Mikroenjeksiyon Nedir? 

Mikroenjeksiyon Nedir? 

Tüp bebek tedavi yöntemleri, kısırlık sorunlarının %80’inin çözülebildiği bir yardımcı üreme yöntemidir. Mikroenjeksiyon da, tüp bebek tedavisi kapsamında uygulanan bir döllendirme yöntemidir. Ülkemizde 3 milyondan fazla tüp bebek tedavisi sonucu dünyaya gelmiş sağlıklı bebek bulunmaktadır. Mikroenjeksiyon yöntemi özellikle şiddetli erkek kısırlıklarında devrim niteliğinde sayılmaktadır.

Mikroenjeksiyon ile tüp bebek yönteminin farkları nelerdir?

Mikroenjeksiyon yani ICSI yönteminde, seçilen en kaliteli sperm hücresi, en kaliteli yumurtanın içerisine enjekte edilir. Yani döllendirme, uzman eliyle yapılır. Klasik yani IVF yönteminde ise yumurta hücresinin etrafına çok sayıda sperm hücresi koyulur ve bu spermlerden birinin yumurtayı kendiliğinden döllemesi beklenir. Klasik yöntemde gerçekleşen döllenme, anne adayının vücudunda gerçekleşen döllenmeyle aynıdır, yalnızca laboratuar ortamında gerçekleşmektedir. Mikroenjeksiyon yönteminde ise yumurtanın sperm tarafından döllenmesi beklenmeden içerisine enjekte edilir. Bu sayede döllenme oluşur. Bu aşamada dışında tüp bebek tedavisi aynı şekilde devam eder.

Mikroenjeksiyonun avantajları nelerdir?

Mikroenjeksiyon yönteminde döllenme şansı daha yüksektir.
Sperm sayısı ya da kalitesi yetersiz olan erkeklerde başarı şansı klasik tüp bebek yöntemine göre daha fazladır.
Azoospermi hastalarında menide sperm hiç olmadığı halde testisten Mikro TESE gibi yöntemlerde sperm alınabilir ve mikroenjeksiyon yöntemiyle gebelik sağlanabilir.

Mikroenjeksiyon nasıl uygulanır?

Mikroenjeksiyon yönteminin uygulanması için elde edilen sperm hücreleri arasından en kalitelisi seçilir. Ardından seçilen sperm hücresi, en kalite yumurtanın içerisine enjekte edilir. Bu enjekte işlemi, mikroskopik enjektörler yardımı ile yapılmaktadır. Ardından döllenme oluşur ve oluşan embriyo laboratuar ortamında muhafaza edilir.

Hangi hastalar mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi için uygundur?

  • Sperm sayısı yetersiz olanlar,
  • Azospermi sorunu olan erkekler,
  • Mikro TESE yöntemi ile sperm elde edilmiş kişiler,
  • Kısırlık sorunu antisperm-antikorlar olan kişiler,
  • Klasik tüp bebek tedavisiyle döllenme başarısızlığı yaşamış çiftler,
  • Genetik tanı yöntemleri uygulanacak kişiler,
  • Sebebi bilinemeyen kısırlık problemi olan çiftler.

Mikroenjeksiyon yöntemi sayesinde döllenme kesinlikle gerçekleşir mi?

Mikroenjeksiyon yönteminde döllenme şansı daha fazladır. Ancak yüzde yüz döllenme garantisi söz konusu değildir. Yumurta ya da sperm hücresi kalitesiz ise döllenme gerçekleşmeyebilir. Bununla beraber laboratuar imkanları ve embriyologun ne kadar deneyimli olduğu da döllenme şansını etkileyen en önemli faktörlerin başında gelir.

Mikroenjeksiyon yöntemi ile gebelik şansı nedir?

ICSI yani mikroenjeksiyon yönteminde döllenme ve gebelik şansı, klasik tüp bebek yöntemine göre nispeten fazladır. Ancak mikroenjeksiyon yönteminde de başarı şansını en fazla etkileyen faktör anne adayının yaşı ve yumurtalık rezervlerinin durumudur. Çiftin kısırlık sebebine ve yaşa göre değişmekle beraber mikroenjeksiyon yönteminde başarı oranı %50-80 arasında değişir.

Mikroenjeksiyon yöntemi yeni bir uygulama mıdır?

Mikroenjeksiyon yöntemi 1992’de Belçika’da uygulanmaya başlamıştır. Ancak başarı şansı ve uygulama yöntemi sayesinde kısa sürede rutin bir uygulama olarak tüm tüp bebek merkezlerine yayılmıştır. Mikroenjeksiyon yönteminden sonra özellikle azospermi sorunu olan erkeklerin baba olma şansı yükselmiştir.

Mikroenjeksiyon yöntemiyle dünyaya gelen bebeklerde anomali riski fazla mıdır?

Mikroenjeksiyon yöntemiyle doğan bebekler birçok bilimsel araştırmaya tabii tutulmuştur. Ancak anomali riskinin artması ya da düşük oranları, uygulanan mikroenjeksiyon yöntemi ile ilgili değildir. Bu durumlar daha çok sperm ve yumurta kalitesiyle ilgilidir. Sperm sayısının az olması durumunda genetik olarak bozukluklar meydana gelebilir.

Bu sebeple de bebekte bu risk artabilir. Mikroenjeksiyon yönteminde, en kaliteli ve en sağlıklı sperm seçilmektedir. Ancak baba adayının sperm sayısı az ise genetik açıdan en kaliteli sperm bile risk grubunda olabilir. Bu sebeple de mutlaka genetik tarama yöntemlerinde başvurulması gerekmektedir.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devlet Hastanesinde Kürtaj

Devlet hastanesinde kürtaj yapılır mı? Devlet hastanesinde kürtaj yapılırmı? Türkiye’de kürtaj işlemi yasaldır …

kurtaj-riski-artiyor

Gebelik Haftası İlerledikçe Kürtajın Riski Artıyor

Kürtaj Riski Artıyor Kürtaj riski artıyor: Gebeliğin büyümesine bağlı olarak kürtaj işlemi zorlaşmaktadır. Özellikle …

cinsel-yolla-bulasan-hastaliklar

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Nelerdir? Cinsel yolla bulaşan hastalıklar:Özellikle multi partnerli ilişkilerde ve …