaya gelişi ve menopoza girişine kadar devam eder.

Anti-Müllerian hormonu yani AMH hormonu hem kadınlar da hem de erkeklerde bulunur. Fertilite yani kısırlık şikâyeti ile gelen hastaların öncelikle hormon seviyeleri kontrol edilerek, üremeye engel olan bir durum olup olmadığı tespit edilir. Over rezervi ölçümü için yapılan bu test basit bir testtir klasik kan verme şeklinde yapılır. Test sonucu anne adayının yumurtalık rezervi ve yumurtalık fonksiyonları hakkında detaylı bilgiler verir.

AMH Referans Değerleri Nasıl Olmalıdır?

AMH için kesin belirlenmiş uluslararası kabul görmüş bir referans yöntemi yoktur bu da sonuçların değerlendirmesini zorlaştırmaktadır. AMH testi 38 yaşından önce yapılmışsa 2.6 – 6.8 ng /ml aralığında olması beklenir. Polikistik over sendromu yaşayan kadınların AMH değerleri çoğunlukla beklenen değerlerin 2-3 katı daha fazla çıkar. Bunun nedeni bu sendromun her adet döneminde birden çok yumurta gelişimine neden olmasıdır. Yani polikistik yumurtalığa sahip olan kişilerde yumurta rezervi çok daha hızlı tükenir ve menopoz yaşı genele göre daha erken başlar.

Bu değer kadının yaşı, menopozal durumu, hormonal hastalıkları, kalıtımsal durumlar gibi birçok nedenden etkilenebilir. Aynı yaşta iki kadında yapılan AMH testi çoğunlukla birbirine yakın değerlerde çıksa da aynı olması beklenmez. Bu durum kadının yumurtalık rezervi ile alakalıdır.

Ender de olsa AMH düşüklüğü ile hamile kalanlar da vardır. Ancak genel popülasyonda tahlil sonucu bize kadının gebelik şansını gösterir.

amh testi değerleri nasıl olmalı
amh testi değerleri nasıl olmalı

Anti-Müllerian Düşüklüğü Nedir?

AMH hormonu testi birçok nedenle yapılsa da en sık kullanım nedeni tabii ki tüp bebekte gebelik şansı oranlarını görebilmektir. Gebelik tedavisi için başvuran kadınların kan testinde AMH’nin 1’den az çıkması demek yumurta rezervlerinin bitmek üzere olduğunu ve menopozun yakın olduğunu gösterir. Bu gibi durumlarda gebelik şansı düşüktür ve zaman içinde daha da düşecektir. Bu nedenle hamilelik tedavisine acilen başlamak gerekir.

Anne adayının yaşı gençse ve ileride de çocuk planlanıyorsa rezervler tükenmeden yumurta dondurma işlemi yapılması tavsiye edilir.

Anti-Müllerian Değeri Nasıl Yükseltilir?

Yumurtalık rezervinin azalması geri döndürülemez bir durumdur ve herhangi bir tedavi ile yükselmesi mümkün değildir. AHM düşüklüğü tedavisi yoktur fakat hormonun azaldığı teşhis edildiğinden gebelik şansı düşük de olsa halen devam ediyor demektir. Hamile kalma şansı ve gerekli tedavi için doktorunuz sizi bilgilendirecektir.

AMH Testi Fiyatı 2019

AMH testi, devlet hastanelerinde, tüp bebek merkezlerinde, özel hastanelerde ve daha birçok sağlık merkezinde yapılabilen bir testtir. AMH testinin yapıldığı merkeze göre fiyatlar değişkenlik göstermektedir.

 

Tüp bebek nedir? başarı oranları nelerdir?

Konu ile alakalı yabancı kaynaklar:
http://www.yourhormones.info/hormones/anti-muellerian-hormone/

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

asilama-nedir-yapay-dollenme

AŞILAMA – YAPAY DÖLLENME

AŞILAMA – YAPAY DÖLLENME

Evli çiftlerin %80’ninde ilk 1’yıl içinde gebelik meydana gelebilmektedir. Geri kalan %20’lik kısımda ise gebelik doğal yollarla meydana gelmez ve araştırma gereği ortaya çıkar.

