Kategori: Tüp Bebek

embriyo transferi

Embriyo Transferi Nasıl Yapılır? Ne Kadar Sürer?

Embriyo transferi tüp bebek tedavisinin son aşamasıdır. Tüp bebek tedavisi kapsamında kadın ve erkek üreme hücrelerinin laboratuvar ortamında buluşturulması ve döllenmenin gerçekleşmesi ile birlikte transfer aşaması planlanır. Embriyonun transfer edilmesi anne adaylarının sandığı kadar zorlu ve uzun süren bir süreç değildir.

Son derece basit bir işlem eşliğinde embriyonun transferi gerçekleştirilir ve anne adayı kısa bir dinlenme sonrasında günlük hayatına geri dönebilir. Kadından ideal olgunluğa erişmiş olan yumurtanın toplanmasını takiben 1 ile 2 gün içerisinde çoğunlukla embriyonun transferi de gerçekleştirilir. Ardından çiftler için heyecanlı bir bekleyiş dönemi başlar. Embriyonun transferinin ardından kaç gün sonra gebelik testinin yapılabileceğine değinmeden önce bu işlemi daha detaylı mercek altına alalım.

Embriyo Transfer İşlemi Ne Kadar Sürer?

Embriyo transfer işlemi

Döllenme sonrasında gerçekleştirilen embriyo transferi sadece 5 ile 10 dakika gibi kısa bir zaman dilimi içerisinde tamamlanır. Bu işlem anne adayında acı ya da ağrı gibi hislere sebebiyet vermediği için işlem öncesinde anestezi uygulamasına da gerek duyulmaz. Elbette anne adayının stresten ve gerginlikten uzak, rahat bir psikoloji içerisinde olması transfer işleminin de ideal süre içerisinde tamamlanmasını sağlar. Aşırı stres ve gerginlik yaşayan anne adaylarında işlem süresi anne adayının sakinleşmesini beklemek gibi nedenlerle uzayabiliyor.

Embriyo Transferi Sonrası Kullanılacak İlaçlar

Tüp bebek tedavisinde embriyo transferi sonrasında embriyonun rahme tutunma şansını artırmaya yönelik olarak bazı ilaçların kullanılması gerekebilir. Bu ilaçların hangileri olduğu ve dozajları kesinlikle kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından belirlenmelidir. Anne adayları transfer işlemi sonrasında asla gelişigüzel ilaç kullanmamalıdır.

Gelişigüzel ilaç alımı tedaviye zarar verebilir, embriyonun tutunmasını engelleyebilir hatta anne adayının kendi sağlığı açısından da zararlı sonuçlar doğurabilir. Doktor tarafından gerekli görülmesi durumunda ilacın dozajı azaltılabilir ya da artırılabilir. İlaçların sadece reçete edilen süre boyunca kullanılmasına da özen gösterilmelidir.

Bilginiz olsun –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-fiyatlari

Embriyo Transferinden Sonra Gebelik Testi

Çiftlerin heyecanla beklediği gebelik testi embriyo transferi işlemini takiben 12 gün sonrasında gerçekleştiriliyor. Kanda gebelik testi yapılması ile tüp bebek tedavisinin sonucu öğrenilebilir ve gebelik oluşup oluşmadığı anlaşılabilir. Bu dönemde çok hafif lekelenme şeklinde bir kanama olabilir ve bu kanamanın adet kanaması ile karıştırılmaması gerekiyor.

Dolayısıyla lekelenme şeklinde bir kanama olsa bile mutlaka gebelik testinin yapılması gerekir. Söz konusu kanamanın halk arasında ‘yerleşme kanaması’ olarak bilinen implantasyon kanaması olabileceğini unutmamak gerekir.

Ultrason Ne Zaman Yapılır?

Ultrason ne zaman yapılır

Ultrason kontrolünün gebelik kesesinin durumunun gözden geçirilmesi amacıyla yapıldığını belirtebiliriz. Anne adayının yapılan gebelik testi ile hamile olduğunun belirlenmesinin ardından yaklaşık 2 hafta sonra ultrason görüntülemesinden faydalanılabilir. Bu süre embriyo transferi işleminin yaklaşık olarak 26 gün sonrasına tekabül ediyor.

Daha erken bir dönemde ultrason görüntülemesi yapılsa bile gebelik kesesinin görülmesi pek mümkün olmaz. Bu nedenle gebelik testi sonrasında 2 hafta beklemekte fayda olacaktır. Yapılan ultrason görüntülemesinde gebelik kesesi görülmezse ilk olarak akla gelen dış gebelik durumudur.

Embriyo Transferi Sonrası Kanama Normal mi?

Bu sorunun yanıtı kanamanın miktarına ve kanamaya ağrı şikayetinin eşlik edip etmediğine göre değişiyor. Şayet embriyo transferi işleminin gerçekleştirilmesinin ardından hafif lekelenme şeklinde bir ağrı olursa endişe etmeye gerek olmaz.

