Etiket: Kadın hastalıkları

HPV virüsü

HPV Virüsü Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

HPV virüsü kadınlarda ve erkeklerle karşılaştığımı ve kansere neden olduğu kanıtlanmış tehlikeli bir hastalıktır.  Human papilloma virüs’ün kısaltılmış hali olan HPV rahim ağzı siğilleri oluşumuna sebep olur. Bu nedenle de rahim ağzı kanseri ve rahim kanserinin en bilindik nedenleri arasındadır. Çoğunlukla cilt yüzeyinde ve rahim içi gibi genital bölgelerin iç kısımlarını örten mukoza oluşan HPV virüsü, ‘çok katlı yassı epitel’ de denen cilt örtü katmanlarını tahrip ederek enfeksiyon oluşturur. HPV virüsü türleri oldukça fazla olan geniş bir virüs türü ailesine sahiptir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında yer alan HPV, siğillerin olduğu bölge ile temas halinde bulaşma riski vardır. Örneğin elde olan bir siğil tokalaşma ile karşı tarafa da bulaşabilmektedir.

Genital siğil belirtileri nelerdir?

Deri üzerinde yassı ya da kabarık biçimde bazen içi su dolu kabarcıklar hâklinde bazen de pembe, kahverengi tonlarında rengi olan siğiller genelde milimetrik olarak ölçülse de bazı kişilerde siğillerinin boyutları birkaç santime kadar ulaşabilmektedir. Bağışıklık sistemi çeşitli nedenlerle düşmüş olan yani immunsupresif kişilerde ve diyabet hastalarında görülen siğiller ise çoğunlukla türevlerinden daha büyük ve üst üste binmiş biçimde görülür.

Siğillerin sayısı ve boyutu bazı kişilerde gerileye bildiği gibi bazen de artış görülebilmektedir. Çoğu zaman genital siğiller belirti vermese de kanama ve kaşıntı şikâyetleri bazı hastalarda görülebilir. Kadınlarda, iç genital bölgedeki meydana gelen siğiller bağlı olarak cinsel ilişki sırasında veya sonrasında ve gebelikte kanama olarak belirti verebilir. Dış genital bölgedeki siğillerin çoğu ise gözle görünür ve kaşıntı yapabilir. Erkeklerde genital siğiller ise penis, kasık, testis, makat bölgesinde görülebilmektedir. Erkeklerde genital siğiller düşük oranda olsa da bazen idrar yolları ve anüs çevresine oluşur ve bu durumda erkeklerde idrara yapma zorluğu ile belirti verir.

Virüsün bulaşmasından uzun yıllar sonra siğiller ortaya çıkabilir ve HPV sessizce pusuda beklerken hiç belirti vermeden ilerleyebilir ya da hiç ortaya çıkmadan yok olabilir. Bunun nedeni bağışıklık sisteminin virüsü yok etmesidir. Her virüste siğil olmak zorunda değildir.

HPV virüsünün türleri nelerdir?

İnsan Papilloma Virüsü Enfeksiyonu olarak bilinen ve 170’in üzerinde farklı türü olan virüsün 30 ile 40 türünün anogenital olduğu bilinmektedir. Bu da 30-40 tip virüsün dış genital organların yüzeyinde ve anüs ve anüs etrafını tahrip ederek enfekte olmasına sebep olduğu anlamına gelir.

HPV virüsü kansere neden olur mu?

170’in üzerinde farklı alt türe sahip olan Human papilloma virüs için kansere neden olan yüksek risk grupları 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 68, 73, 82 ve 68 gibi virüs tipleri iken düşük tipler 6, 11, 40, 42, 43, 44, 54, 61, 70, 72 ve 81 olarak bilinmektedir.

