Etiket: istanbul kadın doğum

Östrojen Hormonu Nedir

Östrojen Hormonu Nedir

Östrojen hormonu yumurtalıklardan salgılanan bir cinsiyet hormonudur. Östrojen hormonu seviyesinin fazla ya da eksik olması farklı sorunlara neden olur. Gerek östrojen eksikliği gerekse de östrojen fazlalığı yaşayan kadınların şikayetleri de hormon replasman tedavisi de denen hormon tedavisi yöntemleri ile giderilebilmektedir. Peki nedir bu östrojen

Östrojen hormonu nedir, ne işe yarar?

İnsanda cinsiyet belirleyici 2 hormondan biri olan östrojen hormonu kadınlarda yumurtalıktan salgılanan, adet döngüsünü saplayan, meme büyümesi, kalça şekillenmesi, gebelik oluşunda rahim iç zarını bebeğin tutunup büyüyebileceği bir ortama hazırlanması gibi kadınsal özelliklerin oluşumunu sağlayan en belirgin hormondur.

Östrojen fazlalığı neden olur?

Yumurta hücresi âdetin ilk gününde gelişmeye başlar ve ortalama 12-16 gün sonra yumurtlama oluşur. Yumurtlama sonrası açığa çıkan korpus luteum adlı doku tarafından da progesteron hormonu salgılayarak östrojene karşılık verir. Yumurtlamanın gerçekleşmemesi durumunda hormon seviyesi hızla artacak ve vücutta östrojen artışı meydana gelecektir.

Kadınların yaşam biçimleri de östrojen fazlalığına neden olabilmektedir. Düşük lifli beslenme, sigara ve alkol kullanımı, aşırı kafein tüketimi gibi yaşam tarzı olan kadınlarda hormon fazlalığı daha fazla görünmektedir. Aynı zamanda hormon replasman tedavileri, kortizon kullanımı, fenotiazinler (nöroleptik psikiyatri ilaçları) gibi ilaçlar da hormon birikimine neden olurlar. Diğer yandan ksenoöstrojen denen östrojeni taklit ederek hormon gibi davranan kimyasallar da ciddi östrojen artışına neden olur.

Östrojen gibi davranan bu tip kimyasallar insülin direncini arttırır ve vücuttaki yağ oranının artmasına neden olarak karaciğerde fonksiyon bozukluklarına neden olurlar. Aynı zamanda granüloza hücreli yumurtalık tümörleri de östrojen salgılayarak hormon artışına neden olan tümörlerdir.

Östrojen eksikliği neden olur?

Östrojen Eksikliği

Hipotalamus ve hipofiz bezleri tarafından bazı hormonların üretilmesi, yumurta hücresinin gelişmesi ve hormon sentezleyebilmesi için gereklidir. Beyin içinde bulunan hipotalamus ve hipofiz bezlerinde meydana gelen bazı işlev bozuklukları bu hormonların üretilmesini engelleyebilir. Bu durumda yumurtalıklarda östrojen üretimi tetiklenmediğinden hormon eksikliği oluşur.

Menopoz ile birlikte yumurtalık rezervi tükendiğinden ve aktif yumurta hücresi kalmadığında da östrojen eksikliği gözlenebilir. Menopoz doğal sürecinde ya da cerrahi de olsa aynı durumun yaşanması muhtemeldir.

Fazla östrojen belirtileri nelerdir?

Östrojen fazlalığının belirtileri başında ilk belirti olarak adet düzensizliği gelir. Yumurtlama olmadığı için artan östrojen seviyesi rahim iç tabakasını sürekli büyümesine neden olur ancak progesteron olmadığı yumurta çatlamaz yani adet bir türlü başlamaz.

Adet gecikmesi oldukça uzun sürer ve sonunda parçalı, pıhtılı kanamalar şeklinde adet görülür. Östrojen fazlalığının uzun yıllar sürmesi rahim iç zarı kalınlaşmasına neden olur. Rahim iç zarı kalınlaşması da daha çok menopoza yakın kadınlarda ya da menopoz sonrasında rahim iç zarı (endometrium) kanseri sebeplerinin başında gelir.