Çünkü lekelenme şeklindeki kanama embriyonun rahme tutunması esnasında meydana gelebiliyor ve implantasyon kanaması ya da halk arasında bilinen adıyla yerleşme kanaması olarak ifade ediliyor. Ancak kanamanın lekelenmeden daha fazla olması, kanamaya ağrının da eşlik etmesi gibi durumlarda hiç zaman kaybetmeden doktorunuza başvurmanız gerekiyor.

Bu gibi durumlar tıbben normal kabul edilmez ve fazla kanama olması beklenen bir durum da değildir. Derhal gerekli kontrol ve muayenelerin yapılması gerekir. Kanamanın az olması ancak yüksek vücut ateşi ya da kötü kokulu vajinal akıntı olması gibi durumlarda da doktorunuz ile görüşmelisiniz. Embriyo transferinin ardından tek kriter kanama miktarı olmamalıdır.

İlginizi çekebilir –> https://www.drismetyildirim.com/sperm-hareketliligi-kac-olmali

Embriyo Transferi Sonrası Cinsel İlişki

Embriyo transfer sonrası cinsel ilişki

Öncelikle embriyonun transfer edilmesinin ardından anne adaylarının hayatlarında çok ciddi kısıtlamalar yapmaya gerek olmadığını belirtelim. Ancak doktorunuz tarafından belirtilen süre boyunca cinsel perhiz uygulamanız da gerekebilir. Bu süre genellikle gebelik testini pozitif çıkmasına kadar geçen süre oluyor.

Ancak bazı durumlarda bir süre daha cinsel ilişki yasağına uyulması da gerekebilir. Embriyonun transfer edilmesinden sonra anne adayının sürekli yatması gerektiği ise doğru değil. Doktor tarafından belirtilmediği sürece anne adayının gebelik testine kadar geçen 12 gün boyunca istirahat etmesine asla gerek yoktur. Anne adayı günlük rutinine geri dönebilir ve çalışma hayatına da ara vermek zorunda değildir. Sadece vücudu çok fazla zorlayan ağır sporlardan ya da aşırı uzun süren egzersizlerden kaçınmak gerekir.

Embriyo Transferinden Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tüp bebek tedavisi ve embriyonun transferine dair halk arasında çok fazla yanlış bilgi olduğunu fark edebiliyoruz. Bu bilgilerin doğrularını da sizlere aktaracağız. Anne adayının embriyo transferi sonrasında dikkat etmesi gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Embriyo transferinin ardından basit günlük ev işlerinin yapılmasında hiçbir sakınca yoktur
  • Hapşırma ve öksürme gibi davranışların embriyoya hiçbir zararı olmaz
  • Anne adayının uzun süre ayakta durması, tüp bebek tedavisinin düşükle sonuçlanacağı anlamına gelmez
  • Transferin yapıldığı gün duş alınmaması önerilir
  • Embriyo transferi sonrasında sauna, hamam, kaplıca gibi ortamlarda bulunmamak gerekir
  • Transfer sonrasında doktorun bilgisi olmadan asla ilaç kullanılmamalıdır
  • Ağrı kesici ilaç alımı konusunda da mutlaka doktora danışılmalıdır
  • Embriyo transferinin ardından alkol, sigara ve aşırı kafein tüketiminden uzak durulmalıdır
  • Erken dönemde gebelik testi yapılarak çıkan sonuca itibar edilmemelidir, gebelik testi için en az 12 gün beklenmelidir

Mutlaka okumalısın –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-asamalari

Dondurulmuş Embriyo Transferi Nedir?

Dondurulmuş embriyo transferi

Tüp bebek tedavisinde döllenmenin ardından sağlıklı olan embriyoların daha sonra kullanılması amacıyla dondurulması mümkün olabiliyor. Hücrelerin içerisinde bulunan suyun kristalleşmesini ve embriyoya zarar vermesini önlemek amacıyla, kriyoprezervasyon adı verilen bir işlem uygulanıyor ve bu işlemde de hücre içerisinde bulunan su kriyoprotektan adı verilen bir madde ile değiştiriliyor. Sonrasında dondurma aşamasına geçiliyor.

Dondurulan embriyolar çok uzun süre canlı kalabiliyor. Hatta dondurulan embriyonun 10 yıl sonrasında transfer edilmesi ile elde edilen gebelik örnekleri mevcuttur. Dondurulan bir embriyonun rahme transfer edilmesi de aynı yöntemle gerçekleştirilir.

Embriyo Transferi Sonrası Tutunma Ne Zaman Olur?

Elbette her kadında embriyo transferi sonrasında embriyonun rahme tutunması aynı süre içerisinde gerçekleşmez. Ancak transferin ardından 48 saat içerisinde embriyonun rahim duvarına kendiliğinden tutunması beklenir. Tutunamayan embriyolar adet kanaması ile vücuttan atılır. Çiftler embriyonun tutunamaması durumunda ne yapılması gerektiğini de merak edebiliyor.