Rahim ağzı kanserleri nedenlerinin tümünden HPV virüsü sorumlu tutulurken HPV enfeksiyonu baş boyun kanserleri, penis kanseri, vulva kanseri, vajina kanseri ve anal kanser türlerinden sorumlu tutuluyor. Cinsel temasın olduğu bu bölgelerde çok daha sık karşımıza çıkan HPV virüsü kanser gelişiminde az ya da rol oynar. HPV Tip 16’nın Rahim ağzı kanserlerinin %50’sinden HPV Tip 18’in ise %15-20’sinden sorumlu olduğu bilinmektedir. Genital siğil, rahim rahim ağzı siğilleri gibi hastalıkların da en bilindik nedeni olan İnsan Papilloma Virüsü Enfeksiyonu kanser başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına da neden olmaktadır. Genital siğillerin nedenleri araştırıldığında hastaların %90’ın da düşük riskli virüs tipleri olan tip 6 ve 11 enfeksiyonu rol çıkar.

HPV nasıl bulaşır?

Genital siğillerin enfeksiyon yapma potansiyeli oldukça yüksektir. Genital siğil çoğunlukla oral, makat ve vajinal cinsel temasla bulaşır. Partnerler arasında bulaşma oranı yaklaşık %60’dır. Yüksek bulaşma oranı nedeniyle cinsel aktif bireylerde hayat boyu genital siğil görülme oranı %50’ye yaklaşmıştır.

HPV bulaşmasındaki riskler;

  • Cinsel ilişkiye erken yaşta başlamak
  • Birden fazla cinsel partnerle birlikte olmak
  • Korunmasız cinsel ilişkiye girmek
  • Cinsel ilişki ile bulaşan enfeksiyon geçmişi
  • Bağışıklık sistemi düşüklüğü

HPV virüsü nasıl tedavi edilir?

HPV virüsünün tedavisi yoktur. Ancak enfeksiyon çoğu zaman kişilerin kendi bağışıklık sistemi tarafından yok edilebilmektedir. Kanseri gelişimi incelendiğinde bir hücrenin doğal döngüsünden çıkarak bir anormal olarak bölünmesi gözlemlenir. Rahim ağzı kanseri oluşumda da bu anormal bölünme bazı ara basamaklardan geçerek kanser gelişir. Smear testi gibi ileri testler ile rahim ağzından biyopsi alınır ve test sonucunda yıllar sonra kansere dönüşme ihtimali olan bazı kanser türleri dâhi saptanabilir. HPV tedavi edilebilen bir virüs olmasa da HPV’nin yol neden olduğu kanser öncesi saptanmış bulgular tedavi edilerek kanser oluşumu engellenebilmekte veya en aza indirilebilmektedir.

Rahim ağzı kanseri taraması ya da rahim kanseri taraması gibi kolaylıkla parça alınarak net bir biçimde inceleme sayesinde erken teşhisin büyük faydalarını gördüğümüz hastalıklarda test sonucu karşılaştığımız anormallikler saptanabilmekte ve gerekli görülürse en hızlı şekilde tedavi başlanabilmektedir. Rahim ağzı siğilleri, genital siğiller virüsten kaynaklı enfeksiyon varlığın en bilindik göstergelerindendir. Genital siğiller ilaçla ya da basit veya cerrahi müdahalelerle tedavi edilebilmektedir.

HPV virüsü erkeklerde ve kadınlarda ne gibi belirtiler verir?

Hem erkeklerde genital siğil hem de kadınlarda genital siğil kolaylıkla tespit edilebilen lezyonlardır. Erkeklerde penis, skrotum da denen testis torbası bölgesinde görülebilen genital siğil; kadınlarda ise vulva adı verilen dış genital bölgeler sıklıkla oluşsa da boğazda, ağız çevresi ve dudaklarda anüsün etrafında siğil ortaya çıkabilir. Genital siğiller ile kendini gösteren düşük riskli HPV tipleri çok kolay belirti verirken yukarıda da saydığımız virüs tipleri kanserle doğrudan ilişkili olsa da çoğu zaman belirti vermezler ve ancak tarama testleri ile saptanabilmektedirler. Bu nedenle kanserde erken teşhisin önemi değer biçilemeyecek kadar fazladır.