Düzenli adet gören, adetlerinde sancı olan kadınların %85’inde yumurtlama düzenli oluyor demektir. Bu kadınlar yumurtlama zamanı (ay ortası) ilişkiye girdiği zaman gebe kalma olasılığı yüksektir. Bu şekilde düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen kadın gebe kalamıyorsa muhakkak altta yatan farklı bir neden mevcuttur.

Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

Tüplerin tıkalı olması, hormonel dengesizlik, doğuştan meydana gelen rahimde şekilsel anormallik, genital bölge enfeksiyonları, kadına ait bazı dâhili hastalıklar (Pıhtılaşma Bozuklukları ve Otoimmun Hastalıklar) ve de bilinmeyen bazı sebepler kadınlarda kısırlık problemi ortaya çıkarır. Erkeklerde ise sperm ile ilgili problemler (sayısal, fonksiyonel, hormonel, şekilsel anormallikler vb.) kısırlık problemi ortaya çıkarır.

Yapılan araştırma sonucunda kadın veya erkekte kısırlığa sebep olabilecek bir durum tespit edildiğinde tedavi yoluna gidilir. Herhangi bir nedenin bulunmadığı durumlarda genellikle aşılama ve tüp bebek işlemlerine başvurulur.

Aşılama

Diğer adı yapay döllenme olup çocuk sahibi olmak için yapılan ilk işlemdir. İğne veya haplar ile âdetin başında yumurtalar çoğaltılmaya çalışılır. Yumurta sayısı ve büyüklüğü yeterli (20 mm ) hale gelince yumurtaları çatlatma iğnesi yapılır. Çatlatma iğnesinden 36’saat sonra laboratuvar ortamında spermler bazı solüsyonlar ile güçlendirilir, özel bir kanül ile rahim içine direk verilir. Amaç güçlü ve fazla sayıda spermi rahimin içine vermektir. Böylece vajina ve rahim ağzının sperm üzerine olan olumsuz etkileri ortadan kaldırılmış olur. Güçlü ve konsantre spermler ile gebelik şansı arttırılmaya çalışılır, işlem sonrası oluşan gebeliği desteklemek amacıyla bazı ilaçlar anne adayına uygulanır. Aşılama işleminden 10’gün sonra kanda gebelik testi yapılarak sonuç kontrol edilir.

Aşılama tedavisi kaç gün sürer

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

Tüp bebek nasıl yapılır

Tüp Bebek Nasıl Yapılır? Aşamaları Nelerdir?

Tüp bebek nasıl yapılır sorusu doğal yollarla bebek sahibi olamayan çiftleri çok yakından ilgilendiriyor. Uzun zamandır kullanılan yardımcı üreme tekniklerinden biri olan bu tedavi, kısırlık tanısı konan çiftler için de adeta bir umut ışığı oluyor. Türkiye’de her 7 çiftten biri doğal yollarla bebek sahibi olmakta zorlanıyor. Bu nedenle tüp bebek tedavisinin ülkemizde sıklıkla gerçekleştirildiğini belirtebiliriz. Hatta dünya genelinde en çok tüp bebek tedavisinin yapıldığı ülkeler sıralamasında 10. sırada bulunuyoruz.

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de yaklaşık olarak 2 milyon çift, çeşitli nedenlere bağlı olarak bebek sahibi olamıyor. Bununla birlikte ülkemizde yılda yaklaşık olarak 42 bin tüp bebek tedavisi gerçekleştiriliyor. Bu rakam bizi Avrupa sıralamasında 6. yapıyor. Dünya genelinde her yıl 400 bin bebek, tüp bebek tedavisi neticesinde dünyaya geliyor. Hem ülkemizde hem de dünya genelinde gün geçtikçe daha fazla sayıda çift rotasını tüp bebek nasıl yapılır sorusuna çeviriyor.

Tüp Bebek Tedavi Süreci Neleri Kapsar?

