Kategori: Gebelik

gebelik-ve-miyom

Gebelik ve Miyom

Gebelik Ve Miyom

Gebelik ve miyom özellikle ileri yaş gebeliklerde sıklıkla görülen bir durumdur. Özellikle 35 yaş ve üzeri gebe kadınlar da her 100 anne adayından 4-5 tanesinde miyom görülür. Miyom sayısı en az 1 veya ortalama 3-4 adet olabilir. İleri yaşlarda olup ilk gebeliğini yaşayan kadınlar da daha sık miyom görülür. Miyom gebe kalmayı engelleyeceği gibi gebeliğin gidişatında da önemli problemler ortaya çıkarabilir. Erken doğum riski yaratabileceği gibi aşırı büyük miyomlar da bebeğe basıya bağlı olarak şekilsel anormalliklere yol açabilir. Genellikle miyom tespiti anne gebe kaldıktan sonra yapılan ilk ultrasonda belli olur.

Miyom Nedir?

Miyom, rahimin kas tabakasından kaynaklanan iyi huylu tümörlerdir. Kanserleşme riski yok denilecek kadar azdır. Her yaşta görülebileceği gibi özellikle 35 yaş sonrası kadınlarda daha sık görünür. Genetik zemin yüksektir, anne veya kız kardeşinde miyom olan kadınlarda görülme olasılığı fazladır. 35 yaş sonrası kadınların %30-40’ında değişik büyüklüklerde ve sayıda miyomlar mevcuttur.

Rahim iç tabakasına yakın olan miyomlar aşırı kanamaya sebebiyet verir, dış tabakaya yakın miyomlar daha çok ağrıya sebebiyet verir.

Miyomların Gebelikte Ortaya Çıkardığı Sorunlar

Miyomların sayı ve büyüklüğüne bağlı olarak ve de rahim içindeki lokalizasyona bağlı olarak problemler ortaya çıkar. Rahimin iç tabakasında olan miyomlar da gebe kalma zor olabileceği gibi gebelik durumlarında düşük riski fazla olur. Gebelikte östrojen hormonunun artmasına bağlı olarak miyomlar da hızlı büyüme meydana gelir ve ağrı sebebi olur.

Yine miyomun büyüklüğüne ve lokalizasyonuna bağlı olarak erken doğum riski ortaya çıkar ayrıca aşırı büyük miyomlar da bebeğe basıya bağlı olarak şekilsel anormallikler meydana gelir. Miyomun doğum kanalını kapadığı durumlarda sezaryen yapılması uygundur.

 

miyom-tedavisi
miyom-tedavisi

Miyom Tedavisi

Gebelik öncesi miyom tanısı konulduğunda özellikle 4 cm’den büyük miyomlar da ameliyat uygun olur. Gebelik döneminde miyom tanısı konulduğunda ameliyat imkanı yoktur. Miyomun hızlı büyümesine bağlı olarak ağrı meydana geldiği durumlarda, serum tedavisi ve ağrı kesici uygun olur. Miyomun beslenme organının arkasına yerleşmesi durumunda dekolman adı verilen  (plasentanın rahim duvarından ayrılması) tehlikeli durum ortaya çıkabilir. Gebenin hangi dönemi olursa olsun acil ameliyat gerekir. Doğum şekli sezaryen ise uygun olan miyomların çıkarılması doğru olur. Sonuç olarak, gebe kalmadan önce veya gebelik düşünen kadınların muhakkak önceden muayene olması uygun olur. Gebeliği engelleyecek veya riske sokabilecek büyük miyomların gebelik öncesi ameliyat edilmesi uygun olur.

 

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

gebelik-makyaj

Gebelik ve Makyaj

Gebelik ve Makyaj

Gebelik esnasında en büyük problemlerden biri, kullanılan bazı kimyasalların bebeğe zarar verip vermediği konusudur. Bu kimyasal maddeler deri yoluyla (makyaj malzemeleri), solunum yoluyla(spreyler vb.) alınabilir.

