Etiket: Jinekoloji

gebelik-makyaj

Gebelik ve Makyaj

Gebelik ve Makyaj

Gebelik esnasında en büyük problemlerden biri, kullanılan bazı kimyasalların bebeğe zarar verip vermediği konusudur. Bu kimyasal maddeler deri yoluyla (makyaj malzemeleri), solunum yoluyla(spreyler vb.) alınabilir.

Hamilelik döneminde değişen hormonal duruma bağlı olarak ciltte bazı istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Özellikle yüz ve vücut bölgelerinde lekelenmeler, ciltte kuruluk tırnaklarda incelme ve kırılmalar, saçlarda dökülme ve incelmeler sıklıkla görülür. Bu tarz belirtilerin tedavisi amacı ile kullanılan ilaç veya kozmetik ürünler cilt yolu veya ağız yolu ile ve de solunum yolu ile alındığında anne kanına karışıp beslenme organı yolu ile bebeğe geçebilir ve zararlı etki oluşturabilir. Bu sebeple her türlü ilaç, kimyasal madde ve kozmetik ürün kullanımı doktor kontrolünde olmalıdır.

Gebelik ve Saç Boyaları

Kozmetik ürünler içinde en sık sorulan soru saç boyalarıdır. Gebelik döneminde hormonal etkiye bağlı olarak saçlarda dökülme ve incelmeler olabilir. Bu amaçla kullanılan şampuan, krem, saç boyaları bebek üzerine olumsuz zihinsel ve fiziksel etki yapabilir. Saç boyalarının bebek üzerine olabilecek potansiyel zarar verici bir etkisi tam olarak tespit  edilmemiş olsa da yine de özellikle ilk 3 aylık gebelik döneminde yani organların gelişim döneminde saçların boyatılması önerilmez. İlk 3 aydan sonraki dönemde özellikle beyazlayan saçlara bitkisel boyalar ile işlem yapılabilir, kimyasal bazı maddeler kullanılabilir. Saçları düzleştirmek amacı ile kimyasallar yerine (Na-hidroksit) hava, ısı ve pres yapıcı yöntemler kullanılmalıdır.

Gebelik ve Cilt Değişiklikleri

Hamilelikte ortam hormonal etkiye bağlı olarak ciltte kuruma, lekelenme, sivilcelenme, tırnaklarda incelme oluşabilir. Nemlendirici krem ve şampuanlar rahatlıkla kullanılabilir. Cilt çatlakları için Lanolin ve Kakao içeren kremler kullanılabilir. Güneşten korunmak amacı ile en az 20 faktörlü kremler kullanılabilir. Tırnak bakımı için yine kremler ve Ca++ alımı önemlidir. Hamilelikle beraber ortaya çıkan her türlü cilt belirtisi doğum ile beraber ortadan kalkacaktır.

Gebelik ve Duş

Hamilelik esnasında sıcak su ile sade duş alınması ciltte kuruluğa ve hamilelik belirtilerinin artmasına sebep olacaktır. Sıcak su cilt altındaki damarlarda genişlemelere ve kızarıklık artışına yol açacaktır. Günde 1 kez ılık su ile duş almak gebede rahatlamaya, uyku kalitesinde artışa ve cilt belirtilerinin de azalmaya yol açacaktır. Ayaklarda varis mevcudiyetinde soğuksu ile masaj rahatlama sağlayacaktır.

Gebelik ve Kaşıntı

Hamilelikte artan hormonal etkiye bağlı olarak ciltte incelme ve kaşıntı ortaya çıkabilir. Nemlendirici kremler çözüm olabilir. Ancak giderek artan kaşıntı ve nemlendiriciye cevap vermiyorsa, gebeliğin kendine özgü hastalıkları düşünülebilir ve doktorumuza bilgi vermelisiniz. Bazı ilaçlar ile tedavi mümkün olacaktır.

Gebelik ve Sivilce

Hamilelik döneminde değişen ve artan hormonal duruma bağlı olarak sivilcelerde artış olabilir. Cildin yağlanması, temiz tutulmaması, bazı makyaj malzemeleri sivilce oluşumunu arttırır. Tedavide, yüzün temiz ve kuru tutulması önemlidir. Bazı lokal uygulanan kremler doktor denetiminde kullanılabilir. Ağızdan sivilce ilacı alımı doğru değildir. Bazı durumlarda ise gebelik sivilceler üzerine olumlu etki eder ve düzelmesini sağlar.