Tüp bebek tedavi süreci

Genel olarak tüp bebek nasıl yapılır ya da süreç hangi aşamalardan oluşur konusu da merak ediliyor. Tüp bebek tedavisinde genel prosedürün 4 aşamada gerçekleştirildiğini belirtebiliriz.

  • Hormon uyarımı
  • Yumurtaların toplanması
  • Döllenme
  • Embriyo Transferi

Bu aşamaların her biri, bir diğeri kadar önemlidir. Süreç boyunca kimi zaman ultrason ve kan testi gibi çeşitli tetkiklere de ihtiyaç duyulur. Ayrıca aşamaların ve toplam sürecin her çift için aynı zaman diliminde tamamlanması da mümkün olmaz. Bu nedenle tüp bebek tedavisinin ne kadar sürdüğüne net bir yanıt verilemez. Genellikle toplam sürenin 30 gün ila 45 gün arasında değiştiğinden söz edebiliriz.

Ayrıca tüp bebek nasıl yapılır sorusunun da iki farklı şekilde yanıtlanması gerekir. Tedavi, in-vitro fertilizasyon (IVF) ve intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) olmak üzere iki farklı teknikle uygulanabiliyor. Türkiye’de ve dünya genelinde yaygın olarak kullanılan ise mikroenjeksiyon olarak da bilinen ICSI tekniğidir. Her iki teknikte de tedavi süresi hastadan hastaya değişebilir.

Hangi Durumlarda Tüp Bebek Tedavisi Yapılır?

Tüp bebek nasıl yapılır hangi durumlarda

Günümüzde bu tedavinin pek çok durumda devreye girdiğini belirtebiliriz. Özellikle toplumda yaygın görülen bir sorun olan rahimdeki tüplerin tıkalı olması durumunda devreye tüp bebek tedavisi girebiliyor. Tüplerin herhangi bir nedenle tıkalı olması durumunda sperm hücreleri doğal yolla rahimdeki yumurtaya ulaşamıyor. Döllenme gerçekleşemediği için gebelik oluşamıyor. Ancak tüp bebek tedavisinde tüplerin tıkalı olup olmaması önem taşımaz. Zira tüp bebek nasıl yapılır konusunda detaylı bilgi sahibi olunduğunda, tüplerdeki tıkanıklığın bu tedavide önemini kaybettiğini anlayabilirsiniz.

Kadınlarda görülen yumurta problemleri durumunda da söz konusu tedavi tercih edilebiliyor. Yumurtanın döllenmeye müsait olmaması, kalınlığı nedeniyle çatlamaması gibi pek çok farklı sorundan kaynaklı olarak çiftler bebek sahibi olamıyor. Bu durumda tüp bebek nasıl yapılır şeklinde bir arayış başlıyor. Yumurta rezervinin belirgin bir şekilde azalmaya başladığı durumlarda da doğal yolla hamilelik için beklemek istemeyen çiftler çareyi tüp bebek tedavisinde bulabiliyor.

Erkeğe ait sperm sayısında bir azalma olması ya da sperm hareketlerinin idealden daha az olması durumunda da uygulanabilen tüp bebek tedavisi erkeklerin menisinde hiç sperm bulunmadığı azoospermi durumunda da uygulanabiliyor. Dolayısıyla tüp bebek nasıl yapılır konusu sadece kadınlarla ilgili üreme sorunları durumunda değil, erkeklerle ilgili problemler olduğunda da önem taşıyor. Kimi zaman kısırlığın nedeni anlaşılamaz. Bu durumda da tüp bebek tedavisinden istifade edilebiliyor. Söz konusu yöntemin tercih edilmesi için mutlaka bebek sahibi olamama nedeninin tıbbi anlamda net bir şekilde belirlenmiş olması gerekmiyor.

Tüp Bebek Tedavisi Kaç Yaşına Kadar Uygulanabilir?