Hamilelik döneminde değişen hormonal duruma bağlı olarak ciltte bazı istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Özellikle yüz ve vücut bölgelerinde lekelenmeler, ciltte kuruluk tırnaklarda incelme ve kırılmalar, saçlarda dökülme ve incelmeler sıklıkla görülür. Bu tarz belirtilerin tedavisi amacı ile kullanılan ilaç veya kozmetik ürünler cilt yolu veya ağız yolu ile ve de solunum yolu ile alındığında anne kanına karışıp beslenme organı yolu ile bebeğe geçebilir ve zararlı etki oluşturabilir. Bu sebeple her türlü ilaç, kimyasal madde ve kozmetik ürün kullanımı doktor kontrolünde olmalıdır.

Gebelik ve Saç Boyaları

Kozmetik ürünler içinde en sık sorulan soru saç boyalarıdır. Gebelik döneminde hormonal etkiye bağlı olarak saçlarda dökülme ve incelmeler olabilir. Bu amaçla kullanılan şampuan, krem, saç boyaları bebek üzerine olumsuz zihinsel ve fiziksel etki yapabilir. Saç boyalarının bebek üzerine olabilecek potansiyel zarar verici bir etkisi tam olarak tespit  edilmemiş olsa da yine de özellikle ilk 3 aylık gebelik döneminde yani organların gelişim döneminde saçların boyatılması önerilmez. İlk 3 aydan sonraki dönemde özellikle beyazlayan saçlara bitkisel boyalar ile işlem yapılabilir, kimyasal bazı maddeler kullanılabilir. Saçları düzleştirmek amacı ile kimyasallar yerine (Na-hidroksit) hava, ısı ve pres yapıcı yöntemler kullanılmalıdır.

Gebelik ve Cilt Değişiklikleri

Hamilelikte ortam hormonal etkiye bağlı olarak ciltte kuruma, lekelenme, sivilcelenme, tırnaklarda incelme oluşabilir. Nemlendirici krem ve şampuanlar rahatlıkla kullanılabilir. Cilt çatlakları için Lanolin ve Kakao içeren kremler kullanılabilir. Güneşten korunmak amacı ile en az 20 faktörlü kremler kullanılabilir. Tırnak bakımı için yine kremler ve Ca++ alımı önemlidir. Hamilelikle beraber ortaya çıkan her türlü cilt belirtisi doğum ile beraber ortadan kalkacaktır.

Gebelik ve Duş

Hamilelik esnasında sıcak su ile sade duş alınması ciltte kuruluğa ve hamilelik belirtilerinin artmasına sebep olacaktır. Sıcak su cilt altındaki damarlarda genişlemelere ve kızarıklık artışına yol açacaktır. Günde 1 kez ılık su ile duş almak gebede rahatlamaya, uyku kalitesinde artışa ve cilt belirtilerinin de azalmaya yol açacaktır. Ayaklarda varis mevcudiyetinde soğuksu ile masaj rahatlama sağlayacaktır.

Gebelik ve Kaşıntı

Hamilelikte artan hormonal etkiye bağlı olarak ciltte incelme ve kaşıntı ortaya çıkabilir. Nemlendirici kremler çözüm olabilir. Ancak giderek artan kaşıntı ve nemlendiriciye cevap vermiyorsa, gebeliğin kendine özgü hastalıkları düşünülebilir ve doktorumuza bilgi vermelisiniz. Bazı ilaçlar ile tedavi mümkün olacaktır.

Gebelik ve Sivilce

Hamilelik döneminde değişen ve artan hormonal duruma bağlı olarak sivilcelerde artış olabilir. Cildin yağlanması, temiz tutulmaması, bazı makyaj malzemeleri sivilce oluşumunu arttırır. Tedavide, yüzün temiz ve kuru tutulması önemlidir. Bazı lokal uygulanan kremler doktor denetiminde kullanılabilir. Ağızdan sivilce ilacı alımı doğru değildir. Bazı durumlarda ise gebelik sivilceler üzerine olumlu etki eder ve düzelmesini sağlar.

Gebelik ve ikili tarama testi için tıklayınız.