Gebelik ve ikili tarama testi için tıklayınız.

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Bartolin Kisti Nedir?

Bartolin Kisti Nedir?

Kadınlarda sıklıkla görülen genital bölge enfeksiyonudur. Vajina girişinde sağlı, sollu bulunan, ilişkide kayganlaşmayı sağlayan küçük organcıklardır. Vücut direnci zayıf kadınlarda ve ilişkiye bağlı mikrop kapan kadınlarda bartolin bezlerinde enfeksiyon ortaya çıkar. Vajina girişinde genellikle tek taralı ve nadiren iki taraflı şişme, ağrı, kızarma, hassasiyet ve ödem meydana gelir. Enfeksiyon erken dönemde tedavi edildiği zaman 3-5 gün içinde antibiyotik ile bütün şikâyetler tamamen düzelir. Ancak yeterli tedavi edilmez ise veya vücut direnci zayıf ise abseye dönüşür. Kronikleşmiş hassas ağrılı kızarık enfeksiyon kitlesi halini alır.

Bartolin Kisti

Bartolin absesi cerrahi ile ve de antibiyotik ile tedavi edilse bile tekrar edebilmektedir. Bir kaç enfeksiyon sonrası vajina girişinde genellikle tek taraflı bazen ise iki taraflı ağrılı olmayan kitle şeklinde kalabilmektedir. Kitle bir fındık büyüklüğünden bir mandalina büyüklüğüne kadar olabilmektedir. Bu kitleye artık bartolin kisti adı verilir. İçi sıvı ile dolu bir kitle halini almıştır. Zaman zaman kitle abseye dönüşerek şiddetli şikayetlere yol açar.

 

bartolin-kisti
bartolin-kisti

Bartolin Kisti Tedavisi

Bartolin kistinin tedavisi tamamen cerrahidir. Aktif enfeksiyon olmadığı dönemde genel anestezi altında doğumhane veya ameliyathane ortamında kist haline gelen kitle tamamen çıkarılır. Kitlenin oluşturduğu geride kalan boşluk estetik bir şekilde kapatılır 3 hafta içinde tamamen iyileşme sağlanır.

Bartolin Kisti Ameliyatı Sonrası Cinsel Fonksiyon

Bartolin bezi çıkarıldığı zaman ilişkiye bağlı vajinada kayganlaşmanın ortadan kalkacağına inanılır. Ancak vajina sulanması sadece barfolin bezleri ile meydana gelmez, vajina içinde bulunan farklı bezlerde kayganlaşma fonksiyonu idame ettirilir. Dolayısıyla ameliyatın cinsel fonksiyona olumsuz bir etkisi söz konusu değildir.

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

Gebelik ve İkili Tarama Testi

Gebelik ve İkili Tarama Testi

Gebelikte genetik anormallikleri tespit etmek amacıyla geliştirilmiş bir testtir. Gebeliğin 11-14’haftaları arasında yapılır. Ayrıntılı ultrasonografik inceleme ile gebelik haftası tam olarak tespit edilir. Bebeğin ultrasonografide Baş-Popo Mesafesi, Kafa çapı mesafesi, ense kalınlığı ölçümleri yapılır. Kalbin dört odacığının varlığı, burun kökü kemiğinin varlığı ve de bebekte genel bir anormallik olup olmadığı tespit edilir. Bebeğin vücudundaki bazı damarlardan kan akımı ölçümleri yapılır, elde edilen bu veriler dokümante edilerek hasta laboratuvara gönderilir. Hastadan kan alınır, kanda gebelik ile ilgili iki maddenin ölçümü yapılır. Elde edilen bütün veriler özel bir program ile bilgisayarda analiz edilir. Hastanın yaşı ve kilosu da ilave edilerek, genetik bir problem mevcudiyeti hakkında bir risk değerlendirilmesi yapılır. Riskin yüksek çıktığı hasta grubunda daha ileri tetkikler (Amniyosentez, Koryonvillus Biyopsi ve Anne kanında bebeğe ait hücrelerin incelenmesi) yapılır. Bebekteki genetik problem tam olarak teşhis edilmeye çalışılır.