Böyle bir durumda dondurulmuş embriyoların ideal zaman içerisinde yeniden transferi denenebilir. Bu yöntem tüp bebek tedavisine en baştan başlama zorunluluğunu ortadan kaldırır ancak dondurulmuş embriyo olmaması ya da embriyonun rahme tutunmasını engelleyecek bir sorun tespit edilmesi, gelişmesi durumunda tedaviye yeniden başlanması gerekecektir. Tüp bebek tedavisi ve embriyo transferi hakkında merak ettiğiniz konuları yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-nedir

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Azospermi

Azospermi Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Azospermi en genel tanımı ile meni olarak adlandırılan sıvı içerisinde olgun sperm hücrelerinin olmamasıdır ve erkeklerde yaygın görülen kısırlık nedenlerinden biridir. Kısırlık tanısı konan erkeklerin % 15’inin çocuk sahibi olmaması azospermiden kaynaklanır. Bu problem ‘tıkanıklığa bağlı olan’ ve ‘tıkanıklığa bağlı olmayan’ şeklinde 2 farklı grupta değerlendirilir.

Teşhis için hangi testlerin yapılması gerektiğine ya da tedavi seçeneklerine değinmeden önce çocuk sahibi olamama gibi önemli bir duruma sebebiyet veren azosperminin belirtilerini gözden geçirmekte fayda olacaktır.

Azospermi Belirtileri Nelerdir?

Azospermi belirtileri

Hastanın azospermi mevcudiyetini kendi kendine anlaması mümkün değildir. Çünkü azosperminin herhangi bir belirtisi bulunmuyor. Bu durum ancak bazı testlerin yapılması ve menideki sperm hücrelerinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ile tespit edilebilir. Boşalma esnasında meni gelmesi, azosperminin hastada bulunmadığı anlamına gelmez. Çünkü menide hiç sperm hücresi olmayabilir ve bunun da hasta tarafından anlaşılması mümkün değildir.

Azospermi Tedavisi Nasıl Olur?

Tedavi azospermi probleminin kaynağını ortadan kaldırmaya yönelik olarak uygulanır. Örneğin hormonlardan kaynaklı olarak bu durum ortaya çıktığında eksik olan hormon dışarıdan takviye ediliyor ve bu sayede sperm üretiminin gerçekleşmesi sağlanıyor. Söz konusu olan kanal tıkanıklığı ise zorunlu olarak cerrahi müdahale uygulanıyor.

Mikro cerrahi işlemler sayesinde kanaldaki tıkanıklık açılıyor. Varikosel kaynaklı bir azospermi durumu mevcutsa bu durumda hastanın varikosel ameliyatına alınması gerekiyor. Ameliyatın ardından erkeklerin çocuk sahibi olmasını sağlayacak olan sperm hücresi üretimi gerçekleşebiliyor. Ancak bu ameliyatta % 10 başarı garantisi verilemez. Çünkü ameliyatın ardından sağlıklı sperm hücrelerinin üretilemediği durumlar da olabiliyor. Sonuç olarak tedavi seçenekleri hastada azosperminin neden ortaya çıktığına bağlı olarak değerlendirilir.

Varikosel Azospermi Yapar mı?

Varikosel testiste bulunan toplardamarların genişlemesi sorunudur. Varikosel tek başına azospermi nedeni olarak değerlendirilmiyor ve hatta tedavi seçeneklerinin arasında varikosel ameliyatının olması da halen tartışma konusu olma özelliğini koruyor.

Mutlaka okumalısınız –> https://www.drismetyildirim.com/sperm-hareketliligi-kac-olmali

Obstrüktif Azospermi Nedir?

Obstrüktif azospermi sperm üretimiyle ilgili bir sorun olmaması ancak sperm hücrelerinin dışarıya çıkması ile ilgili bir sorun olması yani tıkanıklık problemidir. Bu durumda tedavi de tıkanıklığın açılmasını sağlamaya yöneliktir. Böylelikle azosperminin de ortadan kaldırılması mümkün olur. Genel olarak obstrüktif azospermiyi ‘tıkanıklığa bağlı azospermi’ olarak da tanımlayabiliriz. Mevcut azospermi olgularının yaklaşık olarak % 40’ı bu grupta değerlendirilir. Tıkanıklığa bağlı olarak bu sorunun ortaya çıkmasının pek çok farklı nedeni olabilir.

Azospermi Olup Çocuk Sahibi Olunur mu?

