Menopoz her kadın için eşsizdir ve kendine özgü şekilde başlar. Her ne kadar menopoz semptomlarının ne kadar süreceği konusunda olağan bir aralık olsa da, her kadının belirtileri ve belirtilerin şiddeti kendine özgüdür. Genel olarak, menopozun ilk bulguları, 30’lu yaşların ortalarından geç 50’lerin sonuna kadar her an başlayabilir; en yaygın olanlar 40’ların ortalarından sonlarına doğru tamamlanır. Kadınların hayatındaki bu doğal biyolojik süreç olan menopoz dönemi boyunca hormon seviyelerinde belirgin dalgalanmalar gözlemlenir. Bazı semptomlar, vajinal kuruluk ve üriner semptomlar gibi, postmenopoz da devam edebilir.
Menopozun üç aşaması vardır. İlk evre, perimenopoz dur veen uzun süren evredir. Sıcak basması, menopozun ortak bir semptomu olmakla beraber birkaç yıldır sürebilir.Ancak menopoza girmeden önce uzun yıllar perimenopozal semptomlar yaşayabilirler.
Menopoz, yaşlanmanın normal ve doğal bir parçasıdır. 40’lı yıllarınıza girerken, vücudunuz menstrüel olmayıncaya kadar muhtemelen daha az östrojen üretmeye başlayacaktır. Menstrüasyon durduktan sonra menopoza girmiş olursunuz. Tıbbi müdahale olmadan gerçekleşen doğal menopoz, üç aşamadan oluşur:
- Perimenopoz
- Menopoz
- Menopoz sonrası
Yazı İçeriği
Menopoz Öncesi Dönemde Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?
Premenopousal, peri-menopozun başlangıcına kadar olan süreyi ifade eder. Menopoz Öncmenoesi terimi, son adet döngüsüne kadar olan zamanı tanımlamak için de kullanılır, bu nedenle çok kesin değildir. Peri-menopoz, menstruasyon döngüsü değişiklikleri gerçekleşirken menopozun etrafındaki zamandır fakat amenore başlamasının 12 ayı henüz gerçekleşmemiştir. Periyotlarınızı durdurmuş olabilirsiniz, ancak henüz 12 aylık periyodunuz tamamlanmadığından, postmenopozal olarak tanı alamazsınız.
Birçok kişi perimenopoz ile menopozu karıştırır. Perimenopoz, bir kadının menopoza geçmeye başladığı evredir. Perimenopozal fazın bazı ortak semptomları şunları içerir:
- Sıcak basması
- Gece terlemeleri
- Vajinal kuruluk
menopoz dönemi vücudunuz hormon düzeyleri hızla düşene kadar on bir veya iki yıl kadar daha az östrojen üretmeye başlar. Perimenopoz, menopoz girmeden 10 yıl önce de başlayabilir. Genellikle 40’lı yıllarda başlar, ancak bazı kadınlar 30’larında perimenopozal döneme girebilir.
12 ay üst üste adet görülmediğinde ve adet görmemeye yol açacak farklı bir sağlık sorunu yoksa menopoz teşhisi koyulur. 12 ay sonra ise postmenopozal döneme girilmektedir.
Perimenopozal semptomları ortalama dört yıl sürebilir. Bu evre ile ilişkili semptomlar, menopoz sırasında ve postmenopoz denilen yıllar boyunca devam edebilir.
Genel Menopoz Belirtileri Nelerdir?
Perimenopoz geçerken bir dizi belirtiyle karşılaşırsınız. En yaygın olanları şunlardır:
Sıcak basması: Bu belirti yüzünüzde ve vücudunuzda ani bir sıcaklık hissi duymanıza neden olur. Birkaç saniye veya birkaç dakika daha sürebilirler. Sıcak basması günde birkaç kez veya ayda birkaç kez meydana gelebilir.