İkili testin doğruluğu

İkili test tarama testidir. Değerlendirme doğru yapıldığında %80’e yakın mevcut genetik problemi yakalayabilir, ancak 37 yaş ve üzeri gebelerde ikili test sonucunun riskin yüksek çıkma olasılığı fazladır. Bu durumlar da hastaya direk ileri tetkikler yapılabilir.

İkili testin yapılamadığı durumlarda (Hastanın ilk geldiğinde 14’haftayı geçmiş olması) üçlü ve dörtlü tarama testi yapılır. İkili tarama testi uygun bir şekilde yapıldıysa üçlü ve dörtlü testleri yapılmasına gerek yoktur.

İkili tarama testinde amaç bebekteki genetik problemi tespit etmektir. Sıklıkla görünen genetik hastalık DOWN sendromu (Mongol Hastalığı) dır. Hastalığın mevcudiyeti durumunda gebelik aile onayı ile sonlandırılabilir.

Gebelik ile ilgili diğer önemli bilgiler için tıklayınız.

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

epizyotomi

Normal Doğumda (Epizyotomi) Kesmek Her Zaman Gereklimidir?

Normal Doğumda (Epizyotomi) Kesmek Her Zaman Gerekli midir?

Normal doğumda bebeğin baş çapı oldukça önemlidir. Özellikte baş çapının (PD) 97-98’mm geçtiği durumlarda doğum zorlaşmaktadır. 37’haftayı geçen miyadın da olan gebede bebek kafa çapı 93-96’mm civarındadır yani doğuma oldukça elverişlidir.

Normal doğumun son aşamasında yani bebek başının çıkım anında dış genital bölgede kabarma meydan gelir. Özellikle ilk çocuğunu doğuran bir kadında bu kabarma fazladır, yırtılma riski ortaya çıkarır. İkinci ve üçüncü gebeliklerde yırtılma riski yine vardır ancak daha azdır.

Epizyotomi çapraz kesme işlemi

Bebek başının rahat çıkmasını sağlamak amacıyla ve de kontrolsüz bir yırtılmayı engellemek amacıyla Epizyotomi adı verilen çapraz kesme işlemi uygulanır. Böylece bebek rahat doğurtulur, kontrolsüz bir yırtık ile idrar yollarının ve makat bölgesinin zarar görmesi engellenir. Kontrollü bir yırtığın tamir edilmesi, kontrolsüz bir yırtığın dikilerek tamir edilmesine göre çok daha kolaydır. Bazen ilk doğumlarda bile kesme işlemine gerek olmayacağı gibi ikinci ve üçüncü doğumlarda bile kesme işlemine gerek duyulabilir. Bu karar doğumu yaptıran hekim tarafından çıkım esnasında, genital bölgenin kabarma durumuna göre karar verilir kontrolsüz yırtılmaya bağlı yukarıdaki riskler olacaksa hızlı bir şekilde kesi yapılarak yırtılma engellenmelidir.

Epizyotomi ile doğum kanalı bebek çıkışına uygun hale getirilmiş kadınlarda, ileri senelerde idrar torbasında ve rahimde sarkma problemleri daha az olabilmektedir.

 

Normal doğum ve sezaryen doğum ile ilgili yazımızı bağlantıya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

kurtaj-yasal-durum

Kürtaj’da Yasal Durum

Kürtaj’da Yasal Durum

Türkiye’de Kürtaj işleminin yapılabilmesi için bazı kısıtlamalar mevcuttur. 10’hafta ve üzeri gebeliklerde bebekte şekilsel bir problem, annede ise engel bir durum olmadıkça kürtaj yapılmaz. Genellikle kürtaj işlemi için başvuran hastalar 5-10’hafta arası olup yasal sınırlar içindedir. Evli çiftlerde her iki eşin imzalı onayı ile kürtaj işlemi yapılır. Bekar kadınlarda ise 18 yaş üzeri olması durumunda, kendi imzalı onayı yeterlidir. 16-18 yaş arası genç kızlarda kürtaj işlemi yapılacaksa muhakkak anne onayı ve refakatinde olması gerekmektedir. 16 yaş altındaki genç kızların gebelik durumlarının adli mercilere bildirilmesi zorunludur, genellikle mahkeme onayı ile kürtaj işlemi yapılabilmektedir.