Erkeklerde HPV virüsü nasıl anlaşılır?

Erkeklerde HPV teşhisi için bilinen bir teşhis yoktur.

HPV’den korunmak için ne yapılmalıdır?

HPV aşısı korunmanın en etkili ve en önemli basamağıdır. Aynı zamanda sünnet olmak ve prezervatif kullanmak da virüs bulaşma riskini azaltır.

HPV aşısı nedir?

HPV aşısı 3 farklı türe sahiptir ve aşıların her biri FDA tarafından onaylıdır. 9-26 yaş aralığındaki çocuklarda ve yetişkinlerde aşı için onay alınmıştır. Aynı zamanda önceden HPV tanısı almamış 24-45 yaş arasındaki kadınlara da aşı yapılmaktadır. Kas içine yapılan aşı HPV aşısının içerdiği HPV tiplerine bağlı olarak siğillerden ve kanser gelişiminden koruyucu etkisi vardır. Aşılar 0, 1 veya 2 ve 6. ayda kas içerisine enjektör vasıtasıyla yapılmalıdır.

 

Sigaranın kadınlar üzerindeki etkisi nedir?

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Sigaranın Kadınlar Üzerindeki Etkisi

Sigaranın Kadınlar Üzerindeki Etkisi

Sigaranın Kadınlar Üzerindeki Etkisi: Gelişmekte olan toplumlar da özellikle son yıllar da sigara kullanan kadın sayısı artmaktadır. Doğal olarak da sigaraya bağlı ölüm sebepleri de kadınlar da artmıştır. Özellikle akciğer kanseri sigara içen kadınlar da birincil ölüm sebebi olmuştur. Yapılan araştırmalar da kadınların sigaraya erkeklere göre daha duyarlı olduğunu göstermiştir. Gerek genetik yapı gerekse kadın akciğer anatomik yapısı bu duyarlılığı arttırmaktadır ayrıca sigaraya başlamış kadınların erkeklere göre sigarayı bırakması daha zordur. Kullanım süresi uzadıkça da kadın sağlığı üzerin de olumsuz etkiler artmaktadır. Bütün organlar üzerine sigaranın olumsuz etkileri mevcuttur.

Sigara Kısırlığa Yol Açar mı?

Sigara içiminin erkekler de olduğu gibi kadınlarda da üreme üzerine etkisi vardır. Erkekler de sigara içimi özellikle sperm sayısı ve kalitesin de azalmaya yol açar, kadınlar da da aynı şekil de yumurta kalitesi azalır. Sigara dumanın da bulunan karbon monoksit, nikotin, hidrokarbonlar, kadmiyum gibi ağır metaller kanda serbest radikaller oluşturarak gelişmekte olan yumurtaya zarar verir. Ayrıca yumurta kan akımının azalmasına sebebiyet vererek sayı ve kalite de azalmaya yol açar.

Döllenmiş yumurtanın döl yatağına yerleşmesini engeller, döllenmiş yumurtanın tüpler içerisin de ilerlemesini engeller. Buna ilave olarak erken gebelikler de rahim kan akımını azaltarak düşüklere sebebiyet verir. Gebeliği boyunca sigara içen kadınlar da erken doğum riski artar ve bebekte gelişme geriliği meydana gelir. Benzer etkiler aynı mekanizmalarla aşılama ve tüp bebek yapılan hastalarda da görülür.

Sigara içmek Cinsel Hayatınızı Etkileyebilir

Sigaranın Cinsellik Üzerindeki Etkisi

Sigara içen kadınlar da uzun dönem yan etkileri cinsellik üzerine de olabilmektedir. Genital bölge kan akımının azalmasına bağlı olarak vajina da esneklik sağlayan kollajen ve elastik lif yapımın da azalma meydana gelir. Bu durum ilişki de ağrıya sebebiyet verebilir ve isteksizlik yaratabilir. Ayrıca vajina da sulanma da azalma olur ve kuruluk ortaya çıkar, kuruluk acı hissine sebebiyet vererek ilişki de isteği azaltır.