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

kurtaj-ve-spiral

Kürtaj Esnasında Spiral Takılması

Kürtaj Esnasında Spiral Takılması

Spiral takma işlemi genellikle kadınlarda adet döneminde yapılır. Düzenli adet gören, adet kanaması çok uzun sürmeyen kadınlarda spiral ile korunma uygun bir yöntemdir. Ülkemizde sıklıkla doğum yapan kadınların korunma şekildir. Ancak doğum yapmamış, hijyeni iyi olan kadınlarda da kullanılabilen bir yöntemdir.

Değişik tip spiraller vardır. Sıklıkla bakır içeren 5-6 yıllık spiraller kullanılmaktadır.
Adet kanaması fazla olan kadınlarda hormonlu spiraller tedavi amacıyla kullanılır.
Spiral takılabilmesi için rahim içinde ve de vajina da bir enfeksiyon olmaması gerekir. İşlem öncesi vajinal smear testi yapılması gerekir. Rahim ağzında yara olan kadınlarda öncelikle yaranın tedavi edilmesi gerekir. Sık sık enfeksiyon geçiren kadınlarda, vücut direnci düşük kadınlarda, metal alerjisi olan kadınlarda, adet kanamaları 8 günü geçen kadınlarda ve sebebi belli olmayan düzensiz kanamaları olan kadınlarda, spiral takılması uygun değildir.

Kürtaj İşlemi Esnasında Spiralin Takılması

Hasta için oldukça rahatlık sağlar. Spiral takma işlemi bazen ağrılı olabilmektedir. Psikolojisi hassas kadınlarda takmak biraz zor olabilmektedir. Genel anestezi altında yapılan kürtaj işlemini takiben spiral takılması bütün hasta grubunda oldukça rahatlık sağlar. Hiç bir sakıncalı durum ortaya çıkmaz. İşlem sonrası uygun antibiyotik kullanımı enfeksiyon riskini azaltır, yeterli ağrı kesici önerilmesi spirale bağlı olabilecek hafif ağrı artışını ortadan kaldırabilir. İşlemden 1 hafta sonra hasta muhakkak değerlendirilmeli, ultrasonografik inceleme yapılmalıdır. Spiral de erken dönem meydana gelebilecek bir kayma riski ekarte edilmelidir.

 

Detaylı bilgi için İstanbul‘da Bulunan Bakırköy Kürtaj Merkezimiz ile İletişime Geçebilirsiniz.

asilama-nedir-yapay-dollenme

AŞILAMA – YAPAY DÖLLENME

AŞILAMA – YAPAY DÖLLENME

Evli çiftlerin %80’ninde ilk 1’yıl içinde gebelik meydana gelebilmektedir. Geri kalan %20’lik kısımda ise gebelik doğal yollarla meydana gelmez ve araştırma gereği ortaya çıkar.

Düzenli adet gören, adetlerinde sancı olan kadınların %85’inde yumurtlama düzenli oluyor demektir. Bu kadınlar yumurtlama zamanı (ay ortası) ilişkiye girdiği zaman gebe kalma olasılığı yüksektir. Bu şekilde düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen kadın gebe kalamıyorsa muhakkak altta yatan farklı bir neden mevcuttur.

Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

Tüplerin tıkalı olması, hormonel dengesizlik, doğuştan meydana gelen rahimde şekilsel anormallik, genital bölge enfeksiyonları, kadına ait bazı dâhili hastalıklar (Pıhtılaşma Bozuklukları ve Otoimmun Hastalıklar) ve de bilinmeyen bazı sebepler kadınlarda kısırlık problemi ortaya çıkarır. Erkeklerde ise sperm ile ilgili problemler (sayısal, fonksiyonel, hormonel, şekilsel anormallikler vb.) kısırlık problemi ortaya çıkarır.

Yapılan araştırma sonucunda kadın veya erkekte kısırlığa sebep olabilecek bir durum tespit edildiğinde tedavi yoluna gidilir. Herhangi bir nedenin bulunmadığı durumlarda genellikle aşılama ve tüp bebek işlemlerine başvurulur.