Azospermi olup çocuk sahibi olma

Maalesef azospermi tanısı konan erkeklerin doğal yollarla çocuk sahibi olması mümkün değil. Şayet obstrüktif yani tıkanıklığa bağlı olarak azospermiden söz ediliyorsa tıkanıklığın kaynağı ortadan kaldırıldığında çocuk sahibi olamama problemi de kendiliğinden ortadan kalkar. Bu durumda erkekler doğal yollarla çocuk sahibi olabilir.

Fakat nonobstrüktif yani tıkanıklığa bağlı olmayan bir azospermi durumu mevcutsa testislerde bir çalışma bozukluğu olduğundan erkeklerin çocuk sahibi olmaları mümkün olmayabilir. Bir anlamda bu sorunun yanıtının spermin olmamasının nedenine bağlı olarak yanıtlanması gerektiğini söyleyebiliriz.

Hormon eksikliği ya da kanal tıkanıklığı gibi sorunlar günümüzde ilerleyen tıp teknolojisinin de yardımı ile kolaylıkla çözülebiliyor ve bundan kaynaklanan azosperminin giderilmesi de mümkün olabiliyor. Hastalar, başarı oranı son derece yüksek olan tüp bebek tedavisi gibi yardımcı üreme tekniklerinden de faydalanabilir.

Azospermi Nedenleri Nelerdir?

Öncelikle azospermi sorununun 3 grupta incelendiğini belirtmek gerekiyor. Her 3 grupta bu soruna yol açan unsurlar farklı olabiliyor.

Pre-testiküler Nedenler (Nonobstrüktif)

Cinsellik hormonunun zayıf üretilmesi, testislerin sperm üretimini de olumsuz yönde etkiliyor. Buna yol açabilen faktörleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kallmann Sendromu (Genetik bir bozukluk)
  • Hipofiz bezi bozuklukları (genellikle kemoterapi ve radyasyon tedavisinden sonra ortaya çıkar)

İlginizi çekebilir –> https://www.drismetyildirim.com/amh-hormonu-testi

Testiküler Sebepler (Nonobstrüktif)

Testiküler sebepler

Testislerin yapısında ya da işlevlerinde bazı bozukluklar olabiliyor. Bunun nedenleri ise şunlardır:

  • Testislerin olmaması (anorşi)
  • Testis torbasına testislerin inmemesi (Kriptorşidizm)
  • Testislerin canlı sperm hücresi üretememesi (Sertoli cell-only sendromu)
  • Testislerin tam olgun sperm hücresi üretememesi (Spermatogenik arest)
  • Erkeğin ekstra bir X kromozomu taşıması (Klinefelter Sendromu)
  • Kabakulaktan kaynaklı olarak testis şişmesi (Kabakulak orşiti)
  • Tümör
  • Bazı ilaçlara vücudun reaksiyon göstermesi
  • Radyasyon tedavileri
  • Diyabet, siroz ya da böbrek yetmezliği gibi bazı hastalıklar
  • Daha önce geçirilen bazı ameliyatlar
  • Testislerden gelen damarların şişmesi ya da genişlemesi (Varikosel)

Post-Testiküler Nedenler (Obstrüktif)

Boşalma ile ilgili bazı sorunlar ya da üreme kanalındaki bir problem spermin meni torbasına ulaşmasını önleyebiliyor. Azospermi tanısı konan erkeklerin % 40’ın da söz konusu problem bu grupta değerlendirilir. Nedenlerine ise şu örnekler verilebilir:

  • Sperm kanalı gibi üreme sistemindeki bir yerde engel ya da bağlantı kopukluğu olması (Epididim)
  • Doğuştan sperm kanalının olmaması (CBAVD)
  • Enfeksiyon
  • Kist olması
  • Ameliyat ile sperm kanalının tamamının ya da bir bölümünün alınması (Vazektomi)

Tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-nedir

Azospermi Kimlerde Görülür?

Azospermi kimlerde görülür

Kısırlık sorunu yaşayan erkeklerin % 10 ile % 15’inde azospermi görülüyor. Ayrıca kromozom anomalileri olan erkeklerde de bu problemin yaygın bir şekilde görüldüğünü söyleyebiliriz.

Mikro TESE Nedir?

Mikro TESE lokal ya da genel anestezi altında yapılan bir ameliyattır. Menide hiç sperm bulunmaması nedeniyle testislerden sperm hücresi elde etmek amacıyla bir örnek alınır. Testise kesi uygulanır ve doku örneği büyütülerek sperm üretiminin olduğu bölgeler tespit edilir. Mikro cerrahi yöntemle gerçekleştirilen operasyonda testis dokusunu çevreleyen kapsüldeki damar yapısı da gözden geçirilebilir. Bu ameliyat her azospermi durumunda uygulanan bir işlem değildir.

Bilgin olsun –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-fiyatlari

Azospermi Tanısı Nasıl Yapılır?