Yumurtalar da kan akımının azalmasına bağlı olarak östrojen hormonun da uzun vadede azalma meydana gelir. Genital bölge de olumsuz etkilenmeler ortaya çıkar, benzer etki ile menopoz daha erken başlayabilir ve cinsellikte problemler ortaya çıkabilir östrojen eksikliğine bağlı olarak ileri dönemler de idrar kaçırma ve kemik erimesi gibi durumlar ortaya çıkabilir.

Kemik erimesinin sebebi sigara mıdır?

Sigara içmek kemik erimesi sebebimidir

Kadınlar da kemik erimesi menopoz ile beraber artar östrojen hormonunun kemikler üzerine olan olumlu etkisi menopoz ile beraber kaybolur. Gerek östrojen hormonunun azalması gerekse sigara içindeki maddelerin kemik üzerine olan olumsuz etkileri kemik erimesin de hızlanmaya sebebiyet verir. Sigara dumanın da bulunan serbest radikaller kemik yapımını sağlayan hücrelerin fonksiyonlarının azalmasına sebebiyet verir.

Kollojen lif yapımının azalmasına bağlı olarak kemik erimesinde hızlanma meydana gelir. Kemik erimesine bağlı kırılma riskinin artmasına bağlı olarak emboli riski artar ve ölüm oranları yükselir. Sigaranın kadınlar üzerindeki etkisi çok fazla olabildiği gibi kemik erimesinin de başlıca sebepleri arasın da sayabiliriz.

Sık görülen jinekolojik problemler için tıklayınız

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

genital-sigil

Genital Siğil

Genital Siğil Nedir?

Genital siğil, HPV virüsüne bağlı olarak meydana gelen cilt yüzeyinde karnabahar şeklinde büyüyen hastalıktır. Genel olarak cinsel yolla bulaşan HPV adı verilen insan papilloma virüsüne bağlı gelişir. Virüsün özelliği insandan insana geçiş yapmasıdır. Onkogen yani kanser yapma potansiyeli olan bir virüstür. Virüs vücuda girdikten sonra virüsün tipine bağlı olarak ve de kişinin vücut direncine bağlı olarak hızlı gelişebilme potansiyeline sahiptir.

Son yıllarda bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok hızlı bir şekilde HPV enfeksiyonları yayılmaktadır. Özellikle cinsel ilişki yaşının geriye gelmesi toplumlarda cinselliğe bakış açısının değişmesi, ilişkiye girilen partner sayısının fazla olması virüsün vücuda girişini kolaylaştırmaktadır. Virüs ile temas edildikten sonra vücut direncine bağlı olarak erken evrede genital  siğiller daha ileri dönemde ise kadınlarda rahim ağzı kanseri riski artmaktadır.

HPV Virüs Hastalıkları

Birçok HPV virüs tipi vardır genital bölgeyi tutan HPV virüsü olduğu gibi, cildin diğer bölgelerini tutan HPV virüs tipleri mevcuttur. İlişki sonrası HPV virüsü alındığında özellikle genital bölgede kadın ve erkekte karnabahar şeklinde değişik milimetrik boyutlardan birden fazla cilt belirtilerine sebep olur. Kadınlarda ileri dönemlerde HPV virüsü rahim ağzına yerleşerek rahim ağzı kanserine yol açabilir.

Kadın ve erkeklerde seksüel pratiğe bağlı olarak ağız içinde, yutakta ve ses tellerinde papillom adı verilen siğiller ortaya çıkabilir, ayrıca özellikle homoseksüel erkeklerde anal bölgede siğiller görülebilir. Siğillerin yeterli tedavi edilmediği durumlarda cildin neresinde olursa olsun kansere dönüşüm potansiyeli vardır.