Gece terlemesi: Uyku esnasındaki sıcak basmaları gece terlemelerine neden olabilir. Gece terlemeleri sizi uyandırıp gün boyunca ekstra yorgun hissettirir.
Vajinal değişiklikler: Vaginal kuruluk, düşük libido ve acilen idrar yapma ihtiyacı, genitoüriner menopoz sendromunun (GSM) semptomlarıdır.
Duygusal değişiklikler: Hafif depresyon, ruhsal değişimler ve sinirlilik olabilir.
Uyku bozukluğu: Gece terlemesi yüzünden uykusuzluk gibi uyku sorunları oluşabilir.
Perimenopozun diğer belirtileri şunları içerebilir
- Göğüslerde hassasiyet
- Premenstrüel sendromun kötüleşmesi (PMS)
- Kuru cilt, gözler veya ağız
- Baş ağrısı
- Kas ve eklem ağrısı
- Odak ve bellek sorunları
- Saç dökülmesi
- Kilo almak
Bu ilave semptomlardan herhangi biriyle karşılaşırsanız, diğer nedenleri ortadan kaldırmak için doktorunuzu ziyaret edin. Perimenopoz boyunca tüm bu semptomları yaşayabilirsiniz. Fakat sıcak basması tipik olarak perimenopozal dönemin başlangıcında ortaya çıkar.
Erken Menopoz Nedir ve Neden Olur?
Gelişimsel veya biyolojik faktörlere bağlı olarak bazı kadınlar menopozal evreye beklenenden daha erken yaşlarda adım atabilirler. Tıbbi olarak 40 yaşından önce adet döngüsünün kalıcı olarak sona ermesi erken menopoz olarak tanımlanır.
Erken menopoza yol açan başlıca etkenler şunlardır:
- Ailede erken menopoz öyküsünün bulunması gibi genetik yatkınlıklar.
- Otoimmün hastalıkların yumurtalık dokusuna zarar vermesi.
- Kanser tedavileri kapsamında uygulanan kemoterapi ve radyoterapi işlemleri.
- Cerrahi olarak yumurtalıkların alınması (oforektomi operasyonları).
- Yoğun sigara kullanımı ve kronik stres faktörleri.
Menopoz Dönemi Kaç Yaşında Başlar?
Kadınların biyolojik takvimi, yumurtalık rezervlerine ve çevresel etkenlere göre değişiklik gösterir. Dünya genelinde ortalama menopoza girme yaşı 51 olarak kabul edilmekle birlikte, 45 ila 55 yaş arası normal aralık sayılır.
Yaş aralıklarına göre hormonal süreçler şu şekilde sıralanabilir:
35-40 Yaş Arası Dönem
Yumurtalık fonksiyonlarında hafif yavaşlamalar başlayabilir, ancak yumurtlama devam eder. Kadınların bu süreçte yaşadığı değişiklikler genellikle menopoz dönemi habercisi olarak değerlendirilebilir.
40-45 Yaş Arası Dönem
Perimenopozal geçişin en sık başladığı yaş grubudur; adet döngüleri düzensizleşebilir.
45-55 Yaş Arası Dönem
Doğal menopozun gerçekleştiği ve hormon üretiminin minimum seviyeye indiği ana evredir.
Menopoz Döneminde Beslenme Nasıl Olmalıdır?
Hormonal değişimlerin metabolizmayı yavaşlattığı bu süreçte doğru beslenme alışkanlıkları kazanmak, yaşam kalitesini artırmak ve kemik sağlığını korumak adına kritik önem taşır.
Sağlıklı bir menopoz dönemi için beslenmede dikkat edilecek ilkeler şunlardır:
- Östrojen hormonunu taklit eden fitoöstrojen açısından zengin soya, keten tohumu ve baklagiller tüketilmelidir.
- Kemik erimesi (osteoporoz) riskine karşı kalsiyum ve D vitamini açısından zengin gıdalar menüye eklenmelidir.