Tüp bebek kaç yaşına kadar uygulanır

En az tüp bebek nasıl yapılır konusu kadar önem taşıyan bir diğer unsur da yaş faktörüdür. Maalesef kadının yaşı tüp bebek tedavisinin başarısında oldukça etkili bir unsurdur. Tıbbi açıdan bakıldığında tüp bebek tedavisinin, erkekte sperm hücresi ve kadında yumurta rezervi olması halinde, her yaşta uygulanabilen bir prosedür olduğunu söyleyebiliriz. Ancak tedavide başarı oranının ilerleyen yaşlarda ciddi düzeyde düştüğünün de altını çizmekte fayda var. Özellikle 45 yaş sonrasında başarılı bir tedavi uygulanması oldukça güçtür.

Kadınlarda doğurganlık 28 yaşından sonra azalmaya başlar. Söz konusu azalma yaşa paralel bir seyir izlemez. Bir düşme eğrisi grafiğinden söz edecek olursak, kadınlar 35 yaşı geçtiklerinde bu düşme eğrisi, grafikte çok daha dik bir konum alır. Özellikle 39 yaşın ardından düşme eğrisinin dikliği daha da artar. Haliyle tüp bebek nasıl yapılır konusu ile birlikte kaç yaşlarında bu tedaviden faydalanmak gerekir sorusu da önem taşıyor.

Yardımcı Üreme Teknolojisi Derneği’nin verilerine göre tüp bebek tedavisinden faydalanan 35 yaş altı kadınların % 47’lik gibi yüksek bir oranı bebeğini kucağına alabiliyor. Kadının yaşı 36 ya da 37 olduğunda bu oran birden % 38’lere geriliyor. 38 ila 40 yaş aralığında ise oran artık % 28’lere kadar gerilemiş oluyor. Kadın 41 ya da 42 yaşına geldiğinde oran % 16 olurken 42 yaş üzerinde de maalesef % 8’in de altına düşmüş oluyor. Bebek sahibi olmayı planlayan kadınların yaş faktörünü de dikkate alarak yönlerini tüp bebek nasıl yapılır sorusuna çevirmekte geç kalmaması gerekiyor.

Erkekler İçin Tüp Bebekte Yaş Sınırı Var mıdır?

Bu konuda erkeklerin daha şanslı olduğundan söz edebiliriz. Çünkü erkeklerde testis hemen her yaşta sperm üretebiliyor ve bundan kaynaklı olarak da erkekler için tüp bebek tedavisinde bir yaş sınırı bulunmuyor. Günümüzün tıp bilgileri kapsamında, erkeğin yaşlanmasının tüp bebek ile bebek sahibi olmasında etkili bir unsur olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu nedenle erkekler için tüp bebek nasıl yapılır konusu, yaş noktasında bir strese de dönüşmüyor.

Çoğul Gebelik Riski Var mı?

Çoğul gebelik riski varmı

Öncelikle bu tedavide çoğul gebeliklerin transfer edilen embriyo sayısı ile ilgili olduğunu belirtmek gerekir. Ancak kimi zaman transfer edilen tek bir embriyo bölünerek ikiz gebelik oluşmasına sebebiyet verebiliyor. Elbette tüp bebek nasıl yapılır noktasında herkesin merak ettiği embriyo transferinde amaç aslında tek bir embriyo ile sağlıklı bir gebelik elde etmektir. Ancak kimi hastalarda gebelik şansının daha yüksek olması için daha fazla sayıda embriyo transferi yapılabiliyor.

Transfer edilen embriyo sayısı gebelik şansını yükseltiyor. Sonuç olarak çoğul gebelik riskinin olmadığını belirtemeyiz. Günümüzde tüp bebek gebeliklerine bakıldığında 6’da 1’inin çoğul gebelik olduğu göze çarpıyor. Artık tüp bebek nasıl yapılır konusunda büyük önem taşıyan embriyo transferinde sayının daha az tutulduğunu da belirtmek gerekiyor. Çoklu gebeliklerin bazı riskler de taşıması nedeniyle çok sayıda embriyo transferi sadece ender durumlarda tercih ediliyor.

Tüp Bebek Kimler İçin Gerekli?