Genital Siğil Tedavisi

Genital siğiller tespit edilir edilmez hızlı bir şekilde tedavi edilmelidir. Erken tedavi edilen siğillerde yayılma ve bulaşma riski azaltılır. Değişik tedavi yöntemleri vardır. Hastalığın yaygınlık derecesine göre kimyasal ilaç tedavisi, elektrik ile yakma, gaz ile dondurma tedavileri uygulanır. Çok büyük kitleler haline dönüşmüş siğillerde cerrahi ile kitle çıkarılır. Genital bölgedeki siğil sayısının fazla olduğu durumlarda anestezi altında koter ile yakma işlemi daha uygun olabilir. Sayı olarak daha az olan siğillerde lokal anestezi ile elektrik koter veya dondurma işlemi yapılabilir. Aynı şekilde ağız içi ve ses telleri siğillerde de benzer uygulamalar yapılır. Kadınlarda tedaviden sonra vajinal smear testi yapılarak HPV virüsünün rahim ağzına etkisi kontrol edilir. Ayrıca vajina sürüntüsünden HPV tip tayini yapılabilir.

HPV Aşısı

Özellikle HPV virüsü ile karşılaşmamış 9-46 arası kadınlara rahim ağzı kanser aşısı yapılarak, siğil ve de rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlanır. Son yıllarda HPV virüsü ile karşılaşmış hastalarda tedavi sonrası HPV aşısı yapılmaktadır. Ayrıca HPV virüsü ile karşılaşmış  kadın ve erkeklerin partnerlerine de koruyucu amaçlı HPV aşısı yapılmaktadır.

Hpv virüsü ve rahim ağzı kanseri makalemizi okumak için tıklayınız.

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

gebelik-ve-miyom

Gebelik ve Miyom

Gebelik Ve Miyom

Gebelik ve miyom özellikle ileri yaş gebeliklerde sıklıkla görülen bir durumdur. Özellikle 35 yaş ve üzeri gebe kadınlar da her 100 anne adayından 4-5 tanesinde miyom görülür. Miyom sayısı en az 1 veya ortalama 3-4 adet olabilir. İleri yaşlarda olup ilk gebeliğini yaşayan kadınlar da daha sık miyom görülür. Miyom gebe kalmayı engelleyeceği gibi gebeliğin gidişatında da önemli problemler ortaya çıkarabilir. Erken doğum riski yaratabileceği gibi aşırı büyük miyomlar da bebeğe basıya bağlı olarak şekilsel anormalliklere yol açabilir. Genellikle miyom tespiti anne gebe kaldıktan sonra yapılan ilk ultrasonda belli olur.

Miyom Nedir?

Miyom, rahimin kas tabakasından kaynaklanan iyi huylu tümörlerdir. Kanserleşme riski yok denilecek kadar azdır. Her yaşta görülebileceği gibi özellikle 35 yaş sonrası kadınlarda daha sık görünür. Genetik zemin yüksektir, anne veya kız kardeşinde miyom olan kadınlarda görülme olasılığı fazladır. 35 yaş sonrası kadınların %30-40’ında değişik büyüklüklerde ve sayıda miyomlar mevcuttur.

Rahim iç tabakasına yakın olan miyomlar aşırı kanamaya sebebiyet verir, dış tabakaya yakın miyomlar daha çok ağrıya sebebiyet verir.

Miyomların Gebelikte Ortaya Çıkardığı Sorunlar

Miyomların sayı ve büyüklüğüne bağlı olarak ve de rahim içindeki lokalizasyona bağlı olarak problemler ortaya çıkar. Rahimin iç tabakasında olan miyomlar da gebe kalma zor olabileceği gibi gebelik durumlarında düşük riski fazla olur. Gebelikte östrojen hormonunun artmasına bağlı olarak miyomlar da hızlı büyüme meydana gelir ve ağrı sebebi olur.

Yine miyomun büyüklüğüne ve lokalizasyonuna bağlı olarak erken doğum riski ortaya çıkar ayrıca aşırı büyük miyomlar da bebeğe basıya bağlı olarak şekilsel anormallikler meydana gelir. Miyomun doğum kanalını kapadığı durumlarda sezaryen yapılması uygundur.

