Düşük Tehdidi ve Düşük Riski Nedir?

Düşük tehdidi ve düşük riski

Düşük Tehdidi ve Düşük Riski Nedir?

Hamilelik döneminde en çok korkulan durum, yaşanabilecek bir düşük tehdidi ve düşük riskidir. Hamileler açısından ne kadar korunurlarsa korunsunlar, ne kadar düzenli muayene olurlarsa olsunlar düşük olasılığı her zaman yüksektir. Bazı durumlarda düşük meydana gelmeden önce belirtiler görülmeye başlanırsa, bu durum düşük tehdidi ve düşük riski olarak adlandırılır.

Hamilelik döneminde, her 4 hamilenin 1 tanesi düşük yaşamaktadır. Genel olarak da bu düşüklerin yarısı ilk üç aylık dönem içinde gerçekleşmektedir. Hatta düşük olduğu anlaşılmadan bu durum yaşanmaktadır. Çok hafif bir vajinal kanama ya da doktor muayenesinde rahim içinde birikmiş kan olması düşük yaşandığının anlaşılması için gerçekleşen belirtilerdir. Bu şekilde hamileye düşük tehdidi tanısı konacak ve kürtaj işlemleri başlatılacaktır.

Hamilelik sürecinde 20. gebelik haftasına kadar gerçekleşen kayıplar, tıbbi olarak düşük olarak kabul edilir. Eğer kayıp 20. gebelik haftasından sonra meydana gelirse, bu durum artık erken doğum olarak adlandırılır. Hamilelikte düşük tehdidi ve düşük riski genellikle genetik olarak meydana gelmektedir. Anne ya da babadan gelen genetik anomaliler, kromozomlar aracılığı ile embriyoya taşınır. Hamilelikte ilk 3 ay içinde gerçekleşen düşükler, doğal seleksiyon olarak tabir edilmektedir. Kısaca bünyenin kontrollerinden sağlıklı olarak geçemeyen embriyo, rahime tam tutunamaz ve red edilir. Bu şekilde düşük meydana gelir. Çoğul gebeliklerde ya da ileri yaş gebeliklerinde aslında meydana gelen durum bu şekilde gerçekleşir.

Düşük riski ve düşük tehdidi ne zaman sona erer?

Düşük riski ve düşük tehdidi yaşayan hamileler, kesinlikle düzenli kontrol altında tutulmalıdır. Gerekirse haftada en az bir kez muayene yapılır ve bebeğin kesesi ile kalp atışları izlenir. Rahim ağzının açıklığı kontrol altında tutulmalıdır. Genel olarak hem tıbbi anlamda hem de halk arasında hamilelikte ilk 3 ay tamamlandığında, düşük riski ve düşük tehdidi ortadan kalkar, ancak unutulmamalıdır ki hamilelik düzenli kontrol ve dikkatli bir süreç ister. Bu nedenle her zaman dikkatli olmak ve işaretleri iyi değerlendirmek gerekir.

Düşük riski ve düşük tehdidi için gözlemlenen nedenler nelerdir?

  • Düşük riski ve düşük tehdidi açısından birçok neden sıralanabilir. Bunlar genetik anomaliden tutun, kapılan bir enfeksiyona kadar farklı şekillerde yaşanabilir. Önemli olan düzenli yapılan doktor kontrollerinde bu risklerin yakalanması ve tedaviye hemen başlanmasıdır. Aynı durum hamile için de geçerlidir. Kendisinde hissedeceği en ufak işaretleri hemen dinlemeli ve doktoruna haber vermelidir. Bu şekilde zaman kaybedilmeden tedaviye başlanabilir ve düşük tehdidi belki de ortadan kaldırılabilir.
  • Hamileliğin ilk 3 ayı içinde gerçekleşen düşüklerin nedeni genellikle genetik nedenlerden olmaktadır. Hatta doğal seleksiyondur da diyebiliriz. Kromozomlarla taşınan genetik anomaliler kesinlikle bir düşüğe neden olur.
    Kadınlarda ileri yaşta yaşanan hamileliklerde düşük riski de artmaktadır.
  • Ailede ve ailenin geçmişinde genetik bir hastalık varsa, taşıyıcı olma riski taşıyan annelerde risk yüksektir.
    Rahim şekli bozuklukları da düşüğe neden olmaktadır. Çünkü rahim içi boşluğu dar olur ve bebeğin gelişimine imkan vermeden düşük olarak vücuttan dışarı atar.
  • Kan pıhtılaşmasında sorun yaşayan kadınlarda gebelikte düşük riski yüzdesi çok daha fazladır. Bu nedenle kan sulandırıcı ilaçlar kullanılarak tedavi uygulanır.
  • Hamilelikte geçirilecek ağır bir enfeksiyon, dış etkenlerden kapılan virütik tip hastalıklar düşüğe neden olur.
    Rahim ağzının açıklık ölçüsü önemlidir. Gebeliği taşıyamayacak kadar açılan rahim ağzı durumları da maalesef düşüğe sebep olmaktadır.
  • Düşük riski ve düşük tehdidi yaşamak, hamile kadınlar açısından çok kolay bir durum değildir. Yukarıda saydığımız nedenlerden herhangi biri ile karşılaşmak, kolay bir hamilelik yaşanmayacağı anlamına gelir. Sürekli bir düşük korkusu yaşayan hamile, tabii ki strese girecektir. Hamilenin kesinlikle yatarak istirahat etmesi ve kendisine uzun süreli yardım edilmesi gerekir. Düzenli muayene olması ve stresten uzak tutulması gerekir.
  • Belirtilen düşük riski ve düşük tehdidi nedenlerinin çoğu için, düşük olmasını engellemek amaçlı tedavi yöntemleri bulunur. Ancak çoğu durumda doğal seçime de karşı koyulamaz ve düşük yaşanabilir. Bu durum aslında doğal olarak karşılanmalı ve kürtajın ardından daha sağlıklı ve verimli bir gebelik sürecine geçilebileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Önemli olan anne adayının hayati risklerden uzak kalmasıdır.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kürtaj Sonrası Adet Görme

Kürtaj işlemi yapıldıktan sonra ortalama 2-6 hafta arasında adet görülür,  ancak işlemden 2’hafta sonra yumurtlama …

Bebek Aldırma – Kürtaj İşlemi

İstenmeyen gebeliklerin 10’haftaya kadar yasal süre içerisinde sonlandırma işlemidir. Gebelik testi pozitif olan kadınlarda …

Doğum Kontrol Yöntemleri

Rahim içi araç (Spiral): Türkiye de en yaygın kullanılan yöntemdir. Özellikle doğum yapan kadınlarda sıklıkla …