
| Meme Sağlığı |
|
|
|
| Administrator tarafından yazıldı | |
| Cumartesi, 24 Nisan 2010 15:33 | |
Meme Hastalıkları Memeler bütün yaşam boyunca dinamik bir değişim süreci içerisindedir. Üretkenlik çağında, gebelikte, emzirme döneminde ve menopozda gerek anatomik gerek fonksiyonel yapıda devamlı bir değişim vardır. Bütün bu normal değişiklikler arasında bazen anormal değişiklikler ortaya çıkabilir. Bu değişikliklerin çoğu önemsiz iken birkaçı önemli olabilir. En önemli problemlerden biri meme kanseri olup, kadınlarda başta gelen ölüm sebeplerinden biridir.
Meme Kanseri Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artan bir hastalık olan meme kanseri, erken evresinde yakalandığı zaman tamamen iyileşme olasılığı çok yüksek olan bir kanser türüdür. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Ülkemizde yaklaşık her 12 kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanmaktadır. Yaşın ilerlemesi ile beraber meme kanseri görülme oranı artmaktadır. Bu nedenle 40 yaşından sonra meme kanserinin erken tanısı için yıllık mammografi, doktor muayenesi ve aylık kendi kendini muayene yöntemlerini uygulamak gerekir. Bu yöntemlerle meme kanserini erken yakalamak mümkün olacaktır. Erken tanı konmuş meme kanseri tamamen tedavi edilebilen bir hastalıktır. Meme kanseri, meme dokusunu oluşturan süt yapan hücreler veya süt kanallarını oluşturan hücrelerin amaçsız ve kontrolsüz çoğalmasıdır. Hücrelerin çoğalması için uzun zaman geçmesi gerekir. Çoğalan hücreler lenf ve kan yolu ile vücudun diğer bölümlerine yayılır. Amaç, meme kanseri sadece meme dokusunda iken tanısının koyulabilmesidir. Bu aşamada tanı konulan hastalarda tanı tamamen mümkündür. Meme kanserinin sebebi henüz tam bilinmemektedir. Ancak meme kanseri için risk olabilecek bazı faktörler bilinmektedir. Risk Faktörleri; * Anne ve kızkardeş gibi birinci derece akrabasında meme kanseri olanlar, * Hiç doğum yapmamış olanlar, * Hiç emzirmemiş olanlar, * 30 yaşından sonra ilk doğumunu yapmış olanlar, * 50 yaş üzerinde olanlar, * Erken ilk adet ( 12 yaşından önce), geç menopoz ( 50 yaşın üstü), * Şişman ve aşırı alkol kullanımı, * Daha önce bir memesinde meme kanseri olanların diğer memesinde, * Meme kanseri geni taşıyanlar ( BRCA), Bu özelliklere sahip olan kadınların daha dikkatli olması gerekmektedir.
Koruyucu Faktörler; * Özellikle A ve C vitaminlerinden zengin taze meyve ve sebze tüketmek, * Hayvansal yağları azaltarak daha fazla posalı gıdalar tüketmek, * Tuzlu ve konserve gıdaları azaltmak, * Sigara içmemek, * Fazla kilo almamak, * Alkollü içki almamak.
Kendi Kendini Muayene Ayna Karşısında; Kollarınızı yukarı doğru kaldırın. Her iki memenizde herhangi bir düzensizlik, deri çekintisi ( çöküntü) ve meme ucunda değişiklik ( yara, kabuklanma, çekilme) olup olmadığını kontrol edin. Elleriniz yanlarınızda iken düzensizlik ve deri çöküntüsü olup olmadığını kontrol edin. Sonra ellerinizi kalçalarınızın üzerine koyarak kuvvetlice aşağı bastırın, göğüs kaslarınızı kasarak tekrar kontrol edin. Eğer memeleriniz birbirine eşit değilse korkmayın çünkü eşit olmayabilir.