- Sıcak basmalarını ve gece terlemelerini tetikleyen kafein, alkol ve aşırı baharatlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
- Kalp sağlığını desteklemek amacıyla doymuş yağlar azaltılmalı, Omega-3 yağ asitleri içeren balıklar tercih edilmelidir.
Menopoz Dönemi Testleri Nelerdir ve Nasıl Yapılır?
Adet düzensizliği yaşayan veya menopozal semptomlar gösteren kadınlarda kesin tanı koymak ve hormon seviyelerini değerlendirmek amacıyla bir dizi laboratuvar testi uygulanır.
Klinik değerlendirmede kullanılan temel testler şunlardır:
FSH (Folikül Uyarım Hormonu) Testi
Yumurtalıkların çalışması yavaşladığında beyin daha fazla FSH üretir. Kanda FSH seviyesinin sürekli yüksek çıkması menopoz göstergesidir.
LH ve Östrojen (E2) Seviyeleri
Kandaki estradiol miktarının düşmesi ve LH hormonunun yükselmesi teşhisi destekleyen önemli bulgulardır.
AMH (Anti-Müllerian Hormon) Testi
Yumurtalık rezervini en net gösteren testtir; seviyenin sıfıra yaklaşması menopozal süreci doğrular.
Menopoz Döneminde Hamile Kalınabilir mi?
Çoğu kadın perimenopozal süreçte gebe kalma ihtimalinin tamamen ortadan kalktığını düşünür. Ancak 12 ay boyunca kesintisiz adet görmeme durumu gerçekleşene kadar yumurtalıklar seyrek de olsa yumurta üretebilir.
Bu süreçte gebelik riski ve korunma ilkeleri şu şekildedir:
- Düzensiz adet görülse dahi beklenmedik yumurtlamalar gerçekleşebilir.
- Gebe kalmak istemeyen kadınların postmenopozal tanı alana kadar uygun doğum kontrol yöntemlerini kullanması önerilir.
- Menopoz teşhisi tam olarak konulduktan sonra doğal yollarla gebe kalmak biyolojik olarak mümkün değildir.
Hormon Replasman Tedavisi (HRT) Nedir?
Şiddetli sıcak basması, vajinal kuruluk ve duygu durum dalgalanmaları yaşayan kadınlarda eksilen östrojen ve progesteron hormonlarının dışarıdan tıbbi olarak takviye edilmesine Hormon Replasman Tedavisi denir.
HRT uygulamasının detayları ve kriterleri şunlardır:
Tedavinin Avantajları
Sıcak basmalarını hızla dindirir, kemik erimesini önler ve vajinal dokuların esnekliğini korur.
Kullanım Şekilleri
Ağızdan alınan haplar, cilde yapıştırılan bantlar veya vajinal kremler şeklinde reçete edilebilir.
Riskler ve Kontroller
Uzun süreli kontrolsüz kullanımı pıhtılaşma ve meme kanseri riskini artırabileceğinden, mutlaka jinekolojik muayene ve mamografi sonrasında başlanmalıdır.
Menopoz Dönemi Kemik Erimesi (Osteoporoz) Nasıl Önlenir?
Östrojen hormonu, kemik dokusunun kalsiyum tutmasını sağlayan ana koruyucu faktördür. Östrojenin azalmasıyla birlikte kemik kaybı hızlanır ve kırık riski artar.
Kemik sağlığını korumak için alınacak önlemler şunlardır:
- Her gün düzenli olarak ağırlık aktaran yürüyüş ve direnç egzersizleri yapılmalıdır.
- Gözetim altında günlük kalsiyum ve D vitamini takviyeleri alınmalıdır.
- Sigara ve alkol tüketimi kemik hücrelerini tahrip ettiği için tamamen bırakılmalıdır.
- Periyodik olarak kemik yoğunluğu ölçümü (DEXA) yaptırılarak kemik kalitesi takip edilmelidir.
Menopoz Döneminde Cinsel Yaşam Nasıl Etkilenir?