Aşılama

Diğer adı yapay döllenme olup çocuk sahibi olmak için yapılan ilk işlemdir. İğne veya haplar ile âdetin başında yumurtalar çoğaltılmaya çalışılır. Yumurta sayısı ve büyüklüğü yeterli (20 mm ) hale gelince yumurtaları çatlatma iğnesi yapılır. Çatlatma iğnesinden 36’saat sonra laboratuvar ortamında spermler bazı solüsyonlar ile güçlendirilir, özel bir kanül ile rahim içine direk verilir. Amaç güçlü ve fazla sayıda spermi rahimin içine vermektir. Böylece vajina ve rahim ağzının sperm üzerine olan olumsuz etkileri ortadan kaldırılmış olur. Güçlü ve konsantre spermler ile gebelik şansı arttırılmaya çalışılır, işlem sonrası oluşan gebeliği desteklemek amacıyla bazı ilaçlar anne adayına uygulanır. Aşılama işleminden 10’gün sonra kanda gebelik testi yapılarak sonuç kontrol edilir.

Aşılama tedavisi kaç gün sürer

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

Gebelik ve İkili Tarama Testi

Gebelik ve İkili Tarama Testi

Gebelikte genetik anormallikleri tespit etmek amacıyla geliştirilmiş bir testtir. Gebeliğin 11-14’haftaları arasında yapılır. Ayrıntılı ultrasonografik inceleme ile gebelik haftası tam olarak tespit edilir. Bebeğin ultrasonografide Baş-Popo Mesafesi, Kafa çapı mesafesi, ense kalınlığı ölçümleri yapılır. Kalbin dört odacığının varlığı, burun kökü kemiğinin varlığı ve de bebekte genel bir anormallik olup olmadığı tespit edilir. Bebeğin vücudundaki bazı damarlardan kan akımı ölçümleri yapılır, elde edilen bu veriler dokümante edilerek hasta laboratuvara gönderilir. Hastadan kan alınır, kanda gebelik ile ilgili iki maddenin ölçümü yapılır. Elde edilen bütün veriler özel bir program ile bilgisayarda analiz edilir. Hastanın yaşı ve kilosu da ilave edilerek, genetik bir problem mevcudiyeti hakkında bir risk değerlendirilmesi yapılır. Riskin yüksek çıktığı hasta grubunda daha ileri tetkikler (Amniyosentez, Koryonvillus Biyopsi ve Anne kanında bebeğe ait hücrelerin incelenmesi) yapılır. Bebekteki genetik problem tam olarak teşhis edilmeye çalışılır.

İkili testin doğruluğu

İkili test tarama testidir. Değerlendirme doğru yapıldığında %80’e yakın mevcut genetik problemi yakalayabilir, ancak 37 yaş ve üzeri gebelerde ikili test sonucunun riskin yüksek çıkma olasılığı fazladır. Bu durumlar da hastaya direk ileri tetkikler yapılabilir.

İkili testin yapılamadığı durumlarda (Hastanın ilk geldiğinde 14’haftayı geçmiş olması) üçlü ve dörtlü tarama testi yapılır. İkili tarama testi uygun bir şekilde yapıldıysa üçlü ve dörtlü testleri yapılmasına gerek yoktur.

İkili tarama testinde amaç bebekteki genetik problemi tespit etmektir. Sıklıkla görünen genetik hastalık DOWN sendromu (Mongol Hastalığı) dır. Hastalığın mevcudiyeti durumunda gebelik aile onayı ile sonlandırılabilir.

Gebelik ile ilgili diğer önemli bilgiler için tıklayınız.