 

miyom-tedavisi
miyom-tedavisi

Miyom Tedavisi

Gebelik öncesi miyom tanısı konulduğunda özellikle 4 cm’den büyük miyomlar da ameliyat uygun olur. Gebelik döneminde miyom tanısı konulduğunda ameliyat imkanı yoktur. Miyomun hızlı büyümesine bağlı olarak ağrı meydana geldiği durumlarda, serum tedavisi ve ağrı kesici uygun olur. Miyomun beslenme organının arkasına yerleşmesi durumunda dekolman adı verilen  (plasentanın rahim duvarından ayrılması) tehlikeli durum ortaya çıkabilir. Gebenin hangi dönemi olursa olsun acil ameliyat gerekir. Doğum şekli sezaryen ise uygun olan miyomların çıkarılması doğru olur. Sonuç olarak, gebe kalmadan önce veya gebelik düşünen kadınların muhakkak önceden muayene olması uygun olur. Gebeliği engelleyecek veya riske sokabilecek büyük miyomların gebelik öncesi ameliyat edilmesi uygun olur.

 

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

jinekolojik-problemler

Sık Görülen Jinekolojik Problemler

Sık Görülen Jinekolojik Problemler

Adet düzensizlikleri

Ergenlik çağından menopoza kadar her dönemde kadınlarda adet düzensizlikleri görülebilir. Sıkıntı, stres, kilo alıp verme, fiziksel yorgunluk, hava değişimi, rahim ve yumurtalıkların mikrobik hastalıkları, yumurta kistleri ve rahimde miyomlar düzensizlik sebebi olabilir. Adetlerde gecikmeler olabileceği gibi, erken adet görmede önemlidir. Jinekolojik muayene ve ultrasonografik inceleme ile tanı ve tedavi yapılır.

Yumurta Kisti

Ergenlik çağından menopoz dönemine kadar yumurtalar da içi sıvı veya kan ile dolu kistler meydana gelebilir. Yaş ilerledikçe kistlerin kötü huylu olma riski artar. Özellikle 5’cm geçen kistler de patlama olasılığı yüksekliğinden dolayı ameliyat uygun seçenek olabilir. Kistlerin sebebini anlamak için uygulanan bazı kan testleri de mevcuttur.

Rahimde Miyom

Özellikle 35’yaşından sonra rahimde meydana gelen iyi huylu tümördür. Her 10’kadından 3-4 tanesinde vardır. Aşırı kanama, ağrı, düşük, erken doğum, etraf organlara da bası yapabilir. Aşırı kanama durumlarında miyom ameliyatı uygun tedavi yöntemidir. 40’yaşından sonra miyomu olan kadınlarda genellikle rahim komple alınır.

Vajina ve Rahim Mikrobik Hastalıkları

Vajina, rahim ve yumurtalarda değişik mikroplara bağlı olarak iltihabi durumun meydana gelmesidir. Akıntı, kanama, ağrı, koku, yüksek ateş gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bir kısım mikrobik durumlar ilişki ile de bulaşabilir, dolayısıyla eşe de tedavi uygulanması gerekir. Enfeksiyonun tipine göre uygun antibiyotik tedavisi yapılır.

Menopoz

Yumurtalar da ki doğurganlığı sağlayan hücrelerin bitmesine bağlı olarak ortaya çıkan östrojen hormonunun üretilmediği dönemdir. Ateş basması, uykusuzluk, sinirlilik,  gece terlemesi, konsantrasyon zayıflığı, unutkanlık ve de ileri dönemde kemik erimesi meydana gelir. Menopoz tedavisi uygun olan kadınlarda östrojen hormonu takviyesidir.

 

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Rahim Kalınlaşması

Rahim Kalınlaşması

Menopoz öncesi ve menopoz sonrası rahim içinde iç tabakanın, belirli bir milimetrik değerin üstüne çıkması oldukça önemlidir. Bu dönemde östrojen hormonunun rahim içini fazla uyarması rahimde kalınlaşmaya yol açar. Aşırı kalınlaşma kansere bağlı olabileceği gibi, şiddetli bir hormonel dengesizliğin de belirtisi olabilir.
Rahim kalınlaşmasının sebebini tespit etmek amacı ile “Endometrium Biyopsi” işlemi yapılır.