Tüp bebek tedavisinin kimler için gerekli olduğu aslında oldukça kabarık bir listedir. Genel olarak bebek sahibi olmak isteyen ancak çeşitli tıbbi sorunlar nedeniyle bebek sahibi olma hayalini gerçekleştiremeyen yani doğal yolla hamileliğin oluşmadığı çiftlerin bu listenin başında yer aldığını belirtelim. Zira tüp bebek nasıl yapılır ya da başarı oranı nedir gibi konular en çok bu çiftlerin ilgisini çekiyor.

Bununla birlikte yumurta rezervi azalmaya başlayan kadınlar da rotasını tüp bebek nasıl yapılır sorusuna çevirebiliyor. Çünkü hızlı bir rezerv azalması durumunda kadınlar doğal yolla gebelik oluşmasını beklemek istemiyor. Bir anlamda rezervlerin tükenmesi riskini göze almak istemiyor da diyebiliriz. Erkeklerde sertleşme sorunları ya da testis travmaları gibi nedenlerle sperm kalitesi düşebiliyor ve bu durumda da devreye tüp bebek tedavisi girebiliyor.

Adım Adım Tüp Bebek Tedavisi

Adım adım ıvf tedavisi

Seçilen prosedüre bağlı olarak tüp bebek tedavisine reglin 2. ya da 3. günü başlanabildiği gibi bir önceki reglin 21. gününde de başlanabiliyor. Karından yapılan bazı iğneler ile vücuda ilaç gönderilmesi tüp bebek nasıl yapılır sorusunun ilk aşaması oluyor. Enjeksiyon günde 1 defa yapılıyor ve 10 ila 15 gün boyunca devam ediyor. Bu sürenin sonunda yumurtalıklarda büyüyen folliküller takip ediliyor ve ideal olgunluğa geldiğinde çatlatma iğnesi yapılıyor.

Çatlatma iğnesinin yapılmasının ardından tüp bebek nasıl yapılır sorusunun yanıtı daha farklı bir boyut alıyor. Enjeksiyonun üzerinden 36 saat geçmesinin ardından hastaya anestezi uygulanıyor ve yumurtalar toplanıyor. Bu aşamada erkekten sperm de alınıyor ve yumurtanın içerisine sperm enjekte ediliyor. Sonrasında döllenmenin gerçekleşmesi için bir süre beklenmesi gerekiyor.  Bu sürenin genellikle 4 ila 5 gün olduğunu belirtebiliriz.

Döllenmenin gerçekleşmesinin ardından tüp bebek nasıl yapılır sorusunun yanıtı artık embriyo seçimi ile devam ediyor. Özel bir ortamda en iyi embriyolar seçiliyor ve rahim içerisine transfer ediliyor. Transferin üzerinden 12 gün geçmesi, kanda gebelik testinin yapılabilmesi için yeterli bir süredir. Çünkü embriyo transferi tüp bebek nasıl yapılır sorusunun artık son aşamasıdır diyebiliriz. Elbette transfer sonrasında da bazı ilaçların kullanımı gerekiyor. Transfer sonrasında özellikle birkaç gün kafeinden uzak durmak, vücudu çok zorlayan hareketlerden kaçınmak, cinsel ilişkiye girmemek ve alkol almamak büyük önem taşıyor.

Tüp Bebek ile Ne Kadar Şansınız Var?

Tüp bebek ile ne kadar şansınız var

Bebek sahibi olamayan çiftler için son bir umut olarak görülen bu tedavide tüp bebek nasıl yapılır konusu kadar başarıyı etkileyen faktörlerin de bilinmesi önemlidir. Tüp bebek tedavisinde başarı şansının her çiftte aynı olmadığını belirtmek gerekiyor. Daha önce de değindiğimiz gibi kadının yaşı başarı oranında son derece etkilidir. Bununla birlikte doktorun deneyimi gibi çeşitli faktörler de bu tedavinin başarısında belirleyici bir unsur olduğunu söyleyebiliriz.