Östrojen eksikliği belirtileri nelerdir?

Estrogen eksikliğinin belirtileri başında adet görememe gelir. Gerekli sinyalleri ulaştırmayı başaramayan beyin ya da uyarıları verse de karşılığında adet gecikmesi ilk belirtisi adet görememedir. Yumurta hücresini olmaması demek estrogen sentezlenememesi demektir ve bu da rahim iç zarı gelişememesine sonucunda da adet görememeye neden olur.

Saç dökülmesiyle bir bağlantısı var mıdır?

Saç dökülmesi nedenleri arasında androjen hormonu kaynaklı dökülmeleri görülür. Erkeklik hormonu olan androjen kadınlarda saç dökülmesi sebeplerinden sorumlu olan bir hormondur. Polikistik over sendromu, östrojenle birlikte androjen hormonunda da artış gözlenmesine neden olur. Polikistik over sendromunda erkek tipi saç dökülmesi, artan androjen seviyesinden kaynaklı olarak sık görülebilmektedir.

Östrojenin vücuttaki görevleri nelerdir?

Kadın cinsiyetinin belirlenmesinde en önemli hormon olduğu bilinen estrogen kadın tipi tüylenme, meme büyümesi, adet döngüsünün sağlanması ve gebe kalma gibi, sayısız kadınsal özellikten sorumludur.

Östrojen düşüklüğü nasıl tedavi edilir?

Östrojen Düşüklüğü

Östrojen düşüklüğü belirtileri için uygulanan hormon testleri sonucu beyin ile ilgili bir sorun olup olmadığı araştırılır. Çoğunlukla menopoz kaynaklı olan östrojen eksikliği için dışarıdan hormon destek ilaçları ile tedavi edilir.

Düşük östrojen seviyelerinden kullanılan yöntem olan yerine koyma tedavisi ile vücutta azalan hormon dışarıdan verilerek dengelenir. Hormon tedavisi oral, vajinal ya da topikal olarak verilebilir. Çoğu zaman menopozal dönemde veya menopoz sonrası şikâyetlerin giderilmesi için başvurulan bir tedavi yöntemi olan hormon tedavisi menopozal semptomların giderilmesini sağlar.

Önceki yıllarda çok daha fazla kullanılan hormon tedavisinin kanser gelişimine, damar tıkanıklığı ve pıhtı oluşumuna neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenle hormon tedavisi öncesi doktorunuz fayda/zarar oranına göre bir tedavi metodu belirleyecektir. Buna örnek olarak rahmi alınmış bir kadın, meme sorunları ya da farklı ek riskleri yoksa yalnızca estrogen içeren ilaçlar verilir. Rahimi alınmamış bir postmenopozal bir hastaya ise progesteron+östrojen içerikli tedaviler uygulanır. Bu hormon tedavileri minimum dozda tutulur ve mümkün olduğunca kısa bir tedavi süreci uygulanmalıdır.

Hormon ilaçlarının bu gibi yan etkilerinden dolayı riski ve yan etkisi olmayan farklı tedavi metodları arayışı halen devam etmektedir. Fitoöstrojen denen bitkiseller insan vücudunda östrojen benzeri etkiler gösterir ve hormon seviyesini dengelemek için kullanılan başlıca yöntemlerdendir.

İzoflavon ve lignan olan 2 farklı fitoöstrojen türü vardır. Soya fasulyesi ve soya ürünlerinde izoflavondan gibi kuru baklagillerin menopoz belirtilerini azalttığı bilinmektedir. Lignan içeren keten tohumu, kepekli tahıllar, bazı bakliyatlar, sebze ve meyveler de menopoz semptomlarına iyi geldiği bilinse de üzerinde yapılmış yeterli çalışmalar bulunmamaktadır.

Östrojen fazlalığında ne gibi önlemler alınmalıdır?

Yumurtlama döngüsünün düzenlenmesi ile genç kadınlarda adet düzeni yeniden sağlanabilir. Ancak orta yaşlı kadınların hormon seviyesini düzenlenmesi için hormon tedavisi ya da hormon içerikli spiral uygulaması seçeneklerdendir. Hormon tedavisi rahim içi kalınlaşmasını da önleyeceğinden rahim içi kanserinin önlenmesi için de oldukça önemlidir.