10’Hafta ve sonrası gebelikler için ne yapılmalı?

10 haftayı geçen gebeliklerde, gebelik takiplerinde bebek ile ilgili özellikle gelişimsel bir anormalliğe rastlanıldığında kürtaj işlemi her iki eş rızası ile yapılabilir. Ayrıca 10 haftadan büyük yüksek tansiyon, şeker, kalp problemi, kanama problemleri vb. olan gebelerde her iki eş isteği ile kürtaj işlemi yapılabilir.

Kürtaj işlemi yapılmadan önce matbu formlar ile kürtaj esnasında ve sonrasında olabilecek riskler ile ilgili bilgilendirme yapılmalıdır ve onay alınmalıdır. Hastanın kan grubu kontrol edilerek kan uyuşmazlığı varlığı tespit edilmelidir. Kürtajdan 1’hafta sonra ise muhakkak hasta kontrol için çağrılmalıdır.

Kürtajın nasıl yapıldığını öğrenmek isterseniz bu bağlantıya tıklayabilirsiniz

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

Kürtaj Sonrası Duş

Kürtaj Sonrası Duş Alımı Nasıl Olur?

Kürtaj sonrası duş: Kürtaj sonrası dönemde gebeliğin büyüklüğüne göre 1-4 hafta arası hafif derecede kanama meydana gelir. İlk birkaç gün kanama olmayabilir, daha sonra ağrılı bir kanama olabilir. Sıklıkla adetten daha az miktarda birkaç gün süren kanama olur. Aşırı kanama ve ağrı normal değildir, özellikle içeride parça kalması durumunda fazla kanama ve ağrı meydana gelir. Rahim ağzı tam olarak kapanmamıştır,  vajina içerisinde bulunan normal flora bakterileri rahim içine geçebilir ve enfeksiyon sebebi olabilir, özellikle ilk hafta ilişkiye girme ve vajina yıkaması bu riski arttırır.

Kürtaj sonrası ilk hafta

Kürtaj sonrası 1 hafta özellikle ilişkiye girilmemesi önemlidir. İşlem esnasında vajinal enfeksiyon mevcut ise tedavi edilmelidir. Bazen kürtaj işlemi sonrasında koruyucu amaçla antibiyotik kullanılabilir. Vücut direncini düşürecek durumlardan (Diyet yapmak, ayakları üşütmek, Gribal enfeksiyon, Aşırı egzersiz, Aşırı stres vb.) uzak durulmalıdır. İlk 1-2 gün dinlenmek önemlidir.

Vajina temizliği (şampuan veya sabun, su ile iç yıkama) özellikle yapılmamalıdır. Havuza denize 1 hafta girilmemeli. Kürtaj sonrası 1 hafta sonunda doktor kontrolü yapılmalıdır.

Kürtaj sonrası nasıl adet görürüm?

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

Gebelik Esnasında Kanama

Gebelik Esnasında Kanama

Adet rötarı olduktan sonra gebeliğin son dönemine kadar değişik sebeplerle gebelerde kanama olabilir.

İlk 3’ay kanaması (1’inci trimester);
İlk 12’haftalık dönemde meydana gelen kanamadır. Düşük açısından yüksek risk taşır, gebelik kesesi rahim içine yerleşirken etrafındaki kılcal damarları çatlatarak kanamaya sebebiyet verebilir.
Bu genellikle normal bir durum olup, gebelerin %35’inde görülebilir. Daha ileri haftalarda özellikle bebeğin genetik bir probleminin mevcudiyetinde gebeliğin devam etmemesine bağlı olarak kanamalar meydana gelebilir yakın ultrasonografik takip bu durumlarda önemlidir. 12’haftayı geçen gebeliklerde herhangi bir kanama yok ise bebekte genetik bir problem olmadığı düşünülebilir.

2’inci 3 aylık dönem (2’inci trimester);
12-28’haftalık gebelik dönemidir. Erken haftalarda rahimağzı yetersizliği, plasentanın (beslenme organı) aşağıya yerleşmiş olması, rahim ağzında yara, rahimde miyom olması, rahim kasılmasının olması kanama sebebi olabilir. 22’inci haftadan sonra olan kanamalarda, erken doğum riski ortaya çıkacağı için, önleyici tedbirlerin alınması gerekmektedir. Özellikle rahim kasılmasını engelleyici ilaçlar kullanılır bunun yanında istirahat ve bol sıvı alımı uygun tedavi yöntemidir.
Kanama sebebinin ortaya çıkarılıp tedavinin ona göre yapılması gerekir. Erken doğum riski durumunda bebek akciğerlerinin yeterli gelişiminin sağlanabilmesi için bazı ilaçların kullanımı uygun olacaktır.