Duş Yaparken; Memede kitle, kalınlaşma ve pürüzlenme olup olmadığını kontrol etmek için: Ayakta, sol meme muayene edilirken sol el baş üzerinde tutulur. Sağ elinizle yukarıdan aşağıya doğru sol memenizi bastırarak muayene edin. Memenin dış tarafından meme başına doğru, sağ elinizi sol memenizin üzerine bastırarak, daire çizecek şekilde gezdirin. Aynı işlemleri sağ meme içinde sol elinizi kullanarak yapın. Sırtüstü Yatarken; Sağ meme muayenesi için sağ omuz altına yastık yerleştirilir. Sağ el başın arkasına konulur. Sol elle meme yukarıdan aşağıya, dıştan meme başına doğru ve daire çizecek şekilde ( duş alırken olduğu gibi) muayene edilir. Aynı işlem diğer meme içinde farklı elle tekrarlanır. Her iki memenin meme uçları nazikçe sıkılır. Meme ucundan akıntı olup olmadığını, oluyorsa kanlı olup olmadığını kontrol edin. Fark ettiğiniz herhangi bir şişliği, kalınlaşmayı ve akıntıyı doktorunuza bildirin. Mammografi X ışınları ile memedeki değişiklikleri kontrol etmeye yarayan tanı değeri yüksek tarama testidir. Elle hissedilmeyen kitlelerin erken dönemde tespit edilmesini sağlar. Kırk yaş üzeri kadınlarda oldukça yararlıdır. Meme yoğunluğunun bu dönemde az olması kitle tespitini kolaylaştırır. Adet gören kadınlarda mammografinin adet sonrasına bırakılması uygundur. Kırk-50 yaş arası kadınların 1-2 yılda bir, 50 yaş üzeri kadınların her sene mammografi yaptırması gerekir. Önceki mammografilerle sonrakilerin muhakkak karşılaştırması yapılmalıdır.Meme kanseri riski taşıyan kadınlarda 40 yaş önceside mammografi yapılabilir. Mammografi bazen kitlelerin değerlendirilmesinde yeterli olmayabilir, diğer tanı yöntemleri ile beraber değerlendirilmesi gerekir. Örneğin, elle hissedilen bir kitle mammografide görülmemiş ise meme ultrasonografisi yapılmalı ve biyopsi alınmalıdır. Kitlenin kist yapmış olduğu durumlarda ultrasonografi eşliğinde iğne ile kist içine girilir ve kist sıvısı alınarak kanser incelemesi yapılır ( İğne Aspirasyonu).. Meme kanserinde kesin teşhis biyopsi ile konulur. Biyopside, kitle ya tamamen yada kısmen alınır. Alınan parça bazı işlemlerden geçirilerek mikroskop altında incelenir ve kesin tanı koyulur. Meme kanseri tanısının kesin konulmuş olduğu durumlarda, hastalığın ne kadar yayıldığını, hangi organlara yayıldığını belirlemek gerekir. Kan tetkikler yapılarak, hormonal etkinin varlığı araştırılır. Kanserin tipi ve yaygınlığı tespit edildikten sonra zaman kaybetmeden tedaviye geçilir. Meme kanseri tedavisinde; * Kitlenin çıkarılması + Radyoterapi ( Işın tedavisi), * Memenin ve Koltukaltı bezelerin çıkarılması + Radyoterapi, * Hormonal tedavi ( Tamoksifen ), * Kemoterapi ( İlaç tedavisi) , hastalığın aşamasına göre kullanılmaktadır. Fibrokistik Meme Hastalığı Memenin en sık karşılaşılan iyi huylu hastalığıdır. Hastalığın 21 yaş altı kadınlarda görülme sıklığı %10 iken, menopoz öncesi dönemde oldukça yaygındır. Meme dokusunda sertleşme ve süt kanallarının genişleyip kist halini alması ile karakterize sebebi tam bilinmeyen bir hastalıktır. Bazen hastalık olarak düşünülmez. Kistler genellikle 25 yaşlarında oluşmaya başlar ve 40 yaşlarında maksimum büyüklüğe ulaşırlar. Milimetrik kistlerden pinpon topu büyüklüğüne kadar değişik ebatlarda kistler mevcuttur. Adet öncesi dönemde kistlerde büyüme adet sonrası ve menopozda ise küçülme olur. Kanserleşme riski yok denecek kadar azdır. Kadınların başta gelen şikayeti özellikle adet öncesi ve adet döneminde meydana gelen ağrı ve hassasiyet artışıdır. Ağrı daha çok meme ucu altında ve üst dış bölümdedir. Doktor muayenesi, mammografi ve ultrasonografik inceleme ile rahatlıkla tanı konulabilir. Tedavi; * Doğum kontrol tabletleri; %70-90 oranında rahatlama sağlar. * Ağrı kesiciler. * Kahve, çay, çikolata ve özellikle adet öncesi dönemde tuz ve sıvı alımının azaltılması. * Psikolojik destek, hastanın ciddi bir hastalığı olmadığına dair ikna edilmesi önemlidir. Fibroadenoma Memenin bağ dokusu ve bez dokusunun birlikte oluşturduğu katı kitlelerdir. Yüzeyi düz ve oldukça belirgindirler. Meme içinde rahatlıkla hareket ederler. Genellikle 18-30 yaş arası bayanlarda görülür. Hassasiyetlerinde ve boyutlarında pek farklılığa rastlanmaz.
Papilomalar Süt kanallarının içinde rastlanan elle muayenede belirlenemeyen küçük tümörlerdir. Kanlı görünümde materyal üretir, göğüs ucunun hemen arka dış kısmında yer alırlar. Kansere dönüşebilirler. Ayrıntılı bilgi için Dr. İsmet YILDIRIM' ı arayabilirsiniz. |
|
| LAST_UPDATED2 |