Özellikle tüp bebek uygulanmasının nedeni yani kadında ya da erkekte üreme ile ilgili yaşanan sağlık sorunu da tedavinin başarısında belirleyici unsurlardan biridir. Genellikle tüp bebek nasıl yapılır konusunu araştıran çiftler bunun sadece tek bir deneme ile sınırlı olduğunu düşünür. Oysa bu tedavi tekrarlanabilir ve gebelik ikinci ya da üçüncü denemede de gerçekleşebilir. Ancak 3 denemede gebelik elde edilemediğinde artık tedavinin başarısızlığından söz edilebilir.

Tüp Bebek Tedavisinin Riskleri

Elbette bu tedavide pek çok farklı ilaç kullanılabiliyor ve yumurta toplanması gibi çeşitli aşamalar söz konusu oluyor. Tüm bunlar bazı riskleri de beraberinde getirebiliyor. Dolayısıyla tüp bebek nasıl yapılır ve yan etkileri ya da riskleri nelerdir gibi konularda da bilgi sahibi olunmalıdır. Bu tedavide oluşabilecek yan etkiler ya da riskleri şu şekilde gruplandırabiliriz:

Tedavide Kullanılan İlaçların Riskleri

  • Alerjik reaksiyon
  • Karın ağrısı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • İshal
  • Ovaryan Hiperstimülasyon Sendrom (yumurtaların aşırı uyarılması)

Yumurta Toplama İşleminin Riskleri

  • Pelvik damarlarda ve yumurtalıklarda kanama
  • Pelvik enfeksiyon
  • Orta şiddette ağrı

Embriyo Transferinin Riskleri

  • Kanama
  • Hafif şiddette ağrı

Çoğul Gebelik Oluşmasına Bağlı Riskler

  • Gestasyonel diyabet
  • Erken doğum
  • Kandaki yüksek basınç
  • Maternal kanama

 

 

İlginizi çekebileceğimizi düşündüğümüz diğer makalelerimiz:

Tüp bebek sonrası adet

AMH hormonu testi nedir

Tüp bebekte yumurta toplama

Konu ile alakalı dış kaynaklar:

https://rmanetwork.com/fertility-treatment/in-vitro-fertilization-ivf/

 

IVF tedavisi hakkında detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
dr.ismetyildirim@hotmail.com

Era testi

Tüp bebekte ERA testi nedir?

Tüp bebekte ERA testi nedir?

Tüp bebekte ERA testi, tüp bebek alanında son dönemde yapılan son derece başarılı bir gelişmedir. ERA testinin tüp bebek yöntemi ile hamile kalan anne adaylarına yapılmaya başlanması ile, tüp bebekte başarı oranlarında ciddi bir oranda yükselme görülmektedir.

ERA, yani Endometrial Receptivity Assay testi, özellikle en iyi kalitede olan embriyoların boşa harcanmaması açısından, sık yaşanan rahmin embriyoyu tutunmasını kabul etmeme durumlarında çiftlere yeni bir umut ışığı olmaktadır.

Tüp bebek tedavisi tıp alanında yeni gelişmelere en çok umut bağlayan ve beklentiye giren alanlardan biridir. Normal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlerin umut kaynağı olan tüp bebek tedavisi, maalesef her zaman başarılı bir şekilde sonuçlanmamaktadır. O zaman hem emek hem de maddi açıdan zor durumda kalınmaktadır. Bir çok malzeme ve ekipmanın yurtdışından tedarik edildiği düşünülürse, tüp bebek maliyetleri de az çok anlaşılmaktadır. Bu nedenle ERA testi bu anlamda yine bir umut aşaması olmaktadır.

Tekrar eden tüp bebek başarısızlıklarının temelinde birçok nedenden kaynaklanabilen farklı sorunlar olabilir. Bu aşamada hem kadın hem de erkeğe bağlı olan nedenler ile birlikte, aslında tüp bebek için tercih edilen tüp bebek merkezi, konusunda uzman doktor ve tecrübeli bir ekip de büyük önem taşımaktadır. Deneyimli ve konusuna hakim bir doktor ve gelişmiş tekniklere sahip bir tüp bebek embriyo labaratuvarı ortamı başarılı sonuç almak için öne çıkan en önemli kriterlerdir.