3’üncü 3’aylık dönem (3’üncü trimester);
28’inci haftadan itibaren miyada kadar olan dönemdir. Beslenme organı aşağıda olması, rahim kasılmalarının erken başlaması, rahim ağzında yara, kanama sebeplerindendir.  Kanamanın şiddetine göre tedavi planlanır. Rahim gevşetici ilaçlar, serum yüklemesi ve istirahat tedavi yöntemleridir. 37’haftadan öncesi doğum riski durumunda bebek akciğerleri gelişimi için ilaç uygulaması yapılır. Kanamanın şiddetli olduğu durumlarda genellikle gebelik sonlandırılır. Miyadındaki gebede doğum sancıları başladığında, rahim ağzının açılması durumunda kanamalar hafif derecede görülebilir. Bu doğum başlangıcı kabul edilebilir.

 

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

Kadınlarda Jinekolojik Muayene ve Vajinal Smear Testi

Kadınlarda Jinekolojik Muayene ve Vajinal Smear Testi

18 yaşından sonra ilişkiye giren her kadında, senelik jinekolojik muayene yapılmalıdır.
Jinekolojik muayenede rahim ve yumurtalar ile ilgili (iltihap, miyom, yumurta kisti, doğuştan gelen yapısal problemler vb.) tespit edilip tedavisi yapılmalıdır. Jinekolojik muayenede Ultrasonografi ile rahim ve yumurtaların, ayrıca tüplerin şekilsel değerlendirilmesi önemlidir.

Jinekolojik muayene esnasında özel bir aparat ile Rahimağzın dan biraz hücre alınarak smear testi yapılmalıdır. Smear testi mevcut veya ileri senelerde ortaya çıkabilecek kanser hastalığını erken
teşhis de önemlidir. Rahimağzın da yara, kronik Rahimağzı iltihaplarında özellikle vajinal smear yapılması gerekir. Özellikle vajinal smear’in yıllık tekrarı oldukça önemlidir.

Detaylı bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezimizi ziyaret edebilirsiniz…

Erken-adet-gorme-nedenleri

Erken Adet Görme ve Nedenleri

Erken adet görme nedenleri, normal olarak iki adet tarihinin arasında 21 günden az süre olmasıdır. Adet kanamalarının 21 günden az, 35 günden daha fazla sürede
Devamını Oku

menopoz donemi

Menopoz Dönemi Ne Kadar Sürer?

Menopoz Dönemi Ne Kadar Sürer: Menopoz her kadın için eşsizdir ve kendine özgü şekilde başlar. Her ne kadar menopoz semptomlarının ne kadar süreceği konusunda olağan bir aralık olsa da, her kadının belirtileri ve belirtilerin şiddeti kendine özgüdür.
Genel olarak, menopozun ilk bulguları, 30’lu yaşların ortalarından geç 50’lerin sonuna kadar her an başlayabilir; en yaygın olanlar 40’ların ortalarından sonlarına doğru tamamlanır. Bazı semptomlar, vajinal kuruluk ve üriner semptomlar gibi, postmenopoz da devam edebilir.

Menopozun üç aşaması vardır. İlk evre, perimenopoz dur veen uzun süren evredir. Sıcak basması, menopozun ortak bir semptomu olmakla beraber birkaç yıldır sürebilir.Ancak menopoza girmeden önce uzun yıllar perimenopozal semptomlar yaşayabilirler.

Menopoz, yaşlanmanın normal ve doğal bir parçasıdır. 40’lı yıllarınıza girerken, vücudunuz menstrüel olmayıncaya kadar muhtemelen daha az östrojen üretmeye başlayacaktır. Menstrüasyon durduktan sonra menopoza girmiş olursunuz. Tıbbi müdahale olmadan gerçekleşen doğal menopoz, üç aşamadan oluşur:

  • Perimenopoz
  • Menopoz
  • Menopoz sonrası

Menopoz öncesi dönemde misiniz?