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

Düşük – Ölü Gebelik – Boş Gebelik

Düşük – Ölü Gebelik – Boş Gebelik

Düşük – Ölü Gebelik – Boş Gebelik: Gebeliklerin %15’i genellikle düşük ile sonuçlanır. Düşük tanımı ilk 10’haftalık gebelikler için kullanılan terimdir. Hasta kanama ve parça düşürme şikayeti ile gelir veya rutin ultrasonografik kontrollerde, gebelik kesesinin boş olduğu (Boş gebelik), bozulduğu (Tamamlanmamış düşük), kalp atımlarının görülmediği (Ölü gebelik) tespit edilir. Bu durumlarda genellikle gebelik belirtileri (Memelerde dolgunluk, bulantı, uykuya meyil vb.) kaybolur. Sebep araştırıldığında %60 genetik bir problem mevcudiyeti, %10 rahim içinde şekilsel bir anormallik, %5-10 hormonal bir dengesizlik, %5-10 annenin gizli kalmış dahili bir hastalığı tespit edilir. Ancak %5’lik bir hasta grubunda ise sebep bulunamaz.

Gebelerin düşük yaptığı tespit edildikten sonra gebelik haftasına uygun şekilde rahim içinin küretaj ile temizlenmesi gerekir. Küretaj işlemi bir anda meydana gelebilecek kanamayı engellemek, rahim içi enfeksiyon kapma riskini azaltmak ve rahim içinde yapışıklığın oluşmasını engellemek amacıyla yapılır. Rahim içinden alınan parça düşük sebebini tespit etmek amacıyla gerekirse patolojik ve genetik incelemeye gönderilir.

Düşük Sonrası Gebelik

Düşük yapan kadınlarda bir daha ki gebe kalabilme süresi 3’aydır. 3’ay içerisinde rahimde toparlanma ve eskiye dönüş meydana gelir. Bu süre içinde kadınlara korunmaları konusunda gerekli uyarılar yapılır. Engel bir durum yok ise doğum kontrol hapı kullanımı uygun olabilir.

Hamilelik döneminde adet nasıl görülür?

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

epizyotomi

Normal Doğumda (Epizyotomi) Kesmek Her Zaman Gereklimidir?

Normal Doğumda (Epizyotomi) Kesmek Her Zaman Gerekli midir?

Normal doğumda bebeğin baş çapı oldukça önemlidir. Özellikte baş çapının (PD) 97-98’mm geçtiği durumlarda doğum zorlaşmaktadır. 37’haftayı geçen miyadın da olan gebede bebek kafa çapı 93-96’mm civarındadır yani doğuma oldukça elverişlidir.

Normal doğumun son aşamasında yani bebek başının çıkım anında dış genital bölgede kabarma meydan gelir. Özellikle ilk çocuğunu doğuran bir kadında bu kabarma fazladır, yırtılma riski ortaya çıkarır. İkinci ve üçüncü gebeliklerde yırtılma riski yine vardır ancak daha azdır.

Epizyotomi çapraz kesme işlemi

Bebek başının rahat çıkmasını sağlamak amacıyla ve de kontrolsüz bir yırtılmayı engellemek amacıyla Epizyotomi adı verilen çapraz kesme işlemi uygulanır. Böylece bebek rahat doğurtulur, kontrolsüz bir yırtık ile idrar yollarının ve makat bölgesinin zarar görmesi engellenir. Kontrollü bir yırtığın tamir edilmesi, kontrolsüz bir yırtığın dikilerek tamir edilmesine göre çok daha kolaydır. Bazen ilk doğumlarda bile kesme işlemine gerek olmayacağı gibi ikinci ve üçüncü doğumlarda bile kesme işlemine gerek duyulabilir. Bu karar doğumu yaptıran hekim tarafından çıkım esnasında, genital bölgenin kabarma durumuna göre karar verilir kontrolsüz yırtılmaya bağlı yukarıdaki riskler olacaksa hızlı bir şekilde kesi yapılarak yırtılma engellenmelidir.

Epizyotomi ile doğum kanalı bebek çıkışına uygun hale getirilmiş kadınlarda, ileri senelerde idrar torbasında ve rahimde sarkma problemleri daha az olabilmektedir.