Östrojen seviyesinin düşmesiyle birlikte genital bölgedeki kan akışı azalır ve vajinal dokularda incelme ile kuruluk meydana gelir. Bu durum cinsel birleşme esnasında ağrıya ve isteksizliğe yol açabilir.
Cinsel konforu yeniden sağlamak için izlenecek adımlar şunlardır:
- İlişki sırasında su bazlı kayganlaştırıcı jeller ve vajinal nemlendiriciler kullanılmalıdır.
- Hekim önerisiyle lokal östrojen içeren vajinal kremler veya fitiller uygulanabilir.
- Pelvik taban kaslarını güçlendiren Kegel egzersizleri genital kanlanmayı artırır.
- Eşler arası açık iletişim ve psikolojik destek cinsel uyumu olumlu etkiler.
Menopoz Dönemi Kilo Alımı Nasıl Engellenir?
Hormonal değişimler vücudun yağ depolama mekanizmasını değiştirir. Yağ dokusu genellikle basen bölgesinden karın çevresine kayar ve bazal metabolizma hızı yavaşlar.
Kilo kontrolünü sağlamak için uygulabileceğiniz stratejiler şunlardır:
Kalori Dengesini Yeniden Düzenlemek
Yaşla birlikte düşen metabolizma hızına uygun olarak günlük alınan kalori miktarı %10-15 oranında azaltılmalıdır.
Kassal Kütleyi Korumak
Haftada en az 2-3 gün kas kütlesini artıran egzersizler yapılarak metabolizmanın hızlı çalışması desteklenmelidir.
İnsülin Direncine Karşı Tedbir
Rafine şeker ve işlenmiş karbonhidratlar menüden çıkarılarak kan şekeri dalgalanmaları engellenmelidir.
Menopoz Döneminde Psikolojik Değişimlerle Nasıl Baş Edilir?
Östrojen hormonunun beyindeki serotonin ve dopamin gibi mutluluk kimyasalları üzerindeki düzenleyici etkisi ortadan kalktığında duygu durum dalgalanmaları, anksiyete ve uyku bozuklukları tetiklenebilir.
Ruh sağlığını korumaya yardımcı olacak yöntemler şunlardır:
- Düzenli meditasyon, nefes egzersizleri ve yoga ile stres seviyesi düşürülmelidir.
- Sosyal hobiler edinmek ve destek gruplarına katılmak yalnızlık hissini azaltır.
- Uykusuzluğu önlemek için her gün aynı saatte yatıp uyanmaya özen gösterilmelidir.
- Şiddetli depresyon veya anksiyete durumlarında psikolojik danışmanlık veya medikal destek alınmalıdır.
Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.
Mail: [email protected]
Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
-
Sanırım perimenapoz evresindeyim, belirtiler içinde ve en yoğun biçimde yaşadığım ateş basması beni bunaltıyor olsa da bir gün bitecek olması tesellim. Hâlâ da devam ediyor, ne zaman biteceğini bilememek çok sinir bozucu.
-
Merhaba bu sürenin ne zaman biteceği belli olmuyor benim önerim şikayet durumunuza göre bazı yardımcı ilaçlar rahatlatıcı ilaçlar alabilirsiniz.
-
-
43 yasındayım 3 yıldır sık ve yogun regl oluyorum dr iki kez gittim ultrasonda bir sorun görülmedi.regli olmadan 5-6 gün önceden lekele şeklinde kanamalarım oluyor .3-4 ayda bir çok yogun regl kanamam oluyor menepoz öncesi dönemmidir bu şekliyle kaç yıl daha sürer
-
Merhaba menopoza yakın dönemlerde rahim içinde kalınlaşma olabiliyor bazen parça alma gereği duyuyoruz ancak muayene olduysan herhangi bir sorun yok diye düşünüyorum kanamaların çok oluyor ve seni kansız bırakıyorsa rahim içinden parça alınması gerekir Patoloji sonucuna göre göre tedavi verilmesi gerekir.
-