Premenopousal, peri-menopozun başlangıcına kadar olan süreyi ifade eder. Menopoz Öncmenoesi terimi, son adet döngüsüne kadar olan zamanı tanımlamak için de kullanılır, bu nedenle çok kesin değildir. Peri-menopoz, menstruasyon döngüsü değişiklikleri gerçekleşirken menopozun etrafındaki zamandır fakat amenore başlamasının 12 ayı henüz gerçekleşmemiştir. Periyotlarınızı durdurmuş olabilirsiniz, ancak henüz 12 aylık periyodunuz tamamlanmadığından, postmenopozal olarak tanı alamazsınız.

Birçok kişi perimenopoz ile menopozu karıştırır. Perimenopoz, bir kadının menopoza geçmeye başladığı evredir. Perimenopozal fazın bazı ortak semptomları şunları içerir:

  • Sıcak basması
  • Gece terlemeleri
  • Vajinal kuruluk

Perimenopoz döneminde, vücudunuz hormon düzeyleri hızla düşene kadar on bir veya iki yıl kadar daha az östrojen üretmeye başlar. Perimenopoz, menopoz girmeden 10 yıl önce de başlayabilir. Genellikle 40’lı yıllarda başlar, ancak bazı kadınlar 30’larında perimenopozal döneme girebilir.

12 ay üst üste adet görülmediğinde ve adet görmemeye yol açacak farklı bir sağlık sorunu yoksa menopoz teşhisi koyulur. 12 ay sonra ise postmenopozal döneme girilmektedir.

Perimenopozal semptomları ortalama dört yıl sürebilir. Bu evre ile ilişkili semptomlar, menopoz sırasında ve postmenopoz denilen yıllar boyunca devam edebilir.

Belirtiler

Perimenopoz geçerken bir dizi belirtiyle karşılaşırsınız. En yaygın olanları şunlardır:

Sıcak basması: Bu belirti yüzünüzde ve vücudunuzda ani bir sıcaklık hissi duymanıza neden olur. Birkaç saniye veya birkaç dakika daha sürebilirler. Sıcak basması günde birkaç kez veya ayda birkaç kez meydana gelebilir.

Gece terlemesi: Uyku esnasındaki sıcak basmaları gece terlemelerine neden olabilir. Gece terlemeleri sizi uyandırıp gün boyunca ekstra yorgun hissettirir.

Vajinal değişiklikler: Vaginal kuruluk, düşük libido ve acilen idrar yapma ihtiyacı, genitoüriner menopoz sendromunun (GSM) semptomlarıdır.

Duygusal değişiklikler: Hafif depresyon, ruhsal değişimler ve sinirlilik olabilir.

Uyku bozukluğu: Gece terlemesi yüzünden uykusuzluk gibi uyku sorunları oluşabilir.

Perimenopozun diğer belirtileri şunları içerebilir:

  • Göğüslerde hassasiyet
  • Premenstrüel sendromun kötüleşmesi (PMS)
  • Kuru cilt, gözler veya ağız
  • Baş ağrısı
  • Kas ve eklem ağrısı
  • Odak ve bellek sorunları
  • Saç dökülmesi
  • Kilo almak

Bu ilave semptomlardan herhangi biriyle karşılaşırsanız, diğer nedenleri ortadan kaldırmak için doktorunuzu ziyaret edin. Perimenopoz boyunca tüm bu semptomları yaşayabilirsiniz. Fakat sıcak basması tipik olarak perimenopozun başlangıcında ortaya çıkar.

 

Menopoz da hormon tedavisi yazımızı bu bağlantıya tıklayarak okuyabilirsiniz:

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

adet-agrisi

Adet Ağrısı

Ağrılı Adet Görme Adet ağrısı, Ağrılı adet görme, genellikle genç kızların ilk adet görmeye başladığı …

nerede-kurtaj-olabilirim

Nerede kürtaj olabilirim

Nerede Kürtaj Olabilirim? Nerede kürtaj olabilirim? İstanbul da kürtaj yapan birçok merkez vardır. Bazı hekimler özel …

gebelik-ve-miyom

Gebelik ve Miyom

Gebelik Ve Miyom Gebelik ve miyom özellikle ileri yaş gebeliklerde sıklıkla görülen bir durumdur. Özellikle 35 yaş …