Öncelikle teşhis konabilmesi için iki ayrı test çerçevesinde son derece gelişmiş bir mikroskop kullanılarak menide hiç sperm bulunmaması durumunun tespit edilmesi gerekir. Hastanın tıbbi geçmişinin de mutlaka doktor tarafından biliniyor olması gerekiyor. Hastanın daha önce çocuk sahibi olup olmadığı, çocukluk döneminde geçirilen hastalıklar, pelvik bölge ile ilgili yaralanma ve ameliyatlar, üreme kanalını etkileyen enfeksiyonlar hakkında doktora bilgi verilmelidir.

Aynı zamanda cinsel yolla bulaşan hastalık geçirilip geçirilmediği, radyoterapi ya da kemoterapi tedavisi görülüp görülmediği, daha önce ya da şu anda kullanılan ilaçlar, uyuşturucu madde kullanılıp kullanılmadığı gibi konularda da bilgi aktarılması önem taşıyor.

Doktor tarafından fiziksel bir muayene de yapılacaktır. Fiziksel muayenede şunlar gözden geçirilir:

  • Üreme organlarının gelişimi, boyutu ve şekli
  • Penis ve testis torbası içerikleri
  • Sperm kanalının olup olmadığı
  • Epididimde hassasiyet ya da şişme
  • Varikosel varlığı

Elbette tanı ve tedavi planlaması için bazı testlerin yapılması da gerekiyor. Bu testleri de şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Testosteron ve FSH gibi hormonların ölçümü
  • Genetik Testleri
  • Üreme organlarının X-ray görüntüleri ve ultrason kontrolü
  • Hipotalamus ve hipofiz bezindeki bozuklukların tespit edilebilmesi için beyin taramaları
  • Azosperminin obstrüktif ya da non-obstrüktif olup olmadığının belirlenmesi için testis biyopsisi

Bu tetkikler de yapıldıktan sonra tüm sonuçlar ve veriler bir arada değerlendirilir. Tanı konduktan sonra ise problemi ortadan kaldırmaya yönelik tedavi seçenekleri değerlendirilir. Azospermi hakkında sorularını yorum bölümüne yazabilirsiniz.

 

Konu ile alakalı dış kaynak:
https://www.invitra.com/en/vasectomy-and-pregnancy/

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

tüp bebek aşamaları

Tüp Bebek Aşamaları Nelerdir?

Tüp bebek aşamaları bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin merak ettiği konulardan biridir. İlk muayene ve çiftlerin değerlendirilmesi ile başlayan aşamalar döllenme ve döllenen yumurtanın anne adayına transfer edilmesi ile son buluyor. Bir süre beklendikten sonra gebelik testinin yapılabilir ve böylelikle çiftlerin heyecanlı bekleyişi son bulur. Tüp bebek tedavisi kapsamında anne adayından yumurta toplanması gerekiyor. Bu işlemin nasıl yapıldığına değinmeden önce ilk muayene ve çiftlerin genel sağlık durumunun değerlendirilmesinden söz edelim.

İlk Muayene ve Çiftin Değerlendirilmesi

Öncelikle tüp bebek aşamaları ilk muayene ve çiftlerin yaşadıkları kısırlık sorununun değerlendirilmesi ile başlıyor. Aynı zamanda tedaviyi uygulayan kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına çiftlerin tıbbi geçmişleri ile ilgili bilgi vermesi de gerekiyor.

Daha önce kısırlığa dair tedavi görüp görmedikleri, cinsel bir hastalık yaşayıp yaşamadıkları, cinsel ilişkinin sıklığı gibi konularda en doğru bilgilerin aktarılması büyük önem taşıyor. Çünkü bu bilgiler ışığında çiftlerin genel sağlık durumları gözden geçirilerek tedaviye başlanabilir. Ayrıca kadının genel bir jinekolojik muayeneden geçirilmesine de ihtiyaç duyulabilir. Tüp bebek tedavisi, başarı oranı son derece yüksek olan bir yardımcı üreme tekniğidir.

Enfeksiyon, tüplerde tıkanıklık olması, erkeklerde sperm kalitesinin düşük olması gibi pek çok nedene bağlı olarak doğal yollardan hamilelik elde edemeyen çiftler bu tedavi ile çocuk sahibi olabiliyor. Tedavinin bu ilk aşaması, hekim tarafından bazı tetkiklerin yaptırılması istenmezse bir günde tamamlanabilir.

Bilgin olsun –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-fiyatlari

Yumurtalıkların Uyarılması

Yumurtalıkların uyarılması

Yumurtalıkların uyarılması tüp bebek aşamaları arasında ikinci sırada yer alır. Bu aşamanın amacı çok sayıda yumurta elde etmektir. Daha fazla sayıda yumurta elde edilmesi, tedavinin başarı oranını da olumlu yönde etkiliyor. Yumurtaların uyarılması için çeşitli ilaçlar kullanılır. Bu aşama boyunca anne adayının çeşitli periyotlar ile kontrole gitmesi gerekir.