 

Normal doğum ve sezaryen doğum ile ilgili yazımızı bağlantıya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

Normal Doğum ve Sezaryen Karşılaştırması

Normal Doğum ve Sezaryen Karşılaştırması

Gebe kadınlar için doğum şekli bazen ciddi sıkıntılara yol açabilmektedir. Geçmişte normal doğum dışında bir alternatif olmaması, gebe kadınlarda iyi bir motivasyona sebep olmaktaydı. Ancak günümüzde sezaryenin alternatif bir doğum şekli olması, vajinal doğum motivasyonunu oldukça azaltmaktadır. Vajinal doğum korkusu, iri bebek, bebeğin ayakları ile gelmesi, bebeğin baş çapının fazla olması, bebekte beslenme ile ilgili problem tespit edilmesi gibi durumlar sezaryen sebebi olabilmektedir.

Her iki doğum şeklinin de birbirine göre avantajları ve dezavantajları mevcuttur.
Normal doğum bazı gebeler için çok kolay olduğu gibi bazen de zor olabilir. İlk doğumlarda bebeğin başının rahat bir şekilde doğum kanalından geçebilmesi için, epizyotomi dediğimiz kesi işlemi yapılır. Kontrolsüz bir yırtık oluşmasındansa, kontrollü bir kesi yapılıp dikilerek iyileşmenin kolay olması sağlanır. Sabır gerektiren bir doğum şeklidir. Ortalama 8-10’saat sürebilir, bebeğin ve annenin daha fazla yorulduğu bir doğum şeklidir. Bebeğin kalp atımlarında, ani düşmeler sıkıntılı bir durum ortaya çıkarabilir ve bu gibi durumlarda acil sezaryen ile doğuma geçilebilir.

Sezaryene göre normal doğumda bebeğin çok yakın takip edilmesi önemlidir. Bebeğin sıkıntıya girmesi spastik olabilme riskini arttırmaktadır sezaryende ise bu risk yoktur. Normal doğum sonrası vajinanın genişlemesine bağlı olarak ileri yıllarda cinsel ilişkide problemler, idrar torbası ve rahimde sarkma, idrar kaçırma gibi problemler ortaya çıkabilmektedir.

Sezaryen doğum bebek için daha koruyucu bir yöntemdir. Başlı başına bir ameliyat olması, sıkıntı ortaya çıkarır. Günümüzde ameliyat yöntemlerinin gelişmiş olması, kullanılan ilaçların ve de ameliyat malzemelerinin kaliteli olması, riskleri ortadan kaldırmaktadır.

Her iki doğum şeklinin de bebeğin emzirmesinde ve gelişiminde fark yaratan bir durum yoktur.

 

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

Gebelik Esnasında Kanama

Gebelik Esnasında Kanama

Adet rötarı olduktan sonra gebeliğin son dönemine kadar değişik sebeplerle gebelerde kanama olabilir.

İlk 3’ay kanaması (1’inci trimester);
İlk 12’haftalık dönemde meydana gelen kanamadır. Düşük açısından yüksek risk taşır, gebelik kesesi rahim içine yerleşirken etrafındaki kılcal damarları çatlatarak kanamaya sebebiyet verebilir.
Bu genellikle normal bir durum olup, gebelerin %35’inde görülebilir. Daha ileri haftalarda özellikle bebeğin genetik bir probleminin mevcudiyetinde gebeliğin devam etmemesine bağlı olarak kanamalar meydana gelebilir yakın ultrasonografik takip bu durumlarda önemlidir. 12’haftayı geçen gebeliklerde herhangi bir kanama yok ise bebekte genetik bir problem olmadığı düşünülebilir.

2’inci 3 aylık dönem (2’inci trimester);
12-28’haftalık gebelik dönemidir. Erken haftalarda rahimağzı yetersizliği, plasentanın (beslenme organı) aşağıya yerleşmiş olması, rahim ağzında yara, rahimde miyom olması, rahim kasılmasının olması kanama sebebi olabilir. 22’inci haftadan sonra olan kanamalarda, erken doğum riski ortaya çıkacağı için, önleyici tedbirlerin alınması gerekmektedir. Özellikle rahim kasılmasını engelleyici ilaçlar kullanılır bunun yanında istirahat ve bol sıvı alımı uygun tedavi yöntemidir.
Kanama sebebinin ortaya çıkarılıp tedavinin ona göre yapılması gerekir. Erken doğum riski durumunda bebek akciğerlerinin yeterli gelişiminin sağlanabilmesi için bazı ilaçların kullanımı uygun olacaktır.