Tüp bebekte ERA testi nasıl yapılır?

ERA testi; tüp bebekte embriyo labaratuvar ortamında döllenen embriyoların anne rahmine transfer işlemi yapılmadan önce, rahimden örnek bir doku parçası alınarak, rahmin embriyoyu tutunması için kabul edip etmeyeceği ve eğer kabul edecekse hangi zamanlarda kabul edebileceğini tahmin etmeye yarayan yeni nesil bir testtir. ERA testi sayesinde, embriyonun rahme tutunmasında rol oynayan yaklaşık olarak 250 adet gen incelenmektedir. Genetik bir inceleme olması nedeniyle iki haftalık bir sürede sonuçlar alınabilmektedir. Bu test sayesinde, embriyonun rahme tutunma oranı, olasılığı ve de doğru zamanın tespit edilmesiyle tüp bebekte başarı oranı da yükselir.

Tüp bebek alanında yapılan yeni araştırmalarda, anne adaylarında embriyo tutunma konusu başarısızlıklarında asıl önemli nedenlerin başında yanlış tercih edilen günlerde yapılan embriyo transferi olduğunu göstermektedir. İşte bu çok önemli nedenden dolayı da ERA testi, başarı oranlarını arttırmak adına tüp bebek alanında gerçekten büyük bir yenilik ve gelişmedir. Tüp bebek sonucu için heyecanla bekleyen çiftlerin en azından transfer aşamasını henüz denemeden ve bir beklentiye de girmeden önce, embriyonun rahim içine tutunup tutunamayacağı konusunda fikir sahibi olmaları çok daha faydalıdır. Çünkü anne adayının rahmine embriyo yerleştirilip sonrasında sonuç almayı beklemeleri son derece zor bir süreçtir. ERA testi sayesinde önceden elde edilen sonuçlara göre, en azından tüp bebek konusunda bu aşamada durmaları gerektiğini ya da başka bir tarihte transfer yapılmasını tercih edebilirler.

Tüp bebekte ERA testi şu anda sürekli olarak tekrarlanan embriyo transferi sonrası embriyonun rahime tutunamama durumunun sık yaşandığı zaman devreye girmektedir. Yakın bir gelecekte tüm yapılan tüp bebek tedavilerinde de kullanılmaya başlanacaktır. Genetik olarak yapılan bir inceleme olduğu için sonuçları da çok değerli olmaktadır. Doktor tarafından değerlendirilen test sonuçları ile embriyo yerleştirme ile ilgili son karar verilecektir.

ERA testi ile rahimin önemi ortaya çıkmaktadır.

Sağlıklı bir gebeliğin oluşabilmesi için embriyonun kalitesi tek başına asla yeterli değildir. Embriyonun tutunacağı rahim de ayrı bir önem taşır. Tüp bebek işleminde çoğunlukla embriyo kalitesine dikkat edildiği ve hep embriyo gelişimi göz önüne alındığı için asıl önemli olan embriyonun tutunacağı rahim içi göz ardı edilmekteyd. Oysa embriyonun kalitesinin ötesinden öncelikle tutunacağı yer önem taşımaktadır. Ancak bir rahatsızlıktan şüpheleniliyorsa histereskopi ile rahim içi incelenmektedir. Cerrahi müdahale ile ortadan kalkacak tipte rahatsızlıklar bu yöntemle tedavi edilir, ancak embriyonun tutunması gereken ortamın histereskopi ile belirlenmesi mümkün değildir. Bu aşamada yeni gelişme olan ERA testi büyük bir fayda sağlamaktadır.