Karın şişkinliği ve memelerde hassasiyet nedenleri nelerdir?

Estrogen vücutta su tutulmasına yani ödeme neden olan bir hormondur. Adet olamama, adet gecikmesi gibi durumlarda özellikle de ellerde ve ayaklarda meydana gelen şişliklerin nedeni de budur. Karın şişkinliği, gaz problemleri, meme hassasiyeti, duygu durum bozuklukları, bacak ve kalçalarda selülit, libido azalması gibi durumlara neden olan yüksek östrojen düzeylerinin aynı zamanda meme kanseri ve rahim kanseri ile de yakından ilişkili olduğu bilinmektedir.

Sık sık meydana gelen sıcak basması, migren, kronik baş ağrısı, vajinal kuruluk, idrar kaçırma, kas zayıflığı, sırt ve eklem ağrıları, dikkat dağınıklığı, anksiyete, kemik erimesi ve kalp-damar hastalıkları gibi komplikasyonlar da düşük estrogen seviyesi sonucu meydana gelmektedir.

Vajinismus nedir?

Konu ile alakalı yabancı kaynaklar:

https://www.medicalnewstoday.com/articles/277177.php

 

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Our Score
Yazımızı değerlendirmek istermisiniz?
[Total: 0 Average: 0]
Devlet hastanesinde kürtaj

Devlet Hastanesinde Kürtaj

Devlet hastanesinde kürtaj yapılır mı? Türkiye’de kürtaj işlemi yasaldır ancak devlet hastanesinde kürtaj iş yoğunluğu nedeniyle kürtaj işlemi rutin bir şekilde yapılamamaktadır. Tıbbi bir sebebe bağlı olarak gerek anne ile ilgili bir tıbbi problem gerekse bebek ile ilgili bir anormal gelişim veya bebek gelişimin durması durumunda kürtaj işlemi Devlet hastanelerinde de yapılabilmektedir.

Özel sağlık kuruluşlarında yeterli ekipman ve personele sahip hastanelerde kürtaj işlemi isteğe bağlı olarak yapılabilmektedir. Türkiye’de adet rötarından itibaren   10. haftaya kadar yasal olarak kürtaj işlemi yapılır. Türkiye’de özel sağlık hizmetlerinin az olduğu illerde il bazında kürtaj işlemi yapılmamaktadır. Genellikle büyükşehirler de özel hastanelerin varlığından dolayı kürtaj işlemleri isteğe bağlı olarak sıklıkla yapılır.

Devlet Hastanesinde Kürtaj Yapılır mı?

En İyi Kürtaj Yapan Yer Neresidir?

Türkiye’de her yerde kürtaj işlemi yapılmaktadır ancak kürtaj işlemlerinin çoğu İstanbul’da ve diğer büyükşehirler de yapılmaktadır. Kürtaj işlemi yapılmadan önce hasta genellikle internetten işlemin yapıldığı yerler ile ilgili bilgi alır gerektiğinde direk doktoru arayarak görüşme yapabilir. Kürtaj işlemi en iyi şekilde yeterli ekipman ve personele sahip hastane ortamlarında yapılır ayrıca güvenli olması açısından hastanın genel anestezi ile uyutularak yapılması daha iyi sonuç verir yeterli hekim tecrübesi ve de vakumlu kürtaj tekniği ile yapılan kürtaj işlemleri oldukça güven sağlar. Dolayısıyla güvenli ve en iyi şekilde kürtaj yapılan bir yer aranırken hastane ortamının ve doktorun tecrübesinin aranması oldukça önemlidir.

Kürtaj işlemi öncesinde hastanın yeteri kadar bilgilendirilmesi İşlem tekniği hakkında bilgi verilmesi işlem sonrasında hastanın daha rahat olmasını sağlayacaktır ayrıca kürtaj işleminin hasta isteği doğrultusunda gizli tutulması kayıtlara geçmemesi oldukça önemlidir bu konuda hastanın işlem öncesi tatmin edilmesi gerekir. Güvenli kürtaj yaptırmak isteyen hastaların istanbulda bulunan bakırköy ilçesindeki kliniğimizi ziyaret edebilirler.