3’üncü 3’aylık dönem (3’üncü trimester);
28’inci haftadan itibaren miyada kadar olan dönemdir. Beslenme organı aşağıda olması, rahim kasılmalarının erken başlaması, rahim ağzında yara, kanama sebeplerindendir.  Kanamanın şiddetine göre tedavi planlanır. Rahim gevşetici ilaçlar, serum yüklemesi ve istirahat tedavi yöntemleridir. 37’haftadan öncesi doğum riski durumunda bebek akciğerleri gelişimi için ilaç uygulaması yapılır. Kanamanın şiddetli olduğu durumlarda genellikle gebelik sonlandırılır. Miyadındaki gebede doğum sancıları başladığında, rahim ağzının açılması durumunda kanamalar hafif derecede görülebilir. Bu doğum başlangıcı kabul edilebilir.

 

Detaylı Bilgi için Bakırköy Kürtaj Merkezi ile İrtibata Geçebilirsiniz…

Hamilelik ve Psikoloji

Hamilelik ve Psikoloji

Hamilelik ve psikoloji: İster beklenen ister beklenmeyen bir gebelik olsun, gebelik testi pozitif olduktan sonra her kadın da değişik reaksiyonlar ve de devamında farklı bir psikolojik yapı ortaya çıkar. Evli olup çocuk ve gebelik özlemi içinde olan bir kadının mutluluk ile karşıladığı bir durum, bekar bir kadın da ise büyük bir stres şeklindedir. İlk verilen reaksiyon sonrası çocuk özlemi olan kadınlarda gebeliğin devam etmesi durumunda, psikolojik bazı değişiklikler meydana gelir. Tamamen gebelik hormonlarının yükselmesine bağlı bir durumdur. Özellikle ilk aylarda pregestoren hormonunun yükselmesine bağlı olarak,  düşük korkusu, yalnızlık korkusu, gece uyuyamama, çevresindekilere karşı gerginlik, olaylara değişik reaksiyonlar sıklıkla görülen belirtilerdir. Bazen psikolojik yapının olumsuz etkilenmesi, kendini aşırı bulantı ve kusma şeklinde gösterebilir.

Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde bazı kaygılanma bozuklukları meydana gelir. Özellikle erken doğum ihtimali, bebekte sakatlık ihtimali, doğum sonrası bebeğe yeteri kadar bakamayacağı düşüncesi, doğum sonrası eşi ile problem yaşayabileceği düşüncesi, bebekte bir sağlık problemi olabileceği düşüncesi bu kaygı bozukluklarındandır.

Gebelikteki psikolojik yapı; Anne yaşı, yetiştirilme tarzı, eğitim, sosyal çevre ile değişkenlik gösterir. Hafif dereceden şiddetli dereceye kadar değişkenlik gösterir. Nadir durumlarda gebelikte psikolojik destek söz konusudur, ancak sıkıntılarının üstesinden gelemeyen gebelerin, psikiyatri uzmanınca değerlendirilmesi gerekirse ilaç kullanımı uygun olur.

 

Detaylı bilgi için İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bulunan Kürtaj merkezimizi arayabilirsiniz.

dr.ismetyildirim@hotmail.com
0532 325 30 08

adet-agrisi

Adet Ağrısı

Ağrılı Adet Görme Adet ağrısı, Ağrılı adet görme, genellikle genç kızların ilk adet görmeye başladığı …

nerede-kurtaj-olabilirim

Nerede kürtaj olabilirim

Nerede Kürtaj Olabilirim? Nerede kürtaj olabilirim? İstanbul da kürtaj yapan birçok merkez vardır. Bazı hekimler özel …

gebelik-ve-miyom

Gebelik ve Miyom

Gebelik Ve Miyom Gebelik ve miyom özellikle ileri yaş gebeliklerde sıklıkla görülen bir durumdur. Özellikle 35 yaş …