Bu sayede yumurtaların durumu doktor tarafından kontrol edilebilir. Yumurtanın belirli bir olgunluğa erişmiş olması durumunda ise anne adayına kalçadan çatlatma iğnesi yapılıyor. Çatlatma iğnesi yumurtanın döllenmeye hazır hale gelmesini sağlıyor. Bu aşamanın yaklaşık olarak 15 gün sürebileceğini belirtebiliriz.

Yumurta Toplama İşlemi (OPU)

Yumurta toplama işlemi çatlatma iğnesinin yapılmasını takiben 36 saat sonrasında gerçekleştirilir. Genel ya da lokal anestezi uygulanarak yapılan bu işlem de diğer tüp bebek aşamaları kadar önem taşıyor. Yumurtaların toplanması işleminde vajinal ultrasonografiden de yardım alınıyor. Sadece çok ender durumlarda laparoskopi ya da transabdominal ultrasonografi tercih edilir.

Hazırlık aşaması ile birlikte 15 ile 30 dakika arasında tamamlanan bu işlemde vajene yerleştirilen ultrason probu ile yumurtalar görüntülenir. Vajen duvarından geçerek yumurtalığa ilerletilen tıbbi bir iğne ile yumurtaların içindeki sıvı aspire edilir ve yumurtalar toplanır. Bu aşamada eşzamanlı olarak erkeğin de sperm örneği vermesi gerekir. Bu aşama bir günde hatta en fazla 30 dakika içerisinde tamamlanıyor. Anne adayının kendini iyi hissetmesi durumunda hemen günlük hayatına geri dönmesi mümkündür.

Tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-transferi-sonrasi

Döllenme (IVF veya ICSI Yöntemi)

Döllenme

Çiftlerin heyecanla bekledikleri tüp bebek aşamaları arasında döllenme de bulunuyor. Tüp bebek tedavisinde döllenme işlemi laboratuvar ortamında gerçekleştirilir. Erkek ve kadın üreme hücreleri bu ortamda buluşturuluyor ve embriyoların 3 ile 5 gün arasında değişen bir sürede yine laboratuvar ortamında muhafaza edilmesi gerekebiliyor. Sonrasında ise embriyonun anne adayına transferi gerçekleştiriliyor ve böylelikle tedavi aşamaları da tamamlanmış oluyor.

Bu noktada IVF ve ICSI yöntemleri arasındaki fark da merak edilebilir. IVF yönteminde döllenme tıpkı rahimde doğal yolla olduğu gibi sperm hücrelerinden birinin yumurtayı döllediği yöntemdir. Bu yöntemde yumurta hücresinin etrafına sperm hücreleri konuyor. ICSI yönteminde ise en kaliteli sperm hücresi seçiliyor ve yumurtanın içerisine enjekte ediliyor. Bu yöntemde doğal bir döllenme olması beklenmiyor çünkü döllenme uzmanların yardımı ile yapılıyor.

Embriyo transferi tedavinin en kısa süren aşamasıdır ve sadece 10 dakikada tamamlanır. Bu aşama sonrasında beklenmedik bir sorun ile karşılaşılmaması halinde çiftlerin 12 gün boyunca yeniden gelmesine gerek olmaz. Bu süreçte anne adayının istirahat etmesi de gerekmiyor. 12 gün beklendikten sonra kanda gebelik testi uygulanır ve böylelikle tedavinin başarılı olup olmadığı yani anne adayının hamile kalıp kalmadığı belirlenir. Tüp bebek tedavisinin tüm aşamaları ile ilgili sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Mutlaka okumalısın –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-nasil-yapilir

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com
Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97

tüp bebek nedir

Tüp Bebek Nedir? Tedavisi Ne Zaman Başlanır?

Tüp bebek tedavisi doğal yollarla hamilelik elde edilemediğinde devreye giren yardımcı üreme tekniklerinden biridir. Düzenli olarak korunmasız cinsel ilişki yaşayan çiftlerin 1 yıl içerisinde gebelik elde etme olasılığı % 85 olarak görülüyor. Bu 1 yıl içerisinde gebelik oluşmadığında kısırlıktan söz edilebilir ve çiftlerin bebek sahibi olmalarını engelleyen unsurlar araştırılabilir. Kısırlık tanısı konduktan sonra kısırlığa neden olan faktörlere yönelik tedavi seçenekleri değerlendiriliyor.

IVF tedavisi de işte bu noktada devreye giriyor. Başarı oranı son derece yüksek olan tüp bebek tedavisinde genel prosedür anne ve baba adayından alınan üreme hücrelerinin laboratuvar ortamında buluşturulmasıdır. Ardından embriyonun anne adayına transfer edilmesi ile tedavi süreci tamamlanıyor. IVF tedavisine ne zaman başlanmalı sorusunun yanıtına da değineceğiz ancak öncesinde bu yardımcı üreme tekniğinin başarı oranlarından söz edelim.