 

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

erken menopozda tüp bebek tedavisi

Erken Menopoz ve Tüp Bebek

Erken menopoz: Prematür yumurtalık yetmezliği, erken menopoz olarak da bilinir, 40 yaşından önce yumurtalıkların normal fonksiyon kaybını ortaya koyan bir tanımdır. Yumurtalıkların ana fonksiyonu; yumurtaları depolamak ve her ay yumurta üretimi sağlamaktır. Yumurtalıklar işlevlerini yerine getiremezse, yeterli oranda östrojen üretimi yapamaz veya yumurtaları düzenli olarak serbest bırakmazlar.
Devamını Oku

Tüp Bebek Transferi Sonrası

Tüp bebek transferi: Tedavisinde, embriyo transferinden önce döllenmeyi takip eden 2 ve 5. Günler arasında embriyoların durumu değerlendirilir. Transferden önce dikkat edilen faktörler ise:

  • Embriyo Kalitesi
  • Embriyo Sayısı
  • Rahim İçi Kalınlığı
  • Anne adayının yaşı
  • Varsa önceki başarısız tüp denemeleri
  • Embriyoların durumu

Tüp Bebek Tedavi sayısı

Bu faktörler göz önünde tutulduktan sonra gerekli incelemeler uzmanlar tarafından yapılır
Devamını Oku

tüp bebek tedavisinde bilinmesi gerekenler

Tüp Bebek Tedavisinde Bilinmesi Gerekenler

Doğal yollardan çocuk sahibi olamayan çiftler için en başarı yardımcı üreme yöntemi tüp bebek tedavisidir. Günümüzde tüp bebek tedavisi, teknolojik imkanlar ve tıbbi gelişmeler sayesinde oldukça ilerlemiş ve yaklaşık olarak %80’e varan kısırlık sorunlarını çözebilmektedir. Günümüzde her yüz çiftten 15’i çocuk sahibi olabilmek için tüp bebek tedavi yöntemlerine başvurduğu için tüp bebek tedavisi ile
Devamını Oku

Mikroenjeksiyon Nedir? 

Tüp bebek tedavi yöntemleri, kısırlık sorunlarının %80’inin çözülebildiği bir yardımcı üreme yöntemidir. Mikroenjeksiyon da, tüp bebek tedavisi kapsamında uygulanan bir döllendirme yöntemidir. Ülkemizde 3 milyondan fazla tüp bebek tedavisi sonucu dünyaya gelmiş sağlıklı bebek bulunmaktadır. Mikroenjeksiyon yöntemi özellikle şiddetli erkek kısırlıklarında devrim niteliğinde sayılmaktadır.

Mikroenjeksiyon ile tüp bebek yönteminin farkları nelerdir?

Mikroenjeksiyon yani ICSI yönteminde, seçilen en
Devamını Oku

Aşılama tedavisi

Aşılama Tedavisi Kaç Gün Sürer?

Kısırlık tedavileri içinde kullanılan yöntemler arasında tüp bebek tedavisinden önce aşılama yöntemi gelmektedir. Aşılama yönteminde amaç; hamilelik için gerekli hormonların uygulanması ve yumurta gelişimin sağlanmasıdır. Bunun dışında, erkek adaydan alınan sperm hücrelerinin gebelik şansını arttırması için yıkanması ve hazırlanmasını da içermektedir. Hazırlanan spermler, anne adayının rahim ağzına bırakılır.

Aşılama herkese uygun bir yöntem mi?

Aşılama yöntemi, herkese uygun
Devamını Oku

Zevk suyundan hamile kalınır mı

Zevk Suyu Hamile Bırakır mı?

Zevk suyu hamile bırakır mı konusunda aktif bir cinsel yaşamı olan hem kadınların hem de erkeklerin bilgi sahibi olması …

Ertesi gün hapı

Ertesi Gün Hapı Nedir? Nasıl Kullanılır?

Ertesi gün hapı: Korunmadan cinsel ilişkiye girilmesi durumunda, kadınların hamile kalmamak için kullandıkları bir …

Hamilelikte idrar rengi

Hamilelikte İdrar Rengi Nasıl Olmalıdır?

Hamilelikte idrar rengi: Gebelik süresi boyunca vücudun bazı tepkileri, sağlık durumunuz hakkında da size ipuçları …