En iyi kürtaj yapan yer neresidir?

Kürtaj İlacı Nedir?

Diğer adı ile düşük ilacı olarakta adlandırılır. Kürtaj ilacı alıp gebeliğe son verme yani kendi kendine gebeliği sonlandırma gibi bir durum düşünülür. Toplumda sıklıkla yanlış bir şekilde değerlendirilen kürtaj ilaçları gerçekte doktorlar tarafından kullanılan kürtaj işleminin kolaylaştırılması amacıyla işlem öncesi hastaya vajinal yolla veya ağız yoluyla verilen ilaçlardır, hiçbir şekilde doktor dışında kullanılamaz. Eczanelerde satışı yasaktır.

Bazı hastalar ilacı bir şekilde temin edip düşük yapmak amacıyla kullanabilmektedir bu durum ciddi sonuçlara yol açabilmektedir, aşırı kanamaya bağlı olarak veya rahimde delinme gibi riskler ortaya çıkabilmektedir. Bir gebelik durumu eğer istenmediği zaman kürtajdan başka alternatif ile sonuçlanması mümkün değildir dolayısıyla hekim kontrolü dışında düşük amacıyla ilaç kullanımı hiçbir şekilde doğru değildir…

 

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

Tel: 0532 325 30 08
Mail: dr.ismetyildirim@hotmail.com

Our Score
Yazımızı değerlendirmek istermisiniz?
[Total: 2 Average: 5]
adet-agrisi

Adet Ağrısı

Ağrılı Adet Görme

Adet ağrısıAğrılı adet görme, genellikle genç kızların ilk adet görmeye başladığı dönemde meydana gelir. Yeni adet görmeye başlayan genç kızlarda. Yaklaşık %80 ‘ inde ağrılı adet mevcuttur. Hafif bir kasık ağrısı olabileceği gibi çok şiddetli, güçlü ağrı kesici gerektiren durumlarda ortaya çıkabilir. Ağrılı adet görmek çoğu zaman sosyal bir problem haline gelmekte ve iş gücü kaybına yol açmaktadır.

Ağrılı adet(Dismenore) değişik yaş gruplarında değişik sebeplere bağlı olarak meydana gelir. Özellikle doğum yapmamış kadınlarda %80 sıklıkla mevcuttur. Düzenli adet gören kadınlarda adet ağrısı yumurtlamanın düzenli olduğunu gösterir. Çoğunlukla adet sancısı durumunda anatomik anormal bir durum mevcut değildir. Adet sancısı hormonal sebeplere bağlıdır. Bunun dışında rahim ile ilgili bazı hastalıklarda (miyom, adenomyozis), yumurtalıklarla ile ilgili bazı hastalıklarda (kist, enfeksiyon, yapışıklıklar), tüpler ile ilgili hastalıklar (tüplerde sıvı birikimi, tümöral durumlar) ağrılı adet meydana gelir. Ağrılı adet görme yanında bazen bulantı, kusma ve ishal gibi durumlarda ortaya çıkar.

adet-ilaci
adet-ilaci

 

Ağrılı Adet Tedavisi

Genç kızlarda ve hiç doğum yapmamış kadınlarda meydana gelen, hormonal sebeplere bağlı olan adet ağrısı durumlarında NSAID adı verilen ağrı kesiciler ile tedavi yapılır. Gerekirse bu ilaçların oral alınan tabletleri dışında iğne formları veya fitilleri de kullanılabilir. Ağrının fazla olduğu durumlarda ağrı kesici tedaviye ilave olarak hormon düzenleyici tedavi (doğum kontrol hapları, vb.) kullanılabilir.

Yumurta kistlerine bağlı ağrı durumlarında kistin sebebine bağlı olarak tedavi planlanır. Özellikle 5 cm’ den büyük kistlerde cerrahi tedavi uygun olabilir.