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Oranı Nedir?

tüp bebek tedavisinde başarı oranı

Elbette tüp bebek tedavisi ile günümüzde son derece başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Ancak bu tedavinin başarısının çeşitli unsurlardan etkilendiğini de belirtmek gerekiyor. Genel olarak başarı oranı % 45 ile % 75 arasında değişiyor. Anne adayının yaşı ise bu tedavide en kritik unsurdur.

Çünkü kadınlarda yaş ilerledikçe doğurganlık da azalıyor ve yumurta rezervlerinin azalması başarı şansını düşüren en önemli faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor. Kadınlarda 35 yaştan sonra yumurtalık rezervlerinde azalma başlar ve 40 yaş sonrasında bu azalma da ivme kazanır. Bu nedenle belirli bir yaşta olan çiftlerin IVF tedavisine başvurması için düzenli 1 yıllık cinsel ilişkiyi beklememesi, 6 ay sonrasında gebelik elde edilemediğinde bu yardımcı üreme tekniğinden faydalanması önerilir.

Erkeğin yaşının tüp bebek tedavisinin başarısında etkili olmadığı düşünülüyor ancak bu bilgi doğru değildir. Erkeklerde de yaş ilerledikçe sperm kalitesinde düşüş olabiliyor ve dolayısıyla bu durum tedavinin başarısına yansıyor. Aşırı stres, aşırı kilo, sigara ve alkol kullanımı gibi unsurların da bu tedavinin başarısını etkilediğini göz ardı etmemek gerekiyor. Tedavi süreci boyunca doktorun önerilerini ve uyarılarını dikkate almak son derece önemlidir.

Bilgin olsun –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-asamalari

İstanbul Tüp Bebek Merkezi

İstanbul Türkiye’nin en kalabalık nüfusuna sahip olan kentidir. Bu nedenle IVF tedavisinin de en sık yapıldığı şehirlerin başında geliyor. Tüm çiftler tecrübeli bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurarak bu tedaviden faydalanabilir.  İstanbul’da tüp bebek tedavisi görmek için mutlaka IVF merkezlerine başvurmanız gerekmiyor. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanları da bu tedaviyi yapabilir ve böylelikle çiftlerin bebek sahibi olma hayalleri gerçeğe dönüşebilir.

Tüp Bebek Tedavisine Ne Zaman Başlanır?

tüp bebek tedavisine ne zaman başlanır

Çiftlerin 1 yıllık korunmasız ve düzenli cinsel ilişi yaşamasına karşın gebelik elde edilemediğinde bazı muayene ve tetkiklerin yapılması gerekiyor. Sonrasında ise tüp bebek tedavisine başlanabilir. Tedaviye ne zaman başlanmalı sorusunun yanıtı her çift için aynı değildir. Bazı çiftlerde zaman kaybetmeden tedaviye başlanması da önerilebilir.

Bu sayede tedavinin başarı oranının daha yüksek olması sağlanır. Tedaviye başlanmadan önce muayene olunması ve çiftlerin genel sağlık durumunun kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Bunun mutlaka belirli bir günde yapılmasına gerek yok. Ancak tedavi öncesinde yumurtalıkların değerlendirilmesi ve kandaki bazı hormon değerlerine bakılmasına da ihtiyaç duyulur.

Adet kanamasının 2. ya da 3. gününde kandaki FSH, LH, TSH, E2 ve prolaktin seviyelerine bakılan test gerçekleştirilir. Ultrason ile yumurtalıkların değerlendirilmesi ve anne adayına yumurtalıkları uyaran ilacın verilmesi ile tedavi süreci de başlamış olur. Tüp bebek tedavisi, yumurtalıkların uyarılmasının ardından yumurtaların toplanması, laboratuvar ortamında döllenmenin gerçekleştirilmesi ve embriyonun anne adayına transfer edilmesi süreçleri ile tamamlanmış olur.

Tıkla öğren –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-transferi-sonrasi

İlk Denemede Tüp Bebek Tutar mı?

Elbette tüp bebek tedavisinin ilk denemesinde gebeliğin elde edilmesi mümkündür. Ancak bu tedaviye başarıyı etkileyen çok sayıda unsur olduğunu da unutmamak gerekiyor. Bu tedavi tekrarlanabilir ve 8. hatta 10. denemede başarının elde edildiği çok sayıda hasta olduğunu da belirtmek gerekir. Her çift için ilk denemenin başarılı olacağının garantisi asla verilemez. Bu tedavide kadının yaşının 35 altında olması durumunda her denemede başarı şansı % 60 dolaylarındadır.

Fakat kadının yaşı ilerledikçe IVF tedavisinin başarı oranı da düşüyor. 35 ile 17 yaş arasında her denemede başarı elde edilme olasılığı % 45 civarındadır. 38 ila 40 yaş arasında ise bu oran % 30 civarına iniyor. 40 ile 42 yaş arasında her denemenin başarı olasılığı % 20’ye kadar geriliyor. 45 yaş üzerinde de başarı şansı bulunur ancak % 20’nin de altındadır.