Tanı amaçlı yapılan bir işlemdir ve kalınlaşmanın sebebini ortaya çıkarmaya yöneliktir.
Ağrılı bir yöntem olduğu için hafif Anestezi altında yapılmaktadır. Biyopsi ile alınan parça patolojik incelemeye gönderilir, patoloji sonucuna göre ilaç tedavisi veya ameliyat gerekebilir.

Detaylı bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi‘ile irtibata geçebilirsiniz.

Erken-adet-gorme-nedenleri

Erken Adet Görme ve Nedenleri

Erken adet görme nedenleri, normal olarak iki adet tarihinin arasında 21 günden az süre olmasıdır. Adet kanamalarının 21 günden az, 35 günden daha fazla sürede
Devamını Oku

adet kanaması normalde kaç gün sürer

Adet Kanaması Normalde Kaç Gün Sürer?

Adet kanaması, diğer ismi ile regl olmak, kadınların her ay düzenli olarak yaşadığı, kadınlara özel bir kanama durumudur. Kadın yumurtalıklarında yumurtlama fonksiyonu gerçekleştiğinde, rahim duvarı kendi kendine bir doku geliştirmeye başlar. Bu doku, yumurtalık üzerinde döllenme gerçekleşmediğinde dökülmeye meyillidir ve döllenme olmazsa bir miktar kan ile birlikte vücuttan vajina yoluyla direk dışarı atılır. Bu kanama, adet kanamasıdır ve de normal şartlar altında yaklaşık 3 ile 7 gün arasında devam eder. Her kadında adet kanaması süresi, adet döngüsü ve adet kanaması miktarı kesinlikle farklı olarak gelişir.

Adet kanaması döngüsü kaç günden oluşur?

Adet kanaması normalde 3 ile 7 gün arasında gerçekleşir ancak adet kanamasına
Devamını Oku

menopoz donemi

Menopoz Dönemi Ne Kadar Sürer?

Menopoz Dönemi Ne Kadar Sürer: Menopoz her kadın için eşsizdir ve kendine özgü şekilde başlar. Her ne kadar menopoz semptomlarının ne kadar süreceği konusunda olağan bir aralık olsa da, her kadının belirtileri ve belirtilerin şiddeti kendine özgüdür.
Genel olarak, menopozun ilk bulguları, 30’lu yaşların ortalarından geç 50’lerin sonuna kadar her an başlayabilir; en yaygın olanlar 40’ların ortalarından sonlarına doğru tamamlanır. Bazı semptomlar, vajinal kuruluk ve üriner semptomlar gibi, postmenopoz da devam edebilir.

Menopozun üç aşaması vardır. İlk evre, perimenopoz dur veen uzun süren evredir. Sıcak basması, menopozun ortak bir semptomu olmakla beraber birkaç yıldır sürebilir.Ancak menopoza girmeden önce uzun yıllar perimenopozal semptomlar yaşayabilirler.

Menopoz, yaşlanmanın normal ve doğal bir parçasıdır. 40’lı yıllarınıza girerken, vücudunuz menstrüel olmayıncaya kadar muhtemelen daha az östrojen üretmeye başlayacaktır. Menstrüasyon durduktan sonra menopoza girmiş olursunuz. Tıbbi müdahale olmadan gerçekleşen doğal menopoz, üç aşamadan oluşur:

  • Perimenopoz
  • Menopoz
  • Menopoz sonrası

Menopoz öncesi dönemde misiniz?

Premenopousal, peri-menopozun başlangıcına kadar olan süreyi ifade eder. Menopoz Öncmenoesi terimi, son adet döngüsüne kadar olan zamanı tanımlamak için de kullanılır, bu nedenle çok kesin değildir. Peri-menopoz, menstruasyon döngüsü değişiklikleri gerçekleşirken menopozun etrafındaki zamandır fakat amenore başlamasının 12 ayı henüz gerçekleşmemiştir. Periyotlarınızı durdurmuş olabilirsiniz, ancak henüz 12 aylık periyodunuz tamamlanmadığından, postmenopozal olarak tanı alamazsınız.