Endometriosis adı verilen hastalıkta rahim , tüp ve yumurtalıkların etrafındaki yapışıklıklardan dolayı adet ağrıları ortaya çıkabilir, bu durumda cerrahi yöntemlerle (laparoskopi veya açık cerrahi ) tedavi yolun gidilir.

 

Erken adet görme ve nedenleri için tıklayınız.

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Our Score
Yazımızı değerlendirmek istermisiniz?
[Total: 0 Average: 0]
kadinlarda-idrari-kacirma

Kadınlarda İdrar Kaçırma

Kadınlarda İdrar Kaçırma

Kadınlarda idrar kaçırma özellikle doğum yapan (normal doğum yapan) kadınlarda 40’lı yaşlardan sonra meydana gelen sosyal yaşamı sıkıntıya sokan bir durumdur. Ülkemizde normal doğum sayısının fazla olmasına bağlı olarak idrar kaçırma oldukça yaygındır. İlave olarak kilosu fazla olan kadınlarda, organları gevşek olan kadınlarda daha fazla meydana gelir. Bunun dışında ileri yaşlarda şeker hastalığında nörolojik problemlerde ve psikiyatrik problemlerde meydana gelir.

Normal Doğum Sonrası İdrar Kaçırma

Bir ve ya daha fazla normal doğum yapan kadınlarda özellikle iri doğum yapmaya bağlı olarak vajina kas dokusunda yırtılmalar ve gevşemeler meydana gelebilir. Ayrıca doğuma yardımcı olmak amacıyla yapılan epizyotomi (vajina kesisi ) yöntemi ve de uygun şekilde dikilmemesi bir sebep olabilir. Doğum sayısının artması ile beraber 40’lı yaşlardan sonra vajinal kaslarda gevşemeye bağlı olarak idrar torbasında ve rahimde dışarı doğru sarkmalar meydana gelir. idrar torbası ile idrar çıkışı arasındaki kanalın açısının bozulmasına bağlı olarak aksırık öksürük ile (stres inkontinans) idrar kaçırma meydana gelir. İlave olarak kilo fazlalığı devamlı idrar kaçırmaya sebebiyet verebilir. Özellikle hasta sıkıştığında tutamama durumumu ortaya çıkar (overflow inkontinans).

Şeker hastalığına bağlı olarak ve de nörolojik bazı hastalıklarda da idrar kaçırması ortaya çıkabilir (nörojenik mesane). Ayrıca herhangi bir yaşta kadınlarda idrar yolu enfeksiyonuna bağlı olarak (sistit) idrar kaçırmaları ortaya çıkabilir. Bununla beraber gebelik döneminde gerek rahim basısına bağlı olarak gerekse gebelik hormonunun artışına bağlı olarak idrar kaçırma meydana gelebilir (gebelik idrar kaşınması). Menopoz döneminde de östrojen hormonunun eksilmesine bağlı olarak kaslarda gevşeme ve de idrar kaçırma meydana gelebilir.

İdrar Kaçırma Tedavisi

Kadınlarda idrar kaçırma: Doğum sonrası vajinal kasların gevşemesine bağlı olarak meydana gelen idrar kaçırma olaylarında tedavi genellikle cerrahidir. İdrar torbasını yukarıya kaldırmak ve de idrar kanalını açılır hale getirmek amacıyla yapılan birçok cerrahi yöntem mevcuttur. Cerrahi öncesi ve sonrası özellikle kilolu hastaların kilo vermesi oldukça önemlidir. Nörolojik bozukluğa bağlı ve de şeker hastalığına bağlı olan idrar kaçırma tedavisi tıbbi olup bazı ilaçlar kullanılır. Kadınlarda idrar kaçırma Menopoz döneminde östrojen hormonunun eksilmesine bağlı olarak meydana gelen idrar kaçırmalarında lokal östrojen hormonu uygulamaları yapılır.

Konu ile alakalı yabancı kaynaklar:
https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/urinary-incontinence/symptoms-causes/syc-20352808

https://www.medicinenet.com/urinary_incontinence_in_women/article.htm#what_is_urinary_incontinence

İdrar kaçırma ile ilgili diğer konumuzu buradan inceleyebilirsiniz.