Elbette bu tablo çiftleri umutsuzluğa sürüklememeli! Çünkü Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın pek çok farklı ülkesinde ilerlemiş yaşa karşın tüp bebek tedavisiyle bebek sahibi olan pek çok çift olduğunu unutmamalısınız. Bu rakamlar sadece yapılan araştırmalar ile elde edilen veriler ve istatistiklerdir.

Bununla birlikte söz konusu tedaviden faydalanmak için geç kalmamak da önem taşıyor. Gebelik planlaması olan çiftler birkaç yıl bekleyerek sonrasında tedavi için başvurabiliyor. Oysa bu kadar beklemek gereksiz bir zaman kaybıdır. Çiftler için son derece konforlu bir süreç eşliğinde tamamlanan IVF tedavisi ile bebek sahibi olunabilir.

İlgini çekebilir –> https://www.drismetyildirim.com/tup-bebek-fiyatlari

Tüp Bebekte Kaç Yumurta Döllenir?

tüp bebekte kaç yumurta döllenir

Kadında sadece tek bir yumurtanın olması tüp bebek tedavisinin yapılabilmesi için yeterlidir. Daha fazla sayıda yumurtanın toplanması ise en kaliteli yumurtanın seçilmesi amacıyla yapılan bir uygulamadır. Döllenen her yumurtadan sağlıklı bir embriyo elde edilemeyebilir. Döllenme problemi yumurtadan kaynaklanabileceği gibi sperm hücrelerinden kaynaklanıyor da olabilir.

Bu nedenle hastanın yumurta rezervinin de yeterli olması durumunda birden fazla sayıda yumurta erkek üreme hücreleri ile buluşturulur. Anne adayından toplanan yumurtaların tamamı döllenebileceği gibi hiç birinde döllenmenin meydana gelmeme olasılığı da mevcuttur.

Mutlaka okumalısın –> https://www.drismetyildirim.com/amh-hormonu-testi

Tüp Bebek Transfer İşlemi Ağrılı mıdır?

Öncelikle tüp bebek tedavisinde embriyo transferi işleminin yumurtanın toplanması aşamasından çok daha kolay olduğunu belirtebiliriz. Çoğunlukla embriyonun transferi sadece birkaç dakika içerisinde tamamlanıyor. Ancak hazırlık aşaması ile birlikte bu süre 10 ile 15 dakikaya kadar uzayabilir. Bu işlemin anne adayını zorlayan işlemlerden biri olmadığını belirtmek gerekiyor.

Her hastada olmasa da bazı hastalarda çok hafif düzeyde bir ağrı olabilir. Bu ağrı çoğunlukla işlemin yapıldığı gün yaşanır ve ertesi gün daha da azalarak ortadan kalkar. Anne adaylarının büyük bölümü bu hafif ağrı nedeniyle ağrı kesici ilaç kullanmaya bile gerek duymaz. Ağrının bel ve kasık bölgesinde olabileceğini söyleyebiliriz. Hastalar bu ağrının adet dönemi ağrılarından çok daha hafif oranda olduğunu dile getiriyor.

Lekelenme şeklinde çok hafif bir kanama olması da mümkündür. Hafif kanama tamamen geçici bir durumdur ve kanama da en fazla birkaç gün sürer. Embriyonun transfer edilmesinin ardından sadece 30 dakika dinlenmek yeterli olur. Sonrasında anne adayının günlük hayatına geri dönmesi mümkündür. Kadınların evde istirahat etmesine ya da klinik ortamda kalmalarına gerek duyulmaz. 12 gün beklendikten sonra kanda gebelik testi uygulanabilir. IVF tedavisine dair sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

 

Konu ile alakalı yabancı kaynaklar:
https://monashivf.com/fertility-treatments/fertility-treatments/the-ivf-process/

 

Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz.

Cep Tel: 0532 325 30 08
Asistan Tel: 0535 761 60 97
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Yerleşme Kanaması

Yerleşme Kanaması (Üstüne Görme) Nedir?

Yerleşme kanaması döllenmenin meydana gelmesi durumunda embriyonun rahim içerisine yerleşmesi yani tutunması sırasında …

Prolaktin

Prolaktin (Süt Hormonu) Nedir? Kaç Olmalı?

Prolaktin beynin orta bölümünde yer alan hipofiz bezi tarafından salgılanan bir hormondur. Kısaca ‘PRL’ olarak …

Kolposkopi

Kolposkopi Nedir? Nasıl Yapılır? Fiyatları Ne Kadar?

Kolposkopi alt genital bölgenin detaylı bir incelemeden geçirilmesi için güçlü bir ışık kaynağı ve mercekler …