Birçok kişi perimenopoz ile menopozu karıştırır. Perimenopoz, bir kadının menopoza geçmeye başladığı evredir. Perimenopozal fazın bazı ortak semptomları şunları içerir:

  • Sıcak basması
  • Gece terlemeleri
  • Vajinal kuruluk

Perimenopoz döneminde, vücudunuz hormon düzeyleri hızla düşene kadar on bir veya iki yıl kadar daha az östrojen üretmeye başlar. Perimenopoz, menopoz girmeden 10 yıl önce de başlayabilir. Genellikle 40’lı yıllarda başlar, ancak bazı kadınlar 30’larında perimenopozal döneme girebilir.

12 ay üst üste adet görülmediğinde ve adet görmemeye yol açacak farklı bir sağlık sorunu yoksa menopoz teşhisi koyulur. 12 ay sonra ise postmenopozal döneme girilmektedir.

Perimenopozal semptomları ortalama dört yıl sürebilir. Bu evre ile ilişkili semptomlar, menopoz sırasında ve postmenopoz denilen yıllar boyunca devam edebilir.

Belirtiler

Perimenopoz geçerken bir dizi belirtiyle karşılaşırsınız. En yaygın olanları şunlardır:

Sıcak basması: Bu belirti yüzünüzde ve vücudunuzda ani bir sıcaklık hissi duymanıza neden olur. Birkaç saniye veya birkaç dakika daha sürebilirler. Sıcak basması günde birkaç kez veya ayda birkaç kez meydana gelebilir.

Gece terlemesi: Uyku esnasındaki sıcak basmaları gece terlemelerine neden olabilir. Gece terlemeleri sizi uyandırıp gün boyunca ekstra yorgun hissettirir.

Vajinal değişiklikler: Vaginal kuruluk, düşük libido ve acilen idrar yapma ihtiyacı, genitoüriner menopoz sendromunun (GSM) semptomlarıdır.

Duygusal değişiklikler: Hafif depresyon, ruhsal değişimler ve sinirlilik olabilir.

Uyku bozukluğu: Gece terlemesi yüzünden uykusuzluk gibi uyku sorunları oluşabilir.

Perimenopozun diğer belirtileri şunları içerebilir:

  • Göğüslerde hassasiyet
  • Premenstrüel sendromun kötüleşmesi (PMS)
  • Kuru cilt, gözler veya ağız
  • Baş ağrısı
  • Kas ve eklem ağrısı
  • Odak ve bellek sorunları
  • Saç dökülmesi
  • Kilo almak

Bu ilave semptomlardan herhangi biriyle karşılaşırsanız, diğer nedenleri ortadan kaldırmak için doktorunuzu ziyaret edin. Perimenopoz boyunca tüm bu semptomları yaşayabilirsiniz. Fakat sıcak basması tipik olarak perimenopozun başlangıcında ortaya çıkar.

 

Menopoz da hormon tedavisi yazımızı bu bağlantıya tıklayarak okuyabilirsiniz:

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

AMH Hormonu

AMH Hormonu Testi (Anti-Müllerian Hormon)

AMH Hormonu: Yumurtalık, tüpler, rahim, rahim ağzı ve vajina gibi kadınlık organlarının bulunduğu kanala müller …

Yumurtalık Kanseri Nedir

Yumurtalık Kanseri Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Yumurtalık kanseri: Normal vücut hücreleri büyüme, bölünme ve kontrollü çoğalma yetisine sahiptir. Bazen hücrelerdeki …

Labioplasti Nedir

Labioplasti Nedir

Labioplasti, kadınlarda iç genital organlara uygulanan bir genital estetik ameliyatıdır. Çoklu doğumların neden olduğu …