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Our Score
Yazımızı değerlendirmek istermisiniz?
[Total: 0 Average: 0]
jinekolojik-muayene

Jinekolojik Muayene

Hangi Sıklıkla Jinekolojik muayene yapılır

jinekolojik muayene genellikle kadınlarda üretkenlik çağında yani 18-50 yaş aralığında yapılmaktadır. 18 yaş öncesinde düzensiz kanamalar sıklıkla jinekolojik muayene sebebidir. Menopoz döneminde ise daha çok beklenmedik vajinal kanamalar ve idrar ile ilgili şikayetler muayene sebebi olmaktadır.

Şikâyet olsun veya olmasın her kadına senelik jinekolojik muayene yapılmalıdır. Rutin yapılan bir jinekolojik muayenede öncelikle ultrasonografi yapılarak rahim ve yumurtalıklara ait şekilsel anormallikler (miyom, kist, doğuştan gelen rahim anormallikleri vs.) tespit edilir. Takiben jinekolojik masada spekulum muayenesi yapılarak rahim ağzı kontrol edilir. Ülkemizde kadınlar sıklıkla jinekolojik bir problem ile karşılaştıklarında muayeneye gelmektedir. Ancak son yıllarda Human Papilloma Virüs (HPV) Enfeksiyonu artışına bağlı olarak vajinal smear yaptırmak amacıyla jinekolojik muayeneye kadınlar gelmektedir. Jinekolojik muayenede ultrasonografik inceleme, spekulum muayenesi ve vajinal smear testi yapılması muayenenin tam olmasını sağlar. Vajinal smear testi ile rahim ağzı kanseri veya erken belirtileri tespit edilebilir.

Jinekolojik Ultrasonografik İnceleme

Ultrasonografi cihazı ile genital organlar kontrol edilerek, miyom, rahim içinde polip, rahim yapışıklıkları, basit yumurta kisti, çikolata kisti, kanser kistleri, kısırlık sebebi olabilecek durumlar tespit edilebilir. Her jinekolojik muayenede muhakkak yapılması gereklidir. Karından veya vajinal yol ile ultrasonografi yapılabilir. Bazı hastanelerde ultrasonografi işlemi radyoloji uzmanı tarafından yapılır.

Jinekolojik Muayene

Ultrasonografi işlemi yapıldıktan sonra hasta jinekolojik masaya alınır, pozisyon verilir. Öncelikle spekulum adı verilen cihaz ile vajinaya girilir, cihaz açılarak rahim ağzı görülür hale getirilir. Rahim ağzındaki ve vajinadaki mikrobik hastalıklar, yara, polip, siğil gibi durumlar tespit edilir. Gerekli görüldüğünde vajinal smear testi yapılır. Daha sonra spekulum çıkarılarak elle muayene yapılır. (Bimanual muayene). Elle muayenede rahim de bir hassasiyet, yapışıklık, büyüme, yumurtalarda ise kist ve enfeksiyon gibi durumlar tespit edilir.

 

Vajinal Smear Testi

Spekulum muayenesi yapılırken rahim ağız kısmından özel bir fırça ile hücreler alınır, lam üzerine yayılır, alkol ile fikse edilerek patolojik incelemeye gönderilir.
Özellikle rahim ağzı kanserlerinin tespitin de özellikle etkilidir. Ayrıca bazı enfeksiyon hastalıkları ve hastanın hormonal durumu ile ilgili de bilgi verebilir.

Meme Muayenesi

Jinekolojik muayeneye ilave olarak bazı doktorlar tarafından meme muayenesi de yapılabilir. Özellikle meme ile ilgili bir şikâyeti olan kadında meme muayenesi de yapılması uygun olur. Elle meme muayenesi yapıldıktan sonra şüpheli bir durum varlığında meme ultrasonografisi ve mamografi tetkiki istenebilir. 40 yaşından sonra rutin mamografik incelemeler gerekli durumlarda her sene takip amaçlı yapılabilir. Şikâyeti olmayan bir kadında ise 40 yaşından sonra iki yılda bir mamografik inceleme yapılması uygun olur.

Konu ile alakalı site içi diğer linkler.
Hpv virüsü ve rahim ağzı kanseri
Sık görülen jinekolojik problemler

Uluslararası linkler.
https://www.msdmanuals.com/home/women-s-health-issues/diagnosis-of-gynecologic-disorders/gynecologic-examination

https://www.britannica.com/science/gynecological-examination

 

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Our Score
Yazımızı değerlendirmek istermisiniz?
[Total: 0 Average: 0]
hpv-virüsü

İnsan Papillom Virüsü Ve Rahim Ağzı Kanseri

Rahim Ağzı Kanseri Artıyor Mu?

Rahim ağzı kanseri artıyor mu? İnsan Papillom Virüsü (HPV) cilt ve mukozalarda papillom (siğil) oluşumuna yol açan bir virüstür. Virüsün değişik tipleri bulunmaktadır. Özellikle genital bölgeyi etkileyen virüslerin, siğil oluşumu ve de ileri zamanlarda rahim ağzı kanseri oluşumu açısından önemi oldukça fazladır. Günümüzde hastalık hızlı bir şekilde artmaktadır. Jinekolojik muayene hastalarında yaklaşık %10-15 başvuru sebebi olmaktadır.

HPV Virüsün Özelliği Nedir?

HPV virüsü RNA virüsü olup insandan insana geçebilen ve de hastalık yapma özelliğine sahip bir virüstür. Virüs sıklıkla cinsel yolla (Vajinal, Oral, Anal seksle ) bulaşır (%95 sebep). Ayrıca elden ele temas, mağazalarda iç çamaşırlarının korumasız şekilde denenmesi, epilasyon, ortak kullanılan tuvaletler vb. diğer bulaşma yollarıdır. Vücut direnci iyi olan insanlarda virüs vücuda alınmış olsa bile hastalık hali ortaya çıkmayabilir. Seneler sonra vücut direnci zayıflandığı dönemde (Gribal Enfeksiyon, ağır diyet yapmak, sıkıntı stres, sigara kullanımı, kortizon ve benzeri ilaçlar kullanımı, vücut direnci düşüren hastalıklar) hastalık ortaya çıkabilir.

 

HPV Hastalık Tanısı

HPV virüsü vücuda alındıktan sonra birkaç hafta ile birkaç sene içerisinde siğil şeklinde deri ve mukozalarda (iç deri) enfeksiyon ortaya çıkar. Virüsün tipine bağlı olarak vücudun farklı bölgelerinde hastalık ortaya çıkar. Genital bölge virüsleri Tip 6, 11, 16, 18, 41, 45 tipleridir. Bu virüslerin ayrıca kansere dönüştürücü (Onkojenik Transformasyon ) özelliği vardır. Siğillerin alınması sonrasında immünolojik inceleme ile tip tayini yapılabilir. Özellikle genital bölgeyi etkileyen tiplerde vajina içinden sıvı alınarak tip tayini yapılabilir. Günümüzde sağlık ocaklarında bu şekilde vajinal sürüntü ile tip tayini yapılabilmektedir. Ayrıca kanda HPV mikrobuna ait antikor miktarları ölçülerek virüsün varlığı ve tipi tayin edilebilmektedir.

 

HPV Virüsü Ne Yapar?

Bu görselin kaynağı: http://www.muratenoz.com/2016/10/agizda-viral-papillom.html adresinden alınmıştır.

HPV Virüsü bulaştıktan sonra cilt mukozalarda karnabahar şeklinde benlere (siğil, papillom, kondillom) yol açar. Ayrıca genital bölge virüsleri rahim ağzına yerleşerek mevcut hücrelerde kanser dönüşümüne sebebiyet verebilir. Seksüel pratiğe bağlı olarak genital bölge virüsleri anal bölgede ve de ağız bölgesinde de hastalığa sebebiyet verebilir. Ağız içinde basit bir siğil olabileceği gibi ses tellerinde ve yutak da siğil ve kanser oluşumuna yol açabilir. Nitekim gırtlak kanserlerinin %85’e yakınında HPV virüsü tespit edilebilmektedir.

 

HPV Virüsü Enfeksiyonu Tedavisi

Genital bölgede siğil tespit edildiğinde daha fazla yayılmaya imkân vermeden tedavisi yapılmalıdır. Siğil sayısı az olduğunda muayenehane şartlarında lokal anestezi yapılarak elektrokoter ile siğiller tedavi edilebilir. Siğillerin yaygın ve de vajina içinde olması durumda hastaya hafif bir uyku verilerek genel anestezi altında elektrokoter uygulanarak tedavi edilir. Koter edilen siğillerden patolojik inceleme yapılabilir. Ağız içi ve ses tellerinde bulunan siğillerde Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından değerlendirme yapılır ve tedavi şekli belirlenir. Vücut direncinin düşmesine sebep olan durumlar ortadan kaldırılır. Özellikle proteinden zengin vücut direncini arttıran diyet uygulamaları tavsiye edilir.

 

HPV Virüsünden Korunma Yolları

Genital bölge virüs tipleri sıklıkla cinsel ilişki ile bulaştığı için korunma şekli oldukça kolaydır. Özellikle prezervatif kullanımı ve ilişki sonrası virüs etkili anti septik sabunların kullanımı oldukça fayda sağlar. Ayrıca partnerlerin genital bölgelerini kendilerinin muayene etmesi, farklı bir belirti ile karşılaşmaları durumunda jinekolojik veya cildiye muayenesi olmaları oldukça önemlidir. Siğil varlığında tedavisinin erkenden yapılması başarı şansını yükseltecektir. Kadınlarda rahim ağzı kanseri açısından düzenli aralıklarla vajinal smear testi yapılması önemlidir.

Konu ile alakalı  kaynak linkler:

https://www.verywellhealth.com/does-kissing-lead-to-hpv-transmission-3132987

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24637512

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25392180

https://academic.oup.com/jid/article/199/9/1253/941461

http://kbb-uzmani.blogspot.com/2014/11/bogaz-kanserlerinde-hpv-virusu-sklg.html

http://www.muratenoz.com/2017/09/opusmek-hpv-ya-da-sigil-bulasmasna.html

http://www.muratenoz.com/2018/07/oral-HPV-sigil-papillom.html

 

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Our Score
Yazımızı değerlendirmek istermisiniz?
[Total: 0 Average: 0]

11-14 Hafta Ultrasonografik İnceleme

Henüz 45-80 mm uzunluğunda olan bir ceninde modern bir ultrasonografi cihazı ile anatomik inceleme ayrıntılı bir şekilde yapılabilir. Gebeliğin 11 ve 14. haftalarında ceninde sonografik inceleme ile görülmesi gereken çok önemli anatomik yapılar mevcuttur. Özellikle kromozom adı verilen, anne ve babadan genetik materyal geçişini sağlayan yapıların sayısal ve yapısal anormalliklerine bağlı ortaya çıkan ‘’Trizomi’’ hastalığının teşhisi bu dönemde konulabilmektedir. Tecrübeli ellerde yapılan sonografik inceleme ile erken dönemde problemli gebelikler tespit edilebilecek ve tedavi yoluna
Devamını Oku

Our Score
Yazımızı değerlendirmek istermisiniz?
[Total: 0 Average: 0]
Cinsiyet belirleme

Cinsiyet Belirleme Nedir? Nasıl Yapılır?

Cinsiyet belirleme için son yıllarda ortaya sıkça iddialar atılmaktadır. Kimi kadın, Çin takvimi ile hamile kalmak …

Jinekolojik muayene

Jinekolojik Muayene ve Smear Testi

Jinekolojik muayene ve smear testi: 18 yaşından sonra ilişkiye giren her kadında, senelik jinekolojik muayene yapılmalıdır. …

Kızlık zarı dikimi

Kızlık Zarı Dikimi Nasıl Yapılır?

Kızlık zarı dikimi herhangi bir nedenle bekâretini kaybetmiş olan kadınların talep ettiği bir ameliyattır